Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5942, sondan 295. ayet; 86. sure ve Târık Suresinin 11. ayetidir. Târık Suresi 11. ayetinin kelime sayisi 3, harf sayısı 15 ve toplam ebced değeri ise 1544 olarak hesaplanmıştır. Târık Suresinin toplam ebced değeri 16606 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Semanın sıfatı olup “dönüşlü” anlamına gelen zâti’r-rec‘ ifadesini müfessirler iki türlü yorumlamışlardır: a) “Yağmur veya yağmur yüklü bulutları olan” demektir. Buna göre “dönüşlü sema” ibaresi, göğün buharlaşma yoluyla yerden aldığı suları yağmura çevirip yere geri döndürmesini, sürekli tekrar eden bu dönüşümü ifade eder (bk. Zemahşerî, IV, 242). b) Gökte bulunan yıldızlar, güneş ve ayın tekrar tekrar batıp doğmalarını anlatır (İbn Kesîr, VIII, 397). Meâlde bu yorum tercih edilmiştir.
“(Tohumun filizlenmesiyle) yarılan yer” ifadesi, incecik ve yumuşak filizlerin sert toprakları yararak yerin üzerine çıkmasındaki ilâhî hikmetlere dikkat çekmektedir. Âyetlerde bu muhteşem olayların gerçekleştiği gök ve yere yemin edilerek bunlar nasıl gerçek ise ve yüce Allah’ın kudretinin tecellileri ise Kur’an’ın da aynı şekilde gerçek olduğu, Allah’ın kelâm sıfatının tecellisi olduğu anlatılmaktadır.
11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı![747]
2.Buradaki dönüş ile neyin kastedildiği konusunda müfessirler değişik açıklamalarda bulunmuşlardır. Müfessirlerin çoğunluğuna göre bununla kastedilen yağmurdur. Çünkü yağmur tekrar tekrar yağdığından bir dönüş mahiyeti taşımaktadır. Yahut denizlerden buharlaşan suyu yağmur halinde yere döndürdüğü için bu ifade, gök hakkında kullanılmıştır. Diğer bir görüşe göre bunun için kullanılması gök cisimlerinin dönerek sürekli hareketle başladıkları yere gelmelerinden dolayıdır.
11, 12, 13, 14, 15, 16, 17. Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
O hâlde, yemin olsun, şaşmaz bir ölçü ve düzen içinde, her biri kendi yörüngesinde dönmekte olan gök cisimlerine! Ve suyun denizlerden buharlaşıp yükselerek bulutlara dönüştüğü, sonra yoğunlaşıp tekrar denizlere döndüğü muhteşem bir dolaşım sistemine sahip olan geri dönüşümlü göklere!
Mustafa İslamoğlu Târık Suresi 11. Ayet Açıklaması
[5676] “Dönüş, çevrilme” anlamındaki er-rac‘in buradaki en uygun karşılığı yeryüzündeki canlı hayat için vazgeçilmez olan yağmurla girdiği “hayat çevrimi” olsa gerektir. Bunun, mikro uzaydan makro uzaya, atomdan galaksilere varana dek bütün bir kozmosun “varlık tavafı” olan dairesel hareketini ifade etmesi de mümkündür. Unutulmamalıdır ki insanoğlu kozmik tavafın ekmeğini yemektedir. Hayatımızı mümkün kılan eşyayı kullanmamızı bu tavafa borçluyuz. Eğer atomların haccında çekirdek Kâbe’sinin etrafında elektron hacısı tavaf etmeyi durdurursa, bütün maddî varlık içine çöker (füzyon), bu takdirde ne toprağı ekebilir, ne suyu içebilir, ne kumaşı biçebilirdik. Eğer dünya hacısı güneş Kâbe’sini tavaf etmeyi durdurursa, bu kıyametin kopuşu olurdu. Eğer kan hacısı kalp Kâbe’sini tavaf etmeyi durdurursa, bu ölüm olurdu.
Süleymaniye Vakfı Târık Suresi 11. Ayet Açıklaması
[*] Eski haline dönecek ve tekrar duman haline gelecek gök, demek olabilir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Kitaplar için kâğıt dürer gibi göğü düreceğimiz gün, onu yaratmaya ilk başladığımız şekle döndüreceğiz. Bu bizim verdiğimiz sözdür, onu muhakkak yapacağız." (Enbiya 21:104)
(3) Bu âyetle ilgili yorumların başlıcaları iki noktada toplanmaktadır: (1) Dünyanın kendi etrafındaki hareketlerinden biri de, 26 bin senede tamamlanan bir harekettir ki, bunun sonucunda Dünya ekseninin uzantısı, gökte bir daire çizecek şekilde yer değiştirmektedir. Bu hareket yüzünden, Kutup Yıldızı, bugün kuzeyi gösterirken, 13 bin sene önce veya sonra güneyi gösterir; 26 bin sene önce veya sonra da döner, tekrar eski yerine gelir. (2) Dünya semâsının uzaydan gelen tehlikeli ışın ve maddeleri uzaya, yeryüzünde kalması gereken ısı ve nem gibi şeyleri de yere geri çevirecek şekilde düzenlenmiş olması da “dönüşlü gök” tanımına uygun düşen yorumlar arasındadır.