

Tahric: Buhari, 3435; Tuhfetu'l-Eşraf, 5075
NEVEVİ ŞERHİ İÇİN TIKLA AHMED D. AÇIKLAMA: İmam Nevevi diyor ki: «Bu hadîsin mevkî pek büyüktür. Akaide şamil olan hadîslerin en cem'iyetlisi yahud en cemi'yetlilerinden biri budur. Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) birbirlerinden ayrı muhtelif inançlarda bulunan bütün küfür milletlerinden sadır olan küfür şekillerini bu hadîsde toplamış; ve başkalarına uymayan taraflarını şu bir kaç harfle ihtisar edivermiştir. İsa (Aleyhisselam) 'a kelime adını vermesi: sair Adem oğulları hilafına babasız doğduğu içindir. Zira İsa (Aleyhisselam) sırf bir kelimesiyle olmuştur. Hz. İsa (Aleyhisselam) 'a Kelime adı verilmesi kelimesi sebebiyle dünyaya geldiğindendir. Nitekim (rahmete sebeb olduğu için) yağmura da rahmet derler. Allah'u Teala'nın onun hakkında: «Ailah'dan bir ruhtur» buyurması «Allahdan bir rahmettir» ma'nasınadır. İbni Arafe: «Bunun ma'nası şudur: İsa babadan meydana gelmiş değildir. Allah annesine ruhu üfürmüştür» demiş; başkaları: «Bu sözün ma'nası: Allah tarafından yaratılmıştır: demektir.» müta-leasında bulunmuşlardır. Bu takdirde İsa (Aleyhisselam) *ın Allah'a izafeti Nakatullah ve Beytullah izafetlerinde olduğu gibi teşrif izafetidir. Yoksa bütün alem Allah Teala'nındır. O'nun tarafından yaratılmıştır.» Bu hususta Kaadi İyad da şunları söylemektedir: « İsa (Aleyhisselam)'a kelime denilmesi, Allah'ın kelimesi sebebiyle dünyaya geldiği içindir. Sonra bu kelime hakkında ihtilaf olundu. Bazılarına göre «Ol» kelimesidir. Bir takımları; bu kelime Melek tarafından Hz. Meryem'e müjde olarak söylenen kelimedir.» demişlerdir, ilka'ın ma'nası; vermektir. Hz. îsa (Aîeyhisseîam) 'a Ruhullah denilmesi, onun Cibril (Aîeyhtsselam) tarafından annesinin gömleğinin yenine üfürülen emr-i ilahîden vücud bulmasmdandır... Ruhdan murad; hayattır; diyenler olduğu gibi: kendisine tabi' olanlara burhan demektir; mütaleasmda bulunanlar da vardır.» Ulemadan bazılarının beyanına göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hakkında: «Allah'ın kulu ve Resulü» denilmesi hıristiyanlarla yahudilere ta'riz içindir. Çünkü Hıristiyanlar Hz. İsa 'nın peygamberliğini iddia etmekle beraber teslise yani üçlü ilah'e kail olduklarından Hz. îsa'yı (HAŞA) Allah tanırlar. Yahudiler ise Hz. îsa'nın peygamberliğini inkar ile annesine zina iftirasında bulunurlar. Rivayete nazaran hıristiyan büyüklerinden biri Kur'an okuyan bir zatı: İsa Allah'ın Meryem'e tevdî' ettiği bîr kelimesi ve Allah'dan bir ruhtur.» ayet-i kerimesini okurken işitmiş; ve: «İsa Allah'ın Meryem'e tevdi' ettiği bir kelimesi ve Allah'dan bir cüz' olduğunu gösteriyor...» demiş. Orada bulunanlar arasında Hasan b. Ali b. Valid de varmış. Hıristiyan’a cevap vererek: «Allah Teala»: «Allah göklerde ve yerde kendi (halk-ettikleri)nden neler varsa hepsini sîzin emrinize amade kıldı. buyuruyor. Eğer (ondan bir ruh) ta'birinden İsa'nın Allah'dan bir cüz* olması lazım geliyorsa göklerde ve yerde bulunan her şey’in de ondan birer cüz olması icab eder, halbuki buna kail olan yoktur. Binaenaleyh (Ondan bir ruh) ta'birinden murad; olsa olsa onun halk ve icad ettiği şeylerdir;» demiş. Bunun üzerine hıristiyan derhal müslüman olmuş. Bu hadîs, müslüman olmak için kelime-i şehadet getirmeyi şart gibi gösteriyorsa da Müslim Şarihlerinden el-Übbî bunun şart olmadığını: «Allah bîrdir Muhammed Resülullah'dır.» demekle de İslama girileceğini söylüyor.
139 NOLU HADİS İÇİN SENED BİLGİSİ: "Bize Davud b. Ruşeyd tahdis etti ... Bize Ubade b. es-Samit tahdis etti." Senette geçen Velid b. Müslim ed-Dimeşki nispetli el-Evzaı'nin arkadaşıdır. Bu babın baş taraflarında bu açıklamayı da yapmıştık. "Yani b. Müslim" ifadesinin ne gibi faydalı bir anlam ihtiva ettiğini rivayette nesebi geçmediğinden herhangi bir fazlalık rivayete katmaksızIn onu açıklamak istediğini de ifade etmiştik. İbn Cabir'e gelince, o pek değerli Abdurrahman b. Yezid b. Cabir ed-Dimeşkl'dir. Hani isminin sonu hemzelidir. Cunade de Cunade b, Ebu Umeyye'dir. Ebu Umeyye'nin adı ise Kebir'dir. O da Oevsi ve Ezdi olup onlar arasında yerleşmiştir, Şami' dir. Cünade ve babası sahabidirler. Çoğunluğun söylediği sahih olan budur. Nesai onun Cuma günü orucu ile ilgili sadece bir hadisini rivayet etmiştir. Buna göre o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna hepsi de oruçlu olan sekiz kişi ile birlikte gitmişti. Onun sahabi olduğunu açıkça ifade eden rivayet ettiği başka hadis de vardır. Ebu Said b. Yunus, Tarihu Mısr adlı eserinde dedi ki: Sahabedendi, Mısır fethinde hazır bulunmuştu. Başkası da böyle demiştir ama rivayetlerinin çoğunluğu sahabe-i kiram'dandır. el-Vakidı'nin katibi Muhammed b. Sa'd şöyle demektedir: İbn Abdullah el-İelı, o tabiinin büyüklerinden bir tabiidir demiştir. Cünade'nin künyesi Ebu Abdullah'tır. Çokça gazalara katılmış birisidir. Allah ondan razı olsun. Allah en iyi bilendir. Bu senetteki ravilerin tamamı Davud b. Ruşeyd dışında Şamlıdırlar. Davud ise Bağdat'ta yerleşmiş. Huvarezmi (Harezmi)' dir. HADİS'İN AÇIKLAMASI: ''Allah'tan başka ilah olmadığına ... şahadet ederim diyen ... girer." Bu (11226) pek önemli bir yeri olan muazzam bir hadistir. Bu hadis itikadi meseleleri kapsayan en kapsamlı bir hadis ya da en kapsamlı hadislerdendir çünkü bu hadiste inançlarının farklılığına ve birbirinden uzak oluşuna rağmen küfür olan bütün dinlerden neyin çıkmayı sağlayacağını birlikte ifade etmiş ve bütün dinlerin tamamından ayrı olacağını şu birkaç kelime ile oldukça kısa bir şekilde ifade etmiş bulunmaktadır. İsa (aleyhisselam)'a "kelime" adını vermiştir çünkü o babasız olarak yalnızca "ol" kelimesi ile var olmuştur. Bu özelliği ile diğer Ademoğullarından farklıdır. el-Herevi dedi ki: Ona "kelime" denilmesinin sebebi onun bir kelimeden dolayı var olmasıdır. Bu sebeple ona yağmura rahmet denilmesi gibi bu isim verilmiştir. Yine el-Herevı der ki: "Yüce Allah'ın: "Ve ondan bir ruh" (Nisa, 171) buyruğu rahmet demektir." İbn Arefe dedi ki: Babasız yaratılacaktır. O ancak annesine ruh üflenerek var edilmiştir, demiştir. Başkası da: "Ve ondan bir ruh" yani onun tarafından yaratılmış bir ruh demektir. Buna göre ruhun Allah'a izafe edilmesi Allah'ın dişi devesi, Allah'ın evi gibi teşrif izafesi (şereflendirme izafesi)dir. Yoksa bütün alem (yaratılmışlar) yalnız yüce Allah'ındır ve onun tarafındandır. Allah en iyi bilendir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.