Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4193, sondan 2044. ayet; 40. sure ve Mü'min Suresinin 60. ayetidir. Mü'min Suresi 60. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 62 ve toplam ebced değeri ise 5016 olarak hesaplanmıştır. Mü'min Suresinin toplam ebced değeri 360656 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
وقال ربكم ادعوني استجب لكم ان الذين يستكبرون عن عبادتي سيدخلون جهنم داخرين
Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin, duânıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir.”
Yukarıda inkârcıların, yeniden dirilme ve âhiret hayatı konusundaki kuşkuları reddedilmiş; bilginin cahillikle, iyi iş yapanların kötülük yapanlarla bir tutulamayacağı belirtilmiş; ardından “Kıyamet saati mutlaka gelecektir” buyurularak hem putperestlerin bu husustaki inkârları reddedilmiş hem de orada kurtuluşun Allah’ın âyetlerine, özellikle âhiretle ilgili açıklamalara içtenlikle inanan ve iyi işler yapanların hakkı olduğuna işaret edilmişti. Burada ise inkârcılara kurtarıcı bir çağrıda bulunulmaktadır.
Taberî, “Bana dua edin” buyruğunu, “Bana kulluk edin; ibadeti benden başkasına, putlara ve başka şeylere değil, sırf bana yapın ki duanızı kabul edeyim; size rahmetimle muamele edeyim ve sizi bağışlayayım” şeklinde açıklamıştır. Bu yorumdan anlaşıldığına göre âyetteki dua kavramı ibadeti de kapsamaktadır. Âyetin devamındaki ibadetle ilgili cümle de bu yorumu desteklemektedir. Hz. Peygamber’in “Dua ibadetin kendisidir” buyurduğu, ardından da bu âyeti okuduğu bildirilmiştir (Tirmîzî, “Tefsîr”, 40). Hatta ünlü âlim Süfyân-ı Sevrî, günahlardan uzak durmanın bile dua olduğunu belirtmiştir (İbn Atıyye, IV, 566). İşte âyette, başta Kur’an’ın ilk muhatapları olmak üzere inkârcılar, bu geniş anlamda Allah’a dua etmeye ve O’ndan karşılık almaya çağırılmakta; ardından bu çağrıya uymak yerine, hâlâ kör bir inatla büyüklük taslayıp Allah’a kulluk etmeyi ve Resûlullah’ın getirdiği dinin kurallarına teslim olmayı kendilerine yediremeyenlerin varacakları son yerin, zelil ve hakir vaziyette girecekleri cehennem olduğu haber verilmektedir.
Mehmet Okuyan
Rabbiniz şöyle demiştir: “Bana dua edin, cevap vereyim. Şüphesiz ki bana ibadeti bırakıp kibirlenenler, ileride aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.”
Hz. Muhammed’in “Dua imanınızdır” (Buhârî, İmân, 2), “Dua ibadetin iliğidir” (Tirmizî, De’avât, 1), ”Allah katında duadan daha üstün bir davranış yoktur” (Tirmizî, De’avât, 1), “Dua ibadettir” (İbn Mâce, Du‘â’, 1; Tirmizî, De’avât, 1) hadislerinden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz: Dua “davet etmek, çağırmak, yalvarmak” gibi anlamlarıyla kulun Allah ile olan bağının en güzel ifadesidir. Çağrısını Yüce Allah’a yönlendiren kişi, O’nun yüceliğini ve yardıma karşılık vericiliğini idrak eden bilinçtedir.,Benzer mesaj: Bakara 2:186. Yüce Allah her duaya cevap verecektir; ancak bu onları kulların istediği gibi kabul etmesi değildir. Çünkü insanlar bazen hayır sanarak şerri de isteyebilirler. Bkz. İsrâ 17:11.
Bayraktar Bayraklı
Rabbiniz, “Bana dua ediniz, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi gururlarına yediremeyenler, alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir” buyurmuştur.
Rabbiniz buyurdu ki: "Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir) ler; boyun bükmüş (hor ve hakir) kimseler olarak cehenneme gireceklerdir."
Ve Rabbiniz dedi ki: Çağırın beni, icabet edeyim size; şüphe yok ki bana kulluk etmekten, ululuk satarak çekinenler, aşağılık bir halde cehenneme gireceklerdir.
Kulluk etmekten maksat, âyetin açıkça delâletine göre duadır.
Abdullah Parlıyan
Ama Rabbiniz buyuruyor ki: “Bana dua edin, duanızı kabul edeyim. Şüphesiz ki, bana kulluk etmekten ululuk taslayarak çekinenler, aşağılık bir halde cehenneme gireceklerdir.”
Rabbiniz:
“Bana dua edin, duanızı yerine getirerek size karşılık vereyim” buyurdu. Bana kulluk ve ibadeti, bana duayı, benim şeriatıma bağlılığı, gurur-kibir meselesi yaparak büyüklük taslayanlar, serkeşlik edenler, zorba, diktatör, güç ve iktidar sahipleri horlanarak zillet içinde Cehennem'e girecekler.
Rabbiniz buyurdu ki: “- Bana dua edin, size karşılığını vereyim. Bana ibadet etmekten büyüklenib yüz çevirenler, muhakkak ki küçülmüş kimseler olarak cehenneme gireceklerdir.”
Ve Rabbiniz dedi ki: “Beni çağırın (Bana dua edin!) Ben size cevap vereyim. Çünkü Bana ibadet etmeye karşı büyüklük taslayanlar, zelil olarak Cehenneme gireceklerdir.
Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin, duanıza cevap vereyim! Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.”
Cemal Külünkoğlu Mü'min Suresi 60. Ayet Açıklaması
Bkz. 2:153“Bana dua edin, duanıza cevap vereyim” ifadesi, “yapmanız gerekeni yaptıktan sonra istediklerinizin mantîkî ve ilahi emirlere paralel bir temeli varsa duanızı kabul edeyim” demektir. Dua, insanın yaratıcısına karşı iman, güven ve tevhit telakkisinin bir gereğidir. Bir pazarlık ya da işi tamamen Allah’a havale etmek değildir. Çalışmadan, çabalamadan, gerekli önlemi almadan, elinden gelen tüm gayreti göstermeden Allah’a dua etmek saygısızlık olur. Bu arada ifade etmek gerekir ki; Allah’a inanmak ve Ona dua etmek kulluk için yetmez. Sınırlı ve aciz olarak yaratılan insan, sınırsız ve sonsuz kudret sahibi olan Allah’la birlikteliği hayatın gerçeği haline getirmeli. “Nerede olursam olayım O benimle beraberdir” bilinciyle davranışlarında ölçülü olmalı. Fıtratına üflenen ruhla, yaratılışta kendine lütfedilen hasletlerle yaşarken Kur’an’ın desteğini de alarak cennetin varisi olma yolunda gayret göstermelidir.
Diyanet İşleri (Eski)
Rabbiniz: "Bana dua edin ki duanıza icabet edeyim. Bana kulluk etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir" buyurmuştur.
Maddi konfor dahil herhangi bir şey için Tanrı'ya yalvarmak bir ibadettir. Bundan dolayı her türlü ihtiyacımız için Tanrı'ya yalvarmamız emredilmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki Rabbiniz: "Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir." buyurdu.
Rabbiniz (şöyle) buyurdu: «Bana düâ edin. Size icabet (ve duanızı kabul) edeyim. Çünkü bana ibâdetden büyüklük taslay (ıb uzaklaş) anlar hor ve hakıyr cehenneme gireceklerdir».
(1)“Eğer desen: ‘Birçok def‘a duâ ediyoruz, kabûl olmuyor. Hâlbuki, âyet umûmîdir. Her duâya cevab var, ifâde ediyor?’ El-cevâb: Cevab vermek ayrıdır; kabûl etmek ayrıdır. Her duâ için cevab vermek var; fakat kabûl etmek, hem ayn-ı matlûbu (istediğinin aynısını) vermek Cenâb-ı Hakk’ın hikmetine tâbi‘dir. Meselâ, hasta bir çocuk çağırır: ‘Yâ hekim, bana bak!’ Hekim: ‘Lebbeyk! (buyur)’ der. ‘Ne istersin?’ cevab ver. Çocuk: ‘Şu ilâcı ver bana!’ der. Hekim ise; ya aynen istediğini verir, yâhut onun maslahatına (menfaatine) binâen ondan daha iyisini verir, yâhut hastalığına zarar olduğunu bilir, hiç vermez. İşte Cenâb-ı Hakk, Hakîm-i Mutlak (sonsuz hikmet sâhibi); hâzır, nâzır (görücü) olduğu için, abdin (kulun) duâsına cevab verir. Vahşet (yalnızlık) ve kimsesizlik dehşetini, huzûruyla (hâzır olmasıyla) ve cevâbıyla ünsiyete (yakınlığa) çevirir. Fakat insanın hevâperestâne (nefsinin arzularına taparcasına) ve heveskârâne tahakkümüyle (zorlamasıyla) değil, belki hikmet-i Rabbâniyenin (Allah’ın hikmetinin) iktizâsıyla (gereğiyle) ya matlûbunu veya daha evlâsını (daha iyisini) verir veya hiç vermez. Hem, duâ bir ubûdiyettir (kulluktur). Ubûdiyet ise semerâtı (meyveleri)uhreviyedir (âhirete âiddir). Dünyevî (dünyaya âid) maksadlar ise, o nevi‘ duâ ve ibâdetin vakitleridir. O maksadlar, gāyeleri değil.” (Sözler, 23. Söz, 106-107)
İlyas Yorulmaz
Rabbiniz “Bana dua edin, bende sizin duanıza cevap vereyim” diyor. Rablerine kulluk etmeye kibirlenenler, hiç şüphe yok ki, cehenneme alçaltılarak girecekler.
Rabbiniz buyuruyor ki bana dua edin de duanızı kabul edeyim l, ibadetimi kibirlerine yediremeyenler yok mu, onlar zelîl oldukları halde Cehenneme gireceklerdir.
İşte bu yüzden, Rabb’iniz diyor ki: Ey insanlar! Bir şey isteyeceğiniz zaman Bana, yalnızca Bana duâ edin; Ben de duânızı kabul edeyim! Yeter ki siz, haddinizi bilip emirlerime boyun eğin! Bana kul olmayı gururlarına yediremeyen kendini beğenmiş zâlimlere gelince; onlar, alçaltılmış ve onurları kırılmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir! Oysa içinde yaşadıkları evreni dikkatli bir gözle incelemiş olsalardı, asla gurura kapılmaya hakları olmadığını görecek, Rablerinin sonsuz kudret ve merhameti karşısında ister istemez secdeye kapanacaklardı:
Bir de rabbiniz dedi ki:
-“Bana dua edin; size icabet edeyim / karşılık vereyim!
Bana kulluk etmekten büyüklenmiş olanlar, itile-kakıla Cehennem’e girecektir”.
(Ey İnsanlar!) Rabbiniz: “Bana ibâdet ve kulluk edin ki size sevap vereyim.1 Bana ibâdet etmeye tenezzül etmeyenler, aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir.” buyuruyor.
1 Yukarıda “dua” kelimesi, “ibâdet ve kulluk” anlamında tercüme edilmiştir. Ancak, “dua” kelimesi “günâhları terk etmek” ve “istemek” anlamına da gelir. Duâya, “istemek” anlamı verilirse tercüme; “Bana yalvarın, Ben de size karşılık vereyim.” şeklinde olur. Ancak âyetin devamı duâ kelimesinin “ibâdet ve kulluk” ile “günâhları terk etmek” anlamında tercüme edilmesinin daha doğru olacağını işaret etmektedir. Ayrıca Numan b. Beşir (r.a): Peygamberimiz, “dua, ibâdetin ta kendisidir” dedi ve bu âyeti okudu şeklinde rivâyet etmiştir. (Kurtubî)
Muhammed Esed
Ama Rabbiniz buyurur ki: “Bana dua edin, duanızı kabul edeyim! 43 Bana kulluk etmeye tenezzül etmeyenler, mutlaka aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir!”
Rabbiniz şöyle dedi: – Bana dua edin ki, sizin duanıza cevap vereyim. Bana ibadet etmeyi gururlarına yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehennemi boylayacaklar. 2/186, 3/195
Ve Rabbiniz şöyle buyurur: “Bana dua edin ki ben de kabul edeyim!”[4211] Bana kulluk yapmayı gururlarına yediremeyenler, rezil rüsva olarak cehenneme girecekler.
Mustafa İslamoğlu Mü'min Suresi 60. Ayet Açıklaması
[4211] Veya: “Bana kulluğunuzla davetiye gönderin ki, ben de rahmet ve ödülümle davetinize icâbet edeyim”. Ya da Elmalılı’nın ifadesiyle: “Benden beni isteyin size icâbet ederim, beni bulursunuz; beni bulansa her şeyi bulmuş olur”. Dua kulun Allah karşısındaki esas duruşudur. Dua etmek ilâhî bir lütuftur, duanın kabulü fazladan bir lütuftur. Dua etmek, bizzat kabul olmuş bir duadır. Allah’tan isteyenin, kendisine isteği verilse de verilmese de onuru ve hatırı artar. Allah’tan başkasından isteyenin isteği verilse de verilmese de onuru azalır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Rabbiniz buyurdu ki: «Bana dua ediniz, sizin için icabet edeyim. Şüphe yok o kimseler ki, Benim ibadetimden kibirlenirler, onlar yakında zeliller oldukları halde cehenneme gireceklerdir.»
Rabbiniz buyurdu ki: “Bana dua edin ki size karşılık vereyim. Zira Bana ibadet, yani dua etmeyi kibirlerine yediremeyenler, zelil ve rezil olarak cehenneme gireceklerdir. ” {KM, Yeremya 33, 3; Matta 7, 7; Markos 11, 24}
Bu âyetten “Duanın ibadetin rûhu” olduğu anlaşılmaktadır. Dua etmek, Allah’a yönelmenin ta kendisidir. Nitekim Hz. Peygamber (a.s.): “Dua, tam tamına ibadettir!” ve yine: “Dua, ibadetin başıdır,” “Dua, ibadetin özüdür” buyurmuştur. “Allah, kendisine dua etmeyen kuluna azab eder” “Dua, başınıza gelmiş ve gelecek olan musîbetlerden sizi korur. Ey Allah’ın kulları! Dua ediniz” buyurmuştur. Çünkü Allah’ın yardımı olmaksızın, bizim tedbirimiz fayda sağlamaz.
Süleyman Ateş
Rabbiniz buyurdu ki: "Bana du'a edin, du'anızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeğe tenezzül etmeyenler, aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir."
Rabbiniz (Sahibiniz) der ki "Bana dua edin, size olumlu karşılık vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremiyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir."
Rabbiniz buyurdu ki: Bana dua edin, size cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler ise, hor ve hakir şekilde Cehenneme gireceklerdir.
Sizüñ Tañrıñuz eyitdi: Baña du‘ā eyleñüz, ben sizüñ du‘āñuz ḳabūl ider‐men. Ol kişiler ki büyüklenürler benüm ‘ibādetümden, gireçeklerdür ce‐henneme ẕelīllig‐ile.