Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 872, sondan 5365. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 83. ayetidir. En'am Suresi 83. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 3856 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وتلك حجتنا اتيناها ابرهيم على قومه نرفع درجات من نشاء ان ربك حكيم عليم
İşte kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Âyet metnindeki “hüccet”ten maksat, Hz. İbrâhim’in gözlemleri ve aklî istidlâlleriyle ulaştığı kesin sonuçlarla ortaya koyduğu delillerdir. Âyetteki “alâ” edatı bu delillerin hasmı susturacak doğruluk ve sağlamlıkta olduğuna işaret eder. Bu delillerin ilâhî bir lutuf olarak gösterilmesinden sonra “Biz dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz” buyurulması, bu tür gözlemler yapmanın sadece İbrâhim’e mahsus olmadığını, başkalarının da buna benzer metotlarla doğru sonuçlara ulaşabileceklerini; ayrıca, eşya ve olaylar üzerinde düşünerek bunlardan aklî ve ilmî bakımdan doğru sonuçlar çıkaran insanların Allah nezdindeki derece ve itibarlarını gösterir. Nitekim âyetin sonunda Allah Teâlâ kendi zatının ululuğunu da ilim ve hikmetteki kemaline işaret ederek ifade buyurmuştur.
Mehmet Okuyan
İşte şu(nlar), kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz delillerimizdir. Dilediğimizi (layık olanı) derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin, doğru hüküm verendir, bilendir.
İşte bunlar, halkına karşı İbrahim'e verdiğimiz huccetlerimizdir.¹ Dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Kuşkusuz Rabb'in, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
İşte bu (yaratılanların ve doğup batanların ilah olamayacağı konusundaki muhakeme ve mukayese yeteneği ve feraseti) İbrahim'e (Allah’ın Nebisi olarak, gerçekleri söylediğini ispatlamak üzere) kavmine karşı verdiğimiz delilimizdir (ispat belgemizdir) . Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz Senin Rabbin, Hüküm ve Hikmet sahibidir, (her şeyi hakkıyla) Bilendir.
İşte, İbrahim'e, kavmine serdetmek için verdiğimiz kesin deliller bunlardı, dilediğimiz kişinin derecesini katkat yüceltiriz biz. Şüphe yok ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi bilir.
İşte bunlar, toplumuna karşı anlatılıp kullanılmak üzere İbrahim'e verdiğimiz gerçekleri ortaya koyan delillerimizdendir. Çünkü dilediğimiz kimseyi derecelerle yükseltiriz. Şüphe yok ki, Rabbiniz herşeyi bilen ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
İşte bunlar, kavmine karşı İbrâhim'e verdiğimiz delillerimizdir. Sünnetimize, düzenimizin yasalarına uygun olarak, irademizin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri dünyada yüksek makamlara getiririz. Senin Rabbin hikmet sahibi ve hükümrandır, ilmi her şeyi kuşatır.
Bu, İbrahim'e, kavmine karşı verdiğimiz delilimizdir. Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz senin Rabbin, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.
İşte bu (yıldızların batışında Allah'ın birliğine yapılan istidlâller), bizim hüccetimizdir ki, onları kavmine karşı İbrahime verdik. Biz dilediğimiz kimseyi derecelerle yükseltiriz. Muhakkak ki Rabbin tam hikmet sahibidir, (her şeyi) kemâliyle bilendir.
İşte bu, kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz kuvvetli delilimizdir. Biz istediğimizi derecelerce yükseltiriz. Hiç şüphesiz Rabbin her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyi bilendir.
İşte bu (şekilde Allah'ı arayıp bulması), kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. (Amellerine göre) dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki, Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir ve her şeyi hakkıyla bilendir.
İbrahim Peygamber’e verilen “delil” den maksat ona ilham edilen tefekkür ve muhakeme gücüdür. İbrahim Peygamber bu özelliği ile kendi zamanında bile Asya kıtasının birçok yöresinde namı duyulan saygın bir peygamberdi. En büyük hedefi putperestliği ortadan kaldırmak ve Allah’a ortak koşmak adına yapılan bütün saçmalıkları bertaraf etmekti. Tam bir tevhid insanı olan ve teslimiyet kendisinde zirveleşen Hz. İbrahim tevhit rehberliğiyle insanlık tarihinin seyrini müspete çeviren büyük devrimlerin yaşanmasına vesile olmuştur. Zîrâ birçok insanı yoldan çıkartıp saptıran putlara tapma işi onun gayretiyle ciddi oranda azalmıştır. Onun için Kur’an’da kendisinden sürekli övgü ile bahsedilir ve imanı insanlara örnek olarak sunulur. Hz. İbrahim tevhid inancının sembol isimlerinin en başında gelen peygamberdir.
Diyanet İşleri (Eski)
Bu, İbrahim'e, milletine karşı verdiğimiz hüccetimizdir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Doğrusu Rabbin Hakim'dir, Bilen'dir.
İşte bu, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. Biz dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki senin Rabbin hikmet sahibidir, hakkıyle bilendir.
Âyette geçen ve “delil” diye tercüme edilen «hüccet» kelimesi, kesin delil manasına gelir. Hz. İbrahim’e verilen hüccetten maksat, ona ilham edilen tefekkür, muhakeme ve mukayese gücüdür. Onun ay, güneş ve yıldızlar karşısındaki tutumu ile müşriklere karşı verdiği mücadelede göstermiş olduğu deliller ve diğer mucizeler bu cümledendir.
Edip Yüksel
Bunlar, halkına karşı kullanması için İbrahim'e verdiğimiz tartışma yöntemidir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Rabbin Bilgedir, Bilendir.
İşte bunlar kavmine karşı İbrâhîme ver (ib öğret) diğimiz hüccetlerdi. Biz kimi dilersek onu derece derece yükseltiriz. Şübhe yok ki Rabbin tam hikmet saahibidir, hakkıyle bilendir.
Ve işte bunlar (bizim) delillerimizdir ki, onları kavmine karşı İbrâhîm'e verdik.(1)(Biz) dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şübhesiz ki Rabbin, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır, Alîm (herşeyi hakkıyla bilen)dir.
(1)Bu âyet-i kerîmedeki**** kelimesinden maksad; Hz. İbrâhîm Aleyhisselâm’ın yıldız, ay ve güneşin batışından Allah’ın birliğine dâir deliller getirmesidir. (Celâleyn Şerhi, c. 2, 389)
İlyas Yorulmaz
Böylece İbrahim’e kavmine karşı güçlü deliller verdik. Biz dilediğimiz kimseye farklı farklı üstünlükler veririz. Senin Rabbin her şeyin hükmünü veren ve her şeyi bilendir.
İşte İbrahim/e, kavmine karşı verdiğimiz hüccetimiz budur. Biz dilediğimiz kimseleri yüksek mertebelere çıkarırız. Çünkü senin Rabbin hâkimdir, hakkıyle âlimdir.
İşte bu anlatma ve öğretme, halkına karşı hakîkati göstermesi için İbrahim’e bahşettiğimiz güçlü ve inandırıcı kesin delillerimizdir. Biz, dilediğimizi böyle yüce derecelere eriştiririz. Doğrusu Rabb’in, sonsuz hikmet ve ilim sahibidir.
İşte bütün bunlar, toplumuna karşı İbrahim’e verdiğimiz delillerimizdir.1 (İşte) Biz kimi dilersek, onu böyle kat kat yükseltiriz. Şüphesiz Rabbin hüküm (ve hikmet) sahibidir, her şeyi bilendir.
1 Yani; 79. âyetten 81. âyete kadar olan âyetlerde belirtilen, Hz. İbrahim’e göklerin ve yerin hükümranlığının gösterilmesi, yıldız, ay ve güneş meselesi ve toplumuna karşı mücadelesidir.
Muhammed Esed
İşte bu, halkına karşı [kullanmak üzere] İbrahim'e verdiğimiz muhakeme tarzımızdı: 68 [çünkü] dilediğimiz kimseyi derecelerle yüceltiriz. 69 Şüphe yok ki Rabbiniz hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
İşte bu, toplumuna karşı kullanması için İbrahim’e verdiğimiz ispat sistemimizdir. Zira biz seçtiğimiz kimseyi yüksek derecelere yüceltiriz. Şüphesiz ki Rabbin her şeyi yerli yerince yapandır ve her şeyi bilendir. 6/132, 40/35, 46/19
İşte bu, toplumuna karşı kullanması için İbrahim’e verdiğimiz isbat yöntemimizdi.[1081] Biz, istediğimiz kimseyi derece derece (hakikate) yüceltiyoruz.[1082] Hiç şüphesiz senin Rabbin her hükmünde tam isabet edendir, her şeyi tarifsiz bilendir.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 83. Ayet Açıklaması
[1081] Bu isbat yöntemi, hem her insana olduğu gibi Hz. İbrahim’e de doğuştan verilen muhakeme yeteneğine hem de bir sevk-i ilâhîye delâlet edebilir. Fakat 74-75. âyetler, bu yöntemi Hz. İbrahim’in ilâhî gözetim altında uyguladığını düşünmemizi gerektirir.
[1082] Burada, Hz. İbrahim’i Allah’ın varlığına ve birliğine ulaştıran muhakeme sırasında Mutlak Hakikate ulaşmada basamak olarak kullandığı araçlara bir atıf yapılmaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve işte o, Bizim hüccetimizdir ki, onu kavmine karşı İbrahim'e vermiştik. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphe yok ki, Rabbin hakîmdir, alîmdir.
İşte bunlar, kavmine karşı İbrâhim'e verdiğimiz delillerdi. Dilediğimiz kimselerin derecelerini kat kat yükseltiriz. Muhakkak ki senin Rabbin tam hüküm ve hikmet sahibidir ve O her şeyi hakkıyla bilir.
Bu, hedefe götüren delilimizdir, onu halkına karşı İbrahim'e verdik. Kurduğumuz düzene göre kimini derece derece yükseltiriz. Senin Rabbin, doğru kararlar verendir ve bilendir.
İşte bu, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delilimizdir. Biz dilediğimizin mertebesini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin her işi hikmetle yapan, herşeyi hakkıyla bilendir.