Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5415, sondan 822. ayet; 70. sure ve Meâric Suresinin 40. ayetidir. Meâric Suresi 40. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 35 ve toplam ebced değeri ise 2911 olarak hesaplanmıştır. Meâric Suresinin toplam ebced değeri 70602 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
“Doğular ve batılar” ifadesi, güneş, ay ve yıldızların doğduğu ve battığı noktalar yanında, yıl boyunca güneşin doğduğu ve battığı ufuktaki farklı noktaları da kapsar. Yüce Allah’ın bu şekilde yıldızların doğduğu ve battığı yerlere yemin etmesi O’nun evrendeki bütün yörünge hareketlerine hâkimiyetini ve sonsuz kudretini gösterir. “Onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter” şeklinde çevirdiğimiz cümleyi müfessirler iki türlü yorumlamışlardır: a) Bu muazzam evreni yaratan ve onun yönetimine hakim olan sonsuz kudret, inkârcıları yok edip onların yerine, kendisine iman edip emir ve yasaklarına uyan kullar da getirir, hiçbir güç buna engel olamaz. b) Bundan maksat yüce Allah’ın, insanları öldükten sonra dirilttiğinde onları dünyadaki yaratılışlarından daha sağlam ve ebedî hayata elverişli olabilecek şekilde yaratmasıdır (İbn Âşûr, XXIX, 180).
Mehmet Okuyan
40,41. Hayır! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve biz asla geçilebilenler değiliz.
Kur’an’da sekiz kez geçen bu yemin ifadeleri için bkz. Vâkı‘a 56:75; Hâkka 69:38; Me‘âric 70:40; Kıyâmet 75:1, 2; Tekvîr 81:15; İnşikâk 84:16; Beled 90:1.
Bayraktar Bayraklı
40,41. Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, elbette onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.
Artık, Doğu’ların ve Batı’ların (tüm tarafların, kıtaların ve kâinatın) Rabbine yemin ederim; Biz gerçekten her şeye Muktedir konumdayız; (bunların hepsinin hesabı sorulacaktır).
Fazla söze gerek yok. Güneşin doğduğu yerlerin ve battığı yerlerin Rabbine yemin ederim. Elbette biz kanunlarımızın cari olduğu her şey üzerinde gücümüzü kudretimizi kullanır, düzenlememizi yaparız.
40, 41. İşte doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onlardan daha hayırlısını getirmeye (yaratmaya) gücümüz yeter. Ve bizi geçecek de değiller. (Bizden kurtulamazlar.)
İş onların sandığı gibi değil. Bütün gündoğumu ve günbatımı (güneşin doğduğu ve battığı) noktaların bütün hareketlerinin Rabbine yemin olsun ki, elbette biz her şeye kadiriz.
40, 41. Şu halde (işin gerçeği) öyle (umdukları gibi) değil! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.
40,41. Yine hayır, (iş onların umdukları gibi değildir). Doğuların, batıların Rabbine andederim ki, şübhesiz biz onların yerine kendilerinden daha hayırlısını getirmiye de elbette kaadiriz ve biz, önümüze geçilebilecekler (den) de değiliz.
40,41. Doğuların ve batıların(1) Rabbine (Zâtım üzerine) yemîn ederim ki, şübhesiz biz(onların) yerine onlardan daha hayırlılarını getirmeye elbette gücü yetenleriz ve biz(kudretinin) önüne geçilenler değiliz!
40, 41. Gün doğan ve batan yerlerin hepsinin Rabbine yemin ederim ki bizim onları daha iyi bir mahlûkla tebdil etmeye [¹] gücümüz yeter, önümüze de kimse geçemez.
Şu hâlde, güneş sistemlerine yerleştirdiği şaşmaz ölçü sayesinde, evrende ortaya koyduğu her bir gündoğumu ve günbatımı noktası ile aydınlığı karanlığa ve karanlığı aydınlığa çeviren, gönderdiği Kur’an sayesinde zulüm ve cehâlet karanlıklarını iman ve İslâm nurlarıyla aydınlatan, doğudaki ve batıdaki, geçmiş ve gelecek tüm ülkelerin gerçek Hükümdarı, bütün zamanların ve mekânların biricik Hâkimi olan Allah’a, yani doğuların ve batıların, tüm doğuş ve batışların, doğan ve batanların Rabb’ine andolsun ki, Bizim elbette gücümüz yeter:
40,41. Hayır! (Artık başka söze lüzum yok!) Doğuların ve bâtıların1 Rabbine yemin ederim ki Bizim gücümüz, onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeğe yeter ve (bu konuda da) Bizim önümüze, kimse geçemez.
40-41. Güneşin farklı doğuş ve batış noktalarının her birinin Rabbine andolsun ki biz o kâfirleri yok edip onların yerine daha iyilerini getirmeye pek ala kadiriz, çünkü bizim gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur. 2/155, 55/17, 22/5-6, 13/16
Mustafa İslamoğlu Meâric Suresi 40. Ayet Açıklaması
[5318] Çevirimizin gerekçesi için bkz: 90:1, not 1.
[5319] Gündoğumu ve günbatımının ikisi birden öldükten sonra dirilişi hatırlatırlar. Yemin şahitlikle ilgilidir. Allah’ın bir şeye yemini, onun hakikate dünya ve/veya âhirette şahitliğini gösterir. Zira yemin şahitlikle ilgilidir. Allah bir şeye yemin ediyorsa, o şey bizim hakkımızda şahitlik yapacak demektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık öyle değil, meşriklerin ve mağriblerin Rabbine kasem ederim ki şüphe yok, Biz elbette kâdiriz,
40, 41. Hayır, Allah'ın nizamı onların sandığı gibi değildir! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, Biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye kadiriz. Bizim elimizden kurtulan, gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur. [40, 57; 75, 3-4; 56, 60-61]
40,41. -Hayır, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz bizim onların yerine daha iyilerini getirmeye gücümüz yeter. Bizim önümüze de geçilemez.
40,41. Doğuların ve batıların Rabbine(6) yemin ederim ki, onların yerine daha hayırlılarını getirmeye Bizim elbette gücümüz yeter; hiç kimse de Bize engel olamaz.
40-41. pes and içerin gün ŧoġuları çalabı’sına daħı gün batuları çalabı’sıña bayıķ biz ķaadırlaruz aña kim degşürevüz yigrek anlardan daħı degülüz biz maġlūb olınmışlar.