Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5660, sondan 577. ayet; 77. sure ve Mürselât Suresinin 38. ayetidir. Mürselât Suresi 38. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 26 ve toplam ebced değeri ise 1351 olarak hesaplanmıştır. Mürselât Suresinin toplam ebced değeri 71828 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
“Ayırım günü”nden maksat hakkın bâtıldan, haklının haksızdan, inananın inkâr edenden ayırt edileceği yargı günüdür. Allah o gün gerek Kur’an’ın hitap ettiği topluluğu ve sonraki nesilleri, gerekse Kur’an’ın inmesinden önce gelip geçmiş bütün insanları mahşerde toplayıp aralarında hükmünü verecektir (krş. Vâkıa 56:49-50). Bir yoruma göre “siz ve sizden öncekiler” ifadesiyle bilhassa Hz. Peygamber’in muhatapları olan Arap müşrikleriyle önceki dönemlerin inkârcıları kastedilmiştir. Âyetin özellikle tehdit ve uyarı amacı taşıdığı dikkate alındığında bu yorum daha isabetli görülebilir. Nitekim 39. âyet de bu yorumu desteklemektedir. Burada inkârcılara, “Bir planınız varsa haydi bana karşı uygulayın planınızı!” denilerek hak ettikleri cezadan kurtulma hususunda bir çareleri varsa onu kullanmaları istenir. Ancak bu istek, gerçekten onların bir çare bulmaları için değil, içine düşecekleri çaresizliği ortaya koymak içindir.
Mehmet Okuyan
38,39. (İnkârcılara şöyle denecektir:) “Bu, ayrılık günüdür. Sizi de öncekileri de bir araya toplayacağız. (Azaptan kurtulmak için) bir hileniz varsa hemen bana tuzak kurun!
(Rabbimiz buyuracak:) İşte bu, hüküm günüdür; sizi ve öncekileri (bütün insan nesillerini) ‘bir arada topladık’. (Adil bir yargılama yapılacak, kimse elimizden kurtulamayacaktır.)
“Bugün, sorumluluk gereği, mükâfata nâil olanla cezaya müstehak olanların muhakeme ile ayırt edileceği gündür. Sizleri ve önceki ümmetleri birlikte topladık.”
“İşte bu, hak ile bâtıl ehli arasındaki bütün ihtilafların, anlaşmazlıkların nihâî karara bağlanacağı ve ilâhî adâletin tüm ihtişâmıyla tecellî edeceği Karar Günüdür.İşte bu yüzden, sizi ve sizden öncekileri bu mahkemede topladık!”