Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1071, sondan 5166. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 117. ayetidir. A'raf Suresi 117. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 2217 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (3) م (2) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
واوحينا الى موسى ان الق عصاك فاذا هي تلقف ما يأفكون
Hz. Mûsâ’ya Allah tarafından “Asânı at!” buyurulması, onun sergilediği hadisenin, bizâtihî kendisinin bir gösterisi veya bir büyüsü olmayıp Allah’ın iradesi uyarınca gerçekleşen bir mûcize olduğuna; ejderha haline dönüşen asânın yuttuğu şeylerden “onların uydurdukları şeyler” diye söz edilmesi de Firavun’un sihirbazlarınca sergilenen sihrin asılsızlığına işaret eder. Nitekim 118. âyette “Böylece gerçek ortaya çıktı...” buyurulmakla da sihirbazların gösterilerinin asılsız, Mûsâ’nın mûcizesinin de gerçekten vuku bulmuş bir hadise olduğu ifade edilmiştir. Âyetteki “batala” fiili de sihirbazların yaptıklarının hem asılsız olduğunu, yani gerçekten vuku bulmuş bir olay değil, aksine bir aldatmaca olduğunu hem de Firavun’un beklediği sonucu vermediğini göstermektedir. 119. âyette bunun bir yenilgi olduğu, Firavun ve adamlarının bu yenilgiyi kabul ederek küçük düşmüş bir vaziyette gösteri alanından çekildikleri bildirilmektedir.
Mehmet Okuyan
(Bunun üzerine) Musa’ya “Şimdi de sen asanı (yere) at!” diye vahyetmiştik. Bir de ne görsünler, (Musa’nın asası) onların uydurduklarını yutuyordu.
Biz de Musa'ya: "(Haydi sen de) Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da değneğini yere atıverince) O vakit (bir de baktılar ki), bu (asa) onların bütün uydurduklarını derleyip-toparlayıp yutuyor. (Hepsi birden şaşkınlığa uğramışlardı.)
Biz de Mûsâ’ya, “Asanı meydandaki yılanların ortasına at!” diye vahyettik. Mûsâ da yeniden cesaret kazanarak asâsını attı. Bir de ne görsünler; Mûsâ’nın asâsı, dev bir yılana dönüşerek büyücülerin gerçek gibi gösterdikleri yılan, çıyan türünden ne varsa hepsini birer birer yalayıp yutuyor!
Biz de Mûsa’ya “âsâsını yere bırakmasını” vahyettik. Sonra bir de ne görsünler, (Mûsa’nın âsâsı) onların meydana getirdikleri düzmece şeyleri, yutuyor!
Biz de Mûsâ'ya “Asanı yere bırak! ” diye vahyettik. Bir de ne baksınlar: Asa onların yaptıkları sihir, göz boyayıcılık kabilinden her şeyi yutuyor! [20, 69; 26, 45] {KM, Çıkış 7, 12}
Biz de Musa'ya: "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. (Musa'nın ejderha olan değneği, büyücülerin büyülerini yutup yok etmişti).