Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1074, sondan 5163. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 120. ayetidir. A'raf Suresi 120. ayetinin kelime sayisi 3, harf sayısı 17 ve toplam ebced değeri ise 579 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (3) ل (2) م (0) ص (0) bulunuyor.
Sihirbazlar mağlûbiyetin ardından, sihrin bütün inceliklerini bilmelerine rağmen kendilerini mağlûbiyete uğratan bu hadisenin bir sihir olamayacağını; şu halde Mûsâ’nın hak peygamber, gösterdiklerinin de ancak bir mûcize olarak kabul edilmesi gerektiğini anlayarak Allah için secdeye kapandılar. Kıptîler’de âdet olduğu üzere, Firavun için yere kapandıkları sanılmasın diye de Mûsâ ve Hârûn’un rabbi olan Allah’a iman ettiklerini açık bir dille belirtme gereğini duydular.
Tevrat’ta asâ mûcizesi Hz. Hârûn’a nisbet edilmekte; Hârûn’un, bu mûcizeyi sihirbazlardan önce sergilediği bildirilmekte; ayrıca sihirbazların Mûsâ’ya iman ettiklerine dair de herhangi bir bilgi verilmemektedir (Çıkış, 7:9-13).
(2)“Kasas-ı Kur’âniyeden (Kur’ân’daki kıssalardan) kıssa-i Mûsâ Aleyhisselâm, âdetâ Asâ-yı Mûsâ Aleyhisselâm (Mûsâ Aleyhisselâm’ın asâsı) gibi binler fâideleri var. O kıssada (hikâyede), hem Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ı, teskin ve tesellî, hem küffârı (kâfirleri)tehdid, hem münâfıkları takbih (kötüleme), hem yahudileri tevbih (azarlama) gibi çok makāsıdı(maksadları), pek çok vücûhu (yönleri) vardır. Onun için sûrelerde tekrâr edilmiştir. Her yerde bütün maksadları ifâde ile berâber yalnız birisi maksûd-ı bizzât (asıl maksad) olur, diğerleri ona tâbi‘ kalırlar.” (Zülfikār, 25. Söz, 27)
Sihrin mahiyetini ve etki sınırlarını çok iyi bildiklerinden, Musa’nın yaptığının apaçık bir mûcize olduğunu anlayan sihirbazlar, gördükleri mûcize karşısında derhâl secdeye kapandılar ve:
1 Bu âyet ilmin fazileti hakkındaki en büyük delillerdendir. Çünkü diğerleri cehaletlerinden “bu bir sihirdir” deniliverince şüpheye düşürülebildikleri halde bu sihirbazlar sihrin mahiyetini bilmeleri sayesinde Musâ (a.s)’ın asasının sihir sınırlarını aştığının farkına vardılar ve mucize olduğunu fark ettiler. Bu hususta hiç şüpheye düşmediler ve kendilerini tutamayarak küfürden imana derhal intikal ediverdiler.