Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1263, sondan 4974. ayet; 9. sure ve Tevbe Suresinin 28. ayetidir. Tevbe Suresi 28. ayetinin kelime sayisi 28, harf sayısı 113 ve toplam ebced değeri ise 7972 olarak hesaplanmıştır. Tevbe Suresinin toplam ebced değeri 738241 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا انما المشركون نجس فلا يقربوا المسجد الحرام بعد عامهم هذا وان خفتم عيلة فسوف يغنيكم الله من فضله ان شاء ان الله عليم حكيم
Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
5. âyetin tefsirinde belirtildiği üzere, bu sûrenin başındaki ve bu âyetteki bildirim İslâm’ın tebliği açısından bir dönüm noktası oluşturmaktadır. Zira artık Mekke’nin fethi gerçekleşmiş, Kâbe’deki putlar yıkılmış ve Hicaz bölgesinin en güçlü kabileleri İslâmiyet’i kabul etmişlerdir. Bu aşamada Kâbe çevresindeki müşriklere sınırsız bir inanç özgürlüğü tanıyarak burada kalmalarına izin vermek, son tahlilde müslümanların bu kutsal mekânını, bölgeden yeni temizlenen putperestliğe açık bırakmak anlamına gelirdi. Kur’an’ın müslüman olmayanlarla ilişkiler konusundaki âyetleri birlikte değerlendirildiğinde, bu âyetin getirdiği düzenlemede insan hakları açısından yadırganacak bir durum olmadığı kolayca görülür. Zira burada, kültür değişimiyle sıkı irtibatı olan dinî bir düzenleme söz konusudur. Köklü kültür değişimlerinde, bu gibi zaman ve mekâna özel veya geçici tedbirler zorunlu hale gelebilmektedir.
Âyetteki hükmün ekonomik açıdan bazı olumsuz sonuçları da beraberinde getireceği ihtimaline karşı, muhatapları bu ihtimalin olumsuz etkilerinden kurtaracak bir açıklamada bulunulmuştur. Gerçekten, böyle bir düzenlemenin Kâbe’nin o güne kadar süregelen misyonu ile yakından ilişkili olan ticarî potansiyeli olumsuz yönde etkilemesi tabii idi. Fakat yüce Allah, maddî sıkıntı kaygısıyla bu buyruğun buruk karşılanmaması için bir uyarıda bulunmuş, o çevredeki müslümanların herhangi bir mahrumiyet endişesi duymadan ilâhî buyruğa teslim olmalarını istemiş ve kendisi dilediğinde başka sebepler meydana getirerek onları zengin kılabileceğini bildirmiştir.
Âyette müşrikler için yapılan niteleme, onlara yasaklanan bölge ve yasağın kimleri kapsadığı hakkında değişik yorumlar yapılmıştır. Putperestlerin “neces” (pis, kirli) olmaları, âlimlerin çoğunluğuna göre mânevî anlamdadır. Müşrikler, başta Allah’a ortak koşma yönündeki inançları olmak üzere, Kâbe’yi çıplak tavaf etme, murdar et yeme, babasının eşiyle evlenme gibi çirkin davranışları sebebiyle böyle nitelendirilmişlerdir (Zemahşerî, II, 146). Âyette, müşrikler hakkındaki nitelemenin hasr ifadesi içinde yani “onlar ancak şöyledirler” şeklinde tercüme edilebilecek bir cümlede yer alması, bu hususta tereddüt edilmemesi gerektiğini belirtmek içindir (İbn Âşûr, X, 160); bu anlam meâle “biliniz ki” şeklinde yansıtılmıştır. Âlimlerin ekseriyetine göre âyetteki Mescid-i Harâm tamlamasından maksat Harem bölgesidir, dolayısıyla yasaklanan yer Harem diye anılan mıntıkadır. Âyetin devamındaki ifade de bu anlayışı destekleyici niteliktedir (Râzî, XVI, 26). Bazı âlimlere göre ise yasaklanan yer Mescid-i Harâm ile sınırlıdır, müşriklerin Harem bölgesinin diğer yerlerine girmelerine engel olunmaması gerekir (Şevkânî, II, 398). Bu yasağın yahudileri ve hıristiyanları kapsayıp kapsamadığı hususunda farklı rivayetler bulunmakla beraber, günümüze kadar uygulanagelen kural, müslüman olmayanların bu bölgeye sokulmaması yönündedir. Kur’an’da bu iki din mensuplarının “kâfir” olarak nitelendirilmesi ve bu kesimden bir kısmının şirk (Allah’a ortak koşma) sayılacak inançlarına yöneltilen eleştirilerle Hz. Peygamber’in Arap yarımadasında ikamet ile ilgili bazı hadisleri onların da bu kapsamda kabul edilmesi sonucunu doğurmuştur (Derveze, XII, 105-107). Fakat –uygulamaya ilişkin izahlar böyle olmakla beraber– âyette özel bir kelime seçimi yapılarak “müşrikler”den söz edildiği ve Kur’an’da Ehl-i kitabın müşrik olarak nitelenmediği dikkate alınırsa, –özel şartlarda ve âyetin getirdiği düzenlemenin amacına hizmet eden durumlarda yapılabilecek istisnaî uygulamalar dışında– kural olarak Ehl-i kitabın bu yasak kapsamında düşünülmemesi Kur’an’ın ruhuna daha uygun düşer. Öte yandan, Derveze’nin, Kur’an tefsiri alanına önemli bir katkı sağlayan değerli eserine, Arap milliyetçiliği bulaştırarak buradaki ulvî amacı “İslâm’ın sancağını taşıyan Arap ırkının vatanı olması”yla irtibatlandırması (XII, 107) gerek burada yer alan düzenlemenin hedefiyle gerekse Kur’an’ın diğer âyetlerindeki ruh ile bağdaşmaz.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir. Onun için bu yıllarından sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar! Yoksulluktan korkarsanız, (bilin ki) Allah dilerse sizi kendi lütfundan zengin edecektir. Şüphesiz ki Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
Buradaki [neces] “pislik” kelimesi, müşriklerin hem maddi anlamda pis olduklarını hem de şirk ve küfürle eşdeğer manevi pislik barındırdıklarını içermektedir. Benzer kullanım için bkz. Tevbe 9:95.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Biliniz ki müşrikler sadece bir pisliktir. Artık onlar bu yıllardan sonra Mescid-i Harâm'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan endişe ederseniz, Allah dilerse kendi lütfundan sizi zengin edecektir. Allah bilendir; hikmet sahibidir.
Ey iman edenler! Bu Müşrikler ancak necistir¹. Öyleyse bu yıldan sonra Mescid-i Harâm'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse sizi kendi lütfu ile yakında zengin yapar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
1- Kirlidir, çirkindir: Söz konusu kirlilik maddi bir kirlilik değildir. Bu daha çok ticari anlamda çıkar kirliliği, davranış kirliliği, sorumsuzluk ve saygısızlık ifade etmektedir. Bu kirlilik, etik bir kirliliktir. Mescid-i Haram'ı şirk uygulamaları ve aldatmalarla kirletmektir. Ayette geçen “necis” sözcüğüne “pislik” şeklinde anlam vermek Kur'an'ın diline yakışmayan bir üsluptur. Ayrıca söz konusu olan müşrikler, müşriklerin tamamı olmayıp “bilinen, belli kimselerdir.”
Ahmet Akgül
Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pislik (konumundadır. Onlardan maddi ve manevi menfaat beklemek boşunadır) . Öyleyse bu yıllarından (şu anki imkân ve fırsatlar ellerinden alındıktan) sonra, artık (bir daha asla) Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer (müşriklerin, Hacc ve Umre ziyaretleri için harcamalarındaki kazançlarınızda mahrum kalmaktan ve dünyevi olarak) yoksulluktan korkarsanız (bunlar boş kuruntulardır, çünkü), Allah dilerse sizi yakın bir gelecekte kendi fazlından zengin kılacaktır. Şüphesiz Allah Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Ey inananlar, müşrikler, mutlaka pis insanlardır, bu yıldan sonra artık onları Mescidi Haram'a yaklaştırmayın. Yoksulluktan korkarsanız bilin ki Allah dilerse yakında sizi lutfuyla, ihsanıyla zenginleştirir ve şüphe yok ki Allah her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bu âyette, Kâ'be'nin, zamanına göre iktisadi önemi apaçık bildirilmektedir.
Abdullah Parlıyan
Ey iman edenler! Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlar, düpedüz kirli, pis, murdar olup, kirlenmiş kimselerdir. Bu yüzden bu yıldan sonra, Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar. Bazı kimselerin Mescidi Haram'a yaklaşmaması sebebiyle, iktisadi hayatınız bozulup, yoksulluğa düşmenizden kaygı duyarsanız, o zaman bilin ki, Allah dilerse sizi bolluk ve cömertliğiyle zengin kılacaktır. Çünkü Allah sınırsız bilgi sahibidir ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
Ey iman edenler, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah'a ortak koşan müşrikler temiz değildirler, pistirler. Artık bu yıldan sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer ticarî münasebetlerinizin kesilmesi sebebiyle yoksullaşmaktan korkarsanız, Allah'ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa lütuf ve ihsanıyla sizi zengin eder. Allah'ın ilmi her şeyi kucaklar, hikmet sahibi ve hükümrandır.
Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar pistirler, artık bu yıllarından sonra Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluğa düşmekten korkarsanız (bilin ki) Allah dilerse sizi kendi lütfuyla zengin edecektir. Şüphesiz ki Allah alimdir, hakimdir.
28.Yüce Allah bu ayeti kerime ile müşriklerin Mescidi Haram`a yaklaştırılmalarını yasakladı. Ancak müşrikler daha önce Mekke`ye gelirken yanlarında yiyecek vs. de getirerek bunları satarlardı. İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayetine göre söz konusu yasaktan sonra mü`minler: "Bize yiyecek nerden gelecek?" dediler. Bunun üzerine Yüce Allah: "Eğer yoksulluğa düşmekten korkarsanız (bilin ki) Allah dilerse sizi kendi lütfuyla zengin edecektir" diye buyurdu. Bunu destekleyen bir rivayeti de İbnu Cerir ve Ebu Şeyh, Said bin Cubeyr`den rivayet etmişlerdir. Bu hususa işaret eden daha başka rivayetler de nakledilmiştir.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, müşrikler ancak bir pisliktirler; öyleyse bu yıllarından sonra artık Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer ihtiyaç içinde kalmaktan korkarsanız, Allah dilerse sizi kendi fazlından zengin kılar. Şüphesiz Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ey iman edenler! Müşrikler, ancak bir pisliktirler; artık bu yıllarından (hicretin dokuzuncu yılından) sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikten korkarsanız. Allah sizi fazlından zenginleştirecektir inşaallah... Gerçekten Allah Alîm'dir, Hâkim'dir.
Ey iman edenler! Müşrikler gerçekten necistirler, bu yıllarından sonra Mescid-ül Haram’a yanaşmasınlar. Eğer (hacıların azalmasıyla olacak olan) fakirlikten korkarsanız, ilerde Allah sizi fazl ve ihsanından –eğer istese- zengin edecektir. Şüphesiz Allah her şeyi çok iyi bilen ve her şeyi yerli yerinde yapandır.
Ey inanmış olanlar! Murdardır eş koşanlar, bu yıldan sonra onları Kâbe'ye bırakmayın, yoksulluktan korkarsanız, —eğer Allah dilerse— erdeminden sizi zenginletecek, Allah bilicidir, Allah bilgedir
Ey inananlar! (Bilin ki) müşrikler ancak birer murdardır (soyut pisliktir). Bu yüzden, bu yıl (yaptıkları hac)larından (Hicretin dokuzuncu yılından) sonra artık Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer (onların Kâbe'ye gelmemesinden dolayı) yoksul olmaktan korkarsanız, (biliniz ki) Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
“Müşrikler ancak birer murdardır” ifadesi, onların maddi varlıklarının yani bedenlerinin, elbiselerinin pis olduğu anlamında değil, batıl inançları, manevi ve ahlâkî telakki ve davranışları bakımından soyut anlamda pis sayılmalarındandır. Mescid-i Harama girmeleri bu bakımdan yasaklanmıştır.“Kâbe’yi ziyarete gelmemelerinden dolayı yoksul kalmaktan korkmak” cümlesinden anlıyoruz ki; Kâbe’yi ziyarete gelenlerin bugün olduğu gibi zamanına göre iktisadi anlamda çevreye ciddi katkıları oluyordu. Bu katkıların bitmesinden endişelenen Müslümanları teselli etmek için “Allah sizi zenginleştirir” ifadesi kullanılmıştır.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey inananlar! Doğrusu puta tapanlar pistirler, bu sebeple, bu yıllardan sonra Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikten korkarsanız, bilin ki Allah dilerse sizi bol nimetiyle zenginleştirecektir. Allah şüphesiz bilendir, hakimdir.
Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir. Onun için bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, (biliniz ki) Allah dilerse sizi kendi lütfundan zengin edecektir. Şüphesiz Allah iyi bilendir, hikmet sahibidir.
Ey inananlar, putperestler pistir; bu yıldan sonra Kutsal Mescid'e yaklaşmasınlar. Yoksulluğa düşmekten korkuyorsanız, (bilin ki) ALLAH dilerse sizi kendi lütfuyla zengileştirecektir. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
Ey iman edenler! Müşrikler bir pisliktirler. Artık bu yıldan sonra Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız Allah sizi dilediğinde lütuf ve ihsanıyla zenginleştirecektir. Allah gerçekten alîmdir, hakîmdir.
Ey o bütün iyman edenler, müşrikler bir pislikten ıbarettirler, artık bu yıllarından sonra Mescidi harama yaklaşmasınlar eğer yoksulluktan korkarsanız Allah sizi fadlından zenginleştirecektir inşaallah, her halde Allah alîmdir hakîmdir
Ey îman edenler, müşrikler ancak bir necisdir. Onun için bu yıllarından sonra onlar mescid-i haraama yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikden korkarsanız, Allah dilerse, sizi yakında kendi fazlından zenginleşdirir. Çünkü Allah, gerçek bilicidir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.
Ey îmân edenler! Müşrikler ancak bir necis (bir pislik)tir;(1) bu yıllarından sonra artık Mescid-i Harâm'a (Kâ'be ve civârına) yaklaşmasınlar! Fakat (bundan dolayı) fakirliğe düşmekten korkarsanız, o takdirde Allah dilerse, sizi fazlından ileride zengin edecektir. Şübhesiz ki Allah, Alîm (herşeyi hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
(1)“Muzır (zararlı) kâfirler ve kâfirlerin yolunda giden sefihler (beyinsizler), Cenâb-ı Hakk’ın hayvanâtından bir nev‘-i habîsdirler (pis bir tâifedirler) ki, Fâtır-ı Hakîm (herşeyi hikmetle yaratan Allah)onları dünyanın i‘mârı için halk etmiştir (yaratmıştır) ve mü’min ibâdına (kullarına) ettiği ni‘metlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyâsî (ölçü birimi) yapmıştır. Âkıbette (işin sonunda)müstehak oldukları (hak ettikleri) Cehenneme teslîm edecektir.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 125)
İlyas Yorulmaz
Ey İman edenler! Müşrikler (Allah’a ortak koşmakla) kendilerini kirletmişlerdir. Bu yıldan sonra onları Mescid-i Harama yaklaştırmayın. Eğer (Kâbe’yi ziyaret edenlerin bıraktıkları paralardan dolayı) fakir kalmaktan korkarsanız, Allah sizi dilerse, lütfuyla zengin eder. Allah şüphesiz her şeyi bilen ve hükmünü ona göre verendir.
Ey iman edenler! Müşrikler necasetten ibarettir. Artık bu yıldan sonra [¹] Mescidi-i Haram/a yaklaşmasınlar. Eğer darlıktan korkarsanız [²] Allah dileyince inayetinden sizi yakında zengin kılar. Çünkü Allah hakkıyle âlimdir, hakimdir. [³]
Ey iman edenler! Doğrusu şirk koşanlar necistirler. Bu sebeple, bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikten korkarsanız, (bilin ki) Allah dilerse sizi bol nimetiyle zenginleştirir. Allah şüphesiz bilendir, hikmet sahibidir.
Ey iman edenler! Allah’ın varlığına inansalar bile, gerek putlara taparak, gerekse kutsal ilan edilen birtakım “yüce şahsiyetlerin” hüküm ve otoritesine kayıtsız şartsız boyun eğerek Allah’a ortak koşan o müşrikler, inanç ve ahlâk bakımından ancak birer pisliktirler; o hâlde, bu yıl yaptıkları haclarından sonra, hicretin dokuzuncu yılından itibaren, artık Mescid-i Haram’a, yani Kâbe’nin çevresindeki kutsal bölgeye —hac ve umre amacıyla bile olsa— yaklaşmasınlar! Eğer hacdan alıkonulan müşriklerin öfkeye kapılıp kervanlarınıza saldırması veya her hangi bir nedenle geçim sıkıntısına düşmekten korkuyorsanız, şunu iyi bilin ki,Allah dilerse, kendi katından bahşedeceği nîmet ve lütuflarla sizi zengin kılacaktır. Öyle ya, Allah, her şeyi bilendir; asla yersiz ve gereksiz hüküm vermeyen, sonsuz hikmetiyle her şeyi yerli yerince ve en uygun biçimde yapan bir hakîmdir.Yahudi ve Hıristiyan gibi Allah’a ve ahiret gününe inandığını iddia eden, ancak Son Elçi’ye imandan yüz çeviren ve müminlerle birlikte yaşamak istemeyen (8. Enfâl: 61) kimselere gelince:
Ey iman edenler!
Müşrikler pisliktir; bu yıllarından sonra Mescid ül-Harâm’a yaklaşmasınlar!
Geçim derdinden korktuysanız, Allah sizi kendi lütfundan zenginleştirecektir, inşallah!
Allah, hakîm alîmdir.
Ey îman edenler! Müşrikler birer pislikten başka bir şey değildir.1 Artık bu yıldan sonra, Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar.2 Eğer yoksulluktan korkarsanız, biliniz ki Allah, dilerse ileride sizi, kendi lütfundan zenginleştirecektir. Gerçekten Allah, (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
1 Müşriklik; Manevi bir pislikten başka bir şey değildir. Şirk, manevi pisliklerin en fenasıdır. Bir de bunlar taharetlenmezler, gusletmezler, necasetlerden sakınmazlar, bedenleri ve elbiselerini necasetten uzak tutmazlar. Bu cihetle de kendileri aynen ve bizzat bir pislik değil ise de öyle denecek gibi pis bir haldedirler yani temiz değildirler. Hasan el-Basrî: “Bir müşrikle Mûsafaha eden abdest alsın” demiştir. Yani müşrikler, bir insan olmak itibariyle değil, sadece müşrik olmaları sebebiyle pislik gibi tiksinilecek haldedirler. Bugünkü Müslüman olduğunu söyleyen bazı şiî mezheplerin ve şiî-sünnî tarikatların, kendi akidevi sistemleri içerisinde ne derece şirkle iç içe olduklarını iyi düşünmeleri gerekmektedir. Şirk pisliği, önce iman sonra da taharet ile temizlenir. Sonra şer'an da aklen de açıktır ki, bu hüküm insan olarak yaratılmaları açısından değil, kendi tercihleri açısından arızî bir durumdur. Yani müşrikler de birer insan olmak bakımından doğuştan değil, müşrik olmaları dolayısıyla itikat ve amel yönünden pisliğe batmışlardır. Bir pislik gibi iğrenilecek durumdadırlar. Dışarıdan pislikleri görünmese bile şirkleri sebebiyle manen pistirler. 2 Yani, bu âyetle müşriklerin Kâbe’ye ve Harem hududuna girmeleri yasaklanmıştır. Bu yasak o günden beri kesintisiz uygulana gelmiştir. Hanefilere göre bu yasağa, diğer mescidler dâhil değildir. Çünkü Peygamberimiz, Mescid-i Nebevi’de müşrik Sakîf ve Necran heyetlerini, kabul buyurmuştur. Hz. Ali, (r.a) bu sûreyi ilân ederken: “bu yıldan sonra müşrikler haccetmeyecek” diye tebliğ etmiştir.
Muhammed Esed
SİZ EY imana erişenler! Bilin ki, Allah'tan başkalarına tanrılık yakıştıranlar düpedüz kirlenmiş kimselerdir; 37 bu yüzden bu yıldan sonra 38 artık Mescid-i Harâm'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksul düşmekten kaygı duyuyorsanız, o zaman [bilin ki], Allah, dilerse sizi bolluk ve cömertliğiyle zengin kılacaktır: 39 Çünkü Allah mutlaka doğru hüküm ve hikmetle edip-eyleyen sınırsız bilgi sahibidir!
Ey İman edenler! Şüphesiz müşrikler tam bir pisliktir. Bu sebeple bu yıldan itibaren Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer ekonomik bir kayıptan korkuyorsanız, bilin ki gün gelir Allah uygun görürse sizi lütfuyla zenginleştirir. Şüphesiz Allah her şeyi bilen ve verdiği hükümde doğru karar verendir. 9/95, 2/268, 6/42, 7/94, 4/170, 9/115, 57/3
SİZ ey iman edenler! Bilin ki şirki karakter hâline getiren herkes[1429] baştan ayağa (manen) pistir.[1430] Bu nedenle, bu yıldan sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar.[1431] Eğer ekonomik krizden endişe ediyorsanız,[1432] unutmayın ki gün gelir, Allah isterse sizi lutfuyla bolluğa kavuşturur: Zira Allah her (çareyi) bilendir, onu hikmetle (icra) edendir.
Mustafa İslamoğlu Tevbe Suresi 28. Ayet Açıklaması
[1429] Muşrikûn için bkz: Âyet 1 ve 3, not 1.
[1430] Şirk mânevî bir pisliktir ve Mescid-i Haram gibi mübarek bir mekân şirkle kirletilmemelidir. Şirkin pislik oluşu, aklın kullanılmamasıyla alâkalıdır. Bkz: “Allah aklını kullanmayanları pisliğe mahkûm eder (10:100).
[1431] Bunun anlamı, âyetin zamana dönük yüzü dikkate alındığında “putlarına ibadet amacıyla kutsal mekânları kullanmasınlar” demektir. Nitekim Ebu Hanife de “Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar” ibaresini “Hacc ve umreye gelmesinler” şeklinde anlamıştır. Bu yasağın kapsamı, müşrikleri hacdan men ile sınırlıdır.
[1432] Endişeleri, Hz. Muhammed’e tâbi olmaları durumunda, çevredeki Arapların Mekke’nin kutsallığını kabul etmekten vazgeçip sakinlerini yağmalayacakları korkusuydu. Mekke’nin fethinden (630) sonra vahyedilen ve müşriklerin Kâbe’den uzak tutulmasını emreden âyet, ticaret ve ibadet için gelenlerden elde edilen servete delâlet eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân edenler! Şüphe yok ki, müşrikler nâpâk kimselerdir. Artık bu seneden sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Ve eğer ihtiyaçtan korkarsanız elbette Allah Teâlâ dilerse sizi fazlından zenginleştirecektir. Şüphe yok ki Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.
Ey iman edenler! Müşrikler bir pislikten ibarettir. Onun için, bu yıldan sonra Mescid-i Harama yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan endişe ederseniz, Allah dilerse, sizi lütfundan zenginleştirir. Çünkü Allah alîmdir, hakîmdir (her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Müşrikler bedenleri itibariyle, maddî varlıklar, yönünden değil, batıl inançları, ahlâkî telakki ve davranışları bakımından necis sayılmaktadırlar. Mescid-i Harama girmeleri bundan dolayı yasaklanmıştır.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, (Allah'a) ortak koşanlar pisliktir, artık bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer (onların hacca gelmemeleri sonucu ekonominiz bozulup) yoksulluğa düşmekten korkarsanız; biliniz ki Allah dilerse yakında sizi kendi lutfundan zengin edecektir. Şüphesiz Allah, bilendir, hikmet sahibidir.
Gerçekten o yıldan sonra fetihler birbirini izlemiş, müslümanlar çok zengin olmuşlardır.
Süleymaniye Vakfı
Ey inanıp güvenenler! O müşrikler[1] birer pisliktir; bu yıllarından sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksul kalmaktan kokarsanız[2], Allah emir verdiği takdirde ilerisinde ikramıyla sizi zenginleştirecektir. Allah bilir, doğru kararlar verir.
Ey İman edenler! Doğrusu müşrikler pistir. Bu sebeple bu yıldan sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikten korkuyorsanız, dilerse Allah sizi bol nimeti ile zenginleştirecektir. Şüphesiz Allah bilendir, hakimdir.
Ey iman edenler! Müşrikler bir pisliktir; onun için bu seneden sonra bir daha Mescid-i Harama yaklaşmasınlar. Yoksulluktan endişe ederseniz, Allah dilediği takdirde sizi lütfuyla zenginleştirir. Şüphesiz ki Allah herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.
Ey inananlar! Müşrikler bir pisliktir. Artık bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar! Eğer yoksulluktan korkarsanız bilin ki, Allah dilediği takdirde sizi yakında lütfundan zengin edecektir. Allah her şeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.