Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
4884 , sondan
1353 . ayet;
54 . sure ve
Kamer Suresi nin
38 . ayetidir.
Kamer Suresi 38. ayetinin kelime sayisi
5 , harf sayısı
22 ve toplam
ebced değeri ise
2085 olarak hesaplanmıştır.
Kamer Suresi nin toplam ebced değeri
118436 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
ولقد صبحهم بكرة عذاب مستقر
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ve lekad sabbehahum bukraten ‘ażâbun mustekir(run)
1x
Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.
Kur’an, Lût kavmini ahlâksızlığa boğulmuş, özellikle cinsel sapıklıklarıyla tanınmış ve bu yüzden ağır bir cezaya çarptırılmış toplum örneği olarak muhtelif vesilelerle zikreder (bilgi için bk. A‘râf
7:80 -84; Hûd
11:77 -83; Hicr
15:57 -77).
Bir sabah erkenden onları kararlı bir azap yakalamıştı.
Andolsun ki, bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
Ant olsun ki, onları sabahleyin kalıcı bir azâp yakaladı.
Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde bir daha yakalarını bırakmayacak şekilde kararlaştırılmış bir azap yakalayıp-bastırıverdi.
Ve andolsun ki bir sabah çağı üstlerine bir azap çöküvermişti onların.
Ve andolsun ki, bir sabah vakti onların üzerlerine bir azap çöküvermişti.
Bir sabah erkenden, kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
Andolsun ki, bir sabah erkenden kalıcı bir azap [1] üzerlerine çöküverdi.
1.Kıyamete kadar üzerlerinden hiç kalkmayacak olan bir azap.
Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp-bastırıverdi.
Celâlim hakkı için, bir sabah vakti, devamlı bir azab onları bastırıverdi. (Bu azab, cehenneme atılışlarına dek devam edecektir).
Ve andolsun! Erken bir sabahta, kararlı bir azap onları yakalayıverdi.
Tan vakti, onları sürekli bir azap karşılamıştır
Andolsun ki, sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı.
And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.
Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
Ertesi gün, yaman bir azap sabahlarını kutladı.
Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.
Ve Celâlim hakkı için bastırıverdi kendilerini bir sabah bir azâbı müstekır
Andolsun ki onlara bir sabah, (yakalarını) asla bırakmayacak olan bir azâb baskın yapdı.
And olsun ki devamlı bir azab, onları bir sabah erkenden yakalayıverdi.
Kararlaştırılmış azap, onları sabah erken vakitte yakaladı.
Onlar sabahleyin, peşlerini bırakmaz bir azaba duçar oldular.
Şüphesiz onları bir sabah vakti erkenden, önü alınmaz bir azap yakalayıp bastırıverdi.
Nitekim ertesi sabah, karşı konulmaz bir azap onları kıskıvrak yakalayıverdi!
And olsun, onlara kesinleşmiş bir azap sabah erken bastırıverdi!
Yemin olsun onları bir sabah vakti erkenden, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap yakalayıverdi.
Nitekim sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı:
Bir gün sabah erkenden önlenemez bir azap tepelerine çöküverdi. 15/59...75
Maamafih, sabahleyin erkenden kalıcı izler bırakan bir azap onları kuşattı:
Andolsun ki, onları sabahleyin erkenden bir daimi azab yakaladı.
Bir sabah kendilerini, yakalarını hiç bırakmayacak bir azap bastırıverdi.
Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.
Sabah erkenden onları kalıcı bir azap karşıladı.
Andolsun ki bir sabah erkenden, bir azap çöküverdi.
Bir sabah vakti, yakalarını bir daha bırakmayacak bir azap onları yakalayıverdi.
Yemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.
daħı bayıķ ŧañla geldi anlara irtecek 'aźāb ķarar dutıcı.
Bir ṣabāḥ onlarda bir ‘aẕāb ḳarār buldı ki