En'am Suresi 20. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 809, sondan 5428. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 20. ayetidir. En'am Suresi 20. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 68 ve toplam ebced değeri ise 4962 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
الذين اتيناهم الكتاب يعرفونه كما يعرفون ابناءهم الذين خسروا انفسهم فهم لا يؤمنون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
الذيناتيناهمالكتابيعرفونهكمايعرفونابناءهمالذينخسرواانفسهمفهملايؤمنون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Elleżîne âteynâhumu-lkitâbe ya’rifûnehu kemâ ya’rifûne ebnâehum(m) elleżîne ḣasirû enfusehum fehum lâ yu/minûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar.[172] Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerine yazık edenler var ya işte onlar inanmazlar.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine kitap verdiklerimiz, Peygamberi kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyan edenler var ya, işte onlar inanmazlar.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu çocuklarını tanır gibi tanırlar. O kimseler, kendi nefislerine hüsran¹ ettiler, işte onlar iman etmezler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Aslında) Bizim kendilerine Kitap verdiklerimiz Onu (Kur’an’ı ve Resulüllah’ı), çocuklarını tanır gibi tanımakta (ama bile bile inkâra sapılmaktadır) . Kendilerini hüsrana uğratanlar; işte onlar inanmayanlardır.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Kendilerine kitap verdiklerimiz, Peygamberi, oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar, fakat kendilerine zarar verenlerdir inanmayanlar.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Kendilerine kitap verdiğimiz Yahudi ve Hıristiyanlar, O hak peygamberi kendi oğullarını nasıl tanıyorlarsa, öylece tanırlar; ama onlar arasında, kendilerine yazık edenler var ya işte onlardır inanmayanlar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Kendilerine kutsal kitaplar verdiğimiz kimseler, peygamberi, Muhammed'i, öz oğullarını bildikleri gibi, kitaplarında zikredilen özellikleri sebebiyle bilirler, tanırlar. Kendilerini, birbirlerini hüsrana uğratanlar, işte onlar iman etmeyecekler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onu (Peygamberi) kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanımaktadırlar. Kendilerini zarara sokanlar işte onlar iman etmezler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Bizim kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu, çocuklarını tanır gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlar; işte onlar inanmayanlardır.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin bilginleri, o Peygamberi (Hazreti Muhammed Aleyhisselâmı), oğullarını tanıdıkları gibi bilir ve tanırlar. Küfre varmakla nefislerine ziyan edenler, işte onlar iman etmezler...
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Kendilerine kitap verdiklerimiz, çocuklarını tanıdıkları gibi o Peygamber’in (evsafını) bilirler. Fakat kendilerini zarara sokanlar, işte onlar inanmazlar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Kendilerine kitap verilmiş olanlar, oğullarını bildiklerince, onu da bilmekteler, kendi özlerine ziyan edenler, inanmayan kimselerdir
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Kendilerine kitap verdiğimiz (Yahudi ve Hristiyanlar), o (Muhammed'i öz çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar/bilirler. (Aklını kullanmayarak) kendilerini hüsrana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi) çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; fakat kendilerine yazık ettiler, çünkü onlar inanmazlar.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Resûlullah'ı) kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyan edenler var ya, işte onlar inanmazlar.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Kendilerine kitap verdiklerimiz, çocuklarını tanır gibi bunu tanır. Kişiliklerini yitirenler inanmıyanlardır
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, Peygamber'i, kendi oğullarını bildikleri gibi, bilirler. Kendilerine yazık edenler var ya! İşte onlar iman etmezler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Kendilerine kitâb verdiğimiz ümmetlerin uleması o Peygamberi kendi oğullarını bilir gibi bilirler, kendilerine yazık edenlerdir ki ancak iyman getirmezler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler onu (o hak peygamberi) öz oğullarını nasıl tanıyorlarsa öyle tanırlar. Nefislerini hüsrana uğratanlar (yok mu?) işte onlardır ki (peygambere) inanmazlar.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu (kitablarında alâmetlerini gördükleri o âhir zaman peygamberini) kendi oğullarını tanımakta oldukları gibi tanırlar.(1) Kendilerini hüsrâna uğratan o kimseler yok mu, işte onlar îmân etmezler.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Kendilerine kitap verdiklerimiz, kendilerine gelen elçiyi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. O kimseler kendilerine yazık etmiş olanlardır. Sonra onlar kesinlikle iman etmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Kitaba nâil ettiğimiz kimseler peygamberi, oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Şirk ile kendilerini ziyana sokanlar ise iman getirmezler.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Kendilerine kitab verdiklerimiz, onu (peygamberi) çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlar (var ya), işte onlar iman etmezler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Kendilerine daha önce Kitap verdiklerimiz, yani Yahudi ve Hıristiyan bilginleri, Muhammed’in gerçek bir Peygamber olduğunu pekâlâ bilir, hattâ onu kendi öz evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar. Fakat bile bile kötülüğü tercih ederek kendilerine yazık edenler, çıkarlarına ters gördükleri için Kur’an’a inanmazlar. O hâlde:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Kendi oğullarını tanıdıkları gibi onu Kitap verdiğimiz kimseler tanıyor. Nefislerini hüsrana / zarara uğratanlar artık iman etmezler.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Kendilerine kitap verdiklerimiz,1 o (Peygamberi) kendi oğullarını bildikleri gibi bilirler.2 Ama buna ancak kendilerine yazık edenler, inanmazlar.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Daha önce vahiy verdiklerimiz, bunu, 14 kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; ama [onlar arasından] kendilerine yazık edenler (var ya), işte onlardır inanmayı reddedenler.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Vaktiyle kendilerini, vahye muhatap kıldığımız kimseler bunu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlar, işte onlar bu hakikate Kuran’a inanmayanlardır. 2/146, 23/69, 2/64, 39/15
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Daha önce vahye muhatap kıldıklarımıza gelince: onlar onu[1026] kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerine zarar veren kimseler var ya: işte onlardır inanmaya yanaşmayanlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Kendilerine kitap vermiş olduğumuz kimseler, O'nu kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanır bilirler. O kimseler ki nefislerini hüsrâna uğratmışlardır, işte onlar imân etmezler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin bilginleri o Peygamberi, kendi öz evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar. Ama kendilerine acımayıp kendi kendilerini en büyük hüsrana uğratanlardır ki iman etmezler. [3, 81; 26, 196; 61, 6]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, oğullarını tanıdıkları gibi onu tanırlar (onun Allah tarafından vahyedildiğini bilirler), ama kendilerini ziyana sokanlar inanmazlar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Kitap verdiğimiz kimseler onu, kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerine yazık edenler, ona inanıp güvenecek değillerdir.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler Resûlü, oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana atanlar, işte onlar iman etmezler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu, oğullarını tanır gibi tanıyorlar. Kendilerini hüsrana sokanlar ise iman etmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
O kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, onu, öz oğullarını tanıdıkları gibi tanıyıp bilirler. Ama öz benliklerini hüsrana uğratan bunlar, iman etmezler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
anlar kim virdük anlara kitāb’ı [64b] ya'nį tevrįt’i daħı incįl’i bilürler anı ya'nį peyġamber nite kim bilürler oġlanlarını. anlar kim ziyān eylediler gendüzilerine anlar įmān getürmezler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ol kişiler ki virdük anlara kitābı Yehūdilerden, Muḥammed ḥaḳ peyġam‐ber olduġını bilürler, oġlanlarını bildükleri gibi. Ol kişiler ki ziyān eyledilernefslerini, anlar īmān getürmezler.