Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6138, sondan 99. ayet; 98. sure ve Beyyine Suresinin 8. ayetidir. Beyyine Suresi 8. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 83 ve toplam ebced değeri ise 7981 olarak hesaplanmıştır. Beyyine Suresinin toplam ebced değeri 28116 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
جزاؤهم عند ربهم جنات عدن تجري من تحتها الانهار خالدين فيها ابدا رضي الله عنهم ورضوا عنه ذلك لمن خشي ربه
Rableri katında onların mükâfatı, içlerinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat Rablerine derin saygı duyanlara mahsustur.
Bu sûrenin indiği Medine ve çevresindeki yahudiler ve hıristiyanlar, son peygamber Hz. Muhammed’in risâleti hakkında bilgi sahibi oldukları halde, –önceki âyetlerde “kanıt” olarak ifade edilen– o hak peygamberi ve Kur’an’ı inkâr ettikleri; putperestler ise ayrıca bir olan Allah’a ortak koştukları için halkın en kötüsü olarak nitelendirilmişlerdir. Onlara ibadet etmeleri ve namaz kılıp zekât vermelerinin emredilmesi İslâm dinini kabul etmeye çağrıldıklarını ifade eder. Sonuç olarak âyette, Hz. Peygamber geldikten ve tanıdıktan, hakkında yeterli bilgiye sahip olduktan sonra da ona iman etmeyenlerin ebedî olarak cehennemde kalacakları bildirilmiştir. Buna karşılık 7. âyette, iman edip iyi işler yapanlar –ki bunların başında namaz kılmak ve zekât vermek gelmektedir– halkın en hayırlısı olarak nitelendirilmiştir. 8. âyette ise müminlere dünyada yaptıkları iyi işlerin karşılığı olarak âhiret nimetlerinin en güzellerinden olan adn cennetlerinin verileceği, müminlerin bu cennetlerde ebedî olarak kalacakları haber verilmektedir. Bunlardan daha iyisi ise yüce Allah’ın rızâsını kazandıklarının müjdelenmiş olmasıdır. Dünyada Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından sakındıkları için Allah Teâlâ onlardan razı olmuştur. Bir hadîs-i kudsîde belirtildiği üzere onlara gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insan aklına gelmemiş olan sonsuz nimetler verileceği için (Buhârî, “Tevhîd”, 35; Müslim, “Îmân”, 312) onlar da Allah’a karşı hoşnutluk ve memnuniyet hissiyle dolacaklardır. Sûrenin sonunda ise bütün bu nimet ve lutufların, kendisini yaratan, büyütüp besleyen ve yaşaması için her türlü imkânı sağlayan yüce rabbine karşı “haşyet” içinde olan, yani O’nun ululuğu karşısında derin bir saygı ve korku duyan, bu duygularla ürperip heyecanlanan mümine sunulacağı bildirilmiştir.
Mehmet Okuyan
Rableri katındaki karşılıkları (ödülleri), altlarından ırmaklar akan, içinde [ebedî] kalacakları durmaya değer cennetlerdir. Allah kendilerinden razı, onlar da O’ndan memnun olmuşlardır. Bu (müjdeler), Rabbine saygı duyan(lar) içindir.
Onların, Rableri katında ödülü, içinden ırmaklar akan, içinde süreli kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan memnun olmuşlardır. Bu, Rabbine saygı gösterene aittir.[789]
[789] Beyyine sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 277.
Erhan Aktaş
Onların, Rabb'leri yanındaki ödülleri; içinde kesintisiz olarak sürekli kalacakları, altlarından nehirler akan Adn Cennetleridir. Allah, onlardan hoşnut olmuş, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. İşte bu, Rabb'ine huşu¹ duyan kimseler içindir.
1- Derin saygı ve içten sevgi beslemek, üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duymak.
Ahmet Akgül
Rableri katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleri olacaktır. Allah, onlardan razı olmuştur, kendileri de O'ndan razı (hoşnut ve memnun) kalmışlardır. İşte bu, Rabbinden 'içi titreyerek korku duyan (haşyet ve hürmet ehli) kimse' için (hazırlanmış kutlu bir karşılıktır.)
Rablerinin katındaki mükafatları, kıyılarından ırmaklar akan ebedi Adn cennetleridir, ebedidir onlar orada, Allah razı olmuştur onlardan ve onlar da razı olmuşlardır ondan; ve bu mükafat, Rabbinden korkanadır.
Rableri katında onların mükafatı altlarından ırmaklar akan adn cennetleridir. Orada ebedi olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'ın verdiği sevap ve cennet nimetlerinden razı olmuşlardır. Bu mükafat ve cennet mertebesi, Rabbinden saygı ile korkup kulluk yapan kimseye verilecektir.
Rableri katındaki mükâfatları, altlarından ırmaklar akan Adn cennetlerinin konaklarıdır. Orada ebedî yaşarlar. Allah onlardan hoşnut olmuştur. Onlar da Allah'tan hoşnut oldular. Bu mükâfatlar, Rabbine saygı göstererek korkanlar içindir.
Onların Rableri katındaki mükafatları içinde sonsuza kadar kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan hoşnut olmuş, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. İşte bu Rabbinden korkan içindir.
Rableri katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur, kendileri de O'ndan razı (hoşnut, memnun) kalmışlardır. İşte bu, Rabbinden 'içi titreyerek korkan kimse' içindir.
Onların mükafatı, Rableri katında (ağaçları) altından ırmaklar akar Adn cennetleridir; içlerinde ebedi olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan hoşnud... İşte bu (mükâfatlar ve Allah'ın rızası), Rabbinden korkanlara mahsustur...
Rableri katındaki mükâfatları, içlerinde ebedî olarak kalacakları, altlarında nehirler akan ikamet Cennetleridir. Allah onlardan razıdır, onlar da Allah’tan razıdırlar. İşte bu mükâfat, Rabbinin büyüklüğüne karşı ürperenler içindir
Allahın yanında, onların ödülleri, altından ırmaklar akan, eğleşilen cennetlerdir, orda tüm sonsuz kalırlar; Allah onlardan hoşnut, onlar Allahtan hoşnut, işte bu Tanrısından korkanlara armağan
Onların, Rableri katındaki ödülleri, içinde temelli ve sonsuz kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah'tan hoşnuttur. Bu mükâfat, Rabbinin azabından sakınan ve O'na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimseyedir.
Onların Rableri katındaki mükafatı, içinde temelli ve sonsuz kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah'tan razıdır. Bu, Rabbinden korkan kimseyedir.
Onların Rableri katındaki mükâfatları, zemininden ırmaklar akan, içinde devamlı olarak kalacakları Adn cennetleridir. Allah kendilerinden hoşnut olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. Bu söylenenler hep Rabbinden korkan (O'na saygı gösterenler) içindir.
Rableri katındaki ödülleri, içinden ırmaklar akan cennetlerdir. Orada ebedi olarak kalacaklardır. ALLAH onlardan hoşnut olmuş, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. Rabbine saygı gösterenin ödülü işte böyledir.
Rableri katında onların mükâfatı, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat, Rabbine saygı gösterene mahsustur.
Onların mükâfatı rableri ındinde altından ırmaklar akar Cennetlerdir, onlar içinde ebediyyen muhalled olacaklar, Allah onlardan hoşnud, onlar da ondan hoşnud, bu işte rabbına haşyet duyanlara
Onların Rableri nezdinde mükâfatı altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir. (Hepsi de) içlerinde ebedî, daimî kalıcıdırlar. Allah bunlardan raazî olmuşdur, bunlar da Ondan hoşnuud olmuşlardır, işte bu (seâdet), Rabbin (in ikaabın) dan korkan (lar) a mahsusdur.
Onların Rableri katındaki mükâfâtı, altlarından ırmaklar akan Adn Cennetleridir; orada ebedî olarak devamlı kalıcıdırlar. Allah onlardan râzı olmuştur ve (onlar da) O'ndan râzı olmuşlardır. İşte bu (karşılık), Rabbisinden korkan kimseler içindir.
Onların Rableri katındaki karşılıkları, altlarından ırmakların aktığı ve içlerinde sürekli kalacakları cennetlerdir. Allah onlardan razı olmuş, onlarda Allah’dan razı olmuşlardır. İşte bu güzel karşılıklar, Rablerinden korkup saygı duyanlar içindir.
Onların, Rabbileri nezdinde mükâfatları, altında ırmaklar akar ikamet olunacak uçmakları vardır. Orada ebedî olarak baki kalacaklar. Allah onlardan hoşnuttur, onlar da Allah/tan hoşnuttur, İşte hoşnutluk Rabbinden korkan kimseye mahsustur.
Rableri katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olarak altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur, kendileri de O'ndan hoşnut kalmışlardır. İşte bu, Rabbinden içi titreyerek korku duyan kimse içindir.
(Cabir b. Abdillah şöyle diyor: “.Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olana yemin ederim ki bu (Ali) ve taraftarları kıyamet günü kurtuluşa erenlerdir. O benimle birlikte ilk iman edeniniz, Allah’ın ahdine en vefalı olanınız, Allah’ın emrine karşı en dosdoğru olanınız, halka karşı en adil olanınız, eşitlik hususunda en adaletli olanınız ve Allah nezdinde meziyet olarak en büyük olanınızdır.” Cabir b. Abdillah daha sonra şöyle demiştir: “Bunun üzerine de mezkûr ayet nazil oldu. O zamandan sonra sahabe, “Ali geldi” denilince, “Yaratılmışların en hayırlısı geldi” derlerdi.)
Mahmut Kısa
Onların Rableri katındaki ödülleri, ağaçlarının altından ırmaklar çağıldayan ve sonsuza dek içinde yaşayacaklarıebedî huzur ve mutluluk diyarı olan Adn cennetleridir. Allah onlardan hoşnut olmuş, onlar da O’ndan hoşnut olmuşlardır. İşte, Rabb’lerine saygı gösterenlerin mükâfâtı budur!
Onların, rabb’leri katında mükâfâtı, içinde ebedî kalacakları, altından Irmaklar akan Adn cennetleridir.
Allah onlardan razı oldu; onlar da Allah’tan razı oldular.
İşte bu, kendi rabbinden çekinmiş kimse içindir.
Rableri katında onların mükâfatı, zemîninden ırmaklar akan, ebedî kalacakları, Adn cennetleridir. Artık Allah, onlardan râzı olmuş, onlar da Ondan râzı olmuşlardır. İşte bu (mükâfat da) Rabbine severek saygı gösterenlere aittir.
Onların ödülleri Allah katında [kendilerini bekler:] içinden ırmaklar akan, sonsuza kadar kalacakları sınırsız nimet bahçeleri; Allah onlardan hoşnuttur ve onlar da Allah'tan: bütün bunlar Rablerini ürpertiyle hissedenler içindir!
Onların Rabbleri katında ödülü, tabanından ırmakların çağladığı ve içinde ebedi kalacakları Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat, Rabbine derinden saygı duyanlarındır. 39/73-74, 43/67...73, 58/22, 77/41...44
Rableri katında onların ödülleri, zemininden ırmakların aktığı ölümsüz güzelliğin üretildiği tarifsiz cennetlerdir; orada sonsuza kadar kalacaklardır: Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan memnun olmuştur.[5847] İşte bütün bunlar, Rablerinin sevgisini yitirmekten korkanlar içindir.
Mustafa İslamoğlu Beyyine Suresi 8. Ayet Açıklaması
[5847] Veya: Onlar Allah’tan memnun oldukları için Allah da onlardan razı olmuştur. Zımnen: Ey ‘Allah razı olsun’ diyen: Allah’tan razı mısın sen?
Ömer Nasuhi Bilmen
Onların Rabblerinin nezdinde mükâfaatı, altlarından ırmaklar akan cennetlerdir, oralarda ebedîyyen daimi kalıcılardır. Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte bu, Rabbinden korkan kimse içindir.
Bunların Rab'leri nezdindeki ödülleri içinden ırmaklar akan, hem de devamlı kalmak üzere girecekleri, Adn cennetleridir. Allah onlardan, onlar da Allah'tan râzı olmuşlardır. İşte bu rıza makamı da Rabbine saygı duyanlarındır.
Rableri katında onların mükafatı altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları, Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Bu, Rabbine saygı gösterene mahsustur.
Rableri katında onlara verilecek karşılık, içinden ırmaklar akan kalıcı cennetlerdir (bahçelerdir). Sürekli kalmak üzere oraya gireceklerdir. Allah onlardan razı, onlar da Allah’tan razıdır. İşte bu, Rabbinden çekinerek kendini koruyan kimseler içindir.
Onların ödülü, Rab'leri katında, altından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte bu mükafat, Rabbinden korkanındır.
Onların Rableri katındaki ödülleri, ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Adn Cennetleridir. Allah onlardan hoşnuttur, onlar Allah'tan. Bu ödül, Rabbinden korkan kimse içindir.
Onların, Rableri katındaki ödülleri, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri/temiz-bereketli bahçelerdir. Sürekli kalacaklardır orada. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte bu, içi ürpererek Rabbine saygı duyan kişi içindir.