Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 987, sondan 5250. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 33. ayetidir. A'raf Suresi 33. ayetinin kelime sayisi 29, harf sayısı 110 ve toplam ebced değeri ise 8298 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (22) ل (16) م (10) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
قل انما حرم ربي الفواحش ما ظهر منها وما بطن والاثم والبغي بغير الحق وان تشركوا بالله ما لم ينزل به سلطانا وان تقولوا على الله ما لا تعلمون
De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”
Önceki âyetlerde helâl nimetleri haram saymanın yanlışlığına işaret edildikten sonra burada da Allah’ın asıl haram kıldığı şeylerin neler olduğu özetle belirtilmektedir. Buna göre Allah yalnızca, başta zina ve fuhuş olmak üzere, açık ve gizli kötülükleri, ahlâksızlıkları; başkalarının malına, canına, namus ve şerefine karşı saldırıyı; Allah’ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmayı yani aslı esası bulunmadığı apaçık ortada olduğu halde birtakım varlıkları tanrılaştırmayı ve nihayet Allah hakkında herhangi bir doğru bilgi ve delile dayanmadığı halde “Allah şunu helâl kıldı, bunu haram kıldı” gibi rastgele sözler sarfetmeyi yasaklamıştır.
Son iki âyet, bir bakıma, 29. âyetteki “Rabbim adaleti (kıst) emretti” meâlindeki bölümün açıklamasıdır. Zira kıst hem “adalet” hem de “itidal, denge, ölçü” anlamına gelir. Böylece bu iki âyet, bir adalet ve itidal dini olan İslâm’ın, aşırı yasakçılığı da aşırı serbestliği de onaylamadığını; esasen temiz fıtratlı ve aklıselim sahibi her insanın doğru, iyi, hoş ve faydalı bulduğu maddî ve mânevî şeyleri kullandığını; yanlış, kötü, çirkin ve zararlı bulduğu şeylerden de kaçındığını ortaya koymaktadır. Kur’an’da veya hadislerde İslâm dininin “sırât-ı müstakîm” (En‘âm 6:161; Tirmizî, “Fezâilü’l-Kur’ân”, 14), “Hanîf dini” (Yûnus 10:105; Rûm 30:30), “semâhat (hoşgörü ve kolaylık) dini” (Buhârî, “Îmân”, 29; Müsned, VI, 116, 233) gibi denge, gerçekçilik ve kolaylık ifade eden niteliklerle anılması da buradan ileri gelmektedir.
Mehmet Okuyan
De ki: “Rabbim ancak ve ancak açık ve gizli çirkinlikleri, günahı, azgınlık yapmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”
Ayette sayılanlar, çeşitli sebeplerle insanların yasakladığı şeylerin değil, Yüce Allah’ın haram kıldıklarının haram olduğunu ortaya koymaktadır. Hac esnasında bazı müşriklerin ileri sürdüğü birtakım yasaklara itibar edilmemesi gerektiği, asıl Yüce Allah’ın haram kıldıklarının dikkate alınması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Bu mesaj En‘âm 6:120. ayetle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”
De ki: “Rabb'im şunları kesinlikle haram kılmıştır: Fuhuşların¹ açık olanını ve gizli olanını, günahları, haksız yere saldırmayı, hakkında hiçbir belge indirmediği herhangi bir şeyi Allah'a ortak koşmayı ve Allah'a, bilmediğiniz şeyleri yakıştırmanızı.
1- Her türlü aşırılık, haddi aşmak, hayasızlık, ahlaksızlık, edepsizlik.
Ahmet Akgül
De ki: "Rabbim yalnızca fahşayı (çirkin hayâsızlıkları) -onlardan açıkta olanlarını ve gizli yapılanlarını-, günahlara bulaşmayı, (devlete ve toplum düzenine karşı) haklı nedeni olmayan 'isyan ve saldırıyı', kendisi hakkında ispatlayıcı bir delil indirmediği şeyi Allah’a şirk koşmanızı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri konuşup uydurmayı haram kılmıştır.”
De ki: Rabbin ancak açığa vurulabilen ve gizlenen kötülüklerle günahı, haksız yere isyan etmeyi ve hiçbir delil indirmediği halde Allah'a şirk koşmanızı ve bilmediğiniz şeyleri tutup Allah'a isnad ederek söylemenizi haram etmiştir.
De ki: Doğrusu Rabbim; yalnızca açık ya da gizli, utanç verici davranışları, günahın her çeşidini, başkasının elindekine haksız olarak göz dikmeyi, Allah'tan başkasına hakkında hiçbir delil indirmediği halde, tanrısal nitelikler yakıştırmanızı ve bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı söylemenizi haram kılmıştır.
“Rabbim, büyük günahları meşrû olmayan şehevî fiilleri, gayri meşrû ilişkileri, bunların açıktan yapılanını, alenîsini ve gizlisini bilerek günah işlemeyi; haklı bir sebep ortada yokken saldırmayı ve baskı yapmayı; hak etmeden, başkasının elindekine göz dikmeyi ve zulmü; hakkında ferman indirmediği, yetki vermediği bir şeyi, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşmanızı; Allah adına bilemeyeceğiniz şeyleri söylemenizi haram kıldı, yasakladı." de.
De ki: "Rabbim ancak, gizli olsun açık olsun bütün hayasızlıkları, günah işlemeyi, haksız yere taşkınlık etmeyi, hakkında bir delil indirmediği bir şeyi Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır."
De ki: 'Rabbim yalnızca çirkin-hayasızlıkları -onlardan açıkta olanlarını ve gizli olanlarını,günah işlemeyi, haksız yere 'isyan ve saldırıyı' kendisi hakkında ispatlayıcı bir delil indirmediği şeyi Allah'a şirk koşmanızı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.'
De ki, Rabbim şunları haram etti. Bütün fuhşiyyatı (küfür ve nifakı), açığını ve gizlisini, her türlü günahı, haksız isyanı ve Allah'a, hiç bir zaman bir bürhan indirmediği herhangi bir şeyi ortak koşmanızı ve bilmediğiniz şeyleri Allah'a isnad etmenizi.
De ki: “Rabbim ancak fahiş şeylerin gizlisini ve açığını, günahı, haksız yere azgınlığı, hiçbir delile dayanmadan Allah’a eş koşmayı ve hiçbir bilgi dayanağı olmayanı, Allah’a iftira etmeyi haram kılmıştır.”
Diyesin ki: «Benim Tanrım, açık, gizli fuhşu, günahı, haksız yere azmayı — hiçbir tanık inmemişken — Allaha eş koşmayı bilmediğiniz şeyleri Allaha söylemeyi haram kılmıştır»
De ki: “Rabbim, ancak açık ya da gizli kötülükleri, günahın her çeşidini, haksız yere (başkalarının hak ve özgürlüklerine) göz dikmeyi, hakkında hiçbir delil indirmediği varlıkları Allah'a ortak koşmanızı ve bilmediğiniz şeyleri Allah'a izafe etmenizi yasaklamıştır.”
“Bilinmeyen şeylerin Allah’a izafe edilmesi” günümüzün en büyük şizofreni vakasıdır. Bu yasakla; bazı kimseleri tanrısal niteliklerle yüceltip mutlak otorite kabul ederek onların, sanki vahiy alıyormuşçasına uydurdukları her şeye ve ürettikleri her senaryoya kayıtsız şartsız inanmayı ve itaat etmeyi bir vecibe olarak gören insanlara ciddi uyarı yapılmaktadır.
Diyanet İşleri (Eski)
De ki: "Rabbim sadece, açık ve gizli fenalıkları, günahı, haksız yere tecavüzü, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmanızı, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır."
De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.
De ki: "Rabbim, ancak kötü işlerin açığını ve gizlisini, günahları, haksız yere saldırmayı, kendilerine hiç bir otorite ve güç vermediği bir şeyi ALLAH'a ortak koşmanızı ve ALLAH hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır."
De ki: "Rabbim, sadece fuhşiyatı, onun açık ve gizli olanını, günahları, haksız yere isyanı, haklarında hiç bir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi yasaklamıştır".
Rabbım, de, ancak şunları haram buyurdu: Bütün fuhşiyyatı, açığını, gizlisini ve her türlü vebali, ve haksızlıkla bağyi ve Allaha hiç bir zaman bir bürhan indirmediği her hangi bir şeyi şirk koşmanızı, ve Allaha bilmediğiniz şeyler isnad etmenizi haram buyurdu
De ki: «Rabbim ancak hayâsızlıkları, onların açığını, gizlisini, bununla beraber (her türlü) günâhı, haksız isyanı, Allaha — hiç bir zaman bir bürhan indirmediği — her hangi bir şey'i eş tutmanızı, Allaha bilmeyeceğiniz şeyleri isnâd etmenizi haram etmişdir».
De ki: “Rabbim, ancak (zinâ gibi) çirkin işleri, onların açık olanını ve gizli olanını,(her türlü) günâhı, haksız yere haddi aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi(asılsız olarak) Allah'a şirk koşmanızı ve Allah'a karşı (aslâ) bilemeyeceğiniz şeyleri söylemenizi haram kıldı!”
Deki “Ancak Rabbim, gerek açıkça veya gerekse gizlice yapılan kötü davranışları, çirkin, yasak olan şeyleri yapmayı, haksız yere isyan etmeyi, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri kendisine ortak koşmanızı ve bilmediğiniz şeyleri de Allah adına söylemenizi haram etmiştir.”
De ki «— Rabbim, ancak alenî, gizli hayasızlıkları, günahkârlığı, nahak yere yolsuzluğu, hiçbir burhan indirmemiş iken Allah/a şerik koşmanızı, bilmediklerinizi Allah/a iftira edip demenizi haram kılmıştır.
De ki: “Rabbim sadece açık ve gizli kötülükleri, günahı, haksız yere saldırıyı, hakkında hiç bir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmanızı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”
De ki: “Doğrusu Rabb’im, yalnızca şunları haram kılmıştır: İster açık, ister gizli olsun, her türlüfuhuş ve ahlâksızlığı,Allah’ın emir ve yasaklarını çiğneyerek günah işlemeyi, Haksız yere başkalarının hak ve özgürlüklerine saldırmayı, Haram helâl sınırlarını belirleme, değer yargıları oluşturma, emirlerine kayıtsız şartsız itaat edilme gibi konularda kendilerine yetki verildiğine dâirAllah’ın Kitap veya Elçisi aracılığıyla hiçbir delil göndermediği varlıkları tanrısal niteliklerle yüceltip itaat edilecek mutlak otorite kabul ederek yahut servet, güç, makam, şöhret gibi değerleri hayatın biricik ölçüsü hâline getirerek O’na ortak koşmanızı, Ve bilmediğiniz konularda Allah adına konuşmanızı haram kılmıştır!”Bu haramları işleyen toplumlar, dünyada da, âhirette de bunun cezasını çekeceklerdir. Fakat günah işlediler diye hemen helâk edilmeyecek, kendilerine biraz mühlet verilecektir:
De ki:
-“Benim rabbim, açığa vuran ve gizli kalan Fahşâ / Kötü İşler’i, Günah’ı, Hakk’sız yere İsyan’ı / Taşkınlığı, delil indirmediği şeyleri Allah’a şirk koşmanızı ve bilmeyeceğiniz şeyleri Allah’a karşı söylemenizi haram kıldı”.
“Rabbim açık ve gizli bütün namussuzlukları,1 günâhları, haksız yere isyan ve saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi Allah’a eş koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi2 kesinlikle haram kılmıştır.” de.
1 Konuyla ilgili olarak Bk. (En’am: 151)2 Yani Allah’ı kafanıza göre tanımlamanızı, efendilerinizin sanki vahiy alıyormuşçasına uydurdukları “yakaza hallerinde” kendilerine ğaibten bir sesin getirdikleri yalanlarını, kendileri tarafından üretilen senaryoların kendilerine rüya halinde geldiği iftiralarını, sanki (haşa) Allah’la ahbalaşmışlar gibi Onun adına fermanlar uydurmalarını… kesinlikle haram kılmıştır.
Muhammed Esed
De ki: “Doğrusu, Rabbim, yalnızca, açık ya da gizli, utanç verici davranışları, günahı[n her çeşidini], [başkasının elindekine] haksız yere göz dikmeyi, Allah'tan başkasına -hakkında hiçbir delil indirmediği halde- tanrısal nitelikler yakıştırmanızı ve bilmediğiniz şeyi Allah'a izafe etmenizi yasaklamıştır.”
De ki: Benim Rabbim ancak gizli ve açık işlenen bütün çirkinlikleri/ahlaksızlığı, günahın her türünü, haksız yere saldırganlığı/azgınlığı, hakkında hiçbir delil indirmediği halde herhangi bir şeyi Allah’a isnat ederek şirk koşmanızı ve bilip bilmeden Allah’a ait şeyleri söylemenizi haram kılmıştır. 6/120- 151, 3/151, 12/40, 17/36, 49/6
De ki: “Benim Rabbim, yalnızca açık ya da gizli yüz kızartıcı davranışları, günahın her türünü, haksız yere başkasının malına göz dikmeyi, herhangi bir delil indirmediği hâlde Allah’tan başkasına ilâhlık yakıştırmanızı, hakkında bilginizin olmadığı şeyi Allah’a atfetmenizi yasaklamıştır.”[1180]
De ki: «Rabbim ancak fahiş şeyleri, onlardan zahir olanı da, gizlice yapılanı da ve her türlü günahı ve haksız yere tecavüzü ve şerik koşmaya dair hiçbir bürhan indirmemiş iken Allah Teâlâ'ya şerik ittihaz etmeyi ve bilmediğiniz şeyleri Allah Teâlâ'ya karşı söylemenizi haram kılmıştır.»
De ki: “Rabbim o güzel şeyleri değil, açığı ile gizlisi ile, bütün fuhşiyatı haram kılmıştır. Keza her türlü günahı, haksız tecavüzü ve kendisine tapılması hakkında Allah'ın herhangi bir delil bildirmediği bir nesneyi Allah'a şerik yapmanızı, bir de Allah'ın emretmediği birtakım şeyleri iftira ederek O'na mal etmenizi haram kılmıştır. ”
Burada müşriklerin tutarsızlıkları ifade edilmektedir. Allah’tan başka elbette bir tanrı yoktur. Ama faraza böyle bir şey yani Yüce Yaratıcının yanında, O’nun kendisine yetki verdiği birinin şerik olması söz konusu ise, Allah’tan gelen bir yetki belgesi olması gerekmez mi? O’nun verdiği böyle bir belge olmadıkça, O’na birini ortak kılmak kimin haddine?
Süleyman Ateş
De ki: "Rabbim, fuhuşları, gerek açığını, gerek kapalısını; günahı ve haksız yere saldırmayı; hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi Allah'a ortak koşmayı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyler söylemenizi kesinlikle haram etmiştir."
De ki “ Rabbim sadece şunları yasak (haram) etti: İster açık, ister gizli olsun her türlü fuhuş[1], ism (bu kitapta anlatılan günahları)[2], haksız saldırı, Allah’ın hakkında bir belge (yetki) indirmediği şeyi O’na ortak saymanız (şirk) ve Allah hakkında bilmediğinizi söylemeniz.”
Süleymaniye Vakfı A'raf Suresi 33. Ayet Açıklaması
[1] Fuhuş kelimesi Kur'an'da hem zina (İsra 17:32) hem de eşcinsellik (Neml 27:54-58) anlamında kullanılmıştır. [2] İsm (الإثم) "günah" diye tercüme edilir. Zenb ve cünah'a da aynı anlam verilince aradaki fark kaybolmakta, o zaman meselâ, Kur'an'da içkinin haram olduğuna dair bir hükmün olmadığını söyleyenler çıkmaktadır. Halbuki Bakara 2:219'a göre içki ve kumarda büyük bir ism vardır. İsm, Allah'ın haram kıldığı şeylerden olduğuna göre içki haramdır. Bu sebeple kelimeyi tercüme etmedik. Elif Lam'lı olduğundan 'bu kitapta anlatılan' tamlaması eklenmiştir.
Şaban Piriş
De ki:-Rabbim, ancak ahlaksızlığın, açığını da gizlisini de- günah işlemeyi, haksız yere isyanı, hakkında hiç bir delil indirmediği bir şeyi Allah'a şirk koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.
De ki: Rabbim ancak açığı ve gizlisiyle her türlü fuhşiyatı,(7) günahı, haksızlıkla tecavüzde bulunmayı, hakkında Allah'ın hiçbir delil indirmediği şeyleri Ona ortak koşmayı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.
(7) 6:151’de de geçtiği gibi, genel anlamıyla, çirkinliği aşikâr olan kötü davranışlar. Büyük günahlar, bu sözcüğün kapsamına girmekle birlikte, fuhuş yahut fuhşiyat denince ilk akla gelen anlam gayrı meşru cinsel ilişkilerdir ki, 17:32’den de bu anlaşılmaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Rabbim, ancak şunları haram kıldı: "İğrençlikleri-görünenini, gizli olanını-günahı, haksız yere saldırmayı, hakkında hiçbir kanıt indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmayı, bir de Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemeyi."
eyit: “bayıķ ḥarām eyledi çalabum zişt işleri ol kim eşkere oldı andan daħı ol kim gizlü oldı daħı yazuġı yā ħamrı yā žulm eylemegi yā kibri ḥaķsuz daħı kim ortaķ eyleyesiz Tañrı’ya anı kim indürmedi aña ḥüccet daħı kim eyidesiz Tañrı üzere anı kim bilmezsiz.”