Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5815, sondan 422. ayet; 81. sure ve Tekvîr Suresinin 15. ayetidir. Tekvîr Suresi 15. ayetinin kelime sayisi 3, harf sayısı 13 ve toplam ebced değeri ise 1055 olarak hesaplanmıştır. Tekvîr Suresinin toplam ebced değeri 40284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Erişilmez bir nazım güzelliği ve edebî incelikler taşıyan 15-18. âyetlerdeki yeminler, ileride verilecek olan vahiy ve peygamberle ilgili bilgilerin gerçekliğini teyit amacı taşıması yanında, muhatabı bu bilgilerin önemini kavramaya hazırlamaktadır. Çünkü peygamberin dürüstlüğü ve vahyin gerçek olduğu hususunda kuşku duyan insanın, hiçbir dinî bildirimi tanıyıp kabul etmesi beklenemez. Müfessirler 19. âyette anlatılan “değerli elçinin sözü”nden maksadın Kur’an olduğunu söylemişlerdir. Elçiden maksat bir görüşe göre Cebrâil’dir (Taberî, XXX, 51; Zemahşerî, 224). Cebrâil, Allah’ın kelâmı Kur’an’ın Hz. Peygamber’e ulaştırılmasında aracılık yani elçilik ettiği için ona “değerli elçi” denilmiş ve Allah’ın vahyettiği kelâm Hz. Peygamber’e onun tarafından okunduğu, vahye uygun söz kalıbına girmiş olarak ondan ulaştığı için “onun sözü” olarak ifade edilmiştir. Diğer bir yoruma göre “değerli elçi” Hz. Peygamber’dir. O, Allah’ın elçisi olarak Kur’an’ı insanlara tebliğ ettiği için Kur’an onun sözü olarak ifade buyurulmuştur (İbn Âşûr, XXX, 154-155).
“Değerli elçi” ifadesini Hz. Peygamber olarak açıklayanlara göre 20-21. âyetlerin anlamı şöyle olur: Peygamber Allah’tan gelen mesajları ümmetine tebliğ edecek güç ve yeteneğe sahiptir; Allah katında onun yüce bir makamı ve itibarı vardır; kendisine indirilen vahyi koruma ve tebliğ etme hususunda güvenilir bir elçidir; Allah’a itaat eden müminler ona da itaat eder, saygı gösterirler (Şevkânî, V, 453; arş hakkında bilgi için bk. A‘râf 7:54).
15,16,17,18. Hayır! (başka söze lüzum yok!) (gündüzleri gözden kaybolan) yıldızlara, yörüngelerinde yüzen gezegenlere, kararmağa başladığı zaman geceye, ağarmağa başladığı zaman sabaha yemin ederim ki,
Mustafa İslamoğlu Tekvîr Suresi 15. Ayet Açıklaması
[5596] Çevirimizin gerekçesi için bkz: 90:1, not 1.
[5597] Bu ve müteakip âyetteki sıfatların mevsufları yoktur. Bunlar “yıldız, gezegen” gibi gök cisimleri veya yuvalarına girip çıkan yabanî hayvanlar olarak yorumlanmıştır (Taberî). Bizce benzeri yerlerde olduğu gibi bu sıfatların mevsufları vahiy veya o vahyin inşa ettiği mü’minlerdir. Bu takdirde mâna zımnen şöyle olur: Yemin ederim gönüllere gizlenerek onları harekete geçiren vahye, o vahyin yörüngesinde kâh gizli kâh alenî atağa kalkan mü’minlere. Eğer sûrenin başından beri izlenen kozmik süreç bağlamında anlaşılırsa, bu durumda bu gizlenenler evrenin tüm yıldızları ve galaksileri olur. Zira onlar geri sarılıp dürülmüş ve başlangıcına iade edilmiş bir halde artık tek noktadadırlar (21:104).
(7) Bu ve bir sonraki âyet hakkında çok fazla sayıda ihtimaller, yapılmış yorumlar ve rivayetler vardır. En yaygın yorumlardan birine göre, bu âyet gezegenleri tanımlamaktadır ki bu takdirde, “geri dönenler” ifadesinden, dış gezegenlerde görülen gerileme (retrograde) hareketi de anlaşılabilir. Dünya, farklı hızlarda dönen bu gezegenlerden birinin önünden geçtiği zaman, bir süre için o gezegen geriye gidiyormuş gibi görünmekte, sonra tekrar olağan hareketine devam etmektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
Hayır, iş onların sandığı gibi değil! Yemin olsun o sinip gizlenenlere,