Zâriyât Suresi 42. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4717, sondan 1520. ayet; 51. sure ve Zâriyât Suresinin 42. ayetidir. Zâriyât Suresi 42. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 32 ve toplam ebced değeri ise 3539 olarak hesaplanmıştır. Zâriyât Suresinin toplam ebced değeri 116578 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
ما تذر من شيء اتت عليه الا جعلته كالرميم
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ماتذرمنشيءاتتعليهالاجعلتهكالرميم
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Mâ teżeru min şey-in etet ‘aleyhi illâ ce’alet-hu ke-rramîm(i)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(O kasırga) geçtiği yerde hiçbir şey bırakmamış, her şeyi kül edip savurmuştu.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Nereye uğradıysa orayı çürümüş çer çöpe çevirmişti.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Nereden geçmiş, neye dokunmuşsa orasını ve o şeyi çürümüş kemiğe döndürmüştü.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Bu kasırga geçtiği her yerde, hiç birşey bırakmadı, herşeyi çürümüş kemiklere ve küle çevirdi.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi canlı bırakmıyor, kül haline getiriyordu.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Üzerinden geçtiği hiçbir şey bırakmaksızın hepsini kül gibi ediyordu.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Üzerinden geçtiği hiç bir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Öyle bir rüzgâr ki, uğradığı bir şeyi bırakmıyor, mutlak onu kül gibi savuruyordu.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Dokunduğu her şeyi, çürütüp kül etmeden bırakmazdı.
Besim Atalay
Besim Atalay
Bu fırtına, bir şeye dokunmazdı ki, onu çürük kemik gibi yapmasın !
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
O (rüzgâr), Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmamış, ne varsa toz duman edip dağıtmıştı.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
41,42. Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Rastgeldiği her şeyi toz toprağa çeviriyordu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
O rüzgar üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi dağıtıyordu.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Uğradığı bir şey'i bırakmıyor, mutlak onu çürütüp kül gibi ediyordu
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Öyle bir rüzgâr ki) her uğradığı şey'i (yerinde) bırakmıyor, mutlakaa onu kül gibi savuruyordu.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(O,) üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu toz gibi ediyordu!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
O rüzgâr, üzerine geldiği her şeyi biçilmiş ot gibi, ayakta bırakmadı.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
O rüzgâr nereye uğradıysa orasını çürümüş kemiğe [⁴] çevirdi.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
(O rüzgâr) Uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka kemik gibi çürütüp kül ediyordu.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Karşısına çıkan her şeyi kavurupküle çeviren korkunç bir fırtına!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Üzerine geldiği her şeyi ancak Kül gibi yapıp bırakıyordu.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(O rüzgâr) üzerinden geçtiği her şeyi yok edip, külünü göğe savuruyordu.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
(bu kasırga) geçtiği yerde hiçbir şey bırakmadı, ve [her şeyi] çürümüş kemiklere benzetti. 28
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Geçtiği yerde hiçbir şey bırakmıyor dokunduğu her şeyi un ufak ediyordu. 41/15-16, 46/21...25
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
(Bu fırtına) geçtiği yerde hiçbir şey bırakmadı, hepsini kül edip göğe savurdu.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Üzerine her uğradığı şeyi bırakmıyordu, illâ ki, onu çürümüş bir gül gibi kılmış oluyordu.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Bu rüzgâr, uğradığı her şeyi derhal kül gibi savuruyordu.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, onu kül gibi ediyordu.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Üstünden geçtiği hiç bir şeyi bırakmıyor, kül gibi savuruyordu.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Dokunduğu her şeyi çürük kemik gibi yapmıştı.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Bir rüzgâr ki, dokunduğu herşeyi küle çeviriyordu.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Üzerinden geçtiği her şeyi kül haline getirmeden bırakmıyordu.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
ķomaz [278b] hįç nesene kim geldi anuñ üzere illā kim ķıldı anı çürimiş süñük gibi.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
hīç bir nesne ḳomaz ki üstine gelür, illā anı çürimiş süñük gibi eyler.