Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5610, sondan 627. ayet; 76. sure ve İnsân Suresinin 19. ayetidir. İnsân Suresi 19. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 47 ve toplam ebced değeri ise 3830 olarak hesaplanmıştır. İnsân Suresinin toplam ebced değeri 73518 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ويطوف عليهم ولدان مخلدون اذا رايتهم حسبتهم لؤلؤا منثورا
Allah Teâlâ yukarıdaki özellikleri taşıyan müminleri kıyamet gününün sıkıntılarından koruyacağını, onlara sevinç ve mutluluk dolu bir hayat nasip edeceğini ifade buyurduktan sonra vereceği nimetleri açıklamıştır. Başka âyetlerde de kıyamet gününde bir kısım yüzlerin mutluluktan parıldayacağını bir kısım yüzlerin de sıkıntıdan sararıp solacaklarını haber vermiştir (Kıyâmet 75:22-24). Bu âyetlerin genelinden çıkan sonuca göre yüce Allah’ın müminlere ikram edeceği cennet, her türlü ihtiyacın karşılandığı, rahat ve huzur kaynağı imkânların bol bol bulunduğu bir yerdir. Orada canların çektiği ve gözleri okşayan her türlü nimetin bulunduğu haber verilmiştir (bk. Zuhruf 43:71). 13. âyet müminlerin âhirette güneş ışınlarından kaynaklanan yakıcı sıcakla karşı karşıya kalmayacaklarını ifade eder. Âyetten cennetin kendine has bir nurla aydınlatılacağı, orada her şey mutedil olup sıkıntı verecek herhangi bir şeyin bulunmayacağı anlaşılmaktadır. 14. âyette belirtilen gölgelerin de cennetteki ağaçların gölgeleri olduğu belirtilir. 15-21. âyetlerde cennetliklerin içecekleri içkiler, sunucular ve hizmetçiler anlatılmakta; elbiseleri ve takıları tasvir edilmektedir. Müfessirler buradaki kâselerin gümüş ve billûrla tanıtılmasının, sadece bilinmeyeni bilinenle anlatmak, böylece muhatabın zihninde cennet nimetleriyle ilgili bir imaj, bir fikir ve sonuçta bir arzu uyandırmak maksadıyla yapılmış bir benzetmeden ibaret olduğunu belirtirler. Bunların mahiyetleri hakkında bir şey söylemek mümkün değildir. Nitekim Abdullah b. Abbas, “Cennetteki nimetlerle dünyadakiler arasında isim benzerliğinden başka benzerlik yoktur” demiştir (Râzî, XXX, 249; ayrıca bk. Bakara 2:25).
Mehmet Okuyan
O (cennetliklerin) etrafında, yaşlanmayan gençler dolaşır. Onları gördüğünde kendilerini saçılıp dağılmış inciler sanırsın.
Çevrelerinde (gençlikleri ve dinçlikleri) ebedi kılınmış (yorulmak ve yaşlanmaktan uzak yaratılmış) civanlar dolaşır-durur ki; Sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.
(Aynı çocukluk hâlleri üzere) ebedîliğe erdirilmiş çocuklar (ve genç hizmetçiler)(2)de etraflarında dolaşırlar. Onları gördüğün zaman, kendilerini (etrâfa) saçılmış (birer) inci sanırsın!
Etraflarında, cennet hizmetkârları olarak yaratılmış ölümsüz gençler pervane gibi dolaşacaklar. Öyle pak, öyle temiz hizmetkarlar ki, onları görünce, etrafa saçılmış birer inci tanesi sanırsın.
1 Kur’ân-ı Kerîm’de iki âyette geçen “vildân” (Vâkıa: 17, İnsân: 19) “ğılman”la aynı mânada kullanılmıştır. Velîd (çocuk) kelimesinin çoğulu olan vildan, her iki âyette de “ebedî” anlamındaki “muhalled” sıfatıyla nitelendirilmiş olup bu sıfat gençlerin fizyolojik değişikliğe uğrayıp yaşlanmaktan korunduğunu ifade etmektedir. Kur’ân’da bu gençler, her türlü aşınma ve kirlenmeden korumak amacıyla kabuğunda saklanırken buradan çıkarılıp cennet ehlinin etrafına saçılmış incilere benzetilmek suretiyle özel bir yaratılışa sahip olduklarına işaret edilmiş, ayrıca ğılman ve vildan’ın orada içecek sunma görevinden söz edilerek onların hizmetçi statüsünde bulundukları da ifade edilmiştir. Bk. (Vakıa: 17)
Muhammed Esed
Ve onları ölümsüz gençlikler bekleyecek: 18 gördüğün zaman saçılmış inciler sanacağın [gençlikler];
Kendilerine kalıcı gençlik[5485] iksiri servisi yapılacak:[5486] Sen o (cennetlik)leri göreceğin zaman, sanki saçılmış tarifsiz inciler sanacaksın;[5487]
Mustafa İslamoğlu İnsân Suresi 19. Ayet Açıklaması
[5485] Veya: “Ölümsüz gençler servis yapacaklar.” Vildân, (t. velîd) “sabi, hep taze, genç” veya mastar mânasıyla “ebedî, kalıcı gençlik” (Ayrıca bkz: 56:17, not 9).
[5486] Tâfe ‘aleyh için 15. âyetin ilgili açıklamasına bkz.
[5487] Zımnen: Dünya çölündeki insan kumu, tıpkı bir istiridye veya midyenin bağrına düşer gibi Rabbani terbiyenin bağrına düşünce, cennete girmeyi hak eden bir cennet incisi olup çıkacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onların etrafında ebedîler olan genç hizmetçiler dolaşır, onları göreceğin zaman onları birer saçılmış inci sanırsın.
Süleymaniye Vakfı İnsân Suresi 19. Ayet Açıklaması
[1] Vildan: Genç erkek hizmetçi. Cennette, huriler ve vildanlar, insanların hizmetinde olacaklardır. [2] Cennette görevli kadın hizmetçiler (huriler) için 'kabuğunda saklanmış inciler', erkek hizmetçiler(vildanlar) için 'etrafa saçılmış inciler' tamlaması kullanılmış olması dikkat çekicidir.
Şaban Piriş
Etrafında ölümsüz gençler dolaşır. Onları gördüğün zaman saçılmış inci sanırsın.