Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6062, sondan 175. ayet; 92. sure ve Leyl Suresinin 4. ayetidir. Leyl Suresi 4. ayetinin kelime sayisi 3, harf sayısı 11 ve toplam ebced değeri ise 991 olarak hesaplanmıştır. Leyl Suresinin toplam ebced değeri 28817 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Bu yeminler, üzerine yemin edilen varlıkların değerini, onları yaratan gücün büyüklüğünü göstermekte; ayrıca gelecek konunun önemine dikkat çekmektedir. Allah Teâlâ, 3. âyetteki yeminle ilim ve kudretinin sonsuzluğuna ve sanatının üstünlüğüne işaret etmiştir. Zira aynı maddeden yaratılmış olan erkek ve dişi arasındaki cinsiyet farkının şuursuz tabiat tarafından bir tesadüf eseri olarak meydana getirilmesi ihtimal dışıdır. 4. âyette, insanların çabalarının, yaptıkları işlerin türleri, nitelikleri ve amaçları bakımından başka başka olduğu belirtilerek sonucu etkileyecek asıl farklılığın cinsiyete değil davranışların mahiyetine bağlı olduğu ima edilmiş; sonraki âyetlerde ise bu çeşitli işlerin yararlı ve zararlı olanları tanıtılmıştır.
Burada insanların farklı kabiliyetlerle ve bu kabiliyetlere bağlı olarak farklı iş yapma istekleriyle yaratıldığına dikkat çekilmektedir. Zira dünyanın ayakta durması, gelişmesi ve dünya hayatının düzenli ve sistemli bir şekilde devam etmesi için insanların kabiliyetlerinin ve mesleklerinin de farklı olması gerekiyor. Herkes aynı kabiliyette yaratılsaydı ve aynı mesleğe talip olsaydı dünya bugünlere gelemezdi. Bugün dünyada insanoğlunun icra ettiği binlerce farklı meslek vardır ve bu mesleklerin her biri insan için zorunludur. Allah’ın insanları farklı mesleklere yönlendirecek irade ve kabiliyette yaratması da Allah’ın bir lütfudur. Nitekim İsra sûresi 17:84. âyeti de bunu doğrular niteliktedir: “… ‘Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar’…” (İsra 17:84)
1, 2, 3, 4. (Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin ederim ki işleriniz başka başkadır.
Evet; bütün bu karşıt kutuplu varlıklara yemin olsun ki, sizin çabalarınızve ulaşmak istediğiniz hedefleriniz de böyle çeşit çeşittir. Kiminiz iman edip dürüst ve erdemlice davranışlar ortaya koyarken, kiminiz inkârı ve zulmü tercih ediyor. Oysa bu iki yol ve neticeleri arasındaki fark, gece-gündüz, karanlık-aydınlık, erkek-dişi arasındaki fark kadar büyüktür.
1 Yani çalışmalarınız birbirini tutmaz şekilde dağınık, ayrı ve düzensizdir. Oysa hayat ve kurtuluş, birlik nizamı içinde yardımlaşma ve birleşmeye bağlıdır. Yahut çalışmalarınız çok farklıdır. Tıpkı gecenin gündüze, erkeğin dişiye göre zıt olduğu gibi, sizin hedefleriniz, inançlarınız ve çalışmalarınız da birbirine zıttır. Bu zıtlık, Âdem (a.s)’la başlayan îman küfür mücadelesinden beri böyledir ve kıyamete kadar da böyle devam edecektir.
Muhammed Esed
Gerçekte, [ey insanlar,] siz çok çeşitli hedefler 2 peşindesiniz!
[5761] İlk üç âyette yemin edilen gece-gündüz ve erkek-dişi, farklılığın ve çift kutupluluğun Allah’ın yasası olduğuna delâlet eder. İyi-kötü, ödül-ceza, cennet-cehennem de varlığın tâbi olduğu bu yasanın iradeli eylemler alanındaki bir uzantısından başka bir şey değildir. Zaten devamındaki âyetler de bu gerçeği dile getirir.