Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4873, sondan 1364. ayet; 54. sure ve Kamer Suresinin 27. ayetidir. Kamer Suresi 27. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 36 ve toplam ebced değeri ise 2322 olarak hesaplanmıştır. Kamer Suresinin toplam ebced değeri 118436 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Semûd, Sâlih peygamberin gönderildiği kavmin adıdır; Allah Teâlâ onları sınamak üzere mûcizevî özellik taşıyan bir dişi deve göndermiş, mevcut sudan dönüşümlü yararlanmaları yönünde bir kural koymuş, böylece onlar bir sınamaya tâbi tutulmuş, peygamberin Allah’tan getirdiği buyruk ve yasaklara saygılı olduklarını davranışlarıyla ortaya koymaları için kendilerine bir fırsat tanınmıştı. Fakat onlar inançsızlıklarını açığa vuran bir davranış sergilediler ve zarar vermemeleri emredilen deveyi hunharca öldürdüler (bilgi için bk. A‘râf 7:73-79, Hûd 11:61-68; Şuarâ 26:141-159). 23. âyette (aynı şekilde 33. âyette) “uyarılar” diye çevrilen kelimeyi “uyarıcı açıklama ve öğütler” veya “uyarıcı peygamberler” mânasında anlamak mümkündür. 31. âyetin “hayvan ağılındaki kuru çalılar gibi” diye çevrilen kısmı, bu tamlamayı oluşturan kelimelerin değişik anlamları bulunduğu için, “ağılı çeviren çubukların döküntüleri; yanmış kemikler; köhnemiş duvardan dökülen topraklar gibi” mânalarla da açıklanmıştır (Taberî, XXVII, 103-104).
Mehmet Okuyan
(Ey Salih)! Onları imtihan etmek için dişi devenin göndericileri biziz (onu biz belirledik). Sen onları sadece gözetle ve sabırlı olmaya devam et!
1- Sınav. 2- “Dişi deve” günümüzün modern deyimi ile “kamuya ait bir mal” dır. Yani sahibi toplum olan, toplumun ortak malıdır. Diğer bir ifade ile ihtiyaç sahiplerinin yararına sunulan bir imkândır. Böyle olunca da dokunulmazdır. Bu, sembolik bir örnekleme de olabilir. Kimsesizlerin, yoksulların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla oluşturulan yardım imkânlarının korunması ve gözetilmesi, gelir kaynaklarının güvence altına alınmasının gereği anlatılmak istenmektedir.
Ahmet Akgül
Gerçek şu ki Biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip-bekle ve sabret (ki yakında göreceklerdir).
“Onları imtihan etmek, güç durumda bırakmak için dişi deveyi gönderen biziz. Sen, onların âkıbetlerinin nereye varacağını gözle ve onların eza ve cefalarına karşı da, can ü gönülden sabrederek mücadeleye devam et, metanetli ol.” dedik.
İşte biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi (bir mucize olarak kayadan) çıkarıp gönderiyoruz. Şimdi onların ne yapacağını gözetle ve eziyetlerine sabret.
“Biz onları imtihân etmek ve gerçek niyetlerini ortaya çıkarmak üzere, bir mucize olarak kayadan çıkaracağımız bir deveyigöndereceğiz. Kendilerine sadece hayır sağlayan bu sahipsiz deveye karşı tavırları, kaba kuvvete baş vurarak zayıf ve çaresiz insanları ezme huyundan vazgeçip geçmediklerini ortaya koyan bir ölçü olacaktır. Öyleyse, sen onların ne yapacağını gözetle ve eziyetlerine biraz daha sabret!”
1 Nâka: Dişi deve demektir. Kavminin Salih (a.s)’dan nübüvvetine alâmet olacak bir mucize istemeleri üzerine Allah, mucize olarak bir dişi deve (Allah’ın Devesi) göndermiştir. Bu “dişi deve”nin nereden ve nasıl çıktığı Kur'an’da açıkça belirtilmiş değildir. Lâkin tarihi ve dini rivayetlerde bir yalçın kayadan ibaret olan bir tepeden çıkarılmış olduğu oldukça yaygındır. Esasen bunun çıkarılması değil de bir imtihan için gönderilmesi, yani “bırakın Allah’ın arzında otlasın diye salınması” önemlidir. Bu imtihanın asıl maksadı Peygamberin peygamberliğini tasdik için olmasıdır ve bu, Salih (a.s)’ın mucizesidir. Dişi devenin kayadan çıkarılması bir mucize, salınması, aralarında dolaşması ve suyun taksim olunması da bir imtihandır. Rivayetlere göre halk kendi su nöbetlerinde kuyudan su alıyorlar, devenin nöbetinde de sütünü sağıp içiyorlardı.
Muhammed Esed
“Bak [ey Salih,] Biz bu dişi deveyi onlar için bir sınama olsun diye 15 gönderiyoruz; sen onları sadece seyret ve sabırlı ol.