Tevbe Suresi 6. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1241, sondan 4996. ayet; 9. sure ve Tevbe Suresinin 6. ayetidir. Tevbe Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 74 ve toplam ebced değeri ise 5485 olarak hesaplanmıştır. Tevbe Suresinin toplam ebced değeri 738241 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وان احد من المشركين استجارك فاجره حتى يسمع كلام الله ثم ابلغه مأمنه ذلك بانهم قوم لا يعلمون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
واناحدمنالمشركيناستجاركفاجرهحتىيسمعكلاماللهثمابلغهمأمنهذلكبانهمقوملايعلمون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ve-in ehadun mine-lmuşrikîne-stecârake feecirhu hattâ yesme’a kelâma(A)llâhi śümme ebliġhu me/meneh(u)(c) żâlike bi-ennehum kavmun lâ ya’lemûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Eğer Allah’a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah’ın kelâmını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Müşriklerden biri senden yakınlık (güvence) dilerse, Allah’ın kelamını (duyup) dinleyinceye kadar ona yakınlık (güvence) ver! Sonra (Müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır! İşte bu (hoşgörü, gerçeği) bilmeyen bir topluluk olmalarından dolayıdır.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Müşriklerden biri senden güvence isterse, Allah'ın kelâmını anlaması için ona fırsat ver; sonra yine Müslüman olmazsa onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu müsamaha, onların bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Eğer müşriklerden biri senden korunma isterse, ona bu korumayı sağla ki Allah'ın sözlerini öğrenip anlama imkânı bulabilsin. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Zira bunlar, gerçeği bilmeyen bir halktır.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Eğer müşriklerden biri (Sana sığınıp) Senden 'eman isterse', ona eman ver (güvenliğini sağla) ; öyle ki Allah'ın kelâmını dinlemiş (Kur’an’ın hakkaniyetini, adaletini ve İslam’daki insan haklarını ve hürmetini görüp öğrenmiş) olsun, sonra onu 'güvenlik içinde olacağı yere ulaştır.' Bu (tolerans) onların elbette bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Müşriklerden biri, senden aman dilerse aman ver ona da Allah sözünü dinlesin, sonra da emin olduğu yere dek yolla onu. Bunun sebebi de, onların, bilmeyen bir topluluk olmalarıdır.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Kendileriyle savaşılması emredilen, Allah'tan başkasına ilahlık yakıştıranlardan biri, korunmasını isteyip sana gelip, senin korumana başvurursa, onu koruma altına al. Olur ki senden Allah'ın sözünü işitip anlayabilir ve sonra onu emniyet bulacağı yere bırak yani yurduna yuvasına kavuşsun. Böyle yap, çünkü onlar gerçekleri bilmez bir topluluktur. Böylece belki, gerçeklere yönelip müslüman olmaları umulabilir.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Eğer ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah'a ortak koşan müşriklerden biri güvence ve himaye isterse onu koru kolla ki, Allah'ın kelâmını dinlemeye, anlamaya fırsatı olsun. Sonra onu, kendisini güvenlik içinde hissedeceği yere kadar sağ salim ulaştır. Böyle muamele, Allah'ın dini İslâm ile ilgili, hayır ve şer ile ilgili bilgi sahibi olmayan kavimlerin, İslâmî otoriteyi tanıma vesilesidir.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Eğer müşriklerden biri senden eman dilerse ona eman ver ki Allah'ın sözünü dinlesin. Sonra onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Böyle yap, çünkü onlar bilmeyen bir topluluktur.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Eğer müşriklerden biri, senden 'eman isterse', ona eman ver; öyle ki Allah'ın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu 'güvenlik içinde olacağı yere ulaştır.' Bu, onların elbette bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Eğer (taarruza uğrayan) müşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver, tâ ki Allah'ın kelâmını dinlesin. Sonra onu, emin olduğu yere kadar, (İslâmı kabul etmemişse), selâmete ulaştır. Çünkü bunlar, gerçeği bilmez bir kavimdirler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Eğer müşriklerden biri senden korunmayı isterse, onu koru. Ta ki Allah’ın kelamını işitsin. Sonra onu güveneceği yere ulaştır. Böyle yap, çünkü onlar bilgisiz bir toplumdurlar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Eş koşanlardan biri, senden aman isterse —Allahın sözünü dinlesin diye— ona hemen aman ver, sonra gönder yerine, bu onların, bilgisiz bir ulustan olduklarından ötürü
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Eğer müşriklerden biri (ister savaş isterse barış halinde olsun) senden can güvenliği konusunda yardım isterse kendisine can güvenliği sağla (onu korumana al) ki, (senin yanına kaldığı müddetçe) Allah'ın kelamını işitme imkânı bulsun. Sonra da onu kendisinin güvende yaşayabileceği bir yere ulaştır. Çünkü onlar gerçekleri bilmeyen bir topluluktur.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Puta tapanlardan biri sana sığınırsa, onu güvene al; ta ki Allah'ın sözünü dinlesin. Sonra onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Ve eğer müşriklerden biri senden aman dilerse, Allah'ın kelâmını işitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu (müsamaha), onların, bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Putperestlerden biri sizden geçiş emniyeti dilerse ona koruma sağla ki ALLAH'ın sözünü işitsin; sonra onu kendisinin güvenlik bölgesine ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer müşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver. Ta ki, Allah'ın kelâmını dinlesin. Sonra onu güvenlik içinde olduğu yere kadar gönder. Çünkü bunlar gerçekten de bilgisiz bir kavimdirler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve eğer müşriklerden biri aman ile yakınına gelmek isterse ona aman ver, taki Allahın kelâmını dinlesin, sonra da onun me'menine kadar gönder, çünkü bunlar hakikatı bilmez bir kavimdirler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Eğer (kendilerine tearruz edilmesi emrolunan) müşriklerden biri senden aman dilerse ona aman ver. Tâki Allahın kelâmını dinlesin. Sonra onu emîn olduğu yere kadar (selâmetle) ulaşdır. Çünkü onlar (hakıykatı) bilmeyen bir kavmdir.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Eğer müşriklerden biri senden emân dilerse, artık ona emân ver; tâ ki Allah'ın kelâmını işitsin; sonra da onu emîn olacağı yere ulaştır! Bu (emân), elbette onların(hakikati) bilmeyen bir kavim olmalarındandır.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Allah’a ortak koşanlardan herhangi birisi, senden yardım (sığınma) dilerse, ona yardım et ki, belki Allah’ın sözlerini işitir de (İslam’a ısınır) teslim olur. Onu kendi yurduna emniyetli bir şekilde ulaştır. (Onların Allah’a ortak koşmaları) Gerçekleri bilmeyen bir toplum olmalarından dolayı olabilir.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Müşriklerden biri senden aman dilerse Allah/ın sözünü dinlemesi için ona aman ver. İslâma gelmeyip gitmek isterse iyice düşünebilmesi için onu emin olduğu mahalline gönder [⁶]. Bu da [⁷] onların nadan bir kavim oldukları içindir.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Eğer müşriklerden biri, senden aman dilerse, Allah'ın sözünü dinlemesi için ona aman ver. Sonra onu güvenlik içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların elbette bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Eğer müşriklerden biri, savaş veya barış halinde, herhangi bir sebeple sana sığınmak isterse onun sığınma talebini kabul et ki, Allah’ın kelâmını duyup bu dini kaynağından tanıma fırsatı bulabilsin. Sonra Müslüman olmazsa bile, onu, güven içinde yaşayabileceği bir yere ulaştır. Çünkü onlar, savaş ve düşmanlık ortamında, İslâm aleyhindeki yoğun propagandaların da etkisiyle bu dinin içyüzünü ve barındırdığı güzellikleri bilmeyen kimselerdir.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Müşrikler’den birisi sana (eman ile) gelirse, Allah’ın kelamını / sözünü işitmesi için onu kabul et! Sonra onu güvende olacağı yere ulaştır! Bu, bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Eğer o müşriklerden birisi senden can güvenliği isterse, Allah’ın kelâmını dinleyebilmesi için, onun can güvenliğini sağla. Sonra da onu güvende olacağı bir yere ulaştır.1 Çünkü bunlar, gerçekten bilgisiz bir toplumdur.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Ve Allah'tan başkalarına tanrılık yakıştıranlardan biri senin korumana başvurursa, 10 onu koruma altına al, olur ki [senden] Allah'ın sözünü işitip anla[yabili]r; ve sonra onu, kendini güvenlik içinde hissedebileceği bir yere ulaştır; 11 bu (davranışın), onların [belki de yalnızca] [hakkı] bilmedikleri için [günah işleyen] kimselerden olmaları ihtimalinden dolayıdır.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Eğer müşriklerden birisi sana sığınırsa, onun sığınma isteğini kabul et, ta ki Allah’ın kelamı Kuran’ı işitsin. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. İşte bu onların gerçekleri bilmeyen bir toplum oluşundandır. 4/89- 90, 6/19, 30/7- 56, 43/5, 50/45
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ve eğer müşriklerden biri senden sığınma hakkı isterse, ona eman ver ki Allah’ın kelâmını dinleyebilsin.[1409] Sonunda onu kendini güvende hissedebileceği bir yere bırak! Böyle davran, çünkü onlar hakikati bilmeyen bir topluluktur.[1410]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve eğer müşriklerden bir kimse senden aman dilerse artık ona aman ver. Tâ ki, Allah Teâlâ'nın kelâmını dinlesin. Sonra onu emin bulunduğu mahalle ulaştır. Çünkü onlar şüphe yok ki, bilmez bir kavimdir.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Eğer müşriklerden biri senden sığınma hakkı isteyip yanına gelmek isterse, sen ona güvence ver, ta ki Allah'ın kelamını dinlesin, düşünsün. Sonra şayet Müslümanlığı benimsemezse onu, kendisini güvenlikte hissedeceği yere (vatanına) ulaştır. Öyle! (Bu sığınma ve gönderme işlemini yapmalı), zira onlar İslâm'ın gerçek mahiyetini bilmeyen bir topluluktur.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Ve eğer ortak koşanlardan biri güvence dileyip yanına gelmek isterse, onu yanına al ki, Allah'ın sözünü işitsin; sonra onu güven içinde bulunacağı yere ulaştır. Böyle (yap), çünkü onlar, bilmez bir topluluktur.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
O müşriklerden biri senden güvence isterse ona güvence ver ki Allah’ın sözünü dinlesin. Sonra onu, kendi güvenlik bölgesine ulaştır. Böyle yap çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Eğer müşriklerden birisi sana sığınırsa, onu güvene al, ta ki Allah'ın sözünü işitsin. Sonra onu güven içinde olacağı bir yere ulaştır. Çünkü onlar bilmeyen bir toplumdur.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Müşriklerden biri senden sığınma hakkı isteyecek olursa, ona bu hakkı ver, tâ ki Allah'ın kelâmını dinlesin. Sonra da(2) onu güvende olacağı yere ulaştır. Çünkü onlar bir bilgisizler güruhudur.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer müşriklerden biri senden güvence dilerse/senin yakınına gelmek, sana komşu olmak isterse, ona güvence ver/onun yakınlaşma isteğini kabul et ki, Allah'ın kelamını dinleyebilsin. Sonra da onu, güvenli gördüğü yere kadar götür. Böyle yapmanın gerekçesi şudur: Bunlar bilmeyen bir topluluktur.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eger kimse müşriķlerden āmān isteye senden āmān vir aña tā işide Tañrı kelāmın andan irür anı imin olacaķ yirine şol andan ötürüdür kim anlar bir ķavmdur bilmezler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Eger bir kişi müşriklerden amān istese senden, pes aña amān vir,ḥattā Tañrı Ta‘ālā kelāmın işidince. Andan ṣoñra yitişdür anı imin olacaḳyire. Ol anuñ‐çundur ki anlar bir ḳavmdür ḥaḳḳı bilmezler.