Cünâde b. Ebû Ümeyye

Ebû Abdullah · Sahâbî, Rodos'u fetheden deniz komutanı

Cünâde b. Ebû Ümeyye (Kebîr)

DoğumHijaz
Vefath. 80 · Şam
KünyeEbû Abdullah
Nisbeel-Ezdî, eş-Şâmî
Yaşadığı yerlerÜrdün, Mısır, Şam
TabakaSahâbîliği tartışmalı
Cerh-ta'dîlsahâbîdir

Hakkında

Cünâde b. Ebû Ümeyye, tam adıyla Ebû Abdullah Cünâde b. Ebû Ümeyye el-Ezdî ez-Zehrânî, Ezd kabilesinin Zehrân koluna mensuptur. Babası Ebû Ümeyye de sahâbî olup adının Mâlik ya da Kebîr olduğu rivayet edilir. TDV İslâm Ansiklopedisi onu sahâbî olarak tanıtır; bununla birlikte Zehebî gibi bazı âlimler sahâbîliğinin ihtilaflı olduğunu belirtir.

Hz. Peygamber'den ve Hz. Ömer, Hz. Ali, Muâz b. Cebel, Ebü'd-Derdâ, Ubâde b. Sâmit ile Büsr b. Ebû Ertât gibi sahâbîlerden hadis rivayet etti. Kendisinden oğlu Süleyman, Mücâhid b. Cebr, Recâ b. Hayve ve Abdurrahman es-Sunâbihî nakilde bulundu.

Asıl şöhretini deniz seferleriyle kazandı. Muâviye döneminde Akdeniz ve Ege'de her yıl deniz seferlerine çıktı; h. 53 / m. 673'te Rodos'u fethetti, Girit'in bir kısmını ele geçirdi ve h. 54 / m. 674'te o dönem Müslüman donanmasının üssü olarak kullanılan Ervâd'ı (Kapıdağ Yarımadası) zapt etti. Dımaşk'ta h. 80 / m. 699 yılında vefat etti; kaynaklarda h. 67, 75, 77 ve 86 gibi farklı tarihler de geçer.

Ailesi

Babası
Kathir al-Azdi al-Dausi
Çocukları
Sulaiman

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ubade bin Samİt radıyallahu anh, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Şöyle dediğini söyledi: "Kim geceleyin uyanarak; (la ilahe illallahu vahdehu la şerîke leh, lehu`l-mulku ve lehu`l-hamd, ve huve ala kullî şey`in kadîr. El-hamdu lillahi ve sübhanallahi, ve la ilahe illallahu vallahu ekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billah) deyip sonra: (Allahümmağfir lî = Allah`ım, beni affet) derse (mağfiret edilir). Yahut dua ederse, onun duasına icabet edilir. Abdest alıp namaz kılarsa, o da kabûl olunur.
Ubade r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Kim Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına, onun tek olduğuna, ortağının bulunmadığına, Muhammed'in onun kulu ve Resulü olduğuna, İsa'nın Allah'ın kulu, Resulü, Meryem'e bıraktığı kelimesi ve kendinden bir ruh olduğuna, cennetin hak, cehennemin de hak olduğuna şehadet ederse, Allah da onu ameli ne olursa olsun cennete girdirir."
Cünade b. Ebi Ümeyye şöyle anlatmıştır: Bizler hasta yatarken Ubade b. Samit'in yanına girdik ve ona "Allah sana şifa versin. Bize Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittiğin ve Allah'ın onunla seni faydalandırdığı bir hadis rivayet et" dedik. O da şöyle dedi: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizi çağırdı. Biz de kendisine bey'at ettik. "
Ubade şöyle devam etti: "Üzerimize bir borç olarak Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e neşeli, kederli anlarımızda, zor, kolay halimizde dinleyip, itaat edeceğimize, amirlerimiz haklarımızı vermese bile onlara itaat etmek ve onlarla iktidar ve emirlik konusunda çekişmemek üzere bey'at ettik. Ancak idarecinin (emirin) açık bir küfrünü görürseniz, onun küfrü hakkında yanınızda Allah'tan kuwetli bir delil bulunması hali müstesnadır.
Bize Davud b. Ruşeyd tahdis etti. Bize Velid -yani b. Müslim İbn Cabir'den şöyle dediğini tahdis etti: Bana Umeyr b. Hani tahdis edip dedi ki: Bana Cunade b. Ebu Umeyye tahdis etti. Bize Ubade b. es-Samit tahdis edip dedi ki: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim bir ve tek ve ortağı bulunmaksızın Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in onun kulu ve ResuIü olduğuna, İsa'nın Allah'ın kulu, kadın kulunun oğlu ve Meryem'e bıraktığı kelimesi olup, ondan bir ruh olduğuna, cennetin hak, cehennem ateşinin hak olduğuna şahadet ederse cennetin sekiz kapısından hangisinden dilerse Allah onu cennete koyar. "
Bize Ahmed b. Abdirrahmân b. Vehb b. Müslim rivayet etti, (Dediki): Bize Amcam Abdullah b. Vehb rivayet etti. (Dediki): Bize Amr b. Haris rivayet etti. (Dediki): Bana Bükeyr, Büsr b. Saîd'den, o da Cünâdeb. Ebi Ümeyye'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş : Ubâde b. Samit hasta iken yanına girdik. Ve: Allah iyiliğini versin! Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiğin bir hadîs rivayet etki, Allah onunla fayda versin! Dedik. Bunun üzerine şunu söyledi: — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi davet etti. Biz de kendisine bey'at ettik. Bizden aldığı sözler arasında: Neşatlı zamanımızda, kederli zamanımızda, darlığımızda, varlığımızda, üzerimize tercih yapıldığında dinleyip itaat etmeye ve emirlik hususunda ehil olanla kavga etmeyeceğimize dâir aldığı bey'at da vardı. Ubâde : — Ancak hakkında elinizde Allah'tan bir hüccet bulunan aşikâr bir küfür görürseniz o başka!» dedi