Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 845, sondan 5392. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 56. ayetidir. En'am Suresi 56. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 75 ve toplam ebced değeri ise 5824 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل اني نهيت ان اعبد الذين تدعون من دون الله قل لا اتبـع اهواءكم قد ضللت اذا وما انا من المهتدين
De ki: “Sizin, Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.”
Hz. Peygamber’e, inançsızlar istiyor diye onların taptıklarına tapmaktan, böylece tebliğinin birinci esası olan tevhid ilkesini ihlâl etmekten menedildiğini açıklaması emrolunmaktadır. Bu, onun şahsında bütün müslümanlara yöneltilen ve imanlarından tâviz vermelerini yasaklayan bir tâlimattır. 56-57. âyetler, Hz. Peygamber’in, tebliğ ettiği din ve ondaki esasların doğruluğu hakkında en küçük bir tereddüdü bulunmadığının güzel bir örneğidir. Zira, burada açıkça ifade edildiği gibi, Hz. Muhammed, Allah’tan gelmiş bulunan bir “delil”e, yani kesin bilgiye (veya başka bir yoruma göre Kur’an’a) dayanmakta, imanının gücünü, gerek kendisi gerekse sağlıklı düşünen her insan için apaçık olan bu gerçeklerden almaktadır. Hak peygamberi yalancılardan, sahte önderlerden ayıran en belirgin özelliklerden biri de onun, savunduğu inanç ve fikirlerin doğruluğuna, önerdiği hayat tarzının güzelliğine öncelikle kendisinin kuşkusuz olarak inanması ve yaşamasıdır. Bu açıdan hiçbir gerçek peygamber, kendisini yükümlülük ve sorumlulukların dışında, kural ve kanunların üstünde görmemiştir. Bu âyette, Hz. Muhammed’in de –farzımuhal– tevhidden sapması halinde “dalâlete düşmüş ve hidayete erenlerden ayrılmış” olacağı açıkça ifade edilmiştir.
Mehmet Okuyan
De ki: “Allah’ın peşi sıra yalvardıklarınıza tapmam bana yasaklandı.” De ki: “Ben sizin arzularınıza uymam; aksi hâlde saparım ve doğru yola ulaştırılanlardan olmam.”
Bu ayet Mü’min 40:66 ve kâfirûn 109:1-6. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Allah'ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi.” De ki: “Ben sizin arzularınıza uymam; aksi halde sapıtırım da, hidayete erenlerden olmam.”
De ki: “Ben, Allah'ın yanı sıra yalvardıklarınıza kulluk etmekten men olundum.” De ki: “Hevanıza¹ tabi olmam, yoksa kesinlikle sapmış olurum da o zaman hidayete erenlerden olmamış olurum.”
1- Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan olanakları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere uymak.
Ahmet Akgül
De ki: (Ey Müşrikler!) "Ben, sizin Allah'tan başka tapmakta olduklarınıza dua edip yalvarmaktan nehy olundum." De ki: "Ben sizin (nefsi) hevâ ve arzularınıza uymam; yoksa bu durumda ben şaşırıp sapmış ve doğru yoldan ayrılmışlardan olurum" (hâlâ anlamıyor musunuz?)
De ki: Ben, Allah'ı bırakıp da taptıklarınıza tapmaktan nehyedildim. De ki: Sizin dileğinize uymam ben. Uyarsam şüphe yok ki doğru yoldan sapmış olurum ve doğru yolu bulanlardan olmam.
De ki: Allah'ı bırakıp da, taptığınız şeylere tapmam bana yasak edildi. De ki: Ben sizin arzu ve isteklerinize uymam. Yoksa, sapıklığa düşer ve doğru yolu bulanlardan olmazdım.
“Allah'ın dışında, kulları durumundaki yalvardıklarınıza kulluk ve ibadet etmem, ilahi ilmin hikmetin gereği bana yasaklandı" de.
“Ben sizin çarpık isteklerinize, şahsî arzu ve ihtiraslarınıza uymayacağım. Aksi takdirde, hak yoldan uzaklaşarak, dalâleti, bozuk düzeni tercih etmiş olurum. O takdirde vahyile gösterilen hak yolda, İslâm'da sebat edenlerden de olamam." de.
De ki: "Ben, sizin Allah'tan başka yalvardıklarınıza tapmaktan nehyolundum." De ki: "Ben sizin heveslerinize uyamam. O durumda sapıtmış olurum ve doğru yolda gidenlerden olamam."
De ki: 'Ben, sizin Allah'tan başka tapmakta olduklarınıza tapmaktan nehyedildim.' De ki: 'Ben sizin heva (istek ve tutku)larınıza uymam; yoksa bu durumda şaşırıp sapmış ve doğru yolu bulmamışlardan olurum.'
De ki: “- Allah'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz putlara ibadet etmekten ben men edildim.” De ki: “- Ben sizin arzularınıza uymam. O takdirde gerçekten şaşırmışım demektir; ve doğru yola erenlerden olmamış bulunurum.”
De ki: “Allah’tan ayrı çağırdığınız putlara ibadet etmek, bana yasak edildi.” De ki: “Ben sizin isteklerinize uymam. O zaman sapıtırım, doğru yolu bulmuşlardan olamam.”
De ki: «Allahtan özge taptığınız bir şeye, tapmaktan alıkondum ben», de ki: «Sizin havanıza uymam ben, yoksa sapkın olurum, doğru yolu bulanlardan olamam !»
(İnkârcılara) de ki: “Sizin, Allah'tan başka taptığınız şeylere kulluk etmem bana kesinlikle yasaklandı. (Yine) de ki: “Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.”
De ki: "Allah'tan başka, yalvardıklarınıza kulluk etmekten menolundum." "Sizin heveslerinize uymayacağım, yoksa sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum" de.
De ki: Allah'ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi. De ki: Ben sizin arzularınıza uymam, aksi halde sapıtırım da hidayete erenlerden olmam.
De ki: "Şüphesiz ki bana, Allah'tan başka yalvardıklarınıza ibadet etmem yasaklandı". De ki: "Sizin çarpık isteklerinize uymayacağım, (eğer uyarsam) o zaman sapıtmış olur, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum".
De ki ben sizin Allahdan başka taptıklarınıza ibadet etmekten nehyedildim, de, Ki: ben sizin hevâlarınıza tâbi' olmam, o takdirde şaşırmışım ve ben hidayete irenlerden değilmişim demek olur
De ki: «Allâhı bırakıb da tapdığınız şeylere tapmam bana yasak edildi». De ki: «Ben sizin hevâ (ve heves) lerinize asla uymam. Bu takdirde muhakkak sapmış ve ben doğru yola erenlerden olmamış bulunurum».
De ki: “Şübhesiz ben, Allah'dan başka tapmakta olduklarınıza ibâdet etmekten yasaklandım!” De ki: “(Nefsî) arzularınıza uymam! (Size uysam,) o takdirde, gerçekten dalâlete düşmüş ve ben hidâyete erenlerden olmamış olurum.”
Deki “Allah’dan başka yardıma çağırdıklarınıza (dua ettiklerinize) kulluk etmem, kesinlikle bana yasaklandı.” Deki “Sizin arzularınıza uymayacağım, eğer size uyarsam sapkınlardan ve doğru yoldan uzaklaşanlardan olurum.”
Onlara de ki «Allah/ı bırakarak taptıklarınıza tapmadan nehiy olundum» de ki «sizin hevesatınıza uymam, uyduğum halde sapmış olurum, yolu da bulamamış olurum.»
De ki: “Allah'tan başka yalvardıklarınıza ibadet etmekten men olundum.” De ki: “Sizin heveslerinize uymayacağım. (Aksi takdirde) O zaman ben sapmış olurum ve bu durumda ben hidayete ermişlerden olmam.
İşte bu netliği sağlamak üzere, hakîkati inkâr edenlere de ki: “Bakın, sizin Allah’tan başka yalvardığınız o sahte ilâhlara kulluk etmem, bana Allah tarafından kesinlikle yasaklanmıştır.”De ki: “Ben, sizin bâtıl arzu ve heveslerinize uyacak değilim; aksi takdirde doğru yolu bırakıp, sapıklığa düşmüş olurum.”
De ki: -“Ben, Allah’tan başka yalvardıklarınıza kulluk etmekten nehy edildim / yasaklandım”.
De ki:
-“Sizin hevâlarınıza uymam! O zaman kesinlikle şaşırmışımdır; ben Hidayete Ermişler’den değilim demektir”.
(Ey Muhammed!): “Ben sizin Allah’tan başka taptıklarınıza kulluk etmekten kesinlikle men edildim.” de. Bir de onlara: “Ben sizin arzularınıza asla uymayacağım. (Eğer uyarsam) işte esas o zaman, sapıtmış ve doğru yolu bulamayanlardan olmuş olurum.” de.
[HAKİKATİ inkar edenlere] de ki: “Allah'ı bırakıp yalvardığınız [varlıklar]a tapmaktan men olundum”. De ki: “Ben sizin mesnedsiz görüşlerinize uymam, yoksa sapkınlığa düşerdim ve doğru yolu bulanlar arasında olmazdım”.
De ki: “Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardıklarınıza kulluk etmem bana yasaklandı” ve yine de ki; “Sizin uyduruk arzu ve heveslerinize de uyamam, bu takdirde sapıtmış olurum da doğruyu bulanlardan da olamam.” 6/71-72, 7/37, 28/50, 40/20
DE Kİ: “Ben, Allah’ı bırakıp yalvardığınız şeylere kulluk etmekten men olundum.”[1057] De ki: “Sizin keyfinize uymam! (Eğer uysaydım), asıl[1058] o zaman sapıtmış olurdum ve doğru yolda yürüyenlerden olmazdım!”
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 56. Ayet Açıklaması
[1057] Zımnen: Dua kulluk, kulluk duadır (Krş: 40:60, not 43).
[1058] Sadece fiillerin başında gelen kad edatı, mazi fiilin başında bu ve buna benzer bir bağlamda geldiğinde bir beklentiye cevap olmanın yanında, haksız bir ithamı inkâr ve itham sahibine iade vurgularını da taşır. Burada ve özellikle izen ile birlikte kullanıldığı yerlerde “asıl” anlamını vermek isabetli görünüyor. Kur’an söyleminin genelinde gördüğümüz üslûptaki olağanüstü nezaketin bir sonucu olarak, “sapıtma” ithamının söyleyenin şahsı yerine, onun çağırdığı sapıklığa iade edildiğini görüyoruz.
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Ben Allah Teâlâ'dan başka taptığınız şeylere ibadetten nehyedilmiş bulunmaktayım.» De ki: «Sizin hevâlarınıza asla uymam. O takdirde ben muhakkak dalâlete düşmüş ve ben hidâyete erenlerden olmamış olurum.»
De ki: "Ben, Allah'tan başka yalvardıklarınıza tapmaktan men'olundum." De ki: "Ben sizin keyiflerinize uymam, çünkü o takdirde sapıtmış ve yola gelenlerden olmamış olurum."
De ki “Allah ile aranıza koyup yardım istediklerinize kul olmam, bana yasaklanmıştır. Ben, sizin arzularınıza da uymam. Öyle yapsam sapıtmış olurum ve doğru yolda olamam.”
De ki: Sizin Allah'tan başka yalvardıklarınıza kulluk etmek bana yasaklandı. De ki: Ben sizin heveslerinize uymam; aksi takdirde sapıtmış olurum, doğru yolu bulanlar arasında olmam.
De ki: "Ben, Allah'ı bırakıp da yakardıklarınıza kulluk etmekten yasaklandım!" De ki: "Sizin keyiflerinize uymam! Çünkü bunu yaparsam sapıtmış olurum, doğruyu ve güzeli bulanlardan olmam."
Eyit yā Muḥammed: Ben nehy oldum ‘ibādet eylemekden anlara kim sizṭaparsız Tañrıdan artuḳ. Eyit yā Muḥammed: Ben uymazın sizüñ hevāñu‐za, taḥḳīḳ ben azar‐men ol vaḳtda, daḫı olmazın doġrı yol dutıcılardan.