Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 837, sondan 5400. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 48. ayetidir. En'am Suresi 48. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 4059 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وما نرسل المرسلين الا مبشرين ومنذرين فمن امن واصلح فلا خوف عليهم ولا هم يحزنون
Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.
Peygamberler yalnız “müjdeciler ve uyarıcılar olarak” gönderilmiş olup onlara samimiyetle kulak vererek “iman eden ve (böylece) halini düzelten” yani gerek kendilerini gerekse başkalarını ıslah edenler için artık korku kalmayacaktır. “Onlar üzüntü de çekmeyecekler”; çünkü gerçek anlamda güven de sevinç ve mutluluk da Allah yolundadır. Âhirette böyle olacağı gibi, bazı maddî ve geçici sıkıntılara rağmen dünyada da müminler inanmanın, ibadet ve faziletin verdiği sükûn ve güvenle huzur bulurlar. Bu sebeple Allah’ın azabı ancak “zalim toplum”u kapsayacaktır. Dünyadaki herhangi bir musibet müminleri de etkilese bile, onların âhiretteki hayatları imanlarının ve iyi amellerinin kazandıracağı mutluluk ve nimetlerle bezenecektir.
Mehmet Okuyan
Biz, elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder, kendilerini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzülmeyecek de.
Biz elçileri müjde vericiler ve uyarıp-inzar ediciler olmaktan başka (bir nedenle) göndermiyoruz. Şu halde kim iman ederse ve (davranışlarını) düzeltip (hidayet ve istikamet yoluna girerse), artık onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.
Biz, peygamberleri ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik. Şu halde inananlara ve kendilerini düzgün bir hale getirenlere ne korku vardır, ne de mahzun olur onlar.
Biz elçilerimizi, yalnızca müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Bu nedenle iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar ne korkacak, ne de üzüleceklerdir.
Biz Rasulleri, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere ancak rahmetimizin, merhametimizin, ihsanımızın, sevgimizin müjdecileri, ve sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılar olarak görevlendirip gönderiyoruz. Artık kim geçmişinin kirinden arınarak iman edip, iyi ve ıslah olur, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek, geliştirerek yaşarsa onlara, her iki dünyada da korku yok. Geride bıraktıkları yakınları ve yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklar.
Biz peygamberleri ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. Kimler iman eder de durumlarını düzeltirlerse onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Biz elçileri müjde vericiler ve uyarıp-korkutucular olmaktan başka (bir nedenle) göndermiyoruz. Şu halde kim iman ederse ve (davranışlarını) düzeltirse, artık onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.
Biz, peygamberleri, ancak müminleri cennetle müjdeleyici ve kâfirleri cehennemle korkutucu olarak gönderdik. o halde, kim iman edip hâlini düzeltirse, onlara korku yoktur ve onlar, mahzun olacak da değillerdir.
Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderiyoruz. Artık kim iman edip salih işler yaparsa, ona ne (gelecek) korkusu ne de (geçmişin) üzüntüsü vardır.
Biz peygamberleri ancak, müjdeleyici, kocundurucu olmak üzere yollarız, kim inan getirir de, yararlı iş görürse, onlara ne korku var, ne de kaygılanırlar
Biz, resullerimizi yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. O halde kim(ler) iman edip doğru ve yararlı işler yaparsa, (hesap gününde) ne korkuya kapılacaklar ne de üzülecekler (çünkü onlara vaat edilen cennet vardır).
Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzüntü de çekmeyecekler.
Biz peygamberleri, ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz. Artık kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.
Biz o gönderilen Peygamberleri ancak rahmetimizin müjdecileri, ve azâbımızın habercileri olmak üzere göndeririz, onun için kim iyman edib salâh yolunu tutarsa onlara korku yoktur ve mahzun olacaklar onlar değildir
Biz peygamberleri rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmakdan başka (hal ve sıfatlarla) göndermeyiz. O halde kim îman eder ve (kendini) düzeltirse onların üzerine hiç bir korku yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.
Hâlbuki (biz,) peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve (aynı zamanda) korkutucular olarak göndeririz. O hâlde kim îmân edip (hâlini) ıslâh ederse, artık onlara bir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.
Biz elçileri ancak ve ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim elçiye ve getirdiklerine iman eder, kendini (gelen vahye göre) düzeltirse, artık onlar için hiçbir korku yok ve onlar hiçbir zaman üzülmeyecekler.
Bize gönderilen peygamberleri ancak müjdeleyici, Allah azabıyle korkutucu olarak gönderdik. Herkim iman getirip ıslah-ı hal eylese onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.
Peygamberleri ancak müjdeci ve korkutup uyarıcı olarak gönderiyoruz. Kim iman eder ve nefsini ıslah ederse artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Çünkü Biz Peygamberleri, ancak cennet nîmetleriyle müjdelesinler ve cehennem azâbıyla uyarsınlar diye göndeririz. Yoksa onların, kendiliklerinden mûcize gösterme güç ve yetkileri yoktur. O hâlde, kim Allah’a ve âhiret gününe iman eder de günahlardan vazgeçip durumunu düzeltirse, işte onlar Hesap Gününde ne korkuya kapılacak, ne de üzülecekler!
Gönderilen (Rasûl)ler’i ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz.
Kim iman ettiyse, düzeldiyse, artık onlara korku yoktur; onlar üzülür de değildir.
Biz Peygamberleri sadece müjdeleyiciler ve korkutucular olarak göndeririz. Artık kim îman edip kendisini düzeltirse işte onlar için bir korku yoktur ve onlar, mahzun da olmayacaklardır.
Biz, elçileri[mizi] yalnızca müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz: bu nedenle, iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar ne korkacak ne de üzüleceklerdir;
Zira biz, elçileri yalnızca müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Artık kim iman edip, durumunu düzeltirse onlara korku yoktur ve bunlar üzülmeyeceklerdir. 18/56, 33/45, 35/24, 2/62, 7/35, 43/67-68
Biz elçilerimizi, yalnızca müjdeci ve uyarıcı olsunlar diye göndeririz. Bundan sonra da kim iman eder ve kendini düzeltirse, işte onların gelecekten endişe, geçmişten hüzün duymalarına gerek yoktur.[1048]
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 48. Ayet Açıklaması
[1048] Tesbit, saygı, davet ve ihtarın hepsi bir arada: İnsanın inanç özgürlüğünü tesbit, onun özgür iradesiyle yaptığı seçime saygı, bunun karşılığında tercihinin sorumluluğunu üstlenmeye davet, yanlış tercihinin kendisi için fena olacağını ihtar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Biz peygamberleri göndermeyiz, ancak mübeşşirler ve münzirler olmak üzere göndeririz. İmdi her kim imân eder ve (halini) ıslahta bulunursa artık onlar için bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.
Biz peygamberleri sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderiyoruz. O halde kim iman eder, kendisini ve işlerini düzeltirse onlara asla korku yoktur. Onlar hiçbir üzüntüye de mâruz kalmayacaklardır.
Biz elçileri yalnız birer müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir. Onlara inanıp güvenen ve kendini düzeltenler artık ne bir korku duyar ne de üzülürler.
Biz, elçileri yalnız müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman edip, halini düzeltirse, o kimselere bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Biz peygamberleri ancak müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Kim iman eder ve durumunu düzeltirse, artık ne bir korku vardır onlara, ne de mahzun olurlar.
Biz o gönderilen elçileri, müjdeciler ve uyarıcılar olmaktan öte bir şey için göndermiyoruz. İman edip hayrı ve barışı yerleştirenlere korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar.
daħı viribimezüz yalavacları illā muştılayıcılar daħı ķorķıdıcılar pes her kim įmān getürdi daħı eyü işledi yoķdur ķorķu anlaruñ üzere ne daħı anlar ķayġuralar.