İnsân Suresi 13. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5604, sondan 633. ayet; 76. sure ve İnsân Suresinin 13. ayetidir. İnsân Suresi 13. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 2283 olarak hesaplanmıştır. İnsân Suresinin toplam ebced değeri 73518 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
متكـين فيها على الارائك لا يرون فيها شمسا ولا زمهريرا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
متكـينفيهاعلىالارائكلايرونفيهاشمساولازمهريرا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Mutteki-îne fîhâ ‘alâ-l-erâ-ik(i)(s) lâ yeravne fîhâ şemsen velâ zemherîrâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Orada koltuklara kurulmuş olacaklar; yakıcı sıcak da dondurucu soğuk da görmeyeceklerdir.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Orada koltuklara yaslanacaklar ve ne sıcak ne de soğuk göreceklerdir.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Orada, tahtlara kurulacaklar. Orada ne şiddetli bir sıcak ne de dondurucu bir soğuk görecekler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmış vaziyettedirler. Orada ne (yakıcı) bir Güneş ve ne de dondurucu bir soğuk göreceklerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Yaslanırlar orada tahtlara, orada ne güneş görürler, ne zemheri.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Orada sedirlere yaslanıp uzanacaklar ve ne yakıcı bir güneş ve ne de şiddetli bir soğuk görecekler.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Cennet'te işlemeli, süslü, tahtlara yaslanırlar. Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de, şiddetli soğuk hissederler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Orada koltuklara dayanırlar. Ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmışlardır. Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne dondurucu bir soğuk görürler.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Orada koltuklar üzerine dayanmış bir haldedirler. Orada ne bir güneş (rahatsızlığı) görürler, ne de soğuk...
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Orada koltuklara yaslanırlar. Ne çok sıcak görürler ne de çok soğuk.
Besim Atalay
Besim Atalay
yaslanırlar tahtlara, ne sıcak görürler, ne dahi soğuk
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Orada sedirlere uzanırlar ve ne (yakıcı bir) güneş, ne de şiddetli bir soğuk görürler.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Orada koltuklara yaslanırlar; orada ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Orada donatılmış koltuklar üzerine dayanmışlardır: Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Orada erîkeler üzerine dayanmışlardır ne Güneş görürler onlarda ne de zemherîr
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Oraya girin) hepiniz, içinde tahtlar üzerine yaslanıcı (bahtiyarlar) olarak, orada ne bir güneş, ne de bir zemheri görmeyerek,
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Orada tahtlar üzerinde oturup yaslanan kimseler olarak! Orada ne bir güneş (sıcağı), ne de bir zemherir (soğuğu) görürler!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
O cennette koltukların üzerine uzanmışlar, orada ne yakıcı bir güneş, nede dondurucu soğuk görürler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
12, 18. Sabırlarına karşı mükâfat olmak üzere onlara Cennet, ipekli elbise verdi. Onlar orada tahtlar üzerinde yan gelecekler, ne güneş ne de sert soğuk görmeyecekler [³]. Onun ağaçları onlara yakından gölge salacak, meyveleri de kolay kolay toplanacaktır. Onlara gümüşten billûr gibi şeffaf kaplar, sürahilerle her nevi içki dolaştırılacak, gümüşten olan o şeffaf kapları onlara, arzu ettikleri [⁴] kadar verecekler. Onlara zencefil [⁵] katılmış şarap içirilecek. Zencefil tadında olan o içki Cennette öyle bir kaynaktır ki kolay içilmekte ona Selsebil adı verilir [⁶].
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Orada, tahtlar üzerinde yaslanıp dayanmışlardır. Onlar, orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Orada, altın işlemeli koltuklara yaslanıp sonsuz mutluluğu tadacaklar ve ne yakıcı bir Güneş görecekler orada, ne Ay; ne sıcak ve ne de dondurucu bir soğuk!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Orada Erîkeler / Tahtlar / Koltuklar üzerine kurulmuşlardır. Orada ne bir güneş sıcaklığı, ne dondurucu bir soğuk görürler.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Onlar, o (cennette) tahtlar üzerine kurulup oturacaklar, orada asla (yakıcı) bir güneş ve dondurucu bir soğuk da görmeyecekler.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Orada sedirlere uzanacaklar ve ne [yakıcı bir] güneş, ne de şiddetli bir soğuk görmeyecekler,
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Onlar orada tahtlarına kurulmuş olacaklar, orada onlar ne yakıcı bir sıcak ne de dondurucu bir soğuk görecekler. 4/57, 36/55...58
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Orada divanlara[5476] sere serpe uzanacaklar; ne sıcağa ne soğuğa maruz kalacaklar;[5477]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Orada tahtlar üzerine yaslanırlar, orada ne bir güneş ve ne de bir şiddetli soğuk görürler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Koltuklarında diledikleri gibi dinlenir, orada ne güneş sıcağı görürler, ne de dondurucu soğuklara uğrarlar.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Orada divanlar üzerinde yastıklara dayanırlar. Orada ne (yakıcı) güneş görürler, ne de dondurucu soğuk.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Orada koltuklara kurulurlar; güneşin yakan sıcaklığını da dondurucu soğuğu da görmezler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Orada tahtlarına kurulmuşlar, ne yakıcı güneş, ne de dondurucu soğuk görürler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Orada koltuklara kurulmuşlardır; ne güneş sıcağı görürler orada, ne zemherir soğuğu.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Koltuklar üzerine yaslanarak otururlar orada. Ne bir güneş görürler orada ne de kavurucu bir soğuk...
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
tekye urıcılarken anuñ içinde taħtlar üzere. görmezler anuñ içinde güneş ne daħı ķatı śovuķ.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ṭayanurlar anda taḫtlar üstinde, anuñ içinde ay, güneş issi ve ṣovuḳ gör‐mezler.