Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1235, sondan 5002. ayet; 8. sure ve Enfal Suresinin 75. ayetidir. Enfal Suresi 75. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 96 ve toplam ebced değeri ise 5154 olarak hesaplanmıştır. Enfal Suresinin toplam ebced değeri 375915 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
والذين امنوا من بعد وهاجروا وجاهدوا معكم فاولئك منكم واولوا الارحام بعضهم اولى ببعض في كتاب الله ان الله بكل شيء عليم
Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha lâyıktırlar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir.
İman zihinde ve kalpte olan psikolojik bir durum olduğu için dışa vuran işaretleri, delil ve belirtileri olmadan bir kimsede var olup olmadığı bilinemez. İnsanların inanmadıkları halde inanıyormuş gibi görünmeleri mümkündür. Ancak öyle belirti ve deliller vardır ki, bunların bulunması halinde imanın gerçek olduğuna hükmedilir. İnancına göre yaşayabilmek için yurdunu yuvasını bırakıp bir başka ülkeye göç etmek, orada müslümanların safına katılarak düşmanla savaşmak, muhacirlere kucak açarak her şeylerini onlarla paylaşmak samimi imanın dışa vuran güçlü belirtileridir; bunlar bir kimsede görüldüğünde onun mümin olduğuna hükmeden kişi, objektif delillere dayanmış olmaktadır. Âyette geçen “gerçek” niteliği, diğerlerinin, meselâ hicret etmeyenlerin imanlarının asılsız veya geçersiz olduğunu değil, objektif delillerle sabit olmadığını, başka bir deyişle gerçekte var olsa bile, başkalarına göre varlığının sabit olmadığını veya şüpheli bulunduğunu ifade etmektedir. Arkadan gelen âyet ise bu eksiğin nasıl giderilebileceğinin yolunu göstermektedir. Gizli iman da Allah ile kul arasında muteber olmakla beraber müminlerin kuracakları ilişki bakımından bunun söz veya fiil ile açıklanması gerekmektedir. İmanını objektif delillerle ortaya koyan herkese mümin muamelesi yapılır, şartlarını yerine getiren herkes velâyet hakkından istifade eder ve böyle kimseler bütün müminlerin kardeşidir. Son âyetin son cümlesi, genel olan iman bağına ek olarak, bulunması halinde kandan ve doğumdan yakınlığın, akrabalığın ayrı bir yeri ve değeri bulunduğunu, bu ilişkinin hukukî sonuçlarının da bulunabileceğini ifade etmektedir. Bütün fakih ve müfessirler, akrabadan olan müminlerin ilgi, yardım ve dayanışmada önceliği bulunduğu konusunda ittifak etmişlerdir. Bu yakınlığın miras hukukuna etkisi konusunda ise görüş ayrılığı vardır. “Mirasla alâkası yoktur; buradaki velâyet önceliği, genel yardımlaşma ve dayanışma ile ilgilidir” diyenlere karşı, içlerinde Ebû Hanîfe’nin de bulunduğu bir gruba göre bu cümle miras hukukunda da önceliği ifade etmektedir, miras âyetlerine yeni bir kayıt getirmekte, hicretin ilk yıllarında uygulanan “muhacir-ensar kardeşlemesine” dayalı miras hakkını kaldırmaktadır. Bu anlayış ve yoruma dayalı olarak Ebû Hanîfe’nin dahil bulunduğu birçok müctehide göre “zevi’l-erhâm” diye bilinen, kızın ve kız kardeşin çocukları, dayı, teyze gibi “kızdan ve anadan olma yakın akraba”, asabe ve belli pay sahibi vârisler (eshâbü’lferâiz) bulunmadığında vâris olurlar (bk. Cessâs, III, 76). Bu hüküm, miras hukuku bakımından akraba olan müminlere, diğerlerine nisbetle bir öncelik bahşedildiğini göstermekte, açıklamakta olduğumuz âyetin de bir uygulamasını teşkil etmektedir.
Mehmet Okuyan
Sonradan iman edecek olan ve hicret edip sizinle birlikte [cihad] edecekler (fedakârlık yapacaklar) da sizdendir. Allah’ın kitabına göre yakınlık sahibi olanlar birbirlerine daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.
Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre, yakın akrabalar birbirlerine daha uygundur. Şüphesiz ki Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.[163]
[163] Enfâl sûresinden çıkarılacak genel ilkeler hakkında bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 99-102.
Erhan Aktaş
Sonradan iman edip de hicret edenler ve sizinle birlikte cihat edenler sizdendir. Allah'ın Kitap'ına göre rahim sahipleri¹ önceliklidir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir.
Bundan sonra (gerçekten) iman edip (dinleri ve davaları uğrunda) hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler, işte onlar sizdendir. Akrabalar, Allah'ın Kitabına göre, birbirlerine (mirasta) önceliklidir. Doğrusu Allah her şeyi Bilendir.
Sonradan inanıp göçen ve sizinle beraber savaşanlar da sizdendir. Allah'ın takdirinde sabit olduğu veçhiyle bir kısım akraba, bazı akrabanın mirasında daha ileri bir hakka sahiptir. Şüphe yok ki Allah, her şeyi bilir.
Sonradan iman edip te hicret eden ve Allah yolunda sizinle çaba sarfedenlere gelince, bunlar da sizdendirler; ama Allah'ın kitabına göre akrabalık bağıyla birbirine bağlı olan akrabalar, birbirlerine daha da yakındırlar, miraslarını paylaşacak kadar. Allah herşeyi hakkıyla bilendir.
Sonradan iman edip baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret ederek, sizinle beraber hayatlarını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak, cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerinin vârisi olmaya daha lâyıktırlar. Her şey, Allah'ın ilmi, planı ve iradesi dâhilinde gerçekleşmektedir.
Daha sonra iman eden, hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenler de sizdendirler. Allah'ın kitabına göre, akrabalar (mirasta) birbirlerine daha yakındırlar. Allah her şeyi bilmektedir.
75.Bu ayeti kerimedeki: "Allah`ın kitabına göre, akrabalar (mirasta) birbirlerine daha yakındırlar" sözü hakkında İbnu Cerir, Abdullah bin Zubeyr (r.a.)`in şöyle söylediğini rivayet etmiştir: "Önceleri bir adam bir başka adamla: "Sen bana mirasçı olacaksın ben de sana mirasçı olacağım (yani kim önce ölürse öteki onun malına mirasçı olacak)" diye anlaşma yapardı. Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi. Bazı rivayetlere göre de hicretten sonra Resulullah (a.s.) muhacirlerle ensârı kardeşleştirdi. Bunlar birbirlerine mirasçı da oluyorlardı. Sonra miras âyetleri gelince bu hüküm kalktı. Bu ayeti kerime ile anlatılan da budur. Tefsirlerde bildirildiğine göre bu surenin 72. ve 73. âyetlerinde sözü edilen velâyet olayı ile kastedilen de bu şekilde birbirleriyle kardeşleştirilenlerin birbirlerine mirasçı olmalarıdır. İbnu Sa`d`ın Hişâm bin Urve`den onun da babasından nakletmiş olduğu bir rivayette de bu husus bildirilmektedir. Bu rivayete göre: "Allah`ın kitabına göre, akrabalar (mirasta) birbirlerine daha yakındırlar" hükmü geldikten sonra muhacirlerle ensâr arasındaki miras uygulaması kaldırılmış, sadece akrabalar birbirlerine mirasçı olmaya başlamışlardır.
Ali Bulaç
Bundan sonra iman edip hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler, işte onlar sizdendir. Akrabalar (mirasta) Allah'ın Kitabına göre, birbirlerine (mirasta) önceliklidir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.
O kimseler ki, sonradan iman getirdiler ve hicret edip sizinle beraber mücahede yaptılar, bunlarda sizdendir. Akrabalık yönünden yakınlıkları olanlar, Allah'ın hükmüne göre mirasta birbirine daha yakındır. Muhakkak ki, Allah her şeyi bilendir.
Daha sonra inanıp da hicret eden sizinle beraber cihad eden, işte onlar da sizdendirler. Fakat akraba olanlar, Allah’ın kitabında (hukuk ve mirasta) birbirlerine daha yakındırlar. Şüphesiz Allah, her şeyi en iyi bilendir.
Bundan sonra inanıp da, göçmenlik eyliyenler, sizinle birlikte savaşanlar dahi sizdendirler, birbirine hısım olanlar, Allahın buyruğunca birbirine velidirler; Allah bilir her şeyi
Sonradan iman ederek hicret edip de sizinle birlikte cihada katılanlar da sizdendir. Fakat Allah'ın Kitabı'na göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmaya) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Sonra inanıp hicret eden ve sizinle birlikte savaşanlar, işte onlar sizdendir. Birbirinin mirasçısı olan akraba, Allah'ın Kitap'ına göre birbirine daha yakındır. Doğrusu Allah her şeyi bilir.
Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmağa) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.
Dolayısıyla kimin kime vâris olacağını O daha iyi bilir. Bu âyet inince nesep yolu ile akraba olmayanlar birbirlerine varis olamadılar.
Edip Yüksel
Sonradan inananlar, göç edenler ve sizinle birlikte çaba gösterenler de sizdendir. ALLAH'ın Kitabına göre akrabalar birbirlerine önceliklidir. ALLAH herşeyi Bilendir
Daha sonradan hicret edip sizinle beraber savaşa katılanlar da sizdendirler. Bir de akraba olanlar, Allah'ın kitabına göre, birbirlerine daha yakındırlar. Şüphe yok ki, Allah her şeyi bilir.
O kimseler ki sonradan iyman ettiler ve hicret edib sizinle beraber mücahede yaptılar bunlar da sizdendir, bir de erham sahibleri Allahın kitâbında birbirine daha yakındır, şüphe yok ki Allah her şeyi bilir
Henüz îman edip de hicret ve sizinle beraber cihâd edenler (e gelince): Onlar da sizdendir. Hısımlar Allahın kitabınca birbirine daha yakındırlar. Allah her şey'i hakkıyle bilendir.
Sonradan îmân edip hicret edenler ve sizinle berâber cihâd edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Akrabâlar ise, Allah'ın kitâbında (O'nun hükmüne göre) birbirlerine(mîras husûsunda) daha lâyıktırlar. Şübhesiz ki Allah, herşeyi hakkıyla bilendir.
Bundan (hicret olayından) sonra iman eden, hicret eden ve sizinle beraber Allah yolunda mücadele edenler de sizdendir. Allah’ın kitabında yakın akrabalar, diğerlerinden (insanlardan) daha önceliklidir. Şüphesiz Allah her şeyi en iyi bilendir.
Onlar ki bundan sonra [¹⁰] iman getirip hicret ederler, sizinle beraber cihatta bulunurlar. İşte onlar sizdendir [¹¹]. Allah/ın Kitabında [¹²] hısımlar birbirlerinin velileridir [¹³]. Allah her şeyi hakkiyle bilir.
İsmail Hakkı İzmirli Enfal Suresi 75. Ayet Açıklaması
[10] Hudeybiye sulhundan sonra ve feth-i Mekke'den evvel. Bu hicret, hicret-i saniyedir. Feth-i Mekke ile hicret kesilmiştir.[11] Aranızda yine nusrat ve müvalât ve tevarüs vardır. Şu kadar ki muhacirin-i evvelinin mertebesi daha büyüktür.[12] Levh-i Mahfuz'da veya hükm-ü İlâhide veya Kur'an'da.[13] Yani aralarında irs cari olur. Artık feth-i Mekke'den sonra tevarüs ancak karabetten dolayı cereyan ediyor, hicretten dolayı cereyan etmiyor.
Kadri Çelik
Sizden sonra iman edenler, hicret edenler ve sizinle birlikte savaşanlar (var ya), işte onlar sizdendir. Allah'ın kitabına göre (miras hususunda) akrabalardan bazısı bazısına daha önceliklidir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.
Bundan böyle; Allah’ın ayetlerine yürekten inanan, sonra İslâm’ın egemen olduğu diyarahicret eden ve sizinle birlikte Allah’ın dini uğrunda cihâda katılanlar ve katılacak olanlar var ya, işte onlar da sizin sahip olduğunuz bütün hak ve yetkilere sahip müminlerdendir. Zira İslâm inancı, bütün müminleri birbirine kardeş yapar. Ancak sırf bu kardeşlik bağı, bazılarınızın zannettiği gibi onları birbirlerine mirasçı kılmaz. Zira Allah’ın kitabına (4. Nisa: 11) göre anne, baba, eş, çocuk ve benzeri yakın akrabalar, birbirlerine mirasçı olmaya diğer müminlerden daha uygundur. Öte yandan, kâfirler bile kendi aralarında birlik ve beraberlik oluşturabiliyorlarsa, Allah’ın belirlediği yasalar uyarınca, iman bağıyla birbirlerine kenetlenerek aralarında yakınlık kuranlar, birbirlerine her konuda yardım etmeye, birbirlerinin haklarını korumaya ve sıkıntılarını paylaşmaya, inançsız insanlardan çok daha lâyıktırlar.Hiç kuşkusuz Allah, her şeyi en mükemmel şekilde bilmektedir.
Sonradan iman etmiş, hicret etmiş, sizinle birlikte cihad etmiş olanlar, işte onlar sizdendir.
Erham / Akrabalık sahipleri Allah’ın kitabında birbirine en yakındır.
Allah, her şeyi bilmektedir.
Daha sonra, îman edip (Medîne’ye) göçenler ve sizinle birlikte cihad edenler de sizin gibidir.1 Bir de Allah’ın kitabına göre, akrabalar birbirlerine (varis olmaya)2 daha lâyıktırlar.3 Şüphesiz Allah, (ne yapacağını) çok iyi bilir.4
1 Buradaki (مِنْكُمْ) ifâdesi, (مِثْلُكُمْ) anlamınadır. (Kurtubî) Yukarıdaki tercüme de buna göre yapılmıştır.2 Ey Mü'minler! Bundan sonra akrabalar, yani miras hükümlerine göre zev’il-erham’dan, (yani bir kadın dolayısıyla akraba) bile olsa yabancılardan evlâdır. Mümin akraba varken akrabalığı bulunmayan yabancılar şimdi sizde olduğu gibi sadece din kardeşliği ve sözleşme ile varis olamaz. Yani Muhacir ile Ensar arasında din kardeşliği üzerine cereyan eden tevarüs bundan sonra geçerli olmayacak, müminler arasında miras, akrabaya ait olacaktır. 3 Medîne’ye hicretten sonra Hz. Peygamber Muhâcirlerle Ensar arasında kardeşlik esasını ortaya koymuş, bu da onların birbirlerine mirasçı oldukları şeklinde bir anlamaya sebep olmuştu. Bu âyet, mirasın sadece kan bağı ile belirlendiğini bildirmektedir. 4 Asabe: Kelime olarak, sarmak, kuvvet, yardım ve himaye anlamına gelen asabe; baba tarafından olan yakın akrabalar demektir. Bir miras hukuku terimi olarak ise; “yalnız başına olduğunda bütün mirası, hisse sahiplerinden mirasçı bulununca onlardan artanı alan ve ölene araya kadın girmeksizin bağlanan erkek akrabalarla bu hükümde olan diğer kimselerdir.” (Oğlu, oğlun ilânihaye oğlu gibi.) Bunların belirli miras hisseleri ayet ve hadislerde belirlenmemiştir. Kan hısımlığı sebebiyle asabe olanlar: 1) Ölenin araya kadın girmeyen erkek fürûu. (Oğlu, oğlunun... oğlu gibi), 2) Ölenin araya kadın girmeyen erkek usûlü. (Babası, babasının... babası gibi), 3) Ölenin babasının araya kadın girmeyen erkek fürûu. (Ölenin erkek kardeşleri ile bunların ilânihaye oğulları gibi) 4) Ölenin dedesinin erkek fürûu. (Ölenin amcaları ile bunların ilânihaye erkek çocukları gibi). Birden çok asabe birlikte bulunursa en yakın ve en kuvvetli olan tercih edilir. Diğerleri mirastan düşer. Ayrıca ölünün asabeleri olan erkek kardeşleri ile birlikte bulunan kadınlar (Ölenin oğlu ile birlikte bulunan kızları gibi) asabe olurlar ve kalanı erkekler iki, kızlar birer hisse olarak bölüşürler. Konunun teferruatı için fıkıh kitaplarına müracaat edilmelidir.
Muhammed Esed
Ve bundan sonra inanıp 84 da zulmün egemen olduğu diyardan göç edecek ve [Allah yolunda] sizinle birlikte çaba sarf edecek olanlara gelince, bunlar [da] sizdendirler; 85 [işte böyle] sıkıca birbirine bağlanıp yakınlık kazananlar, Allah'ın koyduğu düstura göre birbirleri üzerinde temelden hak sahibidirler. 86 Gerçek şu ki, Allah'tır her şeyin aslını bilen.
Daha sonra iman eden, hicret eden ve sizin yanınızda cihat edenler, işte bunlar da sizdendir. Bunun yanında bir de akrabalık bağı bulunanlar Allah’ın kitabında/yasasında birbirlerine daha yakındırlar. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir. 2/218, 9/16- 20- 41, 25/52, 61/11, 66/9
Ve daha sonra inanıp zulüm diyarından göç edecek ve sizinle birlikte Allah yolunda üstün gayret gösterecek kimselere gelince: İşte onlar da sizdendirler; bir de Allah’ın yasası uyarınca, akrabalık bağına sahip olanlar (bu şartlara da uyarsa) birbirlerine daha bir yakın hâle gelirler. Hiç kuşku yok ki Allah, her şeyi en ince detayına varana dek bilir.
Ve o kimseler ki, sonradan imân ettiler ve muhâcerette bulundular ve sizinle beraber cihada atıldılar, artık onlar da sizlerdendir. Ve maahaza rahîm sahipleri Allah Teâlâ'nın kitabınca bazıları bazılarına daha yakındır. Şüphe yok ki Allah Teâlâ herşeyi tamamıyla bilicidir.
Bunlardan sonra iman edip hicret edenler, sizinle beraber cihad edenler var ya, işte onlar da sizdendir. Allah'ın hükmüne göre, akrabalık yönünden yakınlıkları olanlar, birbirlerine vâris olmaya daha lâyıktırlar. Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilir. [9, 100; 33, 6; 59, 10]
Onlar ki sonradan inandılar, hicret ettiler, sizinle beraber savaştılar, işte onlar da sizdendir. Rahim sahipleri (kan akrabası), Allah'ın Kitabına göre birbirlerine daha yakın dostturlar. Allah herşeyi bilir.
Bundan sonra inanıp güvenen, hicret eden ve sizinle beraber mücadele (cihad) edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalardan birinin diğerine önceliği vardır. Allah, her şeyi bilir.
Süleymaniye Vakfı Enfal Suresi 75. Ayet Açıklaması
[*] Bütün müminler birbirinin dostudur ancak akrabalar daha yakındır. Onların mirasta önceliği vardır. Bkz. Nisa 4:12
Şaban Piriş
Sonra iman eden, hicret eden ve sizin yanınızda cihat edenler, onlar da sizdendir. Akraba, Allah'ın kitabında birbirlerine daha yakındır. Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.
Bundan sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenler de sizdendir. Aralarında akrabalık bağı bulunanlar ise, Allah'ın hükmüne göre, birbirlerine daha da yakındırlar. Allah herşeyi hakkıyla bilir.
Sonradan inanarak hicret edip de sizinle birlikte cihada katılanlar da sizdendir. Kan akrabaları ise, Allah'ın Kitabı'na göre birbirlerine daha yakın dostturlar. Allah her şeyi bilir.
daħı anlar kim įmān getürdiler andan śoñra yirlerinden ayrıldılar daħı dürişdiler sizüñ ile şunlar sizdedür. daħı ħıśımlıķlar işleri bir niceleri yigrekdür bir niceye ya'nį mįrāŝ Tañrı kitābı içinde bayıķ Tañrı her neseneyi bilicidür.
Daḫı ol kişiler ki īmān getürdiler, andan ṣoñra hicret eylediler, daḫıġazālıḳ eylediler sizüñ bile. Pes anlar sizdendür. Daḫı ḳarāyibler biri birineevlādur Tañrı Ta‘ālā ḥükminde. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā her nesneyi bilicidür.