Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 945, sondan 5292. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 156. ayetidir. En'am Suresi 156. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 62 ve toplam ebced değeri ise 4330 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ان تقولوا انـما انزل الكتاب على طائفتين من قبلنا وان كنا عن دراستهم لغافلين
156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
Bir önceki âyette Kur’an’ın Allah katından indirilmiş bereketli ve hayırlı bir kitap olduğu belirtildikten sonra bu âyetlerde de onun indiriliş gerekçelerinden ikisi zikredilmektedir. Bu âyetlerden anlaşıldığına göre müşrikler Tevrat ve İncil’in Allah kelâmı olduğuna inanıyor, ancak o günkü şartların el vermemesi, özellikle dillerinin farklı olması sebebiyle bu kitaplardan yararlanamadıklarını söyleyerek güya bundan üzüntü duyuyorlardı; ayrıca onlar, yahudilerle hıristiyanların din konusundaki gevşekliklerini de biliyor ve eğer kendilerine bir kitap gelecek olsa onlardan daha kararlı bir şekilde doğru yolda yaşayacaklarını ileri sürüyorlardı. Yüce Allah, müşriklerin bu türlü yakınmalarla mazeretler ileri sürmelerini (bazı müfessirlere göre bu mazeretleri âhirette de tekrar etmelerini) önlemek için “İşte size rabbinizden apaçık bir delil, bir hidayet ve rahmet geldi” buyurarak onların özlemlerinin gerçekleştiğini, mazeretlerinin ortadan kalktığını belirtmekte; buna rağmen Allah’ın âyetlerini inkâr eder ve ondan yüz çevirirlerse en büyük haksızlığı işlemiş olacaklarını ve bunun cezasını da ağır bir şekilde göreceklerini bildirmektedir.
157. âyette Kur’an-ı Kerîm’in üç kelimeyle nitelendirildiği görülmektedir: Beyyine, hüdâ, rahmet. Beyyine “gerçeği apaçık ifadelerle ortaya koyan kesin belge” demektir. Kur’an, gerek eşsiz edebî üstünlüğü gerekse yalnızca gerçeği, iyiyi ve güzeli dile getiren muhtevası itibariyle apaçık bir delil ve belge olduğu için beyyine; bu vasfıyla şaşmaz bir rehber olduğu için hüdâ (hidayet kaynağı); bütün bunların bir neticesi olarak kendisine inanıp bağlanan kişi ve toplumlara sadece hayır ve saadet getirdiği için de rahmet diye nitelendirilmiştir.
Mehmet Okuyan
“Kitap, sadece bizden önceki iki topluluğa (yahudi ve hristiyanlara) indirildi. Doğrusu biz onların okumasından habersizdik.” dersiniz diye (Kur’an’ı indirdik).
156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik” demeyesiniz, yahut “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz diye bu kitabı indirdik. İşte size de Rabbinizden açık bir delil, kılavuz ve rahmet geldi. Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden dolayı azabın en kötüsüyle cezalandıracağız!
(Ey Müşrikler!) 'Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa (Yahudi ve Hristiyanlara) indirildi, biz ise onların ders gördüklerinden habersizlerdik' deyip (bahane üretmemeniz) ;
O'nu size indirdik ki, “Kitap yalnız bizden önceki iki topluluğa, yani Yahudi ve Hıristiyanlara indirilmişti de, biz onların eğitim ve öğretimlerinden habersizdik” demeyesiniz diye,
“Kitaplar, bizden önceki iki topluluğa indirildi; biz, onlara öğretilenlerden, o kitabın içindeki hükümlerden habersizdik" diyerek itiraz edememeniz için bu Kur'ân'ı indirdik.
(Ey Mekke'liler! Siz): “- Bizden önce Yahudî'lerle Hristiyanlara indirilen kitap, konuştuğumuz dilde olmadığından onu okumaktan gafilleriz” derdiniz. Bunu dememeniz (için lisanınız üzere KUR'AN'ı gönderdik.)
(Mahşerde hesaba çekildiğiniz zaman) “Bizden önceki yaşamış olan iki topluluğa (Yahudiler ile Hristiyanlara) kitap indirildi ve biz onların okuduklarından habersiz kaldık” demeyesiniz diye o (Kur'an')ı size indirdi.
Cemal Külünkoğlu En'am Suresi 156. Ayet Açıklaması
Tevrat ve İncil Arap toplumunun anlamadığı dillerde indikleri için Araplar onlardan anlamıyor ve anlamak da istemiyorlardı. Zaten kontrolsüz ve gayesiz yaşamayı alışkanlık haline getiren Araplar bu dil farklılığını da bahane ederek kendilerini savunma yoluna gidebilirlerdi.
Diyanet İşleri (Eski)
155,156,157.Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap'dır, ona uyun. "Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok" demekten veya "Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk" demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.
«Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (hıristiyanlara ve yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik» demeyesiniz diye;
(Onu size indirdik ki:) "Kitap, sadece bizden önceki iki topluluğa (yahudi ve hıristiyanlara) indirildi; biz ise, onların okumasından habersizdik (o kitapları okuyamıyor ve dillerini anlayamıyorduk)" demeyesiniz.
(O kitabı indirmemiz) «Bizden evvel kitâb yalınız iki taaifeye (Yahudi ve Nasrânîlere) indirdi, biz ise onların okuduklarından kat'iyyen gaafillerdik» dememeniz için,
(Onu indirdik) ki “Kitab, ancak bizden önce iki tâifeye (yahudilere ve hristiyanlara) indirildi; (biz ise) şübhesiz onların ders yapmalarından (kitablarını okumalarından ve onun hakikatlerinden) de doğrusu habersiz kimselerdik” demeyesiniz!
156, 157. «— Bizden evvel yalnız iki taifeye [⁸] Kitap inzal olundu. Dilimizce olmadığından okumadan gafil kaldık» yahut «— Bize Kitap inzal olunsaydı, her halde onlardan daha ziyade hidayette bulunurduk» dememeniz için inzal ettik. İşte size Rabbinizden vazıh bir hüccet, hidayet rahmet gelmiştir. Allah/ın âyetlerini yalan sayıp ondan çevirilenlerden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden çevirilenleri çevrildikleri için yaman bir azap ile cezalandıracağız.
Biz bu kitabı indirdik ki, Mahşer Günü hesaba çekilirken “İlâhî kitap, yalnızca bizden önceki iki toplum olan Yahudi ve Hıristiyanlara gönderilmişti; o da zamanla değiştirilip özünden saptırılmıştı. Dolayısıyla, biz onların öğretilerinden habersizdik. Bu yüzden doğru yolu bulmamıza imkân yoktu!” demeyesiniz.
(Ey müşrikler! Biz bu Kitabı): “Bizden önceki iki ümmet (olan Yahûdî ve Hıristiyanlara) kitap indirildi ve biz, onların okuduklarından habersiz kaldık.” demeyesiniz,1 (diye indirdik.)
1 Bir kitabın bir topluma indirilmesi, indirildiği toplumun tekelinde olmasını ve onun hükümleriyle yalnız onların sorumlu tutulmasını gerektirmez. Bir de kitabın indiği duyulduktan sonra; “biz bu kitabın dilini bilmiyoruz,” şeklindeki mazeretler geçersizdir. Allah tarafından indirilen her kitaba; bir önceki kitaba inananların ve her toplumun, mutlaka inanması ve onunla yaşaması gerekir.
Muhammed Esed
[Bu kitap, size verildi] ki, “Yalnızca bizden önce yaşamış iki grup insana 157 ilahî kelâm bahşedilmişti ve biz onların öğretilerinden habersizdik!” demeyesiniz;
(Onu size indirdik ki) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere, hıristiyanlara) indirildi, biz ise onların okumasından habersizdik (o Kitapları okuyamıyor, dillerini anlayamıyorduk)" demeyesiniz.