Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4622, sondan 1615. ayet; 49. sure ve Hucurât Suresinin 10. ayetidir. Hucurât Suresi 10. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 53 ve toplam ebced değeri ise 3356 olarak hesaplanmıştır. Hucurât Suresinin toplam ebced değeri 101425 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
انما المؤمنون اخوة فاصلحوا بين اخويكم واتقوا الله لعلكم ترحمون
Müminler hem bütün insanlıktan hem de iman kardeşlerinden sorumludurlar; dünyada haksızlığın engellenmesine (Âl-i İmrân 3:108), din ve vicdan özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve hürriyetlerin uygulanmasına katkıda bulunmak (Nisâ 4:75; Hac 22:40), ülkede ise bunlara ek olarak mümin kardeşler arasındaki anlaşmazlıkları adaletle çözüme kavuşturmak, haksızlıkta ısrar edenlere karşı haklının yanında yer almakla yükümlüdürler. Bu âyet ikinci yükümlülüğe –bunun dayanağı olan kardeşliğin altını çizerek– dikkat çekmektedir.
Mehmet Okuyan
Müminler sadece kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun ki size merhamet edilsin.
Toplumsal hayatta barışı sağlamak için Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur: “Müslüman, elinden ve dilinden diğer müslümanların, diğer insanların güven duyduğu kişidir” (Buhârî, İmân, 4, 5; Rikâk, 26; Müslim, İman, 64, 65).
Bayraktar Bayraklı
Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltiniz ve Allah'a saygı duyunuz ki merhamet olunasınız.
(Unutmayınız ki!) Ancak Mü'minler kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin (barış ve bereket düzenini yerleştirin) ve Allah'tan korkup (haksızlık ve ahlâksızlıktan) sakınıverin; umulur ki esirgenirsiniz.
Hiç şüphe yok ki inananlar, ancak kardeştirler, artık kardeşlerinizin arasını bulun, barıştırın, uzlaştırın onları ve çekinin Allah'tan da acınmışlardan olun.
Bütün mü'minler kardeştir. O halde her ne zaman araları açılırsa, kardeşlerinizin arasını düzeltin ve yolunuzu yordamınızı Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışın ki, O'nun rahmetine erebilesiniz.
Bütün mü'minler kesinlikle kardeştirler. Öyleyse kardeşleriniz arasında sulhu, barışı sağlayın, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzeltin, geliştirin. Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Ola ki, ilâhî merhamete mazhar olursunuz.
Müminler (dinde) ancak kardeştirler. Onun için (ihtilâf ettikleri zaman) iki kardeşinizin aralarını düzeltin ve (Allah'ın emrine muhalefet etmekten) sakının ki, merhamet olunasınız.
(2) “Ey ehl-i îman! Zillet içinde esâret altına girmemek isterseniz, aklınızı başınıza alınız! İhtilâfınızdan(ayrılığınızdan) istifâde eden zâlimlere karşı: اِنَّمَا الْمُؤْمِن۪ينَ اِخْوَةٌ [Mü’minler ancak kardeştirler] kal‘a-i kudsiyesi içine giriniz; tahassun ediniz (korununuz). Yoksa ne hayâtınızı muhâfaza ve ne de hukūkunuzu müdâfaa edebilirsiniz. Ma‘lûmdur ki; iki kahraman birbiriyle boğuşurken, bir çocuk ikisini de dövebilir. Bir mîzanda iki dağ birbirine karşı müvâzenede (dengede) bulunsa; bir küçük taş, müvâzenelerini bozup onlarla oynayabilir; birini yukarı, birini aşağı indirir. İşte ey ehl-i îman! İhtiraslarınızdan ve husûmetkârâne (düşmanca)tarafgirliklerinizden kuvvetiniz hiçe iner, az bir kuvvetle ezilebilirsiniz. Hayât-ı ictimâiyenizle alâkanız varsa:اَلْمُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنُ كاَلْبُنْياَنِ الْمَرْصُوصِ يَشَدُّ بَعْضُهُمْ بَعْضاً [Mü’minin mü’mine karşı nisbeti, kurşunla örülmüş duvar gibidir. Birbirlerine destek verir(ler)] düstûr-ı âliyeyi (yüce düstûru) düstûr-ı hayat yapınız, sefâlet-i dünyeviyeden (dünyada rezîl olmaktan) ve şekāvet-i uhreviyeden (âhiret azablarından) kurtulunuz!” (Mektûbât, 22. Mektûb, 97) Ayrıca İslâm kardeşliği hakkında bakınız; (Mektûbât, 22. Mektûb, 90-98)
İlyas Yorulmaz
Ancak inananlar kardeşidirler. İki kardeşinizin arasını düzeltin ve Allah’dan korunun ki, merhamet olunasınız.
Mü/minler hakikatte kardeşlerden başka bir şey değildir. Artık iki kardeşin arasını bulun, Allah/a karşı durmadan sakının, Tanrı/nın rahmetine nail olmaya ümitvar olun.
Unutmayın, inananlar birbirlerine düşman olamazlar, onlar ancak kardeştirler. O hâlde, müminler arasında çıkabilecek anlaşmazlıklara seyirci kalmayın, din kardeşlerinizin arasını düzeltin; Allah’tan gelen ilkeleri çiğnememe konusunda son derece titiz ve dikkatli davranın; müminlerin birlik ve beraberliğini bozup İslâm toplumunu zayıflatacak her çeşit olumsuz davranıştan sakının ki, O’nun tarafından şefkat ve merhamete lâyık olabilesiniz.
1 Bu âyet, “mü’minler kardeşten başka bir şey değildirler” şeklinde de tercüme edilebilir. Yukarıdaki ve bu tercümede “hasr” için kullanılan (اِنَّمَا)’nın anlamı daha doğru anlaşılmaktadır. Hasr’da haberdeki özelliğin sadece mübteda’da olduğunu yani ona has olduğunu ifade etme özelliği vardır. Zira kardeşlik sadece ve sadece mü’minlere hastır ve mü’minliğin dışındaki kardeşliklerin tamamı gerçek kardeşlik değildir. “Mü’minler ancak kardeştirler” şeklindeki tercümelerde hasr anlamı verilmediği gibi bir de mü’minlik kardeşliğe benzetilmektedir ki, bu kötü bir teşbihtir. Çünkü teşbihin ana esası zayıfın kuvvetliye benzetilmesidir. Hâlbuki bu tercümede kuvvetli olan, zayıfa benzetilmektedir. Mü’minlik, kardeşlikten daha kuvvetli bir özelliktir. En doğrusunu Allah bilir.2 Gerek iki fert, gerek iki mü'min cemaat, bozuştuklarında hemen aralarını bulup barıştırın, dinde kardeşliğin icabı budur. Bozuşmaktan sakının. Mü'minlerin kendi aralarında sulh bulunmazsa, kardeşlikleri kuvvetli olmazsa kâfirlere karşı mücahede edemezler, Allah’ın azabından iyi korunamazlar. Onun için Allah’tan korkun bozuşmayın, bozuşursanız da barışmaktan, barıştırmaktan kaçınmayın.
Muhammed Esed
Bütün müminler kardeştir. 11 O halde, [her ne zaman araları açılırsa] iki kardeşinizin arasını düzeltin ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki O'nun rahmetine nail olasınız.
Müminler ancak ve ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’ın bu emri konusunda duyarlı olun ki onun merhametine nail olasınız. 3/103, 58/22
Mü’minler sadece kardeştirler;[4641] öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’a karşı sorumlu davranın ki, O’nun merhametine mazhar olasınız![4642]
Mustafa İslamoğlu Hucurât Suresi 10. Ayet Açıklaması
[4641] Baştaki edat, mü’minlerin kardeşliği dışındaki her tür ihtimali kategorik olarak dışlar. Bu kardeşliğin tek çimentosu vardır: İman. Şu halde iman çözülmeden bu kardeşlik çözülemez. Bu kardeşliğe sadece hayatta olanlar değil, âhirete göçenler de girer: Derler ki: “Rabbimiz! Bizi ve bizden önce imanla göçüp gitmiş olanları bağışla!” (59:10)
[4642] Zımnen: Zedelenen kardeşlik ilişkilerini düzeltmek her mü’minin imanî görevidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Mü'minler, muhakkak ki, kardeşlerdir. Artık kardeşlerinizin arasını ıslah ediniz ve Allah'tan korkunuz, tâ ki siz rahmete nâil olasınız.
Müminler sadece kardeştirler. O halde ihtilaf eden kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki O'nun merhametine nail olasınız.
Bu âyet, dünyanın neresinde olursa olsun müminleri kardeş olarak ilan etmektedir. Ashabdan Cerir b. Abdullah, Hz. Peygamberin, kendisinden şu üç şeyi yapmak üzere biat istediğini bildirir: “Namaz, zekât ve bütün Müslümanların hayrını isteme (nasihat).” “Müslümana kötü söz söylemek fâsıklık, onunla savaşmak küfürdür” (hadis-i şerif). “Müslüman Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu desteğinden mahrum bırakmaz. Bir kimse için Müslüman kardeşini hakir görmek kadar büyük bir kötülük yoktur.” (hadis-i şerif)
Süleyman Ateş
Muhakkak mü'minler kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki size rahmet edilsin.