Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4934, sondan 1303. ayet; 55. sure ve Rahman Suresinin 33. ayetidir. Rahman Suresi 33. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 77 ve toplam ebced değeri ise 7568 olarak hesaplanmıştır. Rahman Suresinin toplam ebced değeri 128149 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا معشر الجن والانس ان استطعتم ان تنفذوا من اقطار السموات والارض فانفذوا لا تنفذون الا بسلطان
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.
Müfessirlerin bir kısmı buradaki hitabı kıyamet tasviri çerçevesinde değerlendirmişler ve o gün cinlere ve insanlara böyle seslenileceği yorumunu yapmışlardır. Önceki âyetlerde hesap gününe ilişkin bir uyarının bulunması, müteakip âyetlerde de kıyametten ve âhirette karşılaşılacak sonuçlardan söz edilmesi bu yorumu destekleyici niteliktedir. Diğer bir grup müfessire göre ise bu hitap dünya hayatıyla ilgilidir ve önceki âyetlerde yer alan uyarıyı tamamlamaktadır: Cinlere ve insanlara kendilerine dünya hayatında tanınan fırsata aldanmamaları gerektiği hatırlatılmakta, ölümden ve ilâhî huzurda verilecek hesaptan kaçışın asla mümkün olmadığı bildirilmektedir. Derveze 33. âyette geçen sultân kelimesini “kişiyi kurtaracak sâlih ameller” şeklinde izah eder (VII, 136); birçok müfessirin anılan kelimeyi “delil, hüccet” anlamında almaları (İbn Atıyye, V, 230) bu yorumu destekler nitelikte olmakla beraber, 35. âyetin ifadesi belirtilen ihtimali zayıflatmaktadır. Öte yandan, bazı tefsirlerde sultan kelimesinin “güç” anlamı esas alınarak “Büyük bir güç bulunmadıkça geçemezsiniz” ifadesinden, “Böyle bir gücünüz de olmadığına göre göklerin ve yerin sınırını aşıp ötelere geçmeniz de imkânsızdır” anlamı çıkarılmıştır. Fakat sultan kelimesinin “yetki” anlamı dikkate alınarak âyetin ilgili kısmı, “Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp ötelere geçebilmeniz ancak (Allah tarafından verilecek) bir yetki, bir imkânla olabilir” şeklinde de anlaşılabilir. Bu takdirde muhatapların, yüce yaratıcının evrendeki yasaları doğrultusunda ortaya koyacakları çabaları sonucunda elde edecekleri kuvvete bir gönderme yapılmış demektir. Uzay araştırmalarının ilerlediği ve uzaya seyahatlerin gerçekleştiği günümüz şartları, Kur’an tefsiriyle meşgul olanları bu yorumu benimsemeye ve bu âyetlerde uzayın fethine işaret bulunduğu görüşüne yöneltmiştir. Hatta 35. âyetteki tasvirin modern silâhları çağrıştırdığı yorumları yapılmıştır. Râzî’nin belirttiği gibi, bağlam bu hitabın âhirette olduğu izlenimini vermektedir. Fakat her iki ihtimale göre düşünüp bu âyetlerde, Allah’ın hükümranlığını aşmanın ve verdiği hükümden kaçmanın asla mümkün olmayacağı uyarısı bulunduğunu söylemek daha doğru olur (XXIX, 113-114). Bir başka anlatımla, Allah’a karşı sorumluluğu olan varlıklar ister dünya hayatında ister kıyamet gelip çattığında Allah’ın hükmünden kaçıp kurtulmak için yerin ve göğün sınırlarını zorlayacak kadar güç elde etseler veya kendilerine bu tarz bir imkân verilse, hatta bu varlıklar topyekün bir dayanışma içine girseler dahi, 35. âyette ifade edildiği üzere bunlar sınırlı ve sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Şu halde ikinci yorum esas alındığında da (dünya hayatı bakımından) bu âyetlerden çıkan mesaj şu olmaktadır: Evreni daha iyi tanıma merakı, yerin derinliklerine ve göğün en uzak noktalarına nüfuz etme arzusu yadırganacak bir şey değildir ve büyük bir güç oluşturularak bu konuda epeyce mesafe alınabilir; ama bu çabalar asla ilâhî iradenin egemenliğini alt etme gibi bir amaç taşımamalıdır. Zira bu, Allah’ın evrendeki mutlak gücünü ayan beyan gören şuurlu varlıklara yaraşmaz; kaldı ki böyle bir yöneliş başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkûmdur, böyle bir amaç taşıyanların âkıbeti hüsrandır.
35. âyette “erimiş bakır” diye çevrilen kelimeye “bakır gibi kızıl duman” mânası da verilmiştir.
Mehmet Okuyan
Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin sınırlarından geçip gitmeye gücünüz yetiyorsa geçip gidin! (Allah’ın ikram edeceği) büyük bir güç olmadan geçip gidemezsiniz.
Bu ayette Yüce Allah’ın mülkünden ve mahşerdeki hesaptan kaçmanın mümkün olmadığı belirtilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
33,34. Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin etrafından kaçma imkanınız varsa kaçınız. Ama büyük bir güce sahip olmadan kaçamazsınız. Şimdi, Rabbinizin her yerde var olduğunu nasıl inkâr edebilirsiniz?
1- Ey bütün insanlık; yerli yabancı, tanıdık tanımadık kim varsa, ey herkes! 2- Bizden kurtulabileceğinizi sanıyorsanız, haydi kurtulun! 3- Ayette yer alan “sultan” sözcüğüne verilen “üstün güç”, “delil” gibi anlamlar doğru değildir. “Sultan;” yetki vermek, yetkili kılınmak; yetkili kılındığına dair verilen belge demektir.
Ahmet Akgül
Ey cinn ve ins(an) toplulukları! Haydi gücünüz yeterse, göklerin ve yerin (köşe) bucaklarından geçip gidin! Bunu ancak üstün bir güç ve kudretle (büyük servetlerle elde edilen yüksek bir teknolojiyle) başarabilirsiniz. (Yoksa öyle kolaylıkla engelleri-mesafeleri aşıp uzaydaki duraklara ulaşamazsınız.)
Ey cin ve insan topluluğu, ölümden kurtulmak için, göklerin ve yer yüzünün bucaklarından geçip kaçmaya gücünüz yeterse geçin, kaçın; fakat geçemezsiniz bir kudret olmadıkça.
Ey insanlar ve cinler topluluğu! Ölümden ve Allah'ın azabından kurtulmak için, göklerin ve yeryüzünün çevresini aşıp gitmeye gücünüz yeterse, geçin kaçın bakalım. Ama geçip kaçamazsınız, O sizi her yönden kuşatmıştır, O'nun hükmünden kurtulamazsınız, böyle bir güç ve kuvvet size verilmemiştir.
Ey cin ve insan toplulukları, göklerin ve yerin bazı bölgelerinden çıkıp ötelerine geçmeye, irtibatlar kurmaya gücünüz yetiyorsa, süratle gidin, nüfuz alanları kurun. Büyük gücünüz, gelişmiş güçlü teknolojiniz, kudretli bir devletiniz olmadan nüfuz edemezsiniz, irtibatlar, nüfuz alanları kuramazsınız.
Ey cin ve insan topluluğu! Eğer göklerin ve yerin bucaklarından geçip gitmeye güç yetirebiliyorsanız geçip gidin. Ancak bir gücünüz olmadan geçip gidemezsiniz.
Ey cin ve ins toplulukları, eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp-geçmeye güç yetirebilirseniz, hemen aşın; ancak 'üstün bir güç (sultan)' olmaksızın aşamazsınız.
Ey cinler ve insanlar topluluğu? Gücünüz yeterse, göklerin ve yerin etrafından çıkıp gidin, (kaçarak ölümden kurtulun). Çıkıp kurtulamazsınız; ancak bir kuvvetle... (Fakat bu kuvvet nerede? buna gücünüz yetmez.)
33, 34. Ey cin ve ins toplulukları! Eğer göklerin ve yerin etrafından geçebilirseniz geçin. Fakat siz ancak üstün bir kuvvet ile geçebilirsiniz. Madem böyledir, ey insanlar ve cinler! Rabbinizin hangi yüce nimetini inkâr edeceksiniz?
Ey görünmeyen ve görünen iradeli topluluklar! Göklerin ve yerin çevrelerinden geçip gitmeye gücünüz yeterse haydi gidin. Büyük bir güç ve ilim olmadıkça geçip gidemezsiniz.
Cemal Külünkoğlu Rahman Suresi 33. Ayet Açıklaması
Bu ayet, bilimsel çalışma yapanlar için çok önemli bir noktaya parmak basıyor. Yerin çekim kuvvetinin dışına çıkmanın ve böylece güneşin çekim etkisi altında kalan gezegenlere ve onların bilinen ve bilinmeyen uydularına ulaşılabilmenin özel bir vasıta ile akıl ve bilimle mümkün olabileceğinden bahsediyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki!
Ey cin ve insan cemâat (ler) i, göklerin ve yerin bucaklarından geç (ib de ilâhî kazaadan selâmete er) miye gücünüz, yetiyorsa —ki (Allahın bahşedeceği) bir kudretle olmadıkça asla geçemezsiniz— haydi geçin (kurtulun)!
Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin sınırlarından geçip gitmeye gücünüz yetiyorsa, haydi geçin gidin! (Hâlbuki) bir kuvvet olmadıkça, çıkıp gidemezsiniz!
Ey tanınan ve tanınmayan topluluklar! Eğer gücünüz yeterse, göklerin ve yeryüzünün derinliklerine inmeye çalışın ve inin. Ancak size güçlü bir yardımcı (konuyu bilen rehber veya alet) olmadan asla inemezsiniz.
Ey peri ve Âdemi cemaati! Eğer göklerin ve yerin kenarından çıkıp kaçabilirseniz haydi çıkın, kaçın. Halbuki siz ancak kahir ve kuvvetle çıkabilirsiniz [⁵].
İsmail Hakkı İzmirli Rahman Suresi 33. Ayet Açıklaması
[5] Asla çıkamazsınız, sizde bu kuvvet nerede!
Kadri Çelik
Ey cin ve ins toplulukları! Eğer (azabımdan kurtulmak için) göklerin ve yerin bucaklarından aşıp geçmeye güç yetirebilirseniz, hemen aşıp geçin; ancak üstün bir güç (özür) olmaksızın aşıp geçemezsiniz.
Ey günahkâr cin ve insan topluluğu! Eğer göklerin ve yerin sınırlarını aşıp Allah’ın hükmünden ve azâbından kaçmaya gücünüz yetiyorsa, haydi aşıp gidin!Fakat Allah tarafından özel bir güç ve yetkiyle donatılmış olmadıkça, kâinâtın sınırlarını aşamazsınız!
Ey Cinn ve İnsan Topluluğu!
Yer’in ve Gökler’in tabakalarından aşıp gitmeye güçyetirdiyseniz, hadi, aşın!
Bir sültan / güç ile olmak dışında aşamazsınız.
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin ötelerine geçmeye gücünüz yetiyorsa, haydi çıkın gidin. Ama Allah’ın ver diği bir güç olmaksızın bunu yapamazsınız. 1
1 Yani Allahu Teâlâ’nın mülkünden, hükümranlık ve saltanatı altından kaçabilirseniz haydi çıkın gidin. Bu mümkünse kendinizi kurtarın. Fakat o göklerin ve Yerin kuvvetlerini yenecek başkaca bir kuvvet ve saltanat olmadıkça, daha doğrusu Allahu Teâlâ tarafından bahşedilecek bir kuvvet veya bir ferman olmadıkça çıkamazsınız. Zaten öyle bir kuvvetiniz de yoktur.
Muhammed Esed
Siz ey görünmez varlıklar[ın] ve insanlar[ın şerlileriy]le bir arada yaşayanlar! 15 Eğer göklerin ve yerin ötelerine geçebileceğinizi [düşünüyorsanız], 16 haydi geçin! [Ama] onların ötesine geçemezsiniz, [Allah'tan] bir yardım olmazsa! 17
Ey cin ve insan toplulukları, eğer göklerin ve yerin ötelerine geçmeye gücünüz yetiyorsa haydi geçin! Fakat böyle bir gücünüz yok asla geçemeyeceksiniz Ancak gerçek bir bilgi ve güç ile geçebilirsiniz. 15/16-17, 37/6...10
Siz ey görünmez ve görünür varlık (çifti)! Eğer göklerin ve yerin sınırlarını geçebiliyorsanız, durmayın haydi geçin! Bunu, (O’nun bahşettiği) çok özel bir güç sayesinde yapabilirsiniz ancak:
Ey cin ve ins cemaatı! Eğer göklerin ve yerin çevrelerinden çıkıp gitmeğe gücünüz yeterse hemen çıkıp gidiniz. Halbuki, bir kuvvet olmadıkça siz çıkıp gidemezsiniz.
Ey cin ve ins topluluğu! Yapabilirseniz haydi göklerin ve yerin hududundan geçin bakalım! Ama geçemezsiniz, ancak üstün bir güç, kuvvetli bir delil ve ilimle geçebilirsiniz.
(9) Âyet göklerin ve yerin sınırlarını aşma konusunda kapıyı bütünüyle kapatmıyor. 2:29’un açıklamasında da değinildiği gibi, “yedi gök” kavramına çeşitli açılardan yaklaşmak mümkün olduğu için, bunların herbiri hakkında bir sınır söz konusu olabilir: Dünya semâsının, gezegenlerin, Güneş Sisteminin, Samanyolunun, galaksi kümelerinin, ilh. Zamanımız itibarıyla, en azından Güneş Sistemi düzeyinde bir kısım sınırları aşacak güce erişebildiğimizden söz edilebilir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin bucaklarından/köşelerinden geçip gitmeye gücünüz yeterse, hadi geçin gidin. Bilgi ve güç dışında bir şeyle geçip gidemezsiniz!