Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 881, sondan 5356. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 92. ayetidir. En'am Suresi 92. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 102 ve toplam ebced değeri ise 8271 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وهذا كتاب انزلناه مبارك مصدق الذي بين يديه ولتنذر ام القرى ومن حولها والذين يؤمنون بالاخرة يؤمنون به وهم على صلاتهم يحافظون
İşte bu (Kur’an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke’yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır.[185] Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.
“Allah hiçbir insana (peygambere) hiçbir şey indirmedi” diyenlere âyet şu cevabı veriyor: “İşte bu Kur’an, Ümmülkurâ (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz, kendisinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır.” Böylece âyette Kur’an, vahyin ve nübüvvetin gerçek olduğunu belgeleyen canlı ve güncel bir kanıt olarak gösterilmiştir.
Kur’an-ı Kerîm’in mübarek diye nitelendirilmesi, ona inanıp gereğince yaşayanların dünya ve âhiret hayatları için feyiz, bereket, mutluluk ve huzur kaynağı olmasından dolayıdır.
Kur’an’ın kendisinden önceki kitapları tasdik etmesi iki noktada toplanır: Öncelikle bazı eski kitaplarda yer alan Hz. Muhammed’in risâletine ilişkin müjde, Kur’an’ın inzâli ile fiilen gerçekleşmiş; bu suretle Kur’an eski kitaplardaki müjdeyi tasdik etmiş, yani doğruluğunu kanıtlamıştır. İkinci olarak Kur’an başta Allah’ın birliği, nübüvvet ve âhiret gibi itikadî konular olmak üzere birçok esasta ve hükümde eski kitaplarla tam bir uyum içinde olmuştur. Bu da Kur’an’ın onlar hakkındaki bir tasdikidir. Kur’an’ın, geçmiş dinlerdeki bazı amelî hükümleri değiştirmesi veya kaldırması ve onlarda bulunmayan yeni hükümler getirmesi tamamen değişen ve gelişen şartlarla ilgili olup o dinlerin kutsal kitaplarını tasdik edici özelliğini bozmaz.
Mekke’nin “Ümmülkurâ” diye anılması bölgenin din ve ticaret merkezi, bilhassa hac mahalli olması, ayrıca Arabistan’ın en eski mâbedi sayılan Kâbe’nin orada bulunmasından (Âl-i İmrân 3:96-97) dolayıdır.
Kur’an evrensel bir kitap olmakla birlikte vahyin ilk muhatapları Mekke ve çevresinde yaşayan Araplar olduğu için Mekke’de inen En‘âm sûresinin bu âyetinde de, tabii olarak, öncelikle buralardaki insanların uyarılması üzerinde durulmuştur.
93. “Allah’a karşı yalan uyduran”dan maksat, Allah’ın hiçbir insana hiçbir şey indirmediğini ileri sürenlerdir veya bu âyet, müşriklerin “Kur’an Muhammed’in uydurmasıdır” şeklindeki iftiralarına (bk. Furkan 25:4; Hâkka 69:44-46) karşı bir cevaptır. Zira Allah’a ait olmayan sözleri O’na isnat etmek, Allah’a karşı bir iftira ve büyük bir haksızlık olup Hz. Muhammed böyle bir davranışta bulunmaktan münezzehtir.
Bazı müfessirlere göre bu âyetteki, bir kısım inkârcıların, kendilerine de vahiy geldiğini yahut kendilerinin de Kur’an’dakine benzer âyetler ortaya koyabileceklerini ileri sürdüklerini belirten açıklamalar bu âyetin Medine’de indiğini göstermektedir. Çünkü Medine döneminde Müseylemetülkezzâb ve Esved el-Ansî isimli yalancı peygamberler bu tür iddialarda bulunmuşlar; ayrıca söylendiğine göre yine Medine’de, eski bir vahiy kâtibi iken irtidad eden Abdullah b. Sa‘d b. Ebû Serh, Allah’ın indirdiklerine benzer âyetleri kendisinin de ortaya koyabileceğini söylemeye kalkışmıştır. Ancak bu gerekçeler âyetin Medine’de indiğini kanıtlamak için yeterli görülmemiştir. Zira Mekke müşrikleri arasında da istihza maksadıyla benzer iddialarda bulunanlar olmuştur. Ayrıca 93. âyetle, Mekke’de indiği kesin olan 94. âyet arasındaki güçlü alâka da 93. âyetin Mekkî olduğunu göstermektedir (İbn Âşûr, VII, 375-376; Ateş, III, 201-202).
Mehmet Okuyan
Bu (Kur’an), şehirlerin anasını (Mekke)yi ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı bereket kaynağı bir kitaptır. Ahirete inananlar buna (Kur’an’a) da inanır ve onlar ibadetini yapmaya devam ederler.
Bu da, şehirlerin anası olan Mekke'yi ve çevresini uyarman için sana indirdiğimiz, feyiz kaynağı ve kendinden öncekini doğrulayan bir kitaptır. Âhirete inananlar ona da inanırlar, namazlarına devam ederler.
Bu, şehirlerin anası ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendisinden öncekileri doğrulayan kutlu bir Kitap'tır. Ahirete iman edenler, buna da iman ederler. Ve onlar salâtlarını¹ korurlar.
İşte bu (Kur'an, kendisinin) önündekileri (önceki kutsal metinleri) doğrulayıcı ve şehirlerin anası (farklı kültürlerin buluşma noktası; Mekke) ile çevresindeki (bütün ülke) leri uyarman için indirdiğimiz kutlu Kitaptır. Ahirete iman edenler buna (Kur’an’ın tamamına) inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.
Sana, şehirlerin anası olan Mekke halkını ve çevresindeki bütün insanları korkutmak, Tanrı azabını onlara haber vermek için bu kutlu ve onlarda bulunan kitapları gerçekleyici kitabı indirdik ve ahirete inananlar, namazlarını daima kılarak bu kitaba da inanırlar.
Ve bu da bütün kentlerin anası olan, Mekke ve çevresinde oturan, herkesi uyarman için yücelerden indirdiğimiz bir kitaptır ki, feyz kaynağı, geçmiş vahiylerden bu güne kalmış, doğru adına ne varsa, hepsini doğrulayandır. Öteki dünyanın varlığına inananlar bu uyarıya da inanırlar; namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar da işte onlardır.
Bu Kur'an, bizim indirdiğimiz, hayrı öğreten, insanlara faydalı mübarek bir kitaptır; vahyine muhatap olan önündeki zatın, Peygamber Muhammedin tebliğinin, sözlerinin samimiliğini, doğruluğunu tasdik eden, manevî merkez Mekke ve çevresindeki bütün dünyayı, bütün insanları uyarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Âhirete, ebedî yurda iman edenler, bu kitaba iman ederler. Ve onlar farz namazlarıyla ilgili sorumluluklarını edaya devam suretiyle kitaplarını, peygamberlerini, peygambere salât ü selamı, dinlerini, dini tebliğ görevlerini kesinlikle dayanışma halinde güç ve gönül birliği yaparak korurlar.
Bu da şehirlerin anası Mekke'de ve etrafında oturanları uyarman için sana indirdiğimiz mübarek, kendinden önce indirilmiş olanları doğrulayıcı bir Kitap'tır. Ahirete inananlar buna inanırlar ve onlar namazlarına devam ederler.
İşte bu (Kur'an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirlerin anası (Mekke) ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutlu Kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.
Şu indirilmiş Kur'an, mübarek ve feyizli bir kitabdır ki, elleri önündekini (Tevrat'ı ve İncil'i) tasdik edicidir. Tâ ki onunla Mekke halkını ve bütün çevresinde bulunan insanları korkutasın. Ahirete iman edenler, namazlarına gereği üzre devam ettikleri halde Kur'an'a da inanırlar.
Bu Kur’an da indirdiğimiz bir kitaptır. Verimli, bereketli, kendisinden önceki vahiylere uygun, onları doğrulayıcıdır. Ki (onunla) sen, şehirlerin merkezi olan Mekke ve çevresini uyarasın. Ahiret hayatına inanalar, ona inanırlar, namaz ve ibadetlerini tam yaparlar. (Yani; samimi bir kitaptır ki samimi insanlar ona inanır.)
Önceden geleni gerçekleyici, uğurlu bir kitap bu, Mekke ile çevresindekileri kocundurmak içindir, ahrete inananlar buna da inanırlar, namazların kılarlar
Bu (Kur'an), kendinden önceki, ilahi kitapları(n değiştirilmiş kısımlarını düzelterek) doğrulayan ve şehirlerin anası durumunda olan (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanları uyarman için indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Ahirete inananlar ona (Kur'an'a) da inanırlar ve Hakk'tan yana duruşlarını devamlı korurlar.
Bkz. 10:2, 17:94, 95 Kur’an’ın ifadesinden de anlaşılacağı üzere Mekke şehri İslam dünyasının manevi merkezidir. Ayette geçen “Şehirlerin anası” ifadesi Mekke için kullanılan bir sıfattır. Çünkü Allah için yapılan ilk mabed orada inşa edilmiş (A. İmran, 3:96) ve daha sonra da orası bütün müminlerin kıblesi olarak tayin edilmiştir. “Çevresinden” kasıt; bütün yeryüzüdür. Çünkü Kur’an sadece Arap Yarımadasına ve Araplara değil bütün dünyaya ve insanlığa gelmiştir.Ayetin son cümlesindeki “salat” sözcüğünü namaz olarak değil de “Hak’tan yana duruş” olarak almak daha doğru olur. Çünkü burada “salat” kelimesi “yuhâfızûn” fiili müzarisi ile gelmiştir. Yani onlar, Allah’a teslimiyetin gereği olarak taviz vermeden Hakk’ın yanında yer almaya devam ederler. “Salat” sözcüğüyle ilgili Mü’minun suresinin 23:9 açıklamasına bakabilirsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
Bu indirdiğimiz, kendinden öncekileri doğrulayan, Mekkelileri ve etrafındakileri uyaran mübarek Kitap'dır. Ahirete inananlar buna inanırlar, namazlarına da devam ederler.
Bu (Kur'an), Ümmü'l-kurâ (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır. Âhirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler.
Mekke şehri İslâm dünyasının manevi merkezidir. Onun çevresi de bütün dünyadır. Resûlullah (s.a.) bütün insanlığa gönderilmiş bir peygamber olup, O’na gönderilen Kur’an da bütün insanlığa hitap etmektedir. İşte bunun için âyette Mekke şehrine şehirlerin anası manasına «Ümmü’l-kurâ» denilmiştir.
Edip Yüksel
Bu, kendisinden öncekileri doğrulayan kutlu bir kitap olup ülkelerin anasını ve etrafındakileri uyarman için indirilmiştir. Ahirete inananlar ona inanırlar ve onlar namazlarına da devam ederler
Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.
İşte bu da bizim indirdiğimiz bir kitab, feyz-u bereketi Dünyayı tutacak, evvelki kitablar bu tasdık etmedikçe mu'teber olmıyacak, bir de ümmülkurayı ve hem bütün çevresindekileri inzar edesin diye ki Âhıreti te'min edecekler buna iyman ederler ve onlar namazlarının üzerine muhafız olurlar
İşte bir kitab ki onu — bir feyz kaynağı ve elleri arasındaki (Tevrat ve İncili) tasdıyk edici (ve doğrultucu) olarak, bir de şehirlerin anası (bulunan Mekke) ile bütün çevresindeki (insanları) azâb ile korkutman için — indirdik. Âhirete inanmakda olanlar — onlar namazlarına devam (ve ihtimam) ederek — ona (Kur'ana) inanırlar.
Ve işte bu (Kur'ân), mübârek, kendinden önceki (kitab)ları tasdîk edici olarak, bir de şehirlerin anası (olan Mekke'nin ahâlisi)ni ve etrâfındaki kimseleri korkutasın diye onu(sana) indirdiğimiz bir kitabdır. Ve âhirete îmân edenler, ona (o Kur'ân'a) îmân ederler(2)ve onlar namazlarına devâm ederler.
(2)“Hiç imkânı var mı ki, bu kâinâtın Sâni‘i (san‘atkârı), yüz bin diller ile mahlûkātını (yarattıklarını)birbiriyle konuştursun ve onların konuşmalarını işitsin ve bilsin; kendisi konuşmasın. Hâşâ! Hem hiç akıl kabûl eder mi ki, kâinâttaki makāsıd-ı İlâhiyesini (İlâhî maksadlarını) bir fermân ile bildirmesin ve muammâsını (sırrını) açacak ve ‘Mahlûkāt ne yerden geliyorlar? Ve ne yere gidiyorlar? Ve ne için böyle kāfile kāfile arkasında buraya gelip, bir parça durup gidiyorlar?’ diye üç dehşetli suâl-i umûmîye (herkesi ilgilendiren suâle) hakīkī cevab verecek Kur’ân gibi bir kitâbı göndermesin. Hâşâ!” (Şuâ‘lar, 11. Şuâ‘, 230)
İlyas Yorulmaz
Bu kitap kendinden önce indirilmiş olanları tasdik eden, Mekke halkını ve çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe inananlar ona inanırlar ve namazlarının kendilerine yüklediği sorumlulukları (korurlar) yerine getirirler.
Bu, inzal ettiğimiz bir Kitaptır, mübarektir [³], ellerindeki Kitabı tasdik eder. Bir de Ümmülkura olan Mekke ve etrafında bulunanları da Allah azabıyle korkutasın. Âhirete inananlar, namazlarını muhafaza ederek, ona da inanırlar.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 92. Ayet Açıklaması
[3] Bereketi, hayrı çoktur.
Kadri Çelik
İşte bu (Kur'an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası (Mekke) ile çevresindekileri uyarıp korkutman için indirdiğimiz bereketli bir kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını gözetleyenlerdir.
Ve işte bu da, asıl adı Mekke olan ve içindeki Kâbe ile bütün yeryüzünün merkezi konumunda bulunan Anakent halkını ve aşama aşama çevresindeki diğer bütün şehirleri, toplumları, ülkeleri ve tüm insanlığı uyarman için gönderdiğimiz; kendisinden önceki kutsal metinleri —değiştirilmiş kısımlarını düzelterek— onaylayan mübarek bir kitaptır. Âhiretin varlığına inananlar, doğal olarak bu Kur’an’ın hak olduğuna da inanırlar ve onlar, Rab’leriyle aralarındaki gönül bağını sürekli canlı tutan namaz konusunda son derece titiz ve dikkatli davranırlar.Âhirete inanmayanlara gelince:
Bu, Şehirler’in anası ve çevresini uyarman için indirdiğimiz, önündekilerin tasdik edicisi / onaylayıcısı, mübarek bir kitaptır.
Âhiret’e inananlar buna inanıyor; onlar namazlarına devam ediyorlar.
(Ey Muhammed!) Bu, sana onların ellerinde olanları doğrultucu ve şehirlerin anası (olan Mekke)1 halkını ve onun çevresinde bulunanları uyarman için indirdiğimiz mübârek bir kitaptır. İşte o âhiret gününe îman edenler, bu Kitaba îman ettikleri gibi namazlarına da devam ederler.
1 Ümm’ül-Kurâ: Bütün şehirlerin anası, merkezi demek olup, Mekke’nin diğer bir ismidir. Bu sebeple Mekke cihanın merkezidir ve tüm insanlığın kıblesidir. Yeryüzündeki ilk yerleşim yeri ve ilk mescidin yapıldığı yer de Mekke’dir ve tüm insanlık Hz. Âdem’den çoğalarak dünyaya Mekke’den yayılmıştır. Bk. (Âlu İmrân: 96) Bugün de Mekke için Asımet’ül-Mukaddese (Kutsal Başkent) denilmektedir. Fakat Müslümanlar, “yeryüzünde bir fitne kalmayıp din yalnız Allah’ın oluncaya kadar savaşmakla” emrolunduklarına ve (Bakara: 193) göre; Mekke’ye Asımet’ül-Âlem (Cihanın Başkenti) denilse daha uygun olabilir. Ayrıca uyarının Mekke’nin kendisine değil, orada yaşayanlara olacağı mecâzen anlaşılmaktadır. Bk. (Şûra: 7)
Muhammed Esed
[Ve] bu da, bütün kentlerin atasını ve çevresinde oturan herkesi 74 uyarman için yücelerden indirdiğimiz bir ilahî kelâmdır, kutlu, [geçmiş vahiylerden] bugüne kalmış (doğru adına) ne varsa tümünü doğrulayan. 75 Öteki dünyanın varlığına inananlar bu [uyarıya] da inanırlar; namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar da işte onlardır.
İşte bu Kuran da hem önceki hakikatleri tasdik eden hem de anakent ve çevresindeki insanları uyarman için indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Ahirete inanıp güvenenler, bu Kuran’a da inanıp güvenirler ki onlar namazlarında devamlılık gösterirler. 2/41, 3/3, 10/37, 12/111
Bu da, şehirlerin anasında[1088] ve onun çevresinde bulunanları uyarman için indirdiğimiz, bereket kaynağı, kendisine kadar gelen hakikatleri doğrulayan ilâhî bir kelâmdır. Âhirete inanan ve (Allah’a karşı esas duruş olan) namazlarını[1089] muhafaza eden kimseler, buna da inanırlar.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 92. Ayet Açıklaması
[1088] Bu âyetin indiği bölgede ‘anakent’ Mekke idi. Çünkü tüm Arabistan’da taşıdığı tarihî, dinî ve ticarî misyon gereği Mekke, kelimenin tam anlamıyla bir ‘merkez’ işlevi görüyordu. Bir çağın “anakenti” o çağı yöneten merkezdir. Bu âyet, “ilâhî mesajın taşınacağı öncelikli mekân neresidir” sorusuna bir cevap teşkil etmektedir. Ummu’l-Kurâ ifadesi Mekke’nin kutsallığıyla ilgili değildir. Bölgedeki merkezî yerleşim yeri olmasıyla alâkalıdır.
[1089] İkâme fiiline isnat edilmeden yalınkat kullanılan salâtlarda, kelimenin kök anlamına istinaden kulun Allah karşısındaki esas duruşu vurgusu baskındır (Krş: 87:15, not 15).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve işte bu da bir kitaptır ki, O'nu Biz indirmişizdir, mübarektir, kendisinden evvelki kitapları tasdik edicidir ve Ümmü'lKura'yı çevresinde bulunanları inzar etmek için indirmiştir. Ve ahirete imân edenler buna da imân ederler. Ve onlar namazlarınıda muhafazada bulunurlar.
İşte bu da bir feyiz kaynağı ve daha önceki kitapları tasdik edici olarak, bir de hem Anakenti, hem de bütün çevresindeki insanları uyarman için indirdiğimiz bir kitap! Âhirete iman edenler, buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler. [2, 41; 7, 158; 6, 19; 11, 17; 25, 1; 3, 20; 42, 7] {KM, II Samuel 20, 19}
Kur’ân’ın dâveti evrenseldir. Nitekim bu âyet, “Ümmu’l-Kurâ (Anakent) Mekke ve bütün çevresi” diyerek bunu gösterir. Bu gerçek “bütün insanlara” [7,158], bütün âlemlere (insanlara ve cinlere) 25,1 gibi âyetlerde daha açık bildirilir.
Süleyman Ateş
Bu da Anakent(Mekke'y)i ve çevresindeki(kasaba)ları uyarman için sana indirdiğimiz feyz kaynağı ve kendinden önceki (Tanrı Kitabı)nı doğrulayıcı bir Kitaptır. Ahirete inananlar, buna inanırlar ve onlar, namazlarına devam ederler.
Bereketli olan ve kendinden öncekileri tasdik eden bu Kitabı da biz indirdik. İndirdik ki Anakenti ve çevresini uyarasın. Namazlarına özen gösterip Ahirete inananlar, buna da inanırlar.
Süleymaniye Vakfı En'am Suresi 92. Ayet Açıklaması
[*] Bu ayet önceki ümmetler de namaz olduğunun delillerindendir.
Şaban Piriş
Bu, Mekke ve etrafındakileri uyarman için, kendinden önceki kitapları doğrulayan bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahirete iman edenler, buna iman ederler ve onlar namazlarına riayet ederler.
Bu da kendisinden öncekileri doğrulayan mübarek bir kitaptır ki, beldelerin anası ile onun çevresindekileri(14) uyarman için indirdik. Âhirete inananlar, ona da inanırlar; onlar, namazlarına da dikkatle devam ederler.
Bu da bizim, kentlerin/medeniyetlerin anasını uyarman için indirdiğimiz bir kitap. Kutsal-bereketli, kendinden öncekini doğrulayıcı. Âhirete inananlar, ona da inanırlar ve onlar namazlarına/dualarına devam ederler.