Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 926, sondan 5311. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 137. ayetidir. En'am Suresi 137. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 96 ve toplam ebced değeri ise 6697 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وكذلك زين لكثير من المشركين قتل اولادهم شركاؤهم ليردوهم وليلبسوا عليهم دينهم ولو شاء الله ما فعلوه فذرهم وما يفترون
Yine bunun gibi, Allah’a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helâke sürüklesinler ve dinlerini karıştırıp onları yanıltsınlar. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. Artık sen onları uydurdukları ile baş başa bırak.
Câhiliye Arapları’nın sapkınlıklarından biri de çocuklarını öldürme şeklindeki uygulamalarıdır; ortakları bunu onlara iyi bir şey gibi göstermiştir. Klasik tefsirlerde bu âyet açıklanırken, bazı Araplar’ın geçim sıkıntısı veya özellikle kabile savaşları yüzünden ileride esir düşerek câriye haline getirilip fuhşa sevkedilebilir kaygısıyla kız çocuklarını diri diri toprağa gömerek öldürdükleri hatırlatılarak âyette bu acımasız geleneğe işaret edildiği belirtilmektedir (Bu gelenek hakkında bilgi için bk. Cevâd Ali, IV, 651-652). Süleyman Ateş, Araplar’da bu uygulamanın nâdiren görüldüğünü ve toplumda hoş karşılanmadığını belirterek âyette geçen “zeyyene” kelimesinden hareketle, burada işaret edilen “evlât öldürme” uygulamasının başka milletlerden alınmış olduğunu ifade eder. Ona göre müşriklere evlâtlarını öldürmeyi öğütleyen put bakıcıları, belki de evlâdı Allah için kurban etmenin, Hz. İbrâhim’den kalma büyük bir ibadet olduğunu söylüyorlardı. Câhiliye çağında bir adam, şu kadar çocuğu olduğu takdirde bunlardan birini kurban edeceğine yemin ederdi. Nitekim Abdülmuttalib, kendisini koruyacak kadar oğlu olduğu takdirde birisini kurban etmeyi adamıştı (III, 240). Ancak –çeşitli tarihî bilgiler yanında– özellikle İkinci Akabe Biatı sırasında Medineli müslümanların, Câhiliye döneminde yaygın olarak işledikleri başlıca günahlardan vazgeçtiklerine dair söz verirken bunlar arasında evlât öldürme suçunu da sıralamaları (Muhammed Hamîdullah, İslâm Peygamberi, I, 154) ve Resûlullah’ın mümin kadınlardan aldığı biattan söz eden âyette bu şarta da yer verilmesi (bk. Mümtehine 60:12) bu uygulamanın pek de nâdir olmadığını göstermektedir.
Âyette Câhiliye Arapları’na evlâtlarını öldürmeyi iyi gibi gösterdikleri belirtilen ortaklardan maksadın insan ve cin şeytanları veya özellikle put bakıcıları olduğuna dair görüşler vardır (bk. Râzî, XIII, 206). Bu son anlayışa göre bir tür din adamları olan put bakıcıları, ataları olan İbrâhim ve İsmâil’in dinine uyduklarını zanneden müşrik Araplar’a, Allah’a kurban etmek maksadıyla çocuk öldürmenin, ataları İbrâhim ve İsmâil’in dininden kalma, kendilerini Allah’a yaklaştıran güzel bir gelenek olduğunu telkin etmişler ve bu şekilde dinlerini bozmak, karıştırmak suretiyle böylesine büyük bir cinayeti onlara bir ibadet gibi benimsetmiş, sevdirmişlerdi (Mevdûdî, I, 523-524).
Mehmet Okuyan
Aynı şekilde, ortakları, müşriklerden çoğuna çocuklarını (kızlarını) öldürmeyi hoş gösterdi ki hem kendilerini mahvetsinler hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar! Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Onları uydurdukları ile bırak!
Bilindiği üzere, müşrikler kız çocuklarını diri diri gömerek insanlık tarihinin en utanç verici eylemlerinden birini gerçekleştirmiş ve bir neslin neredeyse yok olmasına neden olmuşlardı. Müşriklerin inanç ve ekonomik hayattaki azgınlıklarının bunlarla sınırlı kalmadığı, konunun insan katletmeye hatta kendi çocuklarını öldürmeye kadar vardığı haber verilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Aynen bunun gibi, müşriklerden birçoğuna, Allah'a ortak koştukları putlar, öz evlâtlarını öldürmeyi güzel göstermiştir ki hem onları yok etsinler, hem de dinlerini karmakarışık hale getirsinler. O halde onları, düzdükleri iftirâlarla baş başa bırak!
Böylece ortakları¹, müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi² hoş gösterdiler.³ Hem onları mahvetmek hem de dinlerini karmakarışık etmek için. Eğer Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Öyleyse onları uydurduklarıyla baş başa bırak.
1- Putların bakıcıları, kâhinleri, müşrik din adamları. 2- Kız çocuklarını putlara kurban olarak adamayı. 3- Güzel bir dini gelenek.
Ahmet Akgül
Yine bunun gibi onların ortakları (şeytanları), müşriklerden çoğuna (kendi masum) çocuklarını öldürmeyi (ve nüfus planlaması diye nesillerinin kökünü kesmeyi) süslü gösterdiler. Hem onları helake uğratmak, hem kendi aleyhlerinde dinlerini karmakarışık kılmak için (bunları teşvik ederler) . Allah dileseydi bunu yapmazlardı; Sen onları ve düzmekte oldukları iftiraları (boş ver ve) bırak. (Senin görevin tebliğdir.)
Ve gene böylece ortakları, onları helak etmek ve inançlarına şüpheler karıştırmak için müşriklerin çoğuna çocuklarını öldürmeyi hoş gösterdi. Allah dileseydi yapamazlardı bunu, artık sen onları da kendi hallerine bırak, boş yere ettikleri iftiralarına da aldırış etme.
Araplarda, ilk evlâdın kız oluşu, nâmusa dokunan bir keyfiyetti. Onun için o çocuğu diri diri toprağa gömen baba, namussuzluktan kurtulurdu.
Abdullah Parlıyan
Ve aynı şekilde Allah'a ortak koştukları varlıklara veya güçlere olan inançları, Allah'tan başka şeylere, ilahlık yakıştıranların çoğuna, çocuklarını öldürmelerini bile güzel gösterir ve böylece onları yok olmaya ve inançlarında şaşkınlığa götürür. Ama yine de Allah dileseydi böyle yapmazlardı. O halde ey peygamber! Onlardan ve onların uydurageldikleri hayat tarzlarından uzak dur.
Bunun gibi, ortak saydıkları mâbutlar, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan müşriklerden, putperestlerden çoğuna, çocuklarını, kızlarını öldürmeyi süsleyip güzel gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler, hem de yaptıklarına dinî kılıf bulmak için, dinlerini, şeriatlarını, medeniyetlerini tahrif edip safiyetlerini bozsunlar. Allah'ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı bunu yapamazlardı. Öyleyse onları, uydurdukları ile başbaşa bırak.
Bunun gibi hem kendilerini helak etsin hem de dinlerini iyice karıştırsınlar diye müşriklerin çoğuna, ortak koştukları şeyler, [15] çocuklarını öldürmelerini cazip göstermiştir. Allah dileseydi bunları yapmazlardı. Sen onları uydurduklarıyla başbaşa bırak.
15.Bazı müfessirlere göre burada "ortak koştukları şeyler"le kastedilen müşriklerin cinlerden ve şeytanlardan kendilerine ilah edindikleri varlıklardır. Bu ifadeyle şeytanların kastedildiği de söylenmiştir. Bazı müfessirlere göre de bu ifadeyle kastedilenler putların hizmetçileri ve bekçileridir.
Ali Bulaç
Yine bunun gibi onların ortakları, müşriklerden çoğuna çocuklarını öldürmeyi süslü gösterdiler. Hem onları helake düşürmek, hem kendi aleyhlerinde dinlerini karmakarışık kılmak için. Allah dileseydi bunu yapmazlardı; sen onları ve düzmekte oldukları iftiraları bırak.
Yine bu yaptıkları gibi, müşriklerden çoğuna, evlâdlarını öldürmeyi de, o taptıkları putların hizmetçileri, iyi bir şey halinde gösterdi; hem kendilerini yok etmek, hem de dinlerini karmakarışık etmek için. Eğer Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları bırak da, uydurdukları yalanlarla başbaşa kalsınlar.
Böylece putları, müşriklerin çoğuna evlatlarını öldürmelerini güzel gösterdi. Ki onları helak etsinler ve dinlerini (üzerinde oldukları İbrahim ve İsmail dinini) karıştırıp bozsunlar. Eğer Allah dileseydi, bunu yapamazlardı. Fakat sen, onları ve iftiralarını terk et.
Bahaeddin Sağlam En'am Suresi 137. Ayet Açıklaması
[Geri kalmış toplumlar, azgın idareciler tarafından, nüfus kontrolüne, dolayısıyla dünyevî ve dinî helakete maruz bırakılıyorlar ki sömürülebilsinler.]
Besim Atalay
Onları yok eyleyip, dinlerini karıştırmak üzere, eş koşanlardan çoğuna çocukların öldürmeyi, ortakları hoş göstermiştir, Allah isteseydi yapmazlardı, bırakasın onları iftira ettikleriyle
Bir de (Allah'a ortak koştukları) varlıklara veya güçlere olan inançları, Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştıranların çoğuna çocuklarını öldürmelerini (bile) güzel gösterir ve böylece (bu durum) onları yok olmaya ve inançlarında şaşkınlığa götürür. Şayet Allah, dileseydi (onları kendi iradelerine bırakmasaydı) bunu yapamazlardı (fakat Allah onları zorla doğru yola iletmeyi dilememiştir). Artık sen, onları uydurdukları yalanlarla (saçma geleneklerle, bâtıl inançlarla, hurafelerle) baş başa bırak.
Böylece, putlara hizmet edenler, puta tapanların çoğunu helake sürüklemek, dinlerini karma karışık etmek için çocuklarını öldürmelerini onlara iyi göstermişlerdir. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Sen onları ve iftiralarını bir tarafa bırak.
Bunun gibi ortakları, müşriklerden çoğuna çocuklarını (kızlarını) öldürmeyi hoş gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar! Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Öyle ise onları uydurdukları ile başbaşa bırak!
Böylece onların (Tanrı adına hüküm veren) ortakları, çocuklarını öldürmeyi bile müşriklerin çoğuna iyi bir şeymiş gibi gösterdiler. Böylece onları mahvettiler ve dinlerini karıştırıp bozdular. ALLAH dileseydi bunu yapamazlardı. Onlardan ve uydurdukları şeylerden uzak dur.
Allah'ın kitabına göre, zina cezası kamu önünde yüz değnektir. 42:21 ayetinde bildirildiği gibi, gelenekçi " müslümanlar", Allah tarafından onaylanmayan bir dini izlemektedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yine ortakları, müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi güzel gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler, hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, uydurduklarıyla baş başa bırak!
Yine bunun gibi müşriklerden çoğuna evlâdlarını öldürmeyi de o taptıkları şerikler iyi bir şey gibi gösterdi, hem kendilerini ifnâ etmek için, hem dinlerini berbad edib şaşırmak için, eğer Allah dilese idi bunu yapmazlardı, o halde bırak onları uydurdukları kanunlarla ne halleri varsa görsünler
Bunun gibi onların ortakları (olan o putların hizmetçileri), müşriklerden bir çoğuna — hem onları helake düşürmek, hem kendilerine karşı dinlerini karmakarışık etmek için — öz evlâdlarını (kendi elleriyle) öldürmesini hoş göstermişdir. Eğer Allah dileseydi bunu yapmazlardı. Artık sen onları düzmekde devam etdikleri o yalanlarla başbaşa bırak.
Yine bunun gibi ortakları (olan şeytanlar), müşriklerden birçoğuna evlâdlarını öldürmeyi süslü (câzib) gösterdi ki, onları (bunu yapanları böylelikle) helâk etsinler ve dinlerini kendilerine karıştırsınlar! Eğer (kullarını irâdelerinde serbest bırakan) Allah dileseydi onu (aslâ) yap(a)mazlardı; öyleyse onları ve uydurmakta oldukları şeyleri bırak!
Böylece onların batıl düşüncede ortak olanları, evlatlarını öldürmeyi ortak koşanların pek çoğuna süslü gösterdi ki, onlar helak olsunlar ve batıl olan dinlerini onlara hâkim kılsınlar. Allah dileseydi bunların hiçbirisini yapamazlardı. Sende onları ve uydurdukları şeyleri bırak.
Bunun gibi onların şerikleri olan puthane hademesi müşriklerden bir çoğuna çocuklarının öldürülmesini hoş gösterdi; ta ki onları helâke düşürsünler, dinlerini [²] de kendilerine karıştırsınlar. Allah dileseydi onlar bunu yapamazlardı. Artık onları da, iftira ettikleri şeyi de bırak gitsin.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 137. Ayet Açıklaması
[2] İsmail Aleyhisselâm dinini.
Kadri Çelik
Aynı şekilde (amellerini kendilerine iyi gösterdikleri gibi), ortakları (putları), şirk koşanların çoğuna, onları helake sürüklemek ve dinlerini kendilerine karma karışık kılmak için çocuklarını öldürmelerini de iyi göstermiştir. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Öyle ise onları uydurdukları ile baş başa bırak!
Ve yine otoritesine boyun eğerek Allah’a ortak koştukları ilâhları, akıllarını hakkı bulup teslim olmada kullanmayan bu müşriklerin çoğuna, fakirlik korkusu, nüfus plânlaması, namus temizleme gibi ahmakça bahanelerle, kendi çocuklarını öldürmeyi bile güzel bir davranış gibi gösterir ki, böylece hem onları toplumsal belâlara uğratarak mahvetsinler, hem de Hz. İbrahim’den miras aldıkları inançlarını karıştırıp iyice bozsunlar.Gerçi Allah dileseydi, onların irâdelerini ellerinden alırdı da, bunların hiçbirini yapamazlardı.Fakat Allah, onları zorla doğru yola iletmeyi dilememiştir. Dolayısıyla, kendi özgür irâdeleriyle hakîkati benimsemedikleri sürece, onlara imanı lâyık görmemiştir. O hâlde, iman edecekler diye kendini yıpratma; onları, uydurdukları saçma gelenekler, bâtıl inançlar, bidatler, hurafeler ile baş başa bırak, ne hâlleri varsa görsünler!
Onların şirk koştukları ortakları, onlara dinlerini karıştırmaları ve onları yok etmeleri için evlatlarını öldürmeyi Müşrikler’in birçoğuna böyle süsledi.
Allah dileseydi, onu yapmazlardı.
Artık onları ve uyduracaklarını bırak!
Tıpkı bunun gibi, müşriklerden çoğuna Allah’a ortak koştukları1 (ilâhları), hem onları mahvetmek, hem de dinlerini bozmak için çocuklarını bile öldürmeyi güzel gösterdi.2 Eğer Allah dileseydi onlar bunu yapamazlardı.3 O halde sen onları uydurdukları iftiraları ile baş başa bırak.
1 Şirk: “شرك” fiilinin mastarıdır ve ortak olma demektir. Dinî anlamda şirk, “Allah’a eş ve ortak koşma” manasına gelir. “Müşrik” de, “Allah’a ortak koşan” demektir. Şirk, aynı kökten gelen kelimelerle birlikte, Kur’an’da yüz elli’yi aşkın yerde geçmektedir. Allah’ın birliğine ortak kabul etmek şirk olduğu gibi, kudret ve tasarrufunda O’na ortak kabul etmek de şirktir. Şirk’in diğer bir çeşidi de, “yalnız Allah’tan beklenmesi gereken sonuçları, Allah’tan başka güç ve kişilerden beklemektir.” Şirk’in zıddı tevhid’dir. O da, Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmekle beraber, O’nun tasarruflarında tek kudret sahibi olduğunu, hüküm ve irâdesinin her şeyin üstünde bulunduğunu kabul etmektir. İbadetlere gösterişi karıştırmak da küçük şirktir. O da, Allah’ın rızasından sapmaktır. İtikadî noktadan şirk ise, Allah’tan başka gizli veya açık tapılacak mabut, hükmüne uyulacak hakem, emir ve yasakları din gibi algılanan zatlar tanımak demektir. Bir müşrik hareketlerinde bazen Allah’ı dahi hesaba katma ihtiyacından uzak kalamamakla beraber, ekseriya kendisine daha yakın farzettiği diğer mabutları, şerikleri namına yürür ve bunun için kazancında hakka muhalif emeller takip ettiği gibi sarfiyatında da haksız ve beyhude olarak o mabutları namına bir takım masraflara mahkûm olur. Ve artık onun bütçesinde iki masraf vardır. Birisi Allah için harcamayı hissettiği az bir hayır, birisi de Allah’a şirk koştuğu putların, şeyhlerin, efendilerin yüklediği beyhude, havai ve hayırsız olan masraftır. İşte bu harcama ve himmet soygunları, memleketleri yıkan, milletleri harap eden en önemli sebeplerden biri olan buhran ve sefaletin ana sebebidir. Bu, harcamaların hiç biri Allâh için olmaz ve boşuna soyulmaktan başka hiç bir şey ifade etmez. Bilakis Allâh için ayrılan kazançları bile kendilerine çeker. Ve artık bu halde bulunanların hiç bir hayırları olmaz. Bütün amelleri ve bütün kazançları, şeytanlar uğuruna hebaen mensûrâ olur gider. 2 O taptıkları ve namlarına masraflar yaptıkları şerikleri, o insan ve cin şeytanları müşriklerin çoğuna evlatlarını öldürmeyi hoş gösterdi. Kazandıklarını ellerinden aldılar, sıkıntılara soktular. Akıllarını fikirlerini, hislerini ifsat ettiler. Geçim sıkıntısı, fakirlik korkusu ve bir takım bâtıl düşünce ve duygularla yetişmiş evlatlarını öldürmeyi, putlara kurban etmeyi, kızlarını diri diri gömmeyi, doğum kontrolü adı altında çocuklarını daha dünyaya gelmeden ana karnında telef etmeyi ve bu suretle kendi nesillerini kendilerine kırdırmayı bir iktisat, bir ilim, bir din işi gibi iyi bir şey diye telkin ettiler. Ve bunu, müşrikleri helâk etmek ve peygamberler vasıtasıyla gelen hak dinlerini kirletmek ve bozmak gibi iki önemli maksat için yaptılar.3 Yani; ya onlara o gücü vermezdi veya o gücü verdiği halde engel olur, yaptırmazdı.
Muhammed Esed
Ve aynı şekilde Allah'a ortak koştukları varlıklara veya güçlere olan inançları, Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştıranların çoğuna çocuklarını öldürmelerini [bile] güzel gösterir 122 ve böylece onları yok olmaya ve inançlarında şaşkınlığa götürür. 123 Ama yine de Allah dilemeseydi bütün bunları yapmazlardı: 124 o halde onlardan ve onların bütün mesnedsiz hayallerinden uzak dur!
İşte bu sapık ortaklık inançları, müşriklerin çoğuna evlatlarını öldürmeyi bile güzel göstermişti ve böylece onları hem helake ve hüsrana sürüklemiş ve batıl inançlarını da din haline getirmişlerdi. Gerçi Allah, seçme hakkı vermeseydi bunu yapamazlardı. Öyleyse sen onları uyduruk inançlarıyla baş başa bırak. 6/140, 16/63, 29/38
Dahası, (Allah’a) koştukları ortaklara (olan inançları), şirk koşanların çoğuna çocuklarını öldürmeyi bile güzel gösterir;[1128] işte böylece onları yok oluşa sürükler ve değer sistemlerini yozlaştırır. Ne ki, eğer Allah isteseydi yine de bunları yapamazlardı:[1129] Şu hâlde onlardan da, uyduruk teorilerinden de uzak dur.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 137. Ayet Açıklaması
[1128] “Güzel göstermenin” putlara isnat edilmesi, şirk koşanların kendi tasavvurlarının kendilerine kurduğu tuzağı ifade eder. Zira putlar özne değildir. Vesvese budur ve bu gibi âyetlerin tümü böyle anlaşılmalıdır.
[1129] Sözgeliminden: “..fakat şirkin ve küfrün varlığına izin vermeyi istedi” (Krş: 10:99).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve bunun gibi müşriklerden birçoklarına çocuklarını öldürmeyi, onların ortakları tezyin etmişler. Tâ ki onları helâk etsinler, ve dinlerini de kendilerine karıştırsınlar. Ve eğer Allah Teâlâ dileseydi onu yapmazlardı. Artık onları da, iftira eder oldukları şeyi de bırak.
Yine bunun gibi, onların, Allah'a ibadette ortak saydıkları putlarının hizmetçileri, müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi iyi bir iş gösterdiler ki hem onları mahvetsinler, hem de dinlerini bozup karıştırsınlar. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, uydurdukları yalanlarla baş başa bırak! [16, 58-59; 81, 8-9]
Şerikler burada, putun kendisi değil, hizmetçileri, bekçileri veya şeytanlardır. Şerik denilmesi, mallarına ortak olmaları veya itaatlerinde onları Allah’a ortak kıldıkları içindir. Fakirlik endişesi veya kızlar evlendiklerinde yahut esir olduklarında utanma sebebi olabilirler diye kız çocuklarını öldürme âdetinin çirkinliği bildiriliyor. Ayrıca Cahiliye araplarının “Şu kadar oğlum olursa birini kurban edeyim.” diye Allah’a yaklaşma zannı ile de böyle yaptıkları olurdu. Âyet çocuk öldürmenin zararının aileye münhasır kalmayıp aynı zamanda millet hakkında da “mahvetme” olduğunu bildirmektedir. Bu da oldukça düşündürücüdür.
Süleyman Ateş
Yine ortakları, müşriklerden çoğuna evladlarını öldürmeyi süslü gösterdiler ki (böylece) hem onları mahvetsinler, hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Öyleyse onları, uydurduklarıyle baş başa bırak!
Tıpkı bunun gibi müşriklerin çoğuna, onların ortakları, çocuklarını öldürme işini güzel gösteriyordu. Bunu hem onları geriletmek hem de dinlerini bulandırmak için yapıyorlardı. Allah, zorlayıcı düzen koysaydı bunu yapamazlardı. Öyleyse onları iftiralarıyla baş başa bırak.
İşte böyle, onların (taptıkları) ortakları, müşriklerin bir çoğuna kendi evlatlarını öldürmeyi güzel gösterdi. Onları helake sürüklemek ve dinlerini karma karışık etmek için. Eğer Allah dileseydi bunu yapmazlardı. Öyleyse onları, uydurdukları ile başbaşa bırak!
İşte böylece, müşriklerin çoğuna, insan ve cin şeytanlarından olan ortakları, dinlerini karıştırarak onları mahvetmek için, çocuklarını katletmeyi bile hoş göstermiştir. Allah dileseydi onlar bunu yapamazdı; onun için sen onları uydurduklarıyla baş başa bırak.
Aynen bunun gibi, müşriklerden birçoğuna, Allah'a ortak koştukları kişiler, öz evlatlarını öldürmeyi güzel göstermiştir ki, hem onları yok etsinler hem de dinlerini onlar aleyhine karmakarışık hale getirsinler. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, düzdükleri iftiralarla baş başa bırak.
ancılayın bezendi çoķa müşriķlerden oġlanların depelemek ortaķları ya'nį şeyŧānları tā helāk eyleyeler anları daħı tā ķarışduralar anlaruñ üzere dinlerini. daħı eger dilese di Tañrı işlemeyelerdi anı. pes ķo anları anuñ-ıla kim yalan baġlarlar.