Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4602, sondan 1635. ayet; 48. sure ve Fetih Suresinin 19. ayetidir. Fetih Suresi 19. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 37 ve toplam ebced değeri ise 3562 olarak hesaplanmıştır. Fetih Suresinin toplam ebced değeri 181941 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
18,19. Şüphesiz Allah, ağaç altında sana bîat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih[497] ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Âyette sözü edilen fetih, Hudeybiye barışından hemen sonra gerçekleşen Hayber’in fethi olayıdır. Daha sonraki âyetlerde sözü edilen ganimetler de burada elde edilen ganimetlerdir.
Hudeybiye’de hayatları pahasına da olsa Hz. Peygamber’i destekleyeceklerine, savaşıldığı takdirde kaçmayacaklarına yemin eden sahâbîler Allah’ın rızasına (rıdvân) nâil olmuşlar, ayrıca bu hoşnutluğunu yüce Mevlâ kitabında zikrettiği için Kur’an var olduğu ve okunduğu sürece hayırla ve gıpta ile anılma şerefine ermişlerdir. Âyette zikredilen hoşnutluğun Arapçası “rıdvân” olduğu için bu yeminli söz vermenin (biatın) adına “bey‘atü’r-rıdvân” da denilmiştir. Altında biatın yapıldığı ağaç da bu olaydan sonra “şeceretü’r-rıdvân” adını almıştır. Müşriklerin kendilerini engelleme kararı aldıklarını öğrenince Hz. Ömer’in ikazı üzerine arkadan silâh da getirtilmişti. Müslümanlar, başlangıçta yanlarına silah bile almadan, hem hasret gidermek hem de umre ibadeti yapmak üzere yola çıkmışlar; üstelik Peygamberimizin 27. âyette zikredilen bir rüyasını umrenin hemen gerçekleşeceği şeklinde yorumlamışlardı. Bütün bunlardan sonra yolları kesilip umreleri engellenince nasıl bir moral bozukluğuna, kafa karışıklığına ve isyan duygusuna kapıldıklarını kestirmek zor değildir. Ama Allah “onların gönüllerinde olanı”, yani içine düştükleri huzursuzluk ve bunalımı bildiği için derhal rahmet kapılarını açmış, yüreklerine su serpmiş, heyecan ve öfkelerini huzur ve tatmin duygusuna çevirmiştir. Bu ruh fırtınasını temsil eden Hz. Ömer, Peygamber efendimizin ve Hz. Ebû Bekir’in açıklamaları üzerine sakinleşmiş, heyecanla söylenmiş sözlerinden dolayı da pişman olmuş, telâfi için ibadetler yapmış, sadakalar dağıtmıştır. “Gönüllerde olanı” iman, ihlâs ve bağlılık olarak yorumlayanlara göre de Allah, ashabın heyecan sebebiyle edep sınırlarını zorlayan davranışlarını gönüllerindeki iman ve sevgi sayesinde bağışlamış, heyecanlarını teskin etmiştir. Sûrenin başında geçen fetih Hudeybiye sulhu idi, 18. âyette zikredilen yakın fetih, ileride gerçekleşecek, Medine yakınlarında yahudilerin yerleşim merkezlerinden biri olan Hayber’in fethidir, 19. âyette sözü edilen ganimet de Hayber’de elde edilecek savaş ganimetidir.
Mehmet Okuyan
Elde edecekleri pek çok ganimetlerle de (onları ödüllendirecektir). Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
ve elde edecekleri bir çok ganimeti ile. Çünkü Allah gerçekten çok güçlüdür, O'nun gücüne hiçbir güç erişemez ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır O.
18,19. İnanmış bulunanlar, ağacın altında sana biat edende, Allah onlardan hoşnut olmuştur, içlerinde olan bilgi için, onlara huzur verdi, yakın bir fetihle, alacakları birçok ganimetlerle onları ödülledi, Allah emredir, Allah bilgedir
18-19. (Ey Muhammed!) O ağacın altında (Hudeybiye'de) sana biat ederlerken (bağlılıklarını bildirirlerken) Allah o mü'minlerden razı olmuştur. (Allah onların) kalplerinde olanı bildiği için, onların üzerine huzur ve güven indirip hem kendilerini yakın bir zafer (olan Hayber'in fethi) ile hem de elde edecekleri birçok (maddi ve manevi) ganimetlerle mükâfatlandırdı. Allah, mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ayette anlatılan biat, Hudeybiye’ de “Semre” ağacının altında yapılan “Rıdvan Biati” dir. Toplanan Müslümanlar bu durum karşısında Allah için Kureyş müşriklerine karşı ölünceye kadar savaşacaklarına dair Hz. peygambere söz vermişlerdi. Müslümanların bu duruşu ve kararlılığı karşısında Allah’ın onlardan razı olduğunu anlatan bu âyetler nazil oldu. Allah, biat eden Müslümanların samimiyet ve sadakatlerine, sözlerine bağlılıklarına mükâfat olsun diye yakın bir fetih müjdeliyor ve bu da Hayber’in fethiyle gerçekleşiyor.
Diyanet İşleri (Eski)
18,19. Allah inananlardan, ağaç altında sana baş eğerek el verirlerken, and olsun ki hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı da bilmiş, onlara güvenlik vermiş, onlara yakın bir zafer ve ele geçirecekleri bol ganimetler bahşetmiştir. Allah, güçlü olandır, Hakim olandır.
18,19. Andolsun ki Allah mü'minlerden —seninle o ağacın altında bîat ederlerken— raazî olmuşdur da kalblerindeki bilerek üzerlerine kuvve-i ma'neviyyeyi indirmiş ve onları yakın bir feth ile ve alacakları bir çok ganimetlerle mükâfatlandırmadır. Allah mutlak gaalibdir, yegâne hukûm ve hikmet saahibidir.
Mustafa İslamoğlu Fetih Suresi 19. Ayet Açıklaması
[4610] Bu müjde listesinin ilk sırasını Hayber’in fethi oluşturuyordu ve arkası çorap söküğü gibi geldi. Allah Rasûlü vefat ettiğinde Kur’an’ın hükmetiği topraklar Batı Avrupa büyüklüğüne ulaşmıştı. Sonraki birkaç on yıl içinde sınırlar doğuda Asya steplerine ve Hind-Çin sınırına, kuzeyde Kafkaslar’a ve Anadolu’ya, Batı’da Akdeniz’e, güneyde okyanusa dayanmıştı. Bu fetih Endülüs eliyle Fransa’nın Preneler’ine, Osmanlı eliyle Viyana’ya, Babürşahlar eliyle Hind altkıtasına, müslüman tüccarlar eliyle Malay, Endonezya ve Java adalarına kadar götürülecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve alacakları birçok ganîmetler ile de (mükâfaatlandırmıştır). Ve Allah Teâlâ mutlaka bir galib, bir hakîm bulunmaktadır.
18, 19. Gerçekten Allah, (Hudeybiye'de) o ağacın altında sana biat ettikleri zaman, müminlerden razı oldu. Onların kalplerindeki ihlâsı bildiği için üzerlerine sekîne, huzur ve güven indirdi. Onları hemen yakında gerçekleşen bir zaferle ve alacakları birçok ganimetle mükafatlandırdı. Allah azîz ve hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Allah Teâlâ bu ağacın altında biat eden 1400 kadar sahabîden razı olduğunu açıkça bildirmektedir. Bunların imanı o derece kuvvetli ve savaş hazırlığından o kadar uzak idiler ki, hallerine bakan kimse, umre için giydikleri ihramı kefen olarak giydiklerine hükmederdi. Onlardan râzı olduğunu bildiren Allah, elbette onların istikballerini de bilerek böyle buyurmuştu. Şîa ve Havariç fırkalarının onları dinden dönme ile suçlamaları, sadece kendilerine zarar verir. Söz konusu ağacı ziyaret edenler zuhur edince Hz. Ömer (r.a.)’ın onu kestirdiği nakledilir.
Süleyman Ateş
Yine onlara alacakları birçok ganimetler bahşeyledi. Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
18,19. -Ağaç altında sana bey'at edenlerden Allah razı olmuştur. Gönüllerindekini bildi de üzerlerine huzur indirdi ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri bir çok ganimetler vermiştir. Allah, güçlüdür, hakimdir.