Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5993, sondan 244. ayet; 88. sure ve Gâşiye Suresinin 26. ayetidir. Gâşiye Suresi 26. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 15 ve toplam ebced değeri ise 868 olarak hesaplanmıştır. Gâşiye Suresinin toplam ebced değeri 31129 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Kur’an’dan ve Hz. Peygamber’den yüz çeviren inkârcılar her ne kadar inkârlarında devam etseler de sonunda varacakları yerin Allah’ın huzuru olduğu ifade edilmiştir. Bu sebeple onların, 24. âyette anlatılan “en büyük azap”la cezalandırılmaktan kurtulmaları mümkün değildir. Zira hesaplarını başkasına değil Allah’a vereceklerdir. Hesap, insanların dünyadaki inanç ve davranışlarından dolayı âhirette sorguya çekilip yargılanmalarını ifade eder. Kur’an terminolojisinde hesap genellikle, “kötü davranışların dünyadaki (Talâk 65:8) ve daha çok da âhiretteki yansımaları ve sahiplerinin cezalandırılması” mânasında kullanılmıştır. Bununla birlikte iyi davranışların âhirette mükâfatlandırılması anlamı da vardır (hesap hakkında bilgi için bk. Emrullah Yüksel, “Hesap”, DİA, XVII, 240).
Mehmet Okuyan
Sonra onların hesabı da şüphesiz ki sadece bize aittir.
21, 22, 23, 24, 25, 26. O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde bir zorba değilsin. Ancak yüz çevirip inkâr edene gelince, işte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.
Süleymaniye Vakfı Gâşiye Suresi 26. Ayet Açıklaması
[*] Bir yazıda veya konuşmada "O" veya "Onlar" yerine "Ben" veya "Biz " denmesi, Arap edebiyatında ifadeye güzellik katar. Buna iltifat denir. Burada da iltifat olduğundan "Dönüşleri bizedir. Sonra hesaplarını görmek de bize düşer" denerek üçüncü şahıstan birinci şahsa geçilmiştir. Türkçede iltifat sanatı olmadığından maksadın doğru anlaşılması için tercüme bu sanata göre değil, cümlenin akışına göre yapılmıştır.