Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1230, sondan 5007. ayet; 8. sure ve Enfal Suresinin 70. ayetidir. Enfal Suresi 70. ayetinin kelime sayisi 25, harf sayısı 94 ve toplam ebced değeri ise 8125 olarak hesaplanmıştır. Enfal Suresinin toplam ebced değeri 375915 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها النبي قل لمن في ايديكم من الاسرى ان يعلم الله في قلوبكم خيرا يؤتكم خيرا مما اخذ منكم ويغفر لكم والله غفور رحيم
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlâs, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Peygamberimizin amcası Abbas gibi bir kısım esirler gizlice müslüman olmuşlardı, bir kısmının İslâm’a meyli vardı. Bazıları savaşa razı değildi, ar veya zor belâsı gelmişlerdi, bazıları da amansız İslâm düşmanıydılar, söz verseler bile buna sadık kalmayacak, ilk fırsatta yine müslümanlara karşı hareket edeceklerdi. Bağlı olarak Medine’ye getirilen, içlerinde Hz. Peygamber’in, sabaha kadar iniltisini duyduğu için uyuyamadığı amcasının da bulunduğu esirler perişandı. İç dünyaları bakımından hepsi aynı muameleyi hak etmiyordu; dışa vuran halleri, savaşçı konumları bakımındansa hepsine eşit davranmak gerekiyordu. Fidye karşılığı salınmalarına karar verilince Resûlullah, amcası Abbas’a kendisinin ve bazı yakınlarının fidyelerini vermesini teklif etti. Amcası bu kadar meblağa gücünün yetmeyeceğini, verirse yoksul, dilenci durumuna düşeceğini ileri sürünce ona yakında başka servetlere kavuşacağı müjdesini verdi ve âyetin “sizden alınandan daha iyisini size verir ve sizi bağışlar” şeklinde çevrilen kısmını okudu. Hz. Abbas müslüman olduktan sonra bu olaya atıf yaparak “Allah bana maddî olarak, ödediğim fidyeden daha fazlasını lutfetti; ikinci vaadi günahlarımı bağışlamaktı, onu da umuyorum” demiştir (İbn Kesîr, IV, 35-36; Zemahşerî, II, 186). Bu yoruma göre Allah’ın vereceği daha hayırlı karşılık mal ve bağışlama olmaktadır. Bu karşılığı iman olarak anlayan müfessirler de vardır. Gizli iman taşıyanlar bakımından Allah’ın vereceğini, dünyada mal, âhirette oraya uygun ödül olarak anlamak da mümkündür.
Mehmet Okuyan
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Yüce Allah Bedir savaşı sonrasında müslümanların ellerinde bulunan esirlerle ilgili olarak Hz. Muhammed’in onlara bir hakikati iletmesini emretmektedir. Bu çerçevede Yüce Allah onların kalplerinde hak ve hakikate yani imana ve İslam’a dair bir meyil olduğunu bilirse, Bedir’de kaybettiklerinden, verdikleri fidyelerden, ellerinden alınmış olan mal, servet ve ganimetlerden, yitirdikleri itibarlarından çok daha hayırlılarının kendilerine verileceği bildirilmektedir. İşte bu ifade, savaşta ele geçirilen tutsakların öldürülmemesi gerektiğinin en net gerekçesini ortaya koymaktadır. Çünkü içlerinden birilerinin tevbe edebileceği, bu durumda Bedir’de kaybettiklerinden daha fazlasının onlara hem dünyada hem de mahşerde verileceği müjdelenmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah bağışlayandır; merhamet edendir.
Ey Nebi! Elinizdeki esirlere de ki: “Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse¹, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar.” Allah'ın Rahmeti Bol'dur, Kesintisiz'dir.
1- Kendinizde, doğru yola yönelme isteği, gerçeği bulma arzusu olursa.
Ahmet Akgül
Ey Nebi(m), ellerinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse (ve bunu bize de hissettirirse), size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah Bağışlayandır, Esirgeyendir."
Ey Peygamber, ellerinizde bulunan tutsaklara de ki: Allah, yüreklerinizde bir hayırlı niyet bulunduğunu bilirse size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve suçlarınızı örter ve Allah suçları örter, rahimdir.
Ey peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size sizden alınan fidyeden daha değerlisini verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Ey Peygamber, elinizdeki esirlere:
“Eğer Allah sizin kalblerinizde, düşüncelerinizde bir hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir. Günahlarınızı bağışlar. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir" de.
Ey Peygamber! Ellerinizde bulunan esirlere de ki: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, rahmet edendir."
70.Taberani`nin el-Mu`cemu`l-Evsat`ta Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Abbas (r.a.) bu ayeti kerimenin kendi hakkında indirildiğini bildirmiştir. Bu rivayete ve daha başka rivayetlere göre Abbas, Bedir`de savaş giderlerine harcamak üzere yanına aldığı yirmi ukiyye altınla birlikte esir edildi. Sonra gerek kendinin gerekse kendiyle beraber esir olan bazı müşriklerin fidyesi olarak bu altınları verdi. Resulullah (a.s.), Abbas`tan kardeşinin oğlu Ukeyl ile Nevfel`in fidyelerini de ödemelerini istedi. Abbas parasının olmadığını ileri sürünce, Resulullah (a.s.) hanımı Ummu`l-Fadl`a bıraktığı altınları hatırlattı. Abbas, bu altınları hanımına gizlice vermişti ve kimsenin haberi yoktu. Resulullah (a.s.) onları hatırlatması karşısında şaşırarak: "Bunu sana kim haber verdi?" diye sordu. Resulullah (a.s.): "Rabbim haber verdi?" deyince, onun peygamberliği hakkında şüphesi kalmadı ve Müslüman oldu.Abbas Müslüman olduktan sonra kendisinin verdiğinin çok daha fazlasına kavuştuğunu, Resulullah (a.s.)`ın kendisine yirmi köle verdiğini ve bunların her birinin kendi hesabına ticaret yaptığını bildirmiştir. Böylece Yüce Allah`ın: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar" sözündeki vaadi de gerçekleşmiş oldu.
Ali Bulaç
Ey Peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: 'Eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse (görürse) size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.'
Ey Peygamber! Ellerinizdeki esirlere şöyle de: “- Eğer Allah'ın ezelî ilminde, kalblerinizde bir iman varsa, Allah size, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
Ey Peygamber! Elindeki esirlere de ki: “Eğer Allah, kalbinizde bir iyilik görüyorsa, sizden alınan maldan daha hayırlı bir şeyi size verir. Ve sizi bağışlar. Çünkü Allah, bağışlayan ve acıyandır.
Ey peygamber! Elinizde bulunan tutsaklara diyesin kİ: «Allah sizin gönlünüzde iyi şeyler olduğunu bilirse, elinizden çıkan şeyden, daha iyisini verir o size, sizi bağışlar, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı»
Ey Nebi! Elinizin altında bulunan esirlere de ki: “(Bu savaşta sevdiklerinizle beraber malınızı mülkünüzü kaybettiniz fakat) eğer Allah kalplerinizde iyilik görürse; sizden alınan(lardan) çok daha güzelini (ve hayırlısını) size verecek ve sizi bağışlayacaktır. Çünkü Allah bağışlayandır, merhamet edendir.”
Bedir savaşında alınan esirler arasında Hz. Peygamberin amcası Abbas ile yeğenleri Ebu Talip’in oğlu Âkil ve Nevfel de vardı. Hz. Muhammed Abbas’ı ve yeğenlerini diğer esirlerde olduğu gibi fidye karşılığı serbest bırakabileceğini önermişti. Abbas ise, fakir olduğunu ve fidye verecek gücünün olmadığını söylemişti. Oysa Mekke ordusunun iaşesini üstüne alan zenginlerden biriydi. Bunun üzerine Hz. Peygamber amcası Abbas’a; savaşa çıkarken ne olur ne olmaz geri dönmeyebilirim düşüncesiyle başkalarına emanet ettiği altınlarının yerini söyleyince, Abbas hayrete düşmüş ve Hz. Muhammed’in risaletini kabul etmişti.
Diyanet İşleri (Eski)
Elinizde bulunan esirlere, "Allah kalblerinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir, sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir" de.
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan (fidyeden) daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Rivayete göre bu âyet, Hz. Peygamber’in amcası olup Bedir savaşından sonra müşrik esirler arasında bulunan Abbas hakkında inmiştir.
Hz. Peygamber, Abbas’a hem kendisi, hem de iki kardeşinin çocukları olan Akîl ve Nevfel için fidye teklif etmiş; Abbas ise, fakir olduğunu söylemiş ve «Ömrüm boyunca Kureyş’e el açıp dileneyim mi?» demişti.
Hz. Peygamber, «Bedir savaşına katılırken Ümmü Fâzıl’a emanet ettiğin altınlara ne demeli?» deyince Abbas, Hz. Peygamber’in bunu bilmesine hayret etmiş ve Resûlullah’ın Peygamberliğini tasdik etmişti.
Edip Yüksel
Ey peygamber, elinizde bulunan esirlere de ki: "ALLAH kalbinizde bir iyilik bilse, yitirdiklerinizden daha iyisini size verir ve sizi bağışlar. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah sizin kalblerinizde bir hayır bulursa, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah bağışlayıcıdır."
Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır bilirse size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve günahlarınızı mağfiret buyurur, Allah gafur, rahîmdir
Ey peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: «Eğer Allahın ezelî ilmine göre yüreklerinizde bir hayır (îman ve ihlâs) varsa O, size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi yarlığar da. Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Ey peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki: “Eğer Allah kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse (kalblerinizde bir hayır ve îmân varsa), size sizden alınan (fidye)den daha hayırlısını verir ve size mağfiret eder.” Çünki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.(1)
(1)Bu âyet Hz. Abbâs (ra) hakkında nâzil olmuştur. (Râzî, c. 8:15, 211)“Gazve-i Bedir’de, Hazret-i Abbâs (ra) sahâbelerin eline esir düştüğü vakitte fidye-i necât (kurtuluş fidyesi) istenilmiş. O da demiş: ‘Param yok!’ Hazret-i Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm fermân etmiş ki: ‘Zevcen Ümm-i Fadl yanında, bu kadar parayı, filan yere bırakmışsın!’ demiş. Hazret-i Abbâs tasdîk edip: ‘İkimizden başka kimse bilmediği bir sır idi!’ O vakit kemâl-i îmânı (tam bir îmânı) kazanıp İslâm olmuş.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 19)
İlyas Yorulmaz
Ey Nebî (Haberci)! Esirlerden elinizde olanlara deki “Eğer Allah sizin kalplerinizde hayır olduğunu bilseydi, bu savaşta kaybettiklerinizden daha hayırlı şeyleri size verirdi ve sizi bağışlardı. Allah bağışlayıcı ve merhametlidir.
Ey peygamber! esirlerden elinizde bulunanlara de ki Allah kalplerinizde hayır ve iman olduğunu ilm-i ezelisi ile bilirse sizden alınan fidyeden daha iyisini size verir, sizi yarlıgar. Allah gafurdur, rahimdir [¹].
İsmail Hakkı İzmirli Enfal Suresi 70. Ayet Açıklaması
[1] Peygamberimizin amcası Abbas hakkındadır.
Kadri Çelik
Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere, “Allah kalplerinizde bir iyilik bulursa, size, sizden alınanın daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, merhamet edendir” de.
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: “Evet, bu savaşta sevdiklerinizi ve malınızı mülkünüzü kaybettiniz. Fakat bunların telâfîsi için, hâlâ elinizde fırsat var. Eğer Allah, kalplerinizde O’nun mesajını anlayıp kabul etme yönünde bir yatkınlık bulunduğunu ya da müminlere karşı iyi niyetten kaynaklanan sevgi, dostluk ve merhamet gibi iyilik ve güzelliklerin yüreğinizde filizlendiğini görürse, elinizden alınan fidye ve ganîmet mallarından çok daha güzel ve değerli olan iman nîmetini size armağan edecek ve sizi bağışlayacaktır. Çünkü Allah çok affedici, çok merhametlidir.”
Ey Nebiyy!
Esirler’den elinizde bulunan kimselere de ki:
-“Allah kalbinizde bir hayır bilse, sizden alınan şeylerden daha hayırlısını size verir; sizi bağışlar.
Allah rahîm gafûrdur”.
Ey Peygamber elinizdeki esirlere: “Eğer Allah sizin kalplerinizde bir hayır bulursa, sizden alınan (fidyeden) daha hayırlısını size verir ve sizi affeder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” de.1
1 Bedir savaşında, Peygamberimizin amcası Hz. Abbas da esirler arasındaydı. Hz. Abbas, Müslüman olmasına rağmen bu savaşa, orduya yemek vermek üzere katılmıştı. Fakat sıra kendisine gelmeden esir düştü. Yanında yirmi okka altın vardı. Peygamberimizin huzuruna getirildiğinde, Abbas: “Ben Müslüman idim fakat bana zorlama yaptılar” deyince, Peygamberimiz: “Dediğin doğruysa Allah, sana karşılığını verir fakat yaptığın işe göre sen, bizim aleyhimizdesin” dedi. Üzerindeki altın alındıktan sonra Peygamberimiz, onun Akil b. Ebi Tâlib ve Nevfel b. Haris’in fidyelerini de ödemesini istedi. Abbas: “Ey Muhammed! Beni Kureyş’ten dilenecek bir halde bıraktın” dedi. Rasulullah (s.a.v): “Hani, Mekke’den çıkarken eşin Ümm’ül-Fadl’e teslim ettiğin ve ederken de başımıza ne musibet geleceğini bilemem. Şayet bana bir şey olursa bu senin, Abdullah’ın, Ubeydullah’ın ve Fadl’ındır dediğin altın nerede?” deyince Abbas: “Bunu sen ne biliyorsun?” dedi. Peygamber (s.a.v): “Rabbim haber verdi” buyurdu. Abbas: “Şehadet ederim ki sen sadıksın ve Allah’tan başka ilah yoktur ve sen onun kulu ve Rasulüsün. Vallahi bunu Allah’tan başka kimse bilmiyordu. Ben onu gece karanlığında teslim etmiş idim. Ben senin peygamberliğin hakkında şüphe ediyordum, şimdi mademki bunu haber verdin artık şüphem kalmadı” dedi. Daha sonra Hz. Abbas: “Allah, bana o altınların yerine daha hayırlısını verdi, şimdi yirmi kölem var. Bir de Allah, bana Zemzemi verdi ki karşılığında Mekke’nin bütün mallarını verseler istemem.” dedi. Bu âyet bu olay üzerine indirilmiştir. (Özetle Kurtubî, Taberî, Vâhidî)
Muhammed Esed
[Öyleyse] ey Peygamber, elindeki esirlere de ki: “Allah yüreklerinizde bir güzellik bulursa, bütün o sizden alınan şeylerden daha güzelini bahşedecektir size: Çünkü Allah, çok esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır. 74
– Ey Nebi, elinizde bulunan esirlere deki: – Allah kalbinizde imanın yerleştiğini görürse, size sizden alınan ganimetlerden daha iyisini bahşedecek ve sizi bağışlayacak zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve bitimsiz bir merhamet kaynağıdır. 33/51- 54, 35/38, 40/19, 64/4
Sen ey Nebi! Elinizde bulunan esirlere de ki: “Eğer Allah yüreklerinizde iyi ve güzelin (yerleşik hâli olan imana)[1395] yatkınlık bulursa, size sizden alınan fidyeden daha güzelini bahşedecek; tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağı olan Allah sizi de bağışlayacaktır.
Mustafa İslamoğlu Enfal Suresi 70. Ayet Açıklaması
[1395] 19. âyette müşrikleri de muhatap alan “Siz, ey fetih isteyenler; işte fetih ayağınıza gelmiştir!” hitabının devamı sadedinde.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey Peygamber! Ellerinizde esirlerden olan kimselere de ki: «Eğer Allah Teâlâ sizin kalplerinizde bir hayır bilirse, sizden alınmış olan şeyden daha hayırlısını size verir ve sizin için mağfiret buyurur. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.»
Ey Peygamber! Ellerinizdeki esirlere de ki“Eğer Allah sizin kalplerinizde hayır yani iyi niyet, iman ve ihlâs istidadı bulursa, sizden alınan fidyelerden daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur).
Peygamberimizin amcası Abbas, Bedir savaşında esir edilmiş, hürriyetine kavuşmak için hem kendisinin, hem de yeğenleri Akîl ile Nevfel’in fidyelerini vermesi istenmişti. O da imkânı olmadığını ifade etmişti. Oysa Mekke ordusunun iaşesini üstüne alan on Kureyşli zenginden biri idi ve harcama sırası kendisine gelmeden savaş sonuçlanmıştı. Peygamberimiz bu maksatla harcayacağı parayı kendisine bırakmayacağını ifade etti. O: “Geri kalan ömrüm boyunca Kureyşin eline mi bakayım?” diye acındırmak isteyince Peygamberimiz: “Savaşa çıkarken hanımın Ümmü’l-Fadl’a teslim ettiğin altınlar var.” deyince “Hiç kimsenin bilmediği bu olay karşısında mûcizeyi görmüş ve Peygamberimizin risaletini içinden kabul etmişti. Sonra serveti iyice artmış olan Hz. Abbas (r.a) şöyle demiştir: “Allah’ın, alınandan daha fazlasını verme vâdi gerçekleşti. Umarım affı da gerçekleşir.”
Süleyman Ateş
Ey peygamber, ellerinizde bulunan esirlere söyle: "Eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınan(fidye)den daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Ey nebi! Elinizdeki esirlere de ki “Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilse, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizin bağışlar. (durumunuzu düzeltir)Allah bağışlar, ikramda bulunur.”
-Ey Peygamber, elinizde bulunan esirlere:-Allah kalbinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir. Sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir, de!
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Allah sizin kalbinizde bir hayır bulunduğunu bilirse, sizden alınanın daha hayırlısını size verir; üstelik sizi bağışlar. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Ey Peygamber! Elinizde esir olarak bulunanlara de ki: "Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size, sizden alınandan daha değerlisini verir ve sizi affeder. Allah çok affedici, çok esirgeyicidir."