Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4620, sondan 1617. ayet; 49. sure ve Hucurât Suresinin 8. ayetidir. Hucurât Suresi 8. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 28 ve toplam ebced değeri ise 1538 olarak hesaplanmıştır. Hucurât Suresinin toplam ebced değeri 101425 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Bilin ki Allah’ın elçisi aranızdadır. Birçok durumda o sizin dediklerinizi yapsaydı işiniz kötüye giderdi, fakat Allah size imanı sevdirdi ve onu gönlünüze sindirdi; inkârcılığı, yoldan çıkmayı ve emre aykırı davranmayı da size çirkin gösterdi. Allah tarafından bahşedilmiş bir lutuf, bir nimet olarak doğru yolu bulmuş olanlar işte onlardır (bu vasıflara sahip olan sizlersiniz). Allah her şeyi bilmekte, yerli yerince yapmaktadır.
Mehmet Okuyan
(Bu), Allah’tan bir lütuf ve nimet olarak (böyledir). Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
(Bunlar) Allah'tan bir fazl (bir ihsan ve lütuf) ve bir nimet olarak (kendilerine verilmiştir) . Allah (her şeyi hakki ile) Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Biliniz ki Allahın peygamberi aranızdadır, birçok işlerde, size uymuş olaydı, size yazık olurdu, Allah sizlere inanı sevdirerek onunla bezedi gönlünüzü de; küfrü, buyrumdan çıkmayı, azgınlık etmeyi çirkin gösterdi, Allahın bir erdemi, bir nimeti olarak, işte bunlar, doğru yolu bulanlardır, Allah bilicidir, Allah bilgedir
7,8. Bilin ki, içinizde Allah'ın Peygamberi bulunmaktadır. Eğer o, bir çok işlerde size uymuş olsaydı şüphesiz kötü duruma düşerdiniz; ama Allah size imanı sevdirmiş, onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkarcılığı, yoldan çıkmayı ve baş kaldırmayı size iğrenç göstermiştir. İşte böyle olanlar, Allah katından bir lütuf ve nimet sayesinde doğru yolda bulunanlardır. Allah bilendir, Hakim'dir.
(Size küfrü, faasıklığı, isyanı çirkin göstermesi sırf) Allahdan bir fazl (u kerem) ve ni'met olmak içindir. Allah hakkıyle bilendir, yegâne hukûm ve hikmet saahibidir.
7, 8. Biliniz ki aranızda Allah/ın peygamberi vardır. O, birçok işlerde size uysa siz sıkıntıya, helâke düşerdiniz. Fakat Allah imanı size ihtiyarınız ile sevdirdi. Kalbinizi imanla güzelleştirdi. Size küfürü, fıskı, isyanı yine çirkin gösterdi. İşte Allah/ın inayeti ve rahmeti sayesinde doğru yolda düz duranlar, bunlardır. Allah hakkıyle âlimdir, hakimdir.
Bu, Allah’ın sevdiği kullarına nasip ettiği lütuf ve nîmetidir.Unutmayın ki Allah, her şeyi bilendir; asla yersiz ve gereksiz hüküm vermeyen, sonsuz ilim ve hikmetiyle en mükemmel hayat programını çizen birhakîmdir.İşte bu hikmet gereğince;
7, 8. İyi düşünün ki Allah'ın Resulü sizin aranızda bulunmaktadır. Şayet o birçok işte size uysaydı, haliniz yaman olurdu. Ama Allah size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde güzelleştirdi; inkârdan, fâsıklıktan ve isyandan ise sizi iğrendirdi. İşte Allah'tan bir lütuf ve nimet olarak doğru yolda yürüyenler onlardır. Allah her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.
Bu ifadeden anlaşıldığına göre müminlerin tümü bu hataya düşmemiş, sadece azınlıkta olan bazı kimseler bunu ileri sürmüşlerdir. “Şayet o size uysaydı (..)” hitabı, bütün sahâbeye değil, Beni Mustalık üzerine asker göndermeyi öneren sahabîleredir. “Ama Allah size imanı sevdirdi” hitabı geneldir. Bu âyet, görüşlerinde ısrar eden sahabîlerin imandan çıktıklarını değil, hata yaptıklarını gösterir. Allah Teâlâ hata yapanları şöyle uyarmaktadır: “İmanın gereği, diğer sahâbe gibi Peygambere güvenip onun görüşüne tâbi olmaktır.”
Süleyman Ateş
(Bu) Allah'ın bir lutuf ve ni'metidir. Allah bilendir, hakimdir.