Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 747, sondan 5490. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 78. ayetidir. Mâide Suresi 78. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 69 ve toplam ebced değeri ise 4051 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
لعن الذين كفروا من بني اسرايل على لسان داود وعيسى ابن مريم ذلك بما عصوا وكانوا يعتدون
Dâvûd aleyhisselâm Allah’ın İsrâiloğulları’na gönderdiği peygamberlerden olup kendisine Zebûr adını taşıyan ilâhî kitap verilmiştir (bilgi için bk. Bakara 2:251; Sâd 38:17 vd.).
Lânet, yüce Allah’ın kulunu hoşnutluğundan, rahmet ve inâyetinden yoksun kılmasının, ona gazap etmesinin en şiddetli ifadesidir (bu konuda bk. Bakara 2:159; Âl-i İmrân 3:87). Burada İsrâiloğulları’ndan inkârcılığa sapanların taşkınlık ve nankörlükte ileri gitmeleri sebebiyle ilâhî lânete uğramalarından söz edilmektedir.
Hz. Dâvûd’un İsrâiloğulları’na lânette bulunması, tefsirlerde genellikle, onların cumartesi günü yasağını ihlâl etmeleri sebebiyle ağır bir bedduaya mâruz kalmaları ve maymuna dönüştürülmeleri olayı ile açıklanır (bu konuda bilgi için bk. Bakara 2:65; A‘râf 7:163-166). Hz. Îsâ’nın onları lânetlemesinden maksadın ise bu sûrenin 112-115. âyetlerinde yer alan gökten sofra indirme mûcizesine rağmen inkârcılıkta direnenler hakkındaki bedduası olduğu kaydedilir. Bazı bilginlere göre burada, kendilerinin peygamber çocukları olduğu iddiasıyla övünen İsrâiloğulları’na uyarıda bulunulmakta, inkârcılığa sapmaları ve kötülüklere dalmalarından ötürü peygamberler tarafından lânetlenmiş olduklarını da unutmamaları gerektiği hatırlatılmaktadır. Başka bir yoruma göre bu âyette, Dâvûd ve Îsâ peygamberlerin Hz. Muhammed’in geleceğini müjdeleyip onu yalancılıkla itham edenlere lânette bulunduklarına işaret edilmektedir (Râzî, XII, 63-64). İbn Atıyye bu konudaki rivayetlere değindikten sonra şöyle der: Âyetin metninde “mesh”ten (başka bir çirkin varlığa dönüştürmeden) söz edilmemiştir. Âyetin metninden çıkan anlam, Allah’ın onlara lânet ettiği, onları rahmetinden uzaklaştırdığı ve bunun Hz. Dâvûd zamanındaki mümin kullarına Dâvûd’un, Hz. Îsâ zamanındaki müminlere de Îsâ’nın diliyle haber verilmiş olduğudur (II, 223-224). Anılan iki peygamber arasında 1000 yıldan fazla bir sürenin geçtiği ve lânet gerekçesi olarak “Sınırı aşıyorlardı” ifadesinin yer aldığı dikkate alınınca âyette, bu kavmin ilâhî gazabı hak ettirecek sapkınlıklarının süreklilik taşıdığına işaretin bulunduğu da gözden kaçmamaktadır (Reşîd Rızâ, VI, 490; İbn Âşûr, VI, 292).
Kitâb-ı Mukaddes’in de Dâvûd’un sevgisine düşmanca karşılık verenlerden söz edip onlar hakkında lânetkâr ifadeler kullandığı görülür (bk. özellikle Mezmurlar, 109:2-29).
İsrâiloğulları’ndan bazılarının lânetlenmesinin gerekçesini belirten “Çünkü onlar isyan etmişlerdi ve sınırı aşıyorlardı” ifadesindeki “isyan” Allah’ın buyruklarına karşı gelme, “sınırı aşmak” ise başkalarının haklarına saldırıda bulunma ve özellikle peygamberlerin canlarına kıyma şeklinde açıklanır (İbn Âşûr, VI, 293).
Mehmet Okuyan
İsrailoğullarından kâfir olanlar, Davud ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lanetlenmiştir. Bunun sebebi, (ilahî mesajlara) isyan etmiş ve hadlerini aşmış olmalarıdır.
Mâide 5:13’te de belirtildiği gibi, İsrailoğulları’nın lanetlenmesi “sonuç”tur; bunun “sebeb”i ise verdikleri sözleri tutmamaları, isyan etmeleri ve hadlerini aşmalarıdır.
Bayraktar Bayraklı
İsrâiloğulları'ndan kâfir olanlar, Dâvûd ve Meryem oğlu Îsâ diliyle lânetlenmişlerdir. Bunun sebebi, söz dinlememeleri ve sınırı aşmalarıdır.
İsrailoğulları'ndan gerçeği yalanlayan nankör kimseler, asi olmaları ve haddi aşmaları nedeniyle, Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lânetlendiler.
İsrailoğullarından inkâr edenlere Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir. Bu, (hidayetlerinin kararması ve lanete uğramaları, İlahi hükümlere) isyan etmeleri ve haddi aşıp (İslami ölçüleri değiştirmeleri) sebebiyledir.
İsrailoğullarından kafir olanlara Davud'un diliyle de lanet edilmişti, Meryemoğlu İsa'nın diliyle de. Bu da isyan ettiklerinden ve aşırı gittiklerindendi.
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeye şartlanmış olan şu İsrailoğullarından bir kısmı, zaten Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, onların isyan etmeleri, hak ve adalet sınırlarını aşmalarındandır.
İsrailoğulları'ndan küfre sapanlar, Zebur'da Dâvûd'un, İncil'de Meryem'in oğlu Îsâ'nın diliyle lânetlenmişlerdir. Bu onların, isyankâr olmaları ve devamlı haddi tecavüz etmeleri, aşırı gitmeleri sebebiyledir.
İsrailoğullarından kâfir olanlara, hem Dâvûd'un, hem de Meryem oğlu Îsa'nın dili ile lânet olundu. Bunun sebebi, isyan etmeleri ve hakkın sınırını aşmış olmalarıydı.
İsrailoğullarından kâfir olanlar, Davud ve Meryemoğlu İsa lisanıyla lanet edildiler. (Onlar Davud ve İsa’ya tabi olmadıklarından (devlet ve maneviyatı eşit tutmadıklarından dolayı Allah’ın rahmetinden mahrum kalmışlardır.) Çünkü onlar isyankâr ve saldırgan idiler. (İsyankârlıklarıyla maneviyatı saldırganlıklarıyla da devleti incitiyorlardı.)
İsrailoğullarından inkâr edenler, Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdi. Bu (onların Allah'a) isyan etmeleri ve aşırı gitmelerindendi.
Benî Israîlden o küfr edenler hem Davudun hem Meryemin oğlu Isânın lisaniyle tel'ın edildiler, bu onların ısyan etmeleri ve hakkın hududunu tecavüz eder olmaları sebebiyle idi
İsrâîl oğullarından olub da küfredenlere Dâvudun da, Meryem oğlu İsânın da diliyle lâ'net olunmuşdur. Bunun sebebi isyan etmeleri ve ifrata sapmaları idi.
İsrail oğullarından Allah’ın dinini inkâr edenler, Davut ve Meryem’in oğlu İsa’nın ağızlarıyla lanetlenmişlerdir. Bunun sebebi (Allah’ın elçilerine) isyan etmeleri ve aşırı gitmeleridir.
İsrail Oğulları arasından Allah’ın elçilerini inkâr edenler, Davud’un ve İsa’nın diliyle lânetlenmişlerdir! Çünkü bunlar, hem Allah’ın emirlerine karşı geliyor, hem de saldırganca davranıp azgınlık ediyorlardı. Bütün bunların da temel sebebi şuydu:
İsrail’in oğullarından inkâr edenler, Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın dili üzere lanetlendi.
İşte bu, haddi aşıyor oldukları ve isyan ettikleri sebebiyledir.
İsrâil oğullarından kâfir olanlar, Dâvûd’un ve Meryem’in oğlu İsa’nın diliyle lânetlenmişlerdir. Bu onların (Allah’a) isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.1
1 Birçok müfessir, bu lâneti; Dâvut (a.s)’ın cumartesi yasağına uymayan Yahûdîlere, Îsâ (a.s)’ın da 112–115. âyetlerde anlatılan, “Allah tarafından indirilen sofradan” yiyenlerin, sonra nankörlük etmeleri üzerine yaptıkları lânetler olarak anlamışlardır. Ancak bu lânetlerin o Peygamberlerin “diliyle yapılması” ifâdesi, Hz. Dâvut’un dilinin mecâzen Zebûr, Hz. İsa’nın dilinin de mecâzen İncil olduğu şeklinde de anlaşılabilir. (Kurtubî) Yani, bu Yahûdîlere “hem Zebûr’da hem de İncil’de” lânet edilmiştir. Buna göre bu âyet, “İsrail oğulları’ndan kâfir olanlara, hem Zebûr’da hem de İncil’de lânet edilmiştir.” şeklinde de anlaşılabilir. Bu âyetten bir de; kâfirler üzerine lânetin câiz olduğu, anlaşılmaktadır.
Muhammed Esed
HAKİKATİ inkara şartlanmış bulunan şu İsrailoğulları [zaten] Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lânetlenmişlerdir: 93 Böyledir, çünkü onlar [Allah'a] isyan ettiler; hak ve adalet sınırlarını ihlalde ısrarcı davrandılar.
İsrailoğullarından kâfir olanlar, Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın dili ile lanetlendiler. Bu, onların isyan etmeleri ve haddi aşmalarındandı. 10/88, 71/24
İSRÂİLOĞULLARINDAN nankörlükte ısrar edenler, Dâvud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lânetlenmişlerdir.[970] Bu, onların isyankârlıkları ve sürekli taşkınlık yapmaları yüzündendir.
Mustafa İslamoğlu Mâide Suresi 78. Ayet Açıklaması
[970] Dâvud’un lâneti için krş: Eski Ahid, Mezmurlar 28:21-22, 31-33 vd. İsa’nın lâneti için krş: Matta 12:34 ve 23:33-35.
Ömer Nasuhi Bilmen
İsrailoğullarından kâfir olanlar, Dâvud'un da, Meryem'in oğlu İsâ'nın da lisanıyla lânet olunmuşlardır. Bu da onların isyan etmeleri ve haddi tecavüz eylemeleri sebebiyledir.
İsrailoğullarından küfre sapanlar hem Davud'un, hem de Meryem oğlu Îsâ'nın lisanı ile lânetlendiler. Bunun sebebi onların isyan etmeleri ve taşkınlık edip haddi aşmaları idi. {KM, Mezmurlar 109; Matta 23. bölüm}
Hz. Mûsâ (a.s.)’dan sonra, İsrail tarihinde pek önemli iki şahsiyet olan Davud ile İsa (a.s.) Yahudileri yola getirmeye çalışmışlar, fakat sözlerini dinlemeyen Yahudiler, Babil ve Roma imparatorluklarının işgallerine mâruz kalmışlardır. Her iki Zat da Hz. Muhammed (a.s.)’ı müjdelemişlerdir.
Süleyman Ateş
İsrail oğullarının nankörlerine, Davud ve Meryem oğlu Îsa diliyle la'net edilmiştir. Çünkü (onlar) isyan etmişlerdi ve saldırıyorlardı.
İsrailoğullarından ayetleri görmezlikten gelenler (kâfir olanlar), Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle dışlandılar (lânetlendiler). Bunun sebebi, isyan etmeleri ve saldırgan olmalarıydı.
İsrailoğullarından kâfir olanlar, hem Davud'un, hem de Meryem oğlu İsa'nın diliyle lânetlendiler. Bunun sebebi de onların isyan etmiş olmaları ve hadlerini aşıp durmalarıydı.
İsrailoğullarının küfre sapanları, Meryem'in oğlu İsa'nın ve Dâvûd'un diliyle lanetlendiler. Bu böyledir; çünkü onlar sınır tanımazlık, haksızlık, düşmanlık ediyorlardı.
la'net olındı anlar kim kāfir oldılar ya'ķub oġlanlarından dāvud dili üzere daħı 'įsā! meryem oġlı şol andan ötürüdür kim āsį oldılar daħı oldılar ḥaddan geçerler.