Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5556, sondan 681. ayet; 75. sure ve Kıyamet Suresinin 5. ayetidir. Kıyamet Suresi 5. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 23 ve toplam ebced değeri ise 859 olarak hesaplanmıştır. Kıyamet Suresinin toplam ebced değeri 49071 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
“Günah” diye çevirdiğimiz fücûr kelimesinin “haktan sapma” anlamına geldiğini, bu sapmanın sözle de eylemle de olabileceğini belirten Şevkânî, âyetle ilgili açıklamaları şöyle özetler: İnsanoğlu bugünüyle yarınıyla her zaman günah işlemeyi öne alır; günahı peşin işler, tövbeyi tehir eder. İbnü’l-Enbârî’nin yorumuna göre insan, yaşadığı sürece hep günah işlemek ister, işlediği günahtan dönmek, günahkârlığı terketmek gibi bir niyet taşımaz. Mücâhid, Hasan-ı Basrî, İkrime, Süddî ve Saîd b. Cübeyr de âyeti şöyle açıklamışlardır: “İnsan ölünceye kadar hep tövbe edeceğini söyler durur; sonuçta en kötü hallerini yaşarken ölüm onu yakalar.” Dahhâk’e göre insanın bu haline “emel” denir; yani o, “Daha yaşayacağım, dünyadan nasibimi alacağım” der, ölümü hiç hatırına getirmez (bk. V, 388).
Âyetteki fücûr kelimesine “inkâr” anlamı verenler de olmuştur. Buna göre âyetin mânası şöyledir: “Fakat insan önündekini (kıyameti) inkâr etmek istiyor.” Devamındaki âyette kıyamet gününün ne zaman geleceğine dair sorulan sorunun bu mânayı desteklediği düşünülebilir.
Mehmet Okuyan
5,6. Aslında (inkârcı) insan, “Kıyamet günü de ne zamanmış!” diye sorarak, önündekini (ahireti) yalanlamak ister.
1- O müşrik. 2- Kalan ömrünü. 3- “Suçlu/Hakikat ile bağını koparmış” demek olan bu sözcük, “basit suçlu” anlamında değil; “gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın” anlamına gelmektedir.
Ahmet Akgül
Ancak (maalesef) insan (sonunun kötü olacağını bile bile), önündeki (kalan ömür günlerini) fısk-u fücurla sürdürmek istemektedir.
Mustafa İslamoğlu Kıyamet Suresi 5. Ayet Açıklaması
[5445] “Önündeki” anlamına gelen emâmeh 1) “Günler, aylar, mevsimler ve yılların haber verdiği gözünün önündeki yeniden diriliş hakikatini”; 2) “Önünde duran istikbalini”; 3) “Fıtratına nakşedilmiş olanı”; 4) “Vaktiyle önüne konulmuş hakikati” anlamlarını içerir.
[5446] Teksir için olan lâm çeviriye “genellikle” olarak yansımıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat insan diler ki ilerisinde de isyana devam etsin.