İnsân Suresi 14. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5605, sondan 632. ayet; 76. sure ve İnsân Suresinin 14. ayetidir. İnsân Suresi 14. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 34 ve toplam ebced değeri ise 3736 olarak hesaplanmıştır. İnsân Suresinin toplam ebced değeri 73518 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
ودانية عليهم ظلالها وذللت قطوفها تذليلا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ودانيةعليهمظلالهاوذللتقطوفهاتذليلا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ve dâniyeten ‘aleyhim zilâluhâ ve żullilet kutûfuhâ teżlîlâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri onların (cennetliklerin) üzerlerine sarkacak, meyveleri (kolayca toplanması için) eğdirilecektir.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Cennetin gölgeleri üstlerine yaklaşmış, meyveleri de aşağı eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkacak, meyveleri yemeye hazır olarak yaklaştırılacak.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmıştır.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ağaçların gölgeleri, yakındır onlara ve meyveleri, adamakıllı ram olmuştur onlara.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Cennet ağaçlarının gölgeleri onları kuşatmıştır. O ağaçların meyveleri kolay toplanacak şekilde onlara iyice yaklaştırılmıştır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Üzerlerine Cennet gölgeleri sarkmıştır. Meyvelerin dallarından koparılarak yenilmesi oldukça kolaylaştırılmıştır.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Gölgeleri kendilerine yakındır. Devşirilecek meyveleri de eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
(O cennetteki ağaçların) gölgeleri üzerlerine sarkmış, meyvaları da bol bol önlerine konmuştur.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
O Cennetin gölgeleri, onları kuşatmıştır. Meyveleri aşağı sarkıtılmıştır.
Besim Atalay
Besim Atalay
Üstlerine cennetin gölgeleri yayılmış, yemişleri iyicene sarkmıştır!
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkar, kolayca koparılabilen meyveleri onların istifadelerine sunulur.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Ağaçların gölgesi üzerlerine sarkmış ve meyveler yaklaştırılarak koparılmaları kolaylaştırılmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Üzerlerine cennet gölgeleri sarkmış, meyveleri bol bol önlerine konmuştur.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Üzerlerine o Cennet gölgeleri sarkmış ve devşirimleri mebzûl mebzûl önlerine konmuştur
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Ve gölgeleri onlara yakın, meyveleri de emirlerine (her an ve her suretle) boyun eğdirilmiş olarak.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine yakındır, meyveleri de (kolayca koparabilecekleri şekilde) iyice sarkıtılmıştır.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Orada gölgeleri onların üzerine sarkmış ve meyvelerini kendilerinin kopardığı eğilmiş ağaçlar var.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
12, 18. Sabırlarına karşı mükâfat olmak üzere onlara Cennet, ipekli elbise verdi. Onlar orada tahtlar üzerinde yan gelecekler, ne güneş ne de sert soğuk görmeyecekler [³]. Onun ağaçları onlara yakından gölge salacak, meyveleri de kolay kolay toplanacaktır. Onlara gümüşten billûr gibi şeffaf kaplar, sürahilerle her nevi içki dolaştırılacak, gümüşten olan o şeffaf kapları onlara, arzu ettikleri [⁴] kadar verecekler. Onlara zencefil [⁵] katılmış şarap içirilecek. Zencefil tadında olan o içki Cennette öyle bir kaynaktır ki kolay içilmekte ona Selsebil adı verilir [⁶].
Kadri Çelik
Kadri Çelik
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve onların devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Çünkü cennet ağaçlarının huzur ve esenlik veren gölgeleri onları bürüyecek, meyveleri —ellerini uzatsalar alacakları şekilde— önlerinde eğildikçe eğilecektir.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Oranın gölgeleri onların üzerine düşmüş olarak, meyveleri kolay devşirilsin diye iyice alçaltılmıştır / bodurlaştırılmıştır.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, onlara yaklaştırılacak ve (meyvelerinin) devşirilmesi de son derece kolaylaştırılacaktır.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
çünkü o [bahçe]nin [kutlu] gölgeleri başlarını örtecek 14 ve meyve salkımları kolayca alınacak şekilde 15 (yere doğru) sarkıtılacaktır.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Cennet ağaçları gölgelerini onların üzerine düşürecek, meyveleri de kolayca toplanacak şekilde dallarından sarkmış olacak. 2/25, 47/15, 52/22
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
zira cennetin (kutlu) gölgesi[5478] üzerlerine düşecek, oranın salkımları emre âmâde kılınacak.[5479]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onların üzerlerine (o cennetin) gölgeleri yakındır, meyveleri de kemal-i itaatle musahhar bulunmuştur.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Cennet ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar, meyveleri devşirmeleri pek kolay olur.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Cennetin gölgeleri, üzerlerine yaklaşmış, meyvaları da aşağı eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Ağaçların gölgeleri başlarına iner ve meyvelerini toplamak iyice kolaylaştırılır.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Ağaçların gölgeleri üzerlerine düşmüş, meyvelerini toplamak kolaylaştırılmıştır.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Cennet ağaçlarının gölgesi üzerlerine sarkmış, meyveleri ise hemen koparılacak gibi eğilmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Bahçenin gölgeleri üzerlerine eğilmiştir. Ve bahçenin meyveleri iyice yaklaştırılmıştır.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı yaķın iken anlaruñ üzere gölgeleri daħı muŧį' olındı yimişleri muŧį' eylemek.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı anlar üstine yaḳındur budaḳları, gölgesi, yemişi daḫı yaḳındur. Otu‐ran daḫı, duran daḫı irişür.