Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1206, sondan 5031. ayet; 8. sure ve Enfal Suresinin 46. ayetidir. Enfal Suresi 46. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 67 ve toplam ebced değeri ise 4253 olarak hesaplanmıştır. Enfal Suresinin toplam ebced değeri 375915 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واطيعوا الله ورسوله ولا تنازعوا فتفشلوا وتذهب ريحكم واصبروا ان الله مع الصابرين
Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Bedir’de Allah’ın olağan dışı yardımlarıyla zafer kazanılmıştı; çünkü bu ilk savaşta müslümanların yenilmesi, İslâm’ın da tarih sahnesinden silinmesi demekti. Müminlerin başarı ve zaferleri böyle mûcize yardımlarla sürüp gidemezdi. İlâhî kural ve kanunlara (âdetullah); yani başarının objektif, herkes için geçerli yol ve yöntemine göre hareket etmeleri gerekiyordu. Başarının altın kuralları, bütün müminlere hitap eden bu âyetle ileride gelecek olan 60. âyette şöyle sıralanmaktadır: Harekette sebat ve istikrar, Allah’ı devamlı anmak ve asla unutmamak, Allah ve resulüne itaat, birlik ve beraberliği korumak, düşmana karşı caydırıcı güç edinmek, başarının gerektirdiği kadar hazırlıklı ve sabırlı olmak.
Mehmet Okuyan
Allah’a ve Elçisine itaat edin; birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da gücünüz gider. Sabredin (direnç gösterin)! Şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve Peygamber'ine itaat ediniz, birbirinizle çekişmeyiniz, sonra korkuya kapılıp dağılırsınız da sosyal gücünüz gider. Sabrediniz! Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
(Ey mü’minler!Hem) Allah'a, (hem) O’nun Peygamberine itaat ediniz; birbirinizle uğraşıp çekişmeyiniz; sonra korkaklaşıp kuvvetten düşersiniz; (şevketiniz ve devletiniz elinizden gider, kâfirlerin ve zalimlerin güdümüne girersiniz) . Bir de (her türlü zahmet ve musibete) mutlaka sabrediniz, (her türlü düşman ve tehlike karşısında metanetli hareket ediniz ve gevşeklik göstermeyiniz) iyi biliniz ki Allah sabredenlerle beraberdir (onlara manevi destek sağlamaktadır).
Allah'a ve Peygamberine itaat edin, birbirinizle çekişmeyin, sonra zayıflarsınız ve kuvvetiniz kalmaz ve sabredin, şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve Rasûlüne itaat edin, sakın birbirinizle çekişmeyin, yoksa yılgınlığa kapılırsınız da cesaretiniz sönüverir. Zor durumlarda ve her türlü sıkıntılara karşı dirençli olun, gerçekten Allah zorluğa göğüs gerip sıkıntılara katlananlarla beraberdir.
Allah'a ve Rasulüne itaat ediniz, Kurân'ı ve sünneti uygulayınız, tebliğine, teşriine riayet ediniz. Birbirinizle didişmeyiniz, çekişmeyiniz, hasmane bir mücadele içine girmeyiniz. Çekingen, korkak ve yılgın hale gelirsiniz. Manevî gücünüz, kamuoyundaki etkiniz ve itibarınız kaybolur. Maddi gücünüz, kuvvetiniz, devletiniz, liderliğiniz elden gider. Sabırla mücadeleye devam edin. Allah sabrederek mücadeleye devam edenlerle beraberdir.
Allah'a ve onun Rasûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider. Bir de sabırlı olun. Çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve Resulüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin (tefrikaya düşmeyin). Sonra içinize korku düşer ve (bütün heybetiniz ve) kuvvetiniz elden gider. (O hâlde birbirinize karşı) sabırlı olun. Çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir.
Allah’a ve Resulüne itaat emri verilirken bu emrin muhataplarının aynı zamanda her bakımdan fikir ve hareket birliği içerisinde olmaları gerektiği hatırlatılıyor. Sosyal bir varlık olan insanın kapasitesi sınırlıdır. Onun için münferit olarak hareket etmesi asla doğru olamaz. Birliğin olmadığı yerde başarı olmaz, zafer elde edilmez, doğru netice alınmaz. Ali İmran 103’te, “Allah’ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin” buyrularak birliğin ehemmiyetine vurgu yapılıyor. Tefrikanın ve çekişmenin ciddi bir enerji kaybına yol açacağına vurgu yapan ayet mü’minler için bu tehlikeye karşı uyanık olmalarını istiyor. “Ümmetin ihtilafında fayda olduğu” söylense de buradaki “ihtilaf” değil “niza’” dır, tefrikadır, çatışmadır, ayrılıktır, bozuşmadır, kavgadır. Niza ve tefrika uzlaşının ve tevhidin zıddıdır. Yani bölünmüşlüğün, parçalanmışlığın ve nifakın adıdır. Nifakın olduğu yerde rahmet olmaz, tefrikanın ve niza’ın bulunduğu yerde kuvvetten söz edilemez. Onun için Allah, “eğer parçalanırsanız gücünüzü kaybedersiniz ama birliğinizi korumak için gayret gösterir, sabrederek kararlı ve dirençli tavır sergilerseniz o zaman Allah da sizinle beraber olur” buyuruyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'a ve Peygamberine itaat edin; çekişmeyin, yoksa korkar başarısızlığa düşersiniz ve kuvvetiniz gider. Sabredin, doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah ve Resûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider. Bir de sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Ayrıca Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Ve birbirinizle didişmeyin. Sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider. Sabırlı olun, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Hem Allaha ve Resulüne itaatten ayrılmayın ve birbirinizle niza'laşmayın sonra içinize korku düşer ve Devletiniz elden gider, ve sabırlı olun çünkü Allah sabredenlerle beraberdir
Allaha ve Onun Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin. Sonra korku ile za'fa düşersiniz, rüzgârınız (kesilib) gider. Bir de sabr(-u sebat) edin (katlanın). Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
(1)“Ehl-i hak, ittifaktaki hak kuvvetini düşünmediklerinden ve aramadıklarından, haksız ve muzır(zararlı) bir netîce olan ihtilâfa düşerler. Haksız ehl-i dalâlet ise, ittifaktaki kuvveti, aczleri vâsıtasıyla hissettiklerinden, gāyet mühim bir vesîle-i makāsıd (maksadların vesîlesi) olan ittifâkı elde etmişler. İşte ehl-i hakkın bu haksız ihtilâf marazının (hastalığının) merhemi ve ilâcı: وَلَاتَناَزَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ [Birbirinizle çekişmeyin; sonra içinize korku düşer de (size heybet veren) rüzgârınız (kuvvetiniz)gider] âyetindeki şiddetli nehy-i İlâhîyi (ilâhî yasağı), وَتَعاَوَنُوا عَلَي الْبِرِّ وَالتَّقْوٰي [İyilik ve takvâ üzerine yardımlaşın] âyetindeki hayât-ı ictimâiyece gāyet hikmetli emr-i İlâhîyi düstûr-ı hareket etmek ve ihtilâfın İslâmiyet’e ne derece zararlı olduğunu ve ehl-i dalâletin ehl-i hakka galebesini ne derece teshîl ettiğini (kolaylaştırdığını) düşünüp, kemâl-i za‘f ve acz ile, o ehl-i hak kāfilesine fedâkârâne ve samîmâne iltihâk etmektir; şahsiyetini unutmakla riyâ ve tasannu‘dan (sun‘îlikten) kurtulup, ihlâsı elde etmektir.” (Lem‘alar, 20. Lem‘a, 162)Ayrıca Müslümanların ihtilâfının sebebleri ve nasıl ittifâk edecekleri hakkında bakınız; (Lem‘alar, 20. Lem‘a, 155-166)(2)“Allah, sabredenlerle berâberdir” meâlindeki âyetin îzâhı için bakınız; (sahîfe 40, hâşiye 2)
İlyas Yorulmaz
Allah’a ve O’nun elçisine itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz de etkiniz, gücünüz tükenir. O halde sabredin, Allah sabredenlerle beraberdir.
Bir de, Allah’a ve Elçisine gönülden boyun eğerek itaat edin ve sakın birbirinizle çekişmeyin; aksi hâlde korkuya kapılırsınız da, bütün heybet ve kuvvetiniz kaybolup gider. Ve en sıkıntılı anlarda bile, zorluklara göğüs gererek sabredin!Unutmayın, Allah, dâimâ sabredenlerle beraberdir.
Ayrıca Allah’a ve Rasûlüne itaat edin. Ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra, gücünüz zayıflar ve devletiniz elden gider. Sabırlı olun, çünkü Allah, kesinlikle sabredenlerle beraberdir.
Ve Allah'la O'nun Elçisi'ne duyarlık ve bağlılık gösterin; ve sakın birbirinizle çekişmeye girmeyin, yoksa yılgınlığa düşersiniz; cesaretiniz sönüverir. 50 Ve zor durumlarda sabır gösterin: çünkü Allah, gerçekten, zorluğa göğüs gerenlerle beraberdir.
Ve Allah’a ve Rasulü’ne[1372] tâbi olun ve birbirinizle didişmeyin! Sonra direncinizi yitirirsiniz, rüzgârınız da kesilir.[1373] Kesinlikle direnin, unutmayın ki Allah direnenlerle birliktedir.[1374]
Mustafa İslamoğlu Enfal Suresi 46. Ayet Açıklaması
[1372] er-Rasul yerine rasulehu gelmesi, itaat gerekçesinin onun Allah’ın elçisi olduğu sonucunu verir.
[1373] Veya: “..kokunuz gider”. Rîh, hem “rüzgâr” hem de “koku” anlamına gelir. Hiç kuşkusuz burada mecaz olarak kullanılmaktadır. “Rüzgârı kesilmek, rüzgârı arkasına almak” gibi Türkçe deyimlerde de mecazen kullanılır. Gücün tükenmesi ya da amaca ulaşamamak anlamına gelir. “Kokunuz gider” alternatif anlamının zengin çağrışımları içinde “gönül burnu iman kokusunu almaz olur” gibi latif bir nükte de vardır. İhtilaf ile nizâyı birbirinden ayırmak gerekir. İhtilaf farklılıktır. Farklılık hem eşyanın tabiatının bir gereğidir, hem de özünde zenginliktir. Kınanan ihtilaf değil tefrika ve nizadır. Nizâ çatışmadır. Temelinde kendi tezini karşıdakine dayatma tutkusu vardır.
[1374] Zımnen: sabır, hakikat üzre direniştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Allah Teâlâ'ya ve Resûlüne itaat edin ve ihtilâfta bulunmayın, sonra devletiniz gidiverir ve sabrediniz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ sabredenler ile beraberdir.
Allah'a ve Resulüne itaat edin, sakın birbirinizle ihtilaf etmeyin; sonra korkuya kapılıp za'fa düşersiniz, rüzgârınız (kuvvetiniz) gider. Bir de tam mânasıyla sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Bu âyet, müminler arasında ihtilâf ve tefrikanın pek büyük bir zarar olduğunu, ehl-i hakkın ittifaklarının ise tevfik-i ilahînin, yani Allah’ın muvaffakiyet vermesinin başlıca vesilesi olduğunu bildirmektedir.
Süleyman Ateş
Allah'a ve Elçisine ita'at edin, birbirinizle çekişmeyin, yoksa korkuya kapılırsınız, devletiniz gider. Sabredin, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve Resulüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin; yoksa yılgınlığa düşersiniz, gücünüz de elden gider. Bir de sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.