Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5930, sondan 307. ayet; 85. sure ve Büruc Suresinin 21. ayetidir. Büruc Suresi 21. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 12 ve toplam ebced değeri ise 451 olarak hesaplanmıştır. Büruc Suresinin toplam ebced değeri 32872 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
İnkârcıların “O, sihirdir, beşer sözüdür, öncekilerin efsaneleridir” gibi asılsız iddialarla inkâr ettikleri Kur’an’ın –onların bu tür iddialarının aksine– levh-i mahfûzda korunmuş Allah kelâmı ve şanı yüce Kur’an olduğu vurgulanmıştır.
Sözlük anlamı “korunan levha” olan levh-i mahfûz terimi hakkında müfessirler farklı görüşler ileri sürmüşlerdir: a) Bütün nesne ve olaylara ilişkin ilâhî ilim ve takdirin kayıtlı bulunduğu, mahiyetini bilemeyeceğimiz bir kitaptır (Râzî, XXXI, 125; Kurtubî, XIX, 299; Elmalılı, VIII, 5696). b) Yedi kat göğün üzerinde bulunan ve şeytanlara ulaşmaları yasaklanan bir levhadır (Zemahşerî, IV, 240). c) Kur’an’ın levh-i mahfûzda olduğunun belirtilmesi, onun hiçbir zaman tahrif edilmeyeceğini, her dönemde bütün keyfî ilavelerden, çıkarmalardan ve lafzî değişikliklerden korunacağını ifade eder. Nitekim Kur’an başından günümüze kadar, bunun için hem ezberlenerek hem de yazılarak korunmuş olup, kıyamete kadar da korunacağında kuşku yoktur (bk. Esed, III, 1255; bu konuda daha geniş bilgi için bk. Yusuf Şevki Yavuz, “Levh-i Mahfûz”, DİA, XXVII, 151).
Onların söyledikleri doğru değil! O şerefli, bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, okunan; şeytandan, değiştirilmekten, tahrif edilmekten korunan Kur'ân'dır.
«Orduların haberi»nden maksat, önceki milletlere gelen peygamberlere karşı savaşanların feci bir şekilde yenilmeleridir. Bu haberleri Araplar biliyorlardı. Buna rağmen aralarından gönderilen bir peygambere karşı savaştılar. Onların sonu ne ise bunların da sonu odur.
Hayır; kâfirler ne kadar inkâr da etseler, bu kitap, kıyâmete kadar her çağda okunup gündeme getirilmesi ve hayatın her alanına hükmetmesi gereken şanlı, şerefli, çok kıymetli bir mesajdır, yüce Kur’an’dır.
1 Levh-i Mahfûz: Arapça'da “korunmuş levha” demektir. İslâm'da; “olmuş ve olacak her şeyin yazılmış olduğu manevî levhaya” bu ad verilir. Olmuş ve olacak şeyler Allah'ın bilgisine bağlı olduğundan Levh-i Mahfuz doğrudan Allah'ın ilim sıfatı ile ilgilidir. Korunmuş olarak nitelenmesinin nedeni, burada yazılı olan şeylerin herhangi bir müdahale ile değiştirilmekten, bozulmaktan uzak olmasıdır. Levh-i Mahfuz, Kur'an'da Ümm’ül-Kitap (Kitapların Anası), Kitab’un-Hafîz (Koruyan Kitap), Kitab’un-Mübin (Apaçık Kitap), Kitab’un Meknun (Saklanmış Kitap), İmam’un-Mubin (Apaçık Kitap) ve sadece “kitap” olarak da anılır. İnsanların başlarına gelecek şeyleri de ihtiva ettiği için Kitab’ul-Kader (Kader Kitabı) de denir. Levh-i Mahfuz adı Kur'an'da yalnız Bu ayette geçer. Bu ayette Kur'an'ın Levh-i Mahfuz'da bulunduğu bildirilir ancak hiçbir tanım getirilmez. Buna karşılık birçok ayette nitelikleri belirtilerek tanımlanır. Buna göre Levh-i Mahfuz içinde hiçbir şeyin eksik bırakılmadığı (En'âm: 59), olacak şeylere ait bilgileri saklayan (Kaf: 4), yeryüzüne ve insanlara gelecek tüm belaların yazılı bulunduğu (Hadid: 22) her şeyin sayılıp tespit edildiği (Yasin: 12), gökte ve yerdeki tüm gizliliklerin açıkça belirtildiği (Neml: 75), temiz yaratılan meleklerden başka kimsenin dokunamayacağı apaçık, korunmuş, koruyan, saklanmış ve ana kitap'tır.
Muhammed Esed
Yok yok, hayır! Bu [reddettikleri ilahî kelâm] şerefli/soylu bir hitabedir,
Mustafa İslamoğlu Büruc Suresi 21. Ayet Açıklaması
[5666] Mecîd sıfatı, formu gereği, hem “özünde şerefli olan” ve hem de hayatını onunla İnşâ edene “şeref ve onur katan” anlamlarının her ikisini de içerir (Krş: 50:1)
Ömer Nasuhi Bilmen
Hayır o, (tekzîb ettikleri) şeref ve kadri pek büyük olan bir Kur'an'dır.
Süleymaniye Vakfı Büruc Suresi 21. Ayet Açıklaması
[*] "Onların sözlerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Onlar seni yalanlamıyorlar, aslında o zalimler bile bile Allah'ın âyetlerini yalanlıyorlar." (En'am 6:33)