Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5443, sondan 794. ayet; 71. sure ve Nûh Suresinin 24. ayetidir. Nûh Suresi 24. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 35 ve toplam ebced değeri ise 4083 olarak hesaplanmıştır. Nûh Suresinin toplam ebced değeri 75308 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Hz. Nûh’un bu âyetteki ifadesinden anlaşıldığına göre toplumun ileri gelenleri yani zalimler etkili propaganda ve baskılarıyla birçok kimseyi yoldan çıkarmış, putperest yapmışlardır. İnsanları hidayete erdirmek için gönderilmiş olan peygamberin, onların sapkınlıklarının arttırılmasını istemeyeceğini belirten müfessirler, Nûh’un, “(Rabbim!) Sen de artık bu zalimlerin şaşkınlıklarını arttır!” meâlindeki bedduasında kullandığı dalâl (sapkınlık) kelimesine, “ceza” veya “haksız eylemlerinde başarısızlık” gibi anlamlar vermişlerdir (bk. Râzî, XXX, 145; İbn Âşûr, XXIX, 211). Onların iman etmeyecekleri vahyin bildirimiyle kesinlik kazandığı için Nûh’un haklarında beddua ettiği de söylenebilir (bk. Hûd 11:36).
Mehmet Okuyan
(Böylece) onlar elbette çoklarını saptırdılar. (Bunun üzerine Nuh: “Rabbim)! Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır!” (demişti).
“Gerçekten bunlar böylece çok kimseleri şaşırtıp-saptırıp yoldan çıkardılar. (Hz. Nuh dedi ki: Ey Rabbim!) Sen de zalimlerin ancak şaşkınlığını (ve azabını) arttır.”
Böylece onlar birçok kimseleri yoldan çıkardılar. Sen ey Rabbim! O yaratılış gayesi dışında yaşayan o insanların şaşkınlığından ve sapıklığından başka şeylerini artırma.”
“Birçok kimseyi başına buyruk hale getirerek hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağladılar. Sen de inkâr ile, isyan ile, baskı ile, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri kısıtlayan, suikastler tertipleyen, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimlerin, müşriklerin yalnızca, kayıplarını ve hüsranlarını artır!”
“Ey Rabb’im! Böylece toplumu yönlendiren bu inkârcılar, aldatıcı propagandalarla birçok kişiyi doğru yoldan saptırdılar. Öyleyse, Sen de bu zâlimlerin yalnızca şaşkınlık ve sapkınlığını artır ve böylece onları cezalandır, yâ Rab!”Ve Nûh’un duâsı kabul edildi:
[5337] Dua kökünden gelen da’vet, fiîlî bir dua idi. Bu bir ömür sürdü. O fayda etmeyince iş kavlî duaya kaldı. Bu duanın kabulü, sürecin doğru işlediğinin delilidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve muhakkak ki, birçoklarını sapıklığa düşürdüler. Ve (Yarabbi! Sen de) O zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma.»