Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 718, sondan 5519. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 49. ayetidir. Mâide Suresi 49. ayetinin kelime sayisi 33, harf sayısı 137 ve toplam ebced değeri ise 8632 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وان احكم بينهم بما انزل الله ولا تتبـع اهواءهم واحذرهم ان يفتنوك عن بعض ما انزل الله اليك فان تولوا فاعلم انما يريد الله ان يصيبهم ببعض ذنوبهم وان كثيرا من الناس لفاسقون
Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.
Rivayete göre yahudilerin ileri gelenlerinden bir grup Hz. Peygamber’i yanıltmak ve ona yanlış hüküm verdirmek maksadıyla şöyle demişlerdi: “Ey Muhammed! Bilirsin ki biz yahudilerin bilginleri ve eşrafıyız. Biz sana tâbi olursak bütün yahudiler sana tâbi olur. Şimdi bizimle hasımlarımız arasında bir dava var, davayı sana getirelim, sen de bizim lehimize hüküm ver. Böyle yaparsan sana iman eder ve seni tasdik ederiz.” Hz. Peygamber ahlâka aykırı olan bu teklifi reddetmiş, olay üzerine bu âyet inmiştir (İbn Kesîr, III, 122; Şevkânî, II, 58). Yüce Allah, yahudilerin ve başkalarının tuzağına düşmemeleri için Hz. Peygamber’in şahsında müminleri de uyarmakta, kendisine dava getirdikleri takdirde onların isteklerine göre değil, Allah’ın indirdiğine göre hükmetmesini, onların şaşırtmalarına aldanıp da Allah’ın indirdiği hükümlerden herhangi birini ihmal etmemesini emretmekte; yahudiler Hz. Peygamber’in vereceği hükmü kabul etmeyip ondan yüz çevirdikleri takdirde bundan dolayı başlarına felâketlerin geleceğini Resûlullah’a haber vermektedir. Çünkü Hz. Peygamber’in verdiği hükümden yüz çevirmek “adaleti kabul etmeyip haksızlığa ve zulme yönelmek” demektir. Adaletin saptırılması ise toplumu felâketlere sürükler. Medine yahudileri her fırsatta İslâm’a karşı tavır aldıkları ve müslümanlara ihanet ettikleri için başlarına belâ açmışlar; bir kısmı öldürülmüş, bir kısmı da sürgün edilmiştir (Buhârî, “Megāzî”, 14). Yüce Allah olup bitenlerden ibret almayan insanların birçoğunun fâsık olduğunu yani uymakla yükümlü oldukları hükmü kabul etmeyip dinin belirlediği sınırların dışına çıktığını haber vermektedir.
Mehmet Okuyan
Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma! Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmalarıyla ilgili olarak onlara karşı dikkatli ol! (Verdiğin hükümden) yüz çevirirlerse, bil ki Allah ancak günahlarının bir kısmı sebebiyle onlara sıkıntı vermek ister. İnsanların birçoğu yoldan çıkmışlardır.
Sen de aralarında, Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma! Dikkat et de, Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni uzaklaştırıp fitneye düşürmesinler. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah onları bazı günahları yüzünden belâya çarptırmak istiyor. Zaten insanların birçoğu doğru yoldan iyice sapmış bulunuyorlar.
Ve aralarında, Allah'ın sana indirdiğiyle hükmet. Onların hevalarına uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni şaşırtmalarından ve onlardan sakın. Eğer verdiğin kararlara uymazlarsa, bilesin ki Allah, bazı günahları nedeniyle onlara musibet isabet ettirmeyi istiyor. İnsanların pek çoğu elbette fasıktır.
(Ey Nebim!) Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve (sakın) onların hevâlarına (bâtıl ve bozuk kurallarına) uyma. (Çeşitli fitneler ve nefsi bahanelerle) Allah'ın Sana indirdiklerinin bir kısmından Seni şaşırtmamaları için onlardan sakın. Şayet (yine de Hakk’tan) yüz çevirirlerse, bil ki, Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti (fitne) tattırmak istemektedir. Şüphesiz insanların çoğu fasık kimselerdir.
Aralarında, Allah'ın indirdiği hükümlere göre hükmet ve onların dileklerine uyma, Allah'ın, sana indirdiği hükümlerin bazısından seni saptıracaklarından çekin. Yüz çevirirlerse bil ki ancak Allah, onları bazı suçlarından dolayı musibete uğratacak veinsanların çoğu da buyruktan çıkmış olanlardır zaten.
O halde geçmiş vahyin mensupları arasında, Allah'ın indirdiğine göre hüküm ver, onların arzu ve heveslerine uyma, onların sözlerini dikkatle dinle, onlardan sakın ki; Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmını uygulamada seni şaşırtmasınlar. Eğer onlar Allah'ın buyruklarından yüz çevirirlerse bil ki, bir kısım günahlarından dolayı, Allah onları böylece cezalandırmak istiyor. Unutma ki, insanların çoğu hak yoldan çıkan ve ilâhi sınırları aşanlardır.
Onların, zımmîlerin vârisleri arasında, Allah'ın indirdiği ile, Kur'ân ahkâmıyla hüküm ver, icraat yap. Onların şahsî arzu ve ihtiraslarına, bâtıla uyma. Onların, Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni uzaklaştırıp azaba dûçar etmelerinden sakın, kendini koru.
Eğer Allah'ın hükümlerinden, yargı ve icra ile ilgili indirdiği emirlerden yüz çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak, halkı istedikleri istikamette yönlendirirlerse, Allah'ın azabından kurtulamazlar. Bilesin ki, Allah, onların bir kısım günahları sebebiyle başlarına belâ vermek istiyor. İnsanların çoğu doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkmış fâsıktır, âsidir, bozguncudur.
Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet, onların arzularına uyma ve seni Allah'ın indirdiği şeylerin bir kısmından uzaklaştırmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse bil ki Allah onları bazı günahlarından dolayı bir belaya çarptırmak istemektedir. Gerçekte insanların çoğu fasıktırlar.
49.İbnu İshak`ın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre yahudilerden Ka`b bin Useyyid, Abdullah bin Suriya ve Şâs bin Kays: "Muhammed`e gidelim belki onu dininden saptırırız (yanlışa düşürürüz)" dediler. Ardından Resulullah (a.s.)`ın yanına giderek: "Ey Muhammed! Biliyorsun biz yahudilerin bilginleri, ileri gelenleri ve saygınlarıyız. Biz sana uyarsak bütün yahudiler sana uyarlar ve asla bize muhalefet etmezler. Bizimle kavmimiz arasında bir anlaşmazlık var. Biz senin hükmüne başvuracağız, ancak sen bizim lehimize onların aleyhlerine hükmedeceksin" dediler. Resulullah (a.s.) ise bunu kabul etmedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.
Ali Bulaç
Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve onların hevalarına uyma. Allah'ın sana indirdiklerinin bir kısmından seni şaşırtmamaları için diye onlardan sakın. Şayet yüz çevirirlerse, bil ki, Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti tattırmak istemektedir. Şüphesiz, insanların çoğu fasıklardır.
Ve şu emri de indirdik. Aralarında, Allah'ın indirdiği hükümlerle hüküm ver, arzularına uyma ve Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni şaşırtırlar diye kendilerinden sakın. Eğer onlar, hükümleri kabulden yüz çevirirlerse, bil ki, Allah onların bazı günahları sebebiyle başlarına mutlaka bir musibet getirmek diliyor. Her halde insanların çoğu fâsıktırlar. (Allah'ın emrinden dışarı çıkarlar.)
Ve onlar arasında Allah’ın indirdikleriyle hükmet. Onların hevalarına uyma ve Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni vazgeçirmelerinden kendini koru. Eğer Allah’ın hükümlerini kabul etmeyip sırt çevirirlerse, bil ki bu, günahlarından dolayı Allah’ın, onlara musibet vermek istiyor olmasındandır. Şüphesiz insanların çoğu, fasıktırlar. (İlahî yasalara uymazlar.)
Allahın indirdiği şeyle, aralarında hükmeyleyesin, uyma havalarına, onlardan çekin, Allahın indirdiği şeyin bir nicesinden seni caydırmasınlar, senden yüz dönerlerse, iyi bilesin ki onları, — birtakım günahları yüzünden — cezaya uğratacak, insanların çoğu taşkınlık etmektedir
(Ey Resul!) Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet! Onların arzu ve heveslerine uyma! Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmında seni şaşırtmalarından sakın! Eğer yüz çevirirlerse, bilmiş ol ki, Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti (fitneyi) tattırmak istiyor. Şüphe yok ki, insanların çoğu (dini kendi arzularına uydurmalarından dolayı) ilâhî sınırları aşmışlardır.
O halde, Allah'ın indirdiği Kitap ile aralarında hükmet, Allah'ın sana indirdiği Kuran'ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın, heveslerine uyma; eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktırlar.
(Sana şu talîmatı verdik): Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma. Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamalarına dikkat et. Eğer (hükümden) yüz çevirirlerse bil ki (bununla) Allah ancak, günahlarının bir kısmını onların başına belâ etmek ister. İnsanların birçoğu da zaten yoldan çıkmışlardır.
Günahların dünyada başa belâ olması anarşi, katil, sürgün, esaret gibi musibet, felâket ve ibtilâlarda kendini göstermektedir. Allah Teâlâ günahları bu belâ ve musibetlere sebep kılmaktadır. Günahkârlıklarına rağmen refah içinde olanlara gelince bunların bütün cezaları ahirete kalmaktadır.
Edip Yüksel
Aralarında ALLAH'ın indirdiği ile hüküm vermelisin. Onların keyfine uyma. ALLAH'ın sana indirdiklerinin bir kısmından sakın seni şaşırtmasınlar. Yüz çevirirlerse, demek ki ALLAH bazı günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. Gerçekten insanların çoğu yoldan çıkmıştır.
Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. Eğer Allah'ın hükmünden yüzçevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki insanların çoğu yoldan çıkanlardır.
Ve şu emri indirdik: aralarında sırf Allahın indirdiği ile hukmet, keyiflerine tabi' olma ve onlardan sakın Allahın indirdiği ahkâmın birinden seni şaşırtmasınlar, yine yüz çevirirlerse bil ki Allah onların ba'zı günâhları sebebile başlarına bir çoğu fasıktırlar
(Ve şu emri indirdik:) Aralarında Allahın indirdiği (vech) ile hükmet, onların keyflerine uyma, Allahın sana indirdiği (hükümlerin) bir kısmından seni sapıtacaklar diye kaçın onlardan. Eğer onlar (indirilen hükümleri kabulden) yüz çevirirlerse bil ki Allah, günahlarının (yalınız (şu) biri (veya şu yüz çevirmeleri) sebebiyle bile kendilerini mutlakaa musıybete uğratmak istiyordur. İnsanlardan bir çoğu muhakkak ki Allahın emrinden dışarı çıkanlar (güruhu) dur.
(Ey Resûlüm!) Hem (o kitâbı,) onların arasında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve onların arzularına uyma ve Allah'ın sana indirdiği şeylerin (hükümlerin) bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın diye (indirdik). Buna rağmen (sana indirilen hükümden) yüz çevirirlerse, artık bil ki Allah ancak, onlara bazı günahları yüzünden bir musîbet vermek istiyor. Ve şübhesiz ki insanların birçoğu, gerçekten fâsıktırlar.(2)
(2)Yahudi elebaşıları, aralarında anlaşarak: “Gelin Muhammed’e gidelim de onu dîninden döndürelim” diyerek ona vardılar ve: “Yâ Muhammed! Biz, yahudilerin eşraf ve ulemâsıyız. Aramızda ihtilâf ve düşmanlık vardır. Muhâkeme için sana gelelim, eğer hasmımız aleyhine ve bizim lehimize hüküm verirsen, sana îmân edip diğer yahudileri de kendimize tâbi‘ ederiz” dediler. Habîb-i Ekrem (asm)onların bu tekliflerini, Cenâb-ı Hakk’ın lütfuyla, kabûlden sakındı. Bunun üzerine bu âyet nâzil oldu. (Celâleyn Şerhi, c. 2, 235)
İlyas Yorulmaz
Öyle ise onların arasında Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmet ve (hüküm verirken) onların isteklerine uyma. Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni yanıltmalarından dolayı, onlardan kendini koru. Eğer onlar senin verdiğin hükümlerden yüz çevirirlerse, şunu bil ki Allah yaptıkları günahlardan dolayı onları cezalandırmak istiyor. İnsanların pek çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
Aralarında Allah/ın inzal ettiği ahkâm ile hükmetmeni de indirdik. Onların hevesatına uyma. Allah/ın sana inzal ettiği bazı şeylerden seni çevirmemeleri için onlardan kaçın. Eğer onlar yüz çevirirlerse [³] bilmelisin ki Allah yalnız bâzı günahlarından dolayı onları cezaya uğratmak ister. Nâs/ın bir çoğu fasıktır.
İsmail Hakkı İzmirli Mâide Suresi 49. Ayet Açıklaması
[3] Hükmünü dinlemezlerse.
Kadri Çelik
O halde, Allah'ın indirdiği kitap ile aralarında hükmet ve onların hevalarına uyma. Allah'ın sana indirmiş olduğu şeylerin bazısından seni fitneye düşürmelerinden sakın. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onlara bir musibeti tattırmak istemektedir. İnsanların çoğu gerçekten fâsıklardır.
Evet, ey Muhammed, sana bu Kitabı indirdik ve “Hangi dinden olurlarsa olsunlar, onların arasında Allah’ın indirdikleriyle hükmet, sakın onların heveslerine uyma! Allah’ın sana indirdiklerinin bir kısmından bile seni saptırmamaları için, onlara karşı son derece dikkatli ol!” diye emrettik.Eğer bütün bu uyarılara rağmen, yine de Allah’ın Kitabından yüz çevirecek olurlarsa; bil ki Allah, bazı günahları yüzünden onları bu şekilde cezalandırmak istiyordur. Zaten insanların çoğu, yoldan çıkmaya eğilimlidir. Peki bu zâlimler, Kur’an’ın rehberliğinden uzak kaldığı zaman, insanlığın başına neler geleceğini bilmiyorlar mı?
Bir de Allah’ın indirdiği ile aralarında hüküm veresin!
Onların hevâlarına uyma!
Onlara karşı dikkatli ve tedbirli ol ki; seni, Allah’ın sana indirdiği şeylerin bir kısmından fitneye düşürmesinler!
Yüz çevirdilerse, bil ki Allah onlara bir kısım günahlarıyla musibet gelmesini istiyor.
İnsanlar’ın çoğu, fâsık / yoldan çıkıp sapmışlar’dır.
Onların aralarında sadece Allah’ın indirdiği ile hükmet ve sakın onların arzularına uyma. Onların seni, Allah’ın sana indirdiği (hükümlerin) az bir kısmından bile şaşırtmalarından sakın. Eğer (Allah’ın hükmünden) yüz çevirirlerse, Allah’ın onları bir kısım günâhları sebebiyle cezâlandırmayı dileyeceğini de iyi bil. Şüphesiz insanların pek çoğu, (yoldan çıkmış) fasıkların ta kendileridir.
O halde, geçmiş vahyin mensupları arasında 69 Allah'ın indirdiğine göre hükmet ve onların mesnedsiz görüşlerine uyma; ve onlardan sakın ki Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni uzaklaştıramasınlar. Eğer onlar [Allah'ın buyruklarından] yüz çevirirlerse, bil ki bir kısım günahlarından dolayı onları [böylece] cezalandırmak, Allah'ın iradesi gereğidir: 70 Unutma ki insanların çoğu gerçekten sapkındır.
Şu hâlde, Allah’ın indirdiği Kuran ile aralarında hükmet,1 onların keyfi arzu ve heveslerine uyma!2 Onların, Allah’ın sana indirdiği Kuran’ın bir kısmından seni yanıltmalarından sakın.3 Eğer yüz çevirecek olurlarsa bil ki, Allah onları bir kısım günahları yüzünden cezalandırmak istiyor.4 Zira insanların çoğu yoldan çıkmış fasıktır.5, 14/105, 2 5/48, 2/120-145, 3 28/87, 34/5-38, 43/178, 59/8, 13/1, 43/78
Ve Sen aralarında Allah’ın indirdiğine uygun olarak hükmet! Onların keyfî yargılarına da uyma![942] Allah’ın sana gönderdiklerinden bir kısmında seni yanıltmalarından sakın! Eğer yüz çevirmekte ısrar ederlerse, iyi bil ki Allah onları birtakım günahlarından dolayı cezalandırmak istiyor. Unutmayın ki insanların çoğu yoldan çıkmıştır.
Mustafa İslamoğlu Mâide Suresi 49. Ayet Açıklaması
[942] Bu âyetin Kureyzaoğulları ile Nadiroğullarının kan bedelinin eşitlenmesi emrini içerdiği söylenir. Kureyzalı birinin kanının bedeli Nadirli birinin yarısıydı. Bu, Yahudilerin kendi içlerinde dahi ayrımcılık yaptıklarının tipik bir göstergesidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve aralarında Allah Teâlâ'nın indirmiş olduğu ile hükmet ve onların hevâlarına tâbi olma. Ve Allah Teâlâ'nın sana indirmiş olduğu şeylerin bazısından seni fitneye düşüreceklerinden dolayı onlardan kaçın. Eğer onlar yüz çevirirlerse artık bil ki, Allah Teâlâ muhakkak diliyor ki, onları bazı günahları sebebiyle musîbete uğratsın. Ve şüphe yok ki nastan bir çokları elbette fâsık kimselerdir.
Ve şu emri indirdik: Aralarında, Allah'ın sana indirdiği ahkâm ile hükmet! Sakın onların keyiflerine uyma ve Allah'ın indirdiği hükümlerin bir kısmından seni caydırmalarından sakın! Şayet yüz çevirirlerse bil ki, Allah onları bazı günahlarından dolayı musîbete uğratmak istiyordur. Zaten insanların birçoğu Allah'ın emrinden dışarı çıkmaktadırlar.
Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet, onların keyiflerine uyma ve onların, Allah'ın indirdiği şeylerin bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın! Eğer dönerlerse bil ki Allah, bazı günahları yüzünden onları felakete uğratmak istiyordur. Zaten insanlardan çoğu, yoldan çıkmışlardır.
Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet; onların arzularına uyma. Dikkatli ol! Allah’ın indirdiği emirlerin herhangi birinden seni şaşırtabilirler. Yüz çevirirlerse bil ki bazı günahlarına karşılık Allah, kesinlikle onların başına bir kötülük gelmesini istiyordur. Zaten insanların çoğu yoldan çıkmıştır.
Şu halde, Allah'ın indirdiği (kitap) ile aralarında hükmet, Allah'ın sana indirdiği Kur'an'ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın. Heveslerine uyma, eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktır.
Sana şunu da bildirdik: Onlar arasında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların heveslerine uyma. Dikkat et, seni şaşırtıp da Allah'ın indirdiklerinin bir kısmından caydırmasınlar. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki, Allah onları bazı günahları yüzünden belâya uğratmak istiyordur. Gerçekten de insanlardan birçoğu Allah'a itaatten çıkmış kimselerdir.
Sen de aralarında, Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Dikkat et de Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni uzaklaştırıp fitneye düşürmesinler. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah onları bazı günahları yüzünden belaya çarptırmak istiyor. Zaten insanların birçokları doğru yoldan iyice sapmış bulunuyorlar.
daħı hükm eyle anlaruñ arasında anuñ-ile kim indürdi Tañrı daħı uyma nefsleri dilegine. daħı śaķın anlardan kim azduralar seni bir nicesinden anuñ kim indürdi Tañrı senüñ yaña. pes eger yüz döndüreler bil kim bayıķ diler Tañrı kim ire anlara ya'nį dünyede 'aźāb eyleye bir nice yazlıķlarından ötürü. daħı bayıķ çoķ ādemįlerden ŧa'atdan çıķıcılardur.
Daḫı yā Muḥammed ḥükm eyle ortalarında Tañrı Ta‘ālā indürdügi ḥükm‐ile.Daḫı uyma anlar hevāsına. Daḫı ṣaḳın anlardan seni azdurmasunlarniçesinden Tañrı Ta‘ālā indürdügi ḥükm‐ile. Pes eger yüz ḳaytarsalarḥaḳdan, pes bil sen yā Muḥammed ki Tañrı Ta‘ālā diler muṣībetlere uġradaanları, ba‘żı yazuḳları sebebi‐y‐le. Daḫı çoḳ kişi ādemīlerden fāsıḳlardur.