Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 800, sondan 5437. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 11. ayetidir. En'am Suresi 11. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 4439 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل سيروا في الارض ثم انظروا كيف كان عاقبة المكذبين
Müşrikler, gerçeği daha yakından kavramak gibi iyi niyete dayalı sebeplerle değil, sırf Hz. Peygamber’e karşı çıkmak, onunla alay etmek, acze düşürüp itibarını yıkmak maksadıyla bu tür teklifler ileri sürdükleri için 10. âyette Resûlullah’a, kendisinden önceki peygamberlerin de böyle alayla karşılandıkları hatırlatılmakta, fakat başlarına gelen felâketler sonunda alay ettikleri haberlerin ne kadar kesin gerçekler olduğunu acı şekilde anladıkları bildirilmekte; 11. âyette Mekke müşriklerine, dolayısıyla peygamberlik ve vahiy gerçeğinden kuşkuya düşüp inkâr eden, alaya alan herkese, dünyayı gezip dolaşmaları, eskilerin izlerini, kalıntılarını inceleyerek ilâhî hakikatleri yalanlayanların âkıbetlerinin ne olduğunu görmeleri tavsiye edilmektedir.
Mehmet Okuyan
De ki: “Yeryüzünde dolaşın; sonra yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!”
Araplar, ticaret alanları bulma, yeni geçim kaynakları elde etme, avlanma ve hayvan sürüsü gütme gibi farklı amaçlarla sefere çıkarlardı. Buna karşılık, ayetteki ilahi direktif gereği, bilgi toplama ve pedagojik amaçlı gezi onlar için yepyeni bir şeydi. Tarihin olaylarını yorumlamaya yönelik sistematik bir çalışma o zamanın insanının düşünce düzeyi için yeni ve farklı bir yöntemdi. Devletleri, milletleri, toplumları, kültürleri, bölgesel hadiseleri, coğrafi inkişafları, toplumsal olayları zaman ve yer göstererek anlatan ve bunların daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını araştıran, milletlerin kurduğu medeniyetleri, ülkelerin iç ve dış sorunlarını inceleyen güvenilir çalışmalar yoktu. O zamana kadar tarih diye ortaya konulan çalışmaların en ileri düzeydeki örnekleri birtakım basit gözlemlerden ya da geçmişteki olayların birbirinden kopuk hikâyelerinden ibaretti. Bu ve buna benzer ayetlerde geçmişteki olaylara ait bilgilerin keşfi, toplanması, bir araya getirilmesi ve insanlık tarihinin belirli sistematik yasalara göre yorumlanması, mazideki olaylara ilişkin tüm bilgilerin, olayların vuku bulduğu dönemin koşulları göz önüne alınarak nesnel bir şekilde sunulması isteniyor.
Diyanet İşleri (Eski)
De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da, yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."
Ey Müslüman! Onlara de ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın ve geçmiş toplumları, medeniyetleri araştırın da, hakîkati yalanlayanların sonu nice olmuş, bir görün!”