Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 769, sondan 5468. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 100. ayetidir. Mâide Suresi 100. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 74 ve toplam ebced değeri ise 5397 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل لا يستوي الخبيث والطيب ولو اعجبك كـثرة الخبيث فاتقوا الله يا اولي الالباب لعلكم تفلحون
(Ey Muhammed!) De ki: “Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile.” Ey akıl sahipleri! Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
“Kötü” diye tercüme edilen habîs ile “iyi” diye tercüme edilen tayyibin bir olamayacağını belirten cümle, niceliğin aldatıcı cazibesine kapılmamak gerektiğine ve niteliğin önemine dikkat çekmektedir. Buradaki fiilin Kur’an’daki kullanımları dikkate alınırsa, habîs ile tayyibin birbiriyle karşılaştırılamayacak kadar farklı oldukları anlaşılır. Âyette –bu nitelemeler bakımından– insanları, kültür ve medeniyetleri, kazanç yollarını vb. hususları kapsamına alan genel bir ifade kullanılmıştır (İbn Atıyye, II, 244). Şu var ki, âyetten kötülerin daima çok veya kendi cinsindeki iyilerden fazla olduğu gibi bir sonuca ulaşmak doğru olmaz. Burada asıl amaç, kemiyete aldanmamak gerektiğine, helâlin ve kalitenin önemli olduğuna vurgu yapmaktır (İbn Âşûr, VII, 63).
Mehmet Okuyan
De ki: “Pisliğin çokluğu sana cazip gelse de pis ile temiz bir olmaz. Ey öz akıl sahipleri! Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun ki kurtulasınız.”
De ki: “Pisliğin çokluğu seni hayrete düşürse bile, pisle temiz bir olmaz. Öyle ise ey akıl sahipleri! Allah'tan sakınınız ki, kurtuluşa eresiniz.”[107]
[107] Tayyib ve habîs hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI,167-171.
Erhan Aktaş
De ki: Habis¹ olanla tayyib² olan aynı değildir. Velev ki habis olanın çokluğu³ hoşuna gitse de. Ey selim akıl⁴ sahipleri! Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa eresiniz.
1- Habis: Murdar, pis, kötü. 2- Temiz, hoş, mutluluk, güzel, iyi. 3- Az olan temiz şey, çok olan pis şeyden daha hayırlıdır. Az ama helal olan, çok ama haram olandan daha temizdir. Önemli olan niteliktir, nicelik değil. 4- Sağlıklı düşünen, sağduyulu olan.
Ahmet Akgül
De ki: "Murdar (pis) ile temiz; -murdar'ın çokluğu hoşuna gitse de- bir değildir.” Ey temiz akıl sahipleri! Allah'tan korkup (haram ve haksız kazançtan) sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.
De ki: Kötü şeyler ile iyi şeyler eşit olamaz, gereksiz faydası olmayan kötü şeylerin çokluğu, sana büyük zevk verse bile. O halde, siz ey derin kavrayış sahipleri! Hayatınızın düzenlemesini Allah'ın kitabından alın ki, gerçek mutluluğa erebilesiniz.
“Kötü insanların, çirkin fiillerin, kirli malların çokluğu, seni hayrete de düşürse, iyi ile kötü, güzel ile çirkin, temiz ile pis, helâl ile haram denk olamaz. Ey akıl ve vicdan sahipleri, Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun ki, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eresiniz." de.
De ki: "Pis olanın çokluğu hoşuna gitse de, pis ile temiz bir olamaz. Şu halde ey akıl sahipleri, Allah'a karşı gelmekten sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz."
De ki: 'Murdar ile temiz -murdar'ın çokluğu hoşuna gitse debir olmaz. Ey temiz akıl sahipleri, Allah'tan korkup-sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.
De ki: “- Murdarla temiz (haramla helâl) bir olmaz; murdarın çokluğu hoşunuza gitse bile”. O halde ey gerçek akıl sahipleri, haram (murdar) hususunda Allah'dan korkun ki, kurtuluşa kavuşasınız.
De ki: “İyi ile kötü eşit olamazlar. Her ne kadar kötünün çokluğu, seni şaşırtsa da.. Artık ey akıl sahipleri! Allah’ın azabından sakının ki kurtulasınız.
De ki: “(Ey İnsan!) kötü şeylerin birçoğu senin hoşuna gitse bile kötü ve çirkin olan şeyler ile iyi ve güzel olan şeyler bir olmaz. O halde, siz ey derin kavrayış sahipleri! Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ki mutluluğa eresiniz!”
De ki: Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir; pis ve kötünün çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşuna gitse) de (bu böyledir). Öyleyse ey akıl sahipleri! Allah'tan korkunuz ki kurtuluşa eresiniz.
Bu âyet İslâm’ın, kemiyetçi değil, keyfiyetçi olduğuna delâlet etmektedir. Aranacak olan çok değil, iyi, temiz ve helâl olandır.
Edip Yüksel
De : "Kötü ile iyi bir olmaz; kötünün çokluğu ilgini çekse bile... Akıl sahipleri, başarmak istiyorsanız (azınlığa düşme pahasına da olsa) ALLAH'ı dinleyin."
De ki: «Murdarla temiz — murdarın çokluğu hoşunuza gitse de — (hiç bir zaman) bir olmaz. Onun için, ey selîm akıl saahibleri, (murdarı ihtiyar etmek hususunda) Allahdan korkun (temizi alın). Olur ki kurtuluşa erersiniz.
De ki: “Pis olan şey ile temiz (haram ve helâl) bir olmaz; pis olan şey(ler)in çokluğu hoşun(uz)a gitse de (bu böyledir)!” Öyle ise ey akıl sâhibleri! Allah'dan sakının, tâ ki kurtuluşa eresiniz!
Deki “Pis olan şeylerle, temiz olan şeyler ve pis olan şeylerin çok olması senin hoşuna gitse de eşit değildir. Ey akıl sahipleri! Allah’dan korunun ki, kurtuluşa kavuşasınız.
De ki: “Pis olan şeylerin çokluğu seni şaşırtsa bile, pis ile temiz eşit değildir.” Ey akıl sahipleri, Allah'tan sakının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.
O hâlde, ey Müslüman! İnsanın iradesine ve sorumluluk duygusuna seslenerek de ki: “Ey insan; kötü ve zararlı şeylerle iyi ve faydalı şeyler asla bir olmaz, kötü olanların bir çoğu senin hoşuna gitse bile! Örneğin, zehirli mantar güzel görünümlü ve lezzetli, fakat aynı zamanda öldürücüdür. Demek ki, her hoşuna giden şey mutlaka faydalı ve helâl olmadığı gibi, her hoşlanmadığın şey zararlı ve haram değildir. Bu yüzden o, her şeyi bilen Yaratıcının rehberliğine muhtaçtır.Öyleyse ey akıl ve sağduyu sahipleri, Allah’tan gelen emirlere sımsıkı sarılarak kötülüklerden titizlikle sakının ki, kurtuluşa erebilesiniz!Fakat kötülüklerden sakınayım derken, aşırı vesvese ve evhamlara da kapılmayın:
De ki:
-“Pis’in çokluğu seni hayrete düşürse de, Pis ile Temiz (Tayyib) eşit olmaz.
Allah’tan sakınıp korunun, ey Duyular’ın sahipleri!
Umulur ki kurtuluşa erersiniz”.
(Ey Muhammed!) Onlara: “Pis olan şeyin çokluğu,1 hoşuna gitse bile; pis olan şeyle, temiz olan şey2 asla bir olmaz. Öyleyse ey akıl sahipleri!(Gerçekten) kurtuluşunuzu umabilmek için Allah’tan hakkıyla sakının.” de.
1 Burada vurgulanmak istenen; yaygın olan şeyin her zaman iyi ve çoğunluğun dediğinin doğru, olmadığıdır. 2 Yani iyi ile kötü, Müslüman ile kâfir, asla bir olmaz. (Kurtubî) İyi ve kötü kavramları izafi olduğu için buradaki iyi ve kötü, keyfî iyiler ve kötüler olmayıp, Allah’ın iyi veya kötü dedikleridir.
Muhammed Esed
De ki: “Kötü ve çirkin olan şeyler ile iyi ve güzel şeyler mukayese edilemez, 119 kötü şeylerin bir çoğu sana büyük zevk verse bile. O halde, siz ey derin kavrayış sahipleri, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki mutluluğa erebilesiniz!”
De ki: “Kötü ve çirkin şeylerin çokluğu seni şaşırtsa da kötü/haram ile temiz/helal asla bir değildir. Ey akıl sahipleri! Allah’ın koyduğu sınırlara riayet edin ki kurtuluşa erebilesiniz. 6/116, 8/37
De ki: Kötü ve çirkin olan şeylerle iyi ve güzel olan şeyler eşdeğerde olamaz; kötünün çokluğu hoşuna gitse bile. O hâlde ey aktif akıl sahipleri! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki kalıcı mutluluğa erebilesiniz!
De ki: «Murdar ile temiz müsavî olmaz. Velev ki, murdarın çokluğu hoşuna gitsin. Artık ey güzel akıl sahipleri! Allah Teâlâ'dan korkunuz ki felâh bulabilesiniz.»
Murdarın çokluğu tuhafına gitse, hatta murdarın çoğu hoşuna da gitse, murdar ile temiz bir olmaz. Öyleyse ey akl-ı selîm sahipleri! Siz az çok demeyip daima temize, helâle yönelin. Haram yemekten, Allah'a karşı gelmekten sakının ki felâh bulasınız.
De ki “Pis ile temiz bir olmaz” İsterse pis olanların çokluğu seni etkilemiş olsun. Ey sağlam duruşlu olanlar, siz Allah’tan çekinerek kendinizi koruyun ki umduğunuza kavuşasınız.
De ki: Pis olan ile temiz olan bir olmaz—pis olan şeyin çokluğu sizin hoşunuza gitse bile. Onun için, Allah'tan sakının, ey selim akıl sahipleri, tâ ki kurtuluşa eresiniz.
eyit: “berāber olmaya arusız ya'nį ḥarām daħı aru ya'nį ḥelāl eger ŧañlatdı-y- ise daħı seni [61b] arusuz çoķlıġı. pes śaķınuñ Tañrı’dan iy 'aķıllar işleri anuñ-içün kim siz ķurtılasız.