Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5155, sondan 1082. ayet; 60. sure ve Mümtehine Suresinin 5. ayetidir. Mümtehine Suresi 5. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 56 ve toplam ebced değeri ise 4877 olarak hesaplanmıştır. Mümtehine Suresinin toplam ebced değeri 98928 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ربنا لا تجعلنا فتنة للذين كفروا واغفر لنا ربنا انك انت العزيز الحكيم
“Güzel bir örneklik” diye tercüme ettiğimiz üsve hasene tamlaması, günümüz davranış bilimleri incelemelerinde, özellikle liderde bulunması gereken nitelikler konusunda önemli bir yere sahip olan “davranış modeli” veya “numune, örnek kişilik” kavramını çağrıştırmaktadır. Bu tamlama Ahzâb sûresinin 21. âyetinde Hz. Peygamber hakkında kullanılmış ve müminlerin onu örnek almaları istenmişti. Burada 4. ve 6. âyetlerde aynı kavram, insanlık tarihinde tevhid mücadelesinin öncü isimlerinden olan Hz. İbrâhim ve ona uyanlar hakkında kullanılarak, şirk ve inkâr batağına saplanıp kalma olgusunun yeni olmadığına dikkat çekilmekte ve bu gibi kimselerle ilişkiler konusunda yararlanılacak önemli bir tecrübeye gönderme yapılmaktadır (Hz. İbrâhim’in babasının bağışlanması için dua etmesi hakkında bk. Tevbe 9:114; Meryem 19:47). 4. âyetin “ona uyanlar” diye tercüme edilen kısmı için “Hz. İbrâhim’e iman edip ona uyan müminler” ve “Hz. İbrâhim’in döneminde ve ona yakın zamanda yaşayıp ona tâbi olan peygamberler” şeklinde yorumlar yapılmıştır. İbn Atıyye Hz. İbrâhim’le birlikte Nemrud’a karşı mücadele veren bir grubun varlığının bilinmediği gerekçesiyle ikinci yorumu daha kuvvetli bulur (V, 295). Hz. İbrâhim ve ona uyanların davranışı örnek gösterildiğine göre aynı âyette geçen, “Sizinle bizim aramızda, siz bir tek Allah’a iman edinceye kadar sürüp gidecek bir düşmanlık ve nefret açıkça ortaya çıkmıştır” anlamındaki sert ifadeyi –başka âyetler, özellikle bu sûrenin 7-9. âyetleri ve Resûlullah’ın tatbikatı ışığında– düşmanlık ilân etme, bunu alevlendirme ve nefreti kalıcı kılma amacıyla izah etmek mümkün değildir. Hz. İbrâhim ve tâbileri, inkârcılara onların yolundan uzak olduklarını ve bu tavrın sorumluluğunu paylaşmayacaklarını bildirirken kullandıkları bu ifadeyle, gerçeği açık yüreklilikle ve bütün çıplaklığıyla ortaya koymayı, bu konuda ödün vermeyeceklerini vurgulamayı, özellikle yeni iman etmiş olup bazı tereddütler yaşayanların mâneviyatını yükseltmeyi amaçlamış olabilirler. 5. âyetteki “Bizi, inkâr edenler için bir sınama konusu yapma” şeklinde çevrilen cümle daha çok şöyle açıklanmıştır: “Onları bize galip getirme” veya “Bizi doğrudan yahut onlar vasıtasıyla cezaya çarptırma ki ‘Bunların iddiası doğru olsaydı, güvendikleri Allah onları desteksiz bırakmazdı yahut bu muameleye mâruz kalmazlardı’ şeklinde düşünmesinler ve bu yüzden kendilerinin hakikat üzere olduklarını sanmasınlar. Bizi böyle bir sınamaya, bir imtihana vesile kılma” (Taberî, XXVIII, 64; Şevkânî, V, 245). Bir yoruma göre burada Allah Teâlâ’dan, müminlere karşı inkârcıların imkânlarını genişletmemesi istenmektedir. Çünkü inkârcıların müminlerden daha fazla imkânlara sahip olmaları da müminler için sıkıntı, dolayısıyla bir imtihan sebebi olacaktır (Râzî, XXIX, 302).
Mehmet Okuyan
Rabbimiz! Bizi, kâfir olanlar için fitne kılma! Rabbimiz! Bizi bağışla! Şüphesiz ki güçlü, doğru hüküm veren yalnızca sensin!”
Bu ayet Bakara 2:256 ve Yûnus 10:85. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Ayet, müslümanların yaptığı yanlışların, kâfirlerin küfrünün artmasına sebebiyet vermemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Bayraktar Bayraklı
“Ey Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin oyuncağı durumuna getirme, bizi bağışla! Şüphesiz senin gücün her şeye yeter; her işinde hikmet vardır.”[630]
[630] Fitne kavramı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 211-212; II, 484-488.
Erhan Aktaş
Rabb'imiz! Bizi gerçeği yalanlayan nankörler için sınav konusu yapma. Bizi bağışla Rabb'imiz! Kuşkusuz Sen, Mutlak Üstün Olan'sın ve En Doğru Karar Veren'sin.
“Rabbimiz, bizi inkârcılar (kâfirler ve münafıklar) için bir fitne (aleti) kılma! (Onların bizi kandırıp kullanmasına fırsat tanıma.) Ve (dinsizlere ve münafık kimselere yaranma amaçlı davranışlarımızdan dolayı) bizi bağışla (Rabbimiz.) Şüphesiz Sen Üstün ve Güçlüsün, Hüküm ve Hikmet sahibisin.”
Ey Rabbimiz! Bizi senden gelen gerçekleri inkâr edenler için bir oyun ve eğlence aracı yapma, günahlarımızı bağışla. Ey Rabbimiz! Çünkü sensin tek mağlup edilemeyen güç sahibi ve herşeyi yerli yerince yapan da yine sensin.”
“Rabbimiz, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar edenleri, düşmanları, dinimize saldırtarak, bizi üstesinden gelemeyeceğimiz baskıya, zulme, işkenceye maruz bırakma. Bizi koruma kalkanına al, bağışla. Rabbimiz sen, yalnız sen hikmet sahibi, kudretli ve hükümransın.”
Ey Rabbimiz! Bizi, o kâfir olanların fitnesi kılma, (bizi onlara ezdirme); bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Muhakkak ki sen, Azîz'sin= her şeye galibsin, imansızlardan intikam alırsın, Hakîm'sin= müminlere zafer veren hikmet sahibisin.”
“Ey Rabbimiz! Bizi, o inkâr edenler için bir sınav aracı yapma. Ey Rabbimiz! Bizi bağışla. Sen gerçekten, üstün izzet sahibisin ve her şeyi yerli yerinde yapansın.”
“Ey Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin zulmüne uğratma! Bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Şüphesiz Sensin mutlak üstün ve yüce olan, Sensin her hükmünde tam isabet kaydeden!”
«Ey Rabbimiz, bizi o küfredenler için bir fitne (mevzuu) yapma. Bizi yarlığa Rabbimiz. Çünkü hakıykat gaalib-i mutlak, yegâne hukûm ve hikmet saahibi Sensin Sen».
“Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için bir imtihan (vesîlesi) kılma! (Onları bize musallat etme!) Rabbimiz! Bize mağfiret eyle! Şübhesiz ki Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen) ve Hakîm(her işi hikmetli olan) ancak sensin!”
“Ey Rabbimiz! Doğruları inkâr edenleri, bizim için imtihan vesilesi yapma, bizi bağışla. Rabbimiz sen çok güçlü olan ve her şeyin hükmünü verensin” dedi.
İsmail Hakkı İzmirli Mümtehine Suresi 5. Ayet Açıklaması
[9] Yâni bizi bâtıl zannedip üzerimize musallat olmasınlar. Bâtıla vesile olmak için bizi kâfirlerin eline düşürme.[10] Siz de böyle deyin.Yahut doğrudan doğruya mü'minlere emirdir.
Kadri Çelik
“Rabbimiz! Küfre sapanlar için bizi deneme konusu kılma ve bizi bağışla. Rabbimiz! Şüphesiz sen güçlüsün, hikmet sahibisin.”
“Ey Rabb’imiz, bizi inkârcılariçin bir imtihân aracı kılma! Bizi onlar karşısında yenik düşürerek onların iyice azgınlaşmasına sebep kılma!Bizi zalimlerin baskı ve işkenceleriyle yüz yüze getirme, altından kalkamayacağımız çetin belâlarla bizi imtihan etme Allah’ım! Sana kulluk görevimizi hakkıyla yerine getiremedik, bizi bağışla ey Rabb’imiz! Hiç kuşkusuz Sen, tüm varlıklar üzerinde mutlak otorite sahibisin, hakîmsin. Sonsuz ilim ve hikmetinle her konuda en mükemmel hükmü verir, yaptığın her şeyi yerli yerince yaparsın.”
“Ey Rabbimiz! Bizi zâlimler topluluğu için (onları bize musallat ederek) deneme konusu kılma.1 Ey Rabbimiz! Bizi bağışla. Şüphesiz çok güçlü, hüküm (hikmet) sahibi olan ancak sensin.” diye (dua ettiler.)
1 Yani bizi, -eğer bizleri imtihan edeceksen- onlara yenik düşürerek, ellerine düşürüp bizi onlar karşısında rezil ederek, bizim yüzümüzden Peygamberini ve dinini hakir kılarak imtihan etme.
Muhammed Esed
Ey Rabbimiz! Bizi hakikati inkar edenler için bir oyun ve eğlence aracı 7 yapma! Ve günahlarımızı bağışla, ey Rabbimiz: çünkü Sensin tek kudret ve hikmet sahibi!”
Rabbimiz bizi kâfirlerin elinde oyuncak etme, bizi bağışla Rabbimiz! Çünkü sensin mutlak üstün olan ve her şeye hâkim olan!” 2/286, 10/88-89, 19/41…50, 58/22
Rabbimiz! Bizi küfre gömülenlerin elinde oyuncak etme![5058] Ve günahlarımızı bağışla, ey Rabbimiz: Zira Sen, evet Sensin mutlak üstün ve yüce olan, Sensin her hükmünde tam isabet kaydeden!”
Mustafa İslamoğlu Mümtehine Suresi 5. Ayet Açıklaması
[5058] Lafzen: “fitne etme!” Veya: “küfre gömülenlerin sapmasına bizi gerekçe kılma!” Mastar olan fitne, hem ism-i mef’ul mânasına “bizi onların nesnesi kılıp saptırmalarına izin verme” hem de ism-i fail mânasına “bizi onları saptıran birer özne kılma” anlamına gelir (Bkz: 9:49, not 64).
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ey Rabbimiz! Bizi kâfir olanlar için bir fitne kılma ve bizim için mağfiret buyur. Ey Rabbimiz, şüphe yok ki azîz, hakîm olan ancak Sen'sin.»
Müminlerin kâfirlere deneme konusu (fitne) kılınması şu şekillerde olabilir: 1.Kâfirlerin hâkim ve galip olup müminleri dinden uzaklaştırmak için baskı ve işkence uygulamaları. 2.Müminlere galebe sağlamaları sebebiyle kâfirler kendilerini üstün görüp “İslâm hak din olsaydı, gerçeklere dayansaydı Müslümanlar böyle perişan olmazlardı.” diye kendi inkârlarını doğru bulmaları. 3.Kâfirler baskı sonucunda müminleri tavizlere sevkedip, islamî ahlâk ve faziletlerinden uzaklaştırarak, başka insanlara alay konusu yapmaları.
Süleyman Ateş
Rabbimiz, bizi inkar edenler için bir sınav yapma (bizi onların baskı ve işkencesi altına düşürme), bizi bağışla. Rabbimiz, yegane galib, hüküm ve hikmet sahibi, ancak Sensin, Sen!
(2) Bizi onların eline düşürüp de “Bunların dininde bir hayır olsaydı böyle perişan olmazlardı” diye inkâra daha çok bağlanmalarına, bizim yüzümüzden iman ve İslâma dil uzatmalarına meydan verme.
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey Rabbimiz! Bizi, küfre sapanlar için bir fitne/imtihan aracı yapma! Bağışla bizi ey Rabbimiz! Sen, yalnız sen sonsuz kudretin, sonsuz hikmetin sahibisin."