Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5506, sondan 731. ayet; 74. sure ve Müddessir Suresinin 11. ayetidir. Müddessir Suresi 11. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 16 ve toplam ebced değeri ise 2215 olarak hesaplanmıştır. Müddessir Suresinin toplam ebced değeri 86621 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Müfessirler bu âyetlerin Mekkeli müşrik Velîd b. Mug^re hakkında indiğini rivayet etmişlerdir (Taberî, XXIX, 96; Şevkânî, V, 376). Velîd, Kureyş’in ileri gelenlerinden olup çok sayıda oğulları vardı ve oldukça zengindi; buna rağmen Allah’ın kendisine lutfettiği nimetlere şükredecek yerde hem Allah’a hem de peygambere karşı nankörlük etmiş, İslâm’ı boğmak isteyenlere öncülük edenlerden olmuştu.
Allah Teâlâ’nın “Yarattığım şahsı tek başına bana bırak” meâlindeki buyruğu iki türlü yorumlanmıştır: a) Anasının karnında âciz ve tek başına bir durumda yarattığım o şahsı bana bırak, senin onunla uğraşmana gerek yok, ben onun cezasını veririm. b) Onu tek başına benimle baş başa bırak; ben onun hakkından gelir ve gereken cezayı veririm (bk. Şevkânî, V, 376). Âyet, Velîd b. Mug^re hakkında inmiş olsa da amacı genel olup şu mesajı vermektedir: Nimete karşı şükretmek, nimet sahibine minnettar olmak en yalın ahlâkî ödevlerden biri, akıl ve adalet gereğidir. Sıradan birinin alelâde yardım ve iyiliğine bile minnettar olup teşekkür ederken varlığımızı, hayatımızı, sahip olduğumuz, yararlandığımız her türlü maddî ve mânevî nimet ve imkânları lutfeden Allah’a minnettar olmamak, şükretmemek, ibadet ve itaat etmemek büyük bir nankörlüktür; özellikle Allah’ın varlığını ve birliğini tanımamaktan da öte giderek inkâr, şirk ve zulüm hareketlerine öncülük etmek bütün nankörlüklerin ve haksızlıkların en ağırı, en vahimidir.
11,12,13,14. Tek olarak yarattığım, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için nimetleri serdikçe serdiğim o kişiyi bana bırak!
11-26.Hakim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerimeler Velid bin Muğire hakkında indirilmiştir. Velid bin Muğire İslâm`a karşı düşmanlıkta ileri gidenlerdi. Bu kişi aynı zamanda Mekke`de İslâm ve Resulullah (a.s.) aleyhindeki propaganda faaliyetlerini yürütüyordu. Bir keresinde Resulullah (a.s.) hakkında nasıl bir yakıştırmada bulunacağı üzerinde düşündü. Bu konuda Ebu Cehl ile de fikir alış verişinde bulundu ve şöyle dedi: "İçinizde şiiri benden iyi bilen yoktur. Bu adamın sözü şiire hiç benzemiyor. Sonra sözünde bir hoşluk ve etkileyicilik var. Üstünü de altını da aydınlatıyor. O hep üstün çıkıyor, kimse onun üstüne çıkamıyor." Ebu Cehl, Velid bin Muğire`den Resulullah (a.s.) hakkında mutlaka bir şeyler uydurmasını istedi. O da: "Beni biraz kendi halime bırak düşüneyim" dedi. Bir süre düşündükten sonra: "Bu aktarılagelen bir büyüden başka bir şey değildir. Onu başkalarından aktarıyor" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerimeler indirildi.
Ali Bulaç
Kendisini tek olarak (ve yapayalnız) yarattığım (şu adam)ı Bana bırak;
11, 12, 13, 14. Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim o kimseyi bana bırak!
11,12,13,14. Bir tek (ya'nî nev'i şahsına münhasır) olarak yaratdığım, kendisine uzun boylu mal ve (yanında ve toplantılarda dâima) haazır bulunmak üzere oğullar verdiğim, (yaşayışını, ömrünü, evlâdlarını) yaydığım (bol bol ihsan etdiğim o kâfir adam) ı bana bırak.
Annesinin karnında âciz, yapayalnız ve çaresiz bir kul olarak yarattığım o azgın inkârcıyı sen bana bırak! Hakikati çok iyi bildiği hâlde; kibir, inat ve bencilliği yüzünden ayetlerime başkaldıran o küstah ve azgın kâfirin hakkından bizzat Ben geleceğim!
11,12,13,14. Bırakın Bana! O kendi ellerimle yarattığım,1 kendisine bolca servet ve gözünün önünde duran oğullar verdiğim ve önüne imkân ve fırsatlar serdiğim adamı.2
1 Bu âyet, “Bırakın Bana, o (doğduğunda) kimsesiz olarak yarattığım kimseyi…” veya “Bırakın Bana, o kendisini tek başına, kimsesiz olarak yapa yalnız yarattığım kimseyi…” şekillerinde de tercüme edilebilir.2 Bu adam; Velid b. Muğiyre’dir. Bunun çok malları, Tâif’te bahçeleri, on oğlu olduğu rivâyet edilmiştir. (Bunlardan; Halid, Hişam ve Velîd Müslüman oldu.)
Muhammed Esed
BANA BIRAK yalnız yarattığım 5 o kişi[yle uğraşma]yı,
Mustafa İslamoğlu Müddessir Suresi 11. Ayet Açıklaması
[5409] Veya: “Tek olarak yarattığımı Benimle başbaşa bırak!” Vahîden tümleci zernîyi de halaktuyu da nitelediği için hem “tek başına, yalnız yarattığım” (Krş: 6:94), hem de “tek başıma yarattığım” anlamlarını verir.
11, 12, 13, 14. Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkânı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!
Suat Yıldırım Müddessir Suresi 11. Ayet Açıklaması
Bu âyetler, Hz. Peygamber (a.s.) aleyhinde “büyücü” diye propaganda yapan, Kureyş’in liderlerinden Velîd b. Muğîre ve benzerleri hakkında indirilmiştir. Onun on oğlu vardı ki Halid b. Velîd (r.a) onlardan biridir.
Süleyman Ateş
Benimle şu adamı yalnız bırak ki ben onu tek olarak yarattım.