Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1711, sondan 4526. ayet; 13. sure ve Ra'd Suresinin 4. ayetidir. Ra'd Suresi 4. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 111 ve toplam ebced değeri ise 10637 olarak hesaplanmıştır. Ra'd Suresinin toplam ebced değeri 239045 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (17) ل (10) م (4) ر (4) bulunuyor.
Arapça Metin
وفي الارض قطع متجاورات وجنات من اعناب وزرع ونخيل صنوان وغير صنوان يسقى بماء واحد ونفضل بعضها على بعض في الاكل ان في ذلك لايات لقوم يعقلون
Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.
Bunlar yeryüzündeki birbirine komşu, bitişik veya birbirinden uzak kıtalar ve bölgeler olup her birinin kendine özgü özellikleri vardır. Şekilleri, renkleri, yer altı ve yer üstü zenginlikleri, verimlilikleri farklı olduğu gibi üzerinde yaşayan canlılar ve bitkiler de farklıdır. Bir tek kökten bazan bir tek gövdeli (çatalsız) ağaç meydana gelirken bazan da çatallanarak veya ayrı sürgünler vererek çatallı veya birden fazla ağaç meydana gelmekte, dal budak salarak büyümekte ve ürün vermektedir. Her bir ağaç aynı suyu gövdesine aldığı halde ondan kendisine yüklenen programa uygun olarak farklı yararlanmakta ve şekli, rengi, tadı farklı meyveler vermektedir.
Mehmet Okuyan
Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar, üzüm bağları, ekinler, bir kökten ve çeşitli köklerden dallanmış (çatallı ve çatalsız) hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi bir su ile sulanır. Yemişlerinde onların bir kısmını bir kısmına farklı kılarız. İşte bunlarda, akıl eden bir toplum için dersler vardır.
Bu cümlede geçen [nüfaddılü] fiili “üstün kılmak” değil de “farklı kılmak” şeklinde anlaşılmalıdır. Çünkü meyvelerde üstünlük, fazilet değil de renk, tat, koku, besleyicilik, görüntü vs. noktalarda farklılıklar söz konusudur.
Bayraktar Bayraklı
Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar, üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır. Bunların hepsi bir su ile sulanır; yemişlerinde onların bir kısmını bir kısmına üstün kılarız. İşte bunlarda akıllarını kullanan bir toplum için dersler vardır.
Yeryüzünde aynı su ile sulanan ve birbirine bitişik toprak parçalarında, üzümlerden bahçeler, ekinler, çatallı çatalsız hurma ağaçları vardır. Ve Biz, onları yenmesinde¹ farklı farklı kılıyoruz. Aklını kullanan bir toplum için bunda âyetler² vardır.
1- Özelliklerinde, tatlarında. 2- Allah'ın varlığının ve gücünün göstergesi olan işaretler, kanıtlar.
Ahmet Akgül
(Ayrıca) Yeryüzünde birbirine yakın komşu kıtalar vardır; üzüm bağları, (çok çeşitli) ekinler (ve ziraat ortamı), çatallı ve çatalsız (salkım salkım) hurmalıklar da vardır ki, bunlar aynı su ile sulanır; ama ürünlerinde(ki verimde ve lezzette) bazısını bazısına üstün (değerli ve lezzetli) kılıyoruz. Şüphesiz, bunlarda aklını kullanan bir topluluk için gerçekten ayetler açıktır.
Ve yeryüzünde birbirine komşu bölgeler, üzüm bağları, ekinler, bir kökten yetişmiş hurma ağaçlarıyla ayrı ayrı köklerden yetişmiş hurmalıklar var ki hepsi de bir suyla sulanmada, fakat lezzet bakımından bir kısmını, öbürlerinden üstün etmedeyiz. Şüphe yok ki akıl edenlere, bunlarda da deliller var.
Ve yeryüzünde birbirine komşu, ama yine de yapı olarak birbirinden ayrı, nice kara parçaları, üzüm bağları, hububat ekili tarlalar, bir kökten sürgün verip küme halinde, ya da tek başına boy veren hurma ağaçları vardır ki, hepsi de aynı suyla sulanırlar, hal böyleyken yemişlerinde ve lezzetlerinde bir kısmını, diğerinden farklı kılıyoruz. Doğrusu bunlarda, aklını kullanan insanlar için, mutlaka çıkarılacak dersler vardır!
Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar, üzüm bağları, hububat ekili tarlalar, sebze bahçeleri, bir kökten çıkan çatallı-dallı ve bir kökten çıkan çatalsız hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi bir su ile sulanır. Böyleyken, lütufta bulunarak, ürünlerini lezzetçe birbirlerine üstün kılarız. Bunlarda ilimle ve tecrübeyle gelişmeye devam eden, aklını faydalı kullanabilen toplumlar için Allah'ın varlığını ve birliğini ispatlayan deliller, birçok konunun çözümüne, keşfine işaretler vardır.
Yer üzerinde birbirine komşu toprak parçaları, üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır ki hepsi bir su ile sulandığı halde üründe bazılarını bazılarına üstün kılarız. Şüphesiz bunlarda akıl eden topluluk için ayetler vardır.
Yeryüzünde birbirine yakın komşu kıtalar vardır; üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar da vardır ki, bunlar aynı su ile sulanır; ama ürünlerinde (ki verimde ve lezzette) bazısını bazısına üstün kılıyoruz. Şüphesiz, bunlarda aklını kullanan bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.
Arzda birbirine komşu kıt'alar (kara parçaları), üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır ki, hepsi bir su ile sulanıyor. Halbuki yemişlerin de bazısını bazısına üstün kılıyoruz (tad, renk ve kıymetleri başka başkadır). Şüphesiz ki bunlarda da düşünen bir topluluk için pek çok ibretler (alâmetler) vardır.
Dünyada birbirine komşu kıtalar, üzüm bağları, ekinler, dallanmış ve dallanmamış hurma ağaçları vardır. Hepsi de tek bir su ile sulanıyorlar. Fakat yiyimde bazılarını diğerlerinden üstün kılıyoruz. İşte bunlarda aklını çalıştıran bir toplum için ayetler vardır.
Yeryüzünde birtakım —birbirine çok yakın— parçalar bulunmakta, üzüm bağları, ekin tarlaları, dallı dalsız hurma ağaçları var; bir tek suyla sulanır; birbirine üstün kıldık yemesini, anlayan bir ulusçün bunda nice âyetler var
Ve yeryüzünde birbirine komşu (fakat bitki örtüsü ve doğal zenginlik bakımından birbirinden farklı olan) kara parçaları (kıtalar), üzüm bağları, hububat ekili tarlalar, bir kökten sürgün verip küme halinde ya da tek başına boy veren hurma ağaçları vardır ki (bunların hepsi) de aynı su ile beslenir. Hal böyleyken yine de biz onların bazılarını bazılarına farklı kılmışız. Doğrusu, bütün bunlarda aklını kullanan bir toplum için mutlaka (alınacak) dersler vardır.
“Ürünlerin bazılarını bazılarına farklı kılmışız” demek; renkleri, şekilleri, tatları, boyutları, kokuları, besin değerleri birbirine benzemeyen meyveler demektir ki bu da doğada bulunan ürünlerin Allah tarafından aynı su ile beslendiğini ve istikrarlı bir şekilde sürekli canlı tutulduğunu göstermektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Yeryüzünde, hepsi de aynı su ile sulanan, birbirine komşu toprak parçaları, tek ve çok köklü üzüm bağları, ekinler, hurma ağaçları vardır. Fakat onları şekil ve lezzetçe birbirinden farklı kılmışızdır. Düşünen kimseler için bunda ibretler vardır.
Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar, üzüm bağları, ekinler, bir kökten ve çeşitli köklerden dallanmış hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi bir su ile sulanır. (Böyle iken) yemişlerinde onların bir kısmını bir kısmına üstün kılarız. İşte bunlarda akıllarını kullanan bir toplum için ibretler vardır.
Aynı topraktan ve aynı sudan beslenen bitkilerin her birinin tadı birbirinden çok farklı olan meyveler vermesi, Allah’ın varlığının ve kudretinin en açık delillerindendir.
Edip Yüksel
Yeryüzünde, birbirine komşu toprak parçaları, üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır. Bunların hepsi aynı su ile sulanmalarına rağmen lezzetçe birbirinden farklı kılmışızdır. Aklını kullanan bir toplum için elbette bunda işaretler ve dersler vardır.
Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar vardır. Üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır ki, hepsi bir tek su ile sulanır. Halbuki meyvelerinde birini öbürüne üstün kılıyoruz. Aklı eren bir kavim için bunda muhakkak ibretler vardır.
Arzda mütecavir kıt'alar, üzüm bağları, ekinler, hurmalıklar, çatallı çatalsız hepsi, bir su ile sulanır, halbuki yemişlerinde ba'zısını ba'zısına tafdıl ediyoruz, her halde bunda aklı olan bir kavm için âyetler var
Arzda birbirine komşu kıt'alar vardır, üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır ki hepsi bir su ile sulanıyor. (Böyle iken) biz onlardan ba'zısını, yemişlerinde (ve tadlarında), ba'zısından üstün kılıyoruz, İşte bunlarda da aklını kullanacak zümreler için elbet âyetler vardır.
Hem yeryüzünde birbirine komşu (farklı özelliklerde) toprak parçaları (kıt'alar), üzüm bağları, ekinler, bir kökten (bir kaç gövde hâlinde) çatallı ve çatalsız çıkan hurma ağaçları vardır; (hepsi ayrı çeşitler olduğu hâlde) bir su ile sulanır. Fakat meyvelerinde onların bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Muhakkak ki bunda, akıl erdirecek bir topluluk için (Allah'ın kudretine) nice deliller vardır.
Yeryüzünün parça parça birbirlerine yakın oluşunda, yerin üzerindeki yaratılmış üzüm bahçelerinde, ekin tarlalarında, salkım salkım veya salkımsız hurmalarda ve bu bitkilerin sulanmasında ve yenilen meyvelerin tatlarının farklı farklı olmasında da, akıllarını kullanan toplumlar için alınacak dersler (ibretler) vardır.
Yeryüzünde birbirine mücavir kıt/alar [⁴], üzüm bağları, ekin tarlaları, dallı budaklı, dalsız budaksız hurmalıklar vardır ki hepsi bir sudan sulanır. Yenmesi hususunda da [⁵] birini diğerinden üstün kılan biziz. Muhakkak ki bunlarda aklı eren kavim için ibretler vardır.
Yeryüzünde birbirine yakın komşu olan kıtalar, üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar da vardır. Bunlar aynı su ile sulanır. (Böyle iken) Yemişlerinde onların bir kısmını bir kısmına üstün kılarız. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.
Yeryüzünde, birbirine komşu oldukları hâlde; bitki örtüsü, doğal güzellikleri ve maden kaynakları bakımından farklı özellikler taşıyan toprak parçaları; bu topraklarda yetişen üzüm bağları, ekin tarlaları, bir kökten birkaç gövde halinde sürgün veren çatallı vetek gövdeden oluşan çatalsız hurma bahçeleri var ki, bunların hepsi aynı topraktan, aynı havadan ve aynı sudan beslendiği hâlde, bir kısmının meyvelerini diğerlerinden daha lezzetli, daha üstün kılıyoruz.Evet, işte bunlarda da aklını kullanan bir toplum içinilâhî sanatın hayranlık verici güzelliklerini ortaya koyan nice ibret verici mûcizeler, nice deliller vardır.
Yeryüzü’ndeki birbirine komşu kıt’alar, üzüm bağları, bir kökten sürgün verip kümelenmiş ve küme dışı, boy vermiş ekinler ve hurma ağaçları tek su ile sulanıyor;
Yemişler’de bazısını bazısına üstün kılıyoruz.
Akledecek bir kavim için bunda elbette âyetler vardır.
Yeryüzünde birbirine komşu olan kıtalar, aynı su ile sulandığı halde ürünlerini birbirinden farklı kıldığımız1 üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalar da vardır. Şüphesiz bunlarda, aklını kullanan bir topluluk için ibretler vardır.
1 “Ürünlerini birbirinden farklı kıldığımız” demek; renkleri, tatları, şekilleri birbirine benzemeyen meyveler demektir. Bu da tabiatın Allah tarafından her an yeniden yaratıldığını ve bunun sürekliliğini ve istikrarını göstermektedir.
Muhammed Esed
Ve yeryüzünde birbirine komşu [ama yine de yapı olarak birbirinden ayrı 8 nice] kara parçaları, üzüm bağları, hububat ekili tarlalar, bir kökten sürgün verip küme halinde ya da tek başına 9 boy veren hurma ağaçları vardır ki hepsi de aynı suyla sulanırlar: hal böyleyken yine de [insanlara ve hayvanlara sağladıkları] ürünler bakımından Biz onların bazılarını bazılarına üstün kılıyoruz. 10 Doğrusu, bütün bunlarda aklını kullanan insanlar için mutlaka (çıkarılacak) dersler vardır.
Yeryüzünde birbirine komşu ama birbirinden farklı kara parçaları vardır. Orada üzüm bağları, ekin tarlaları, tek kökten çıktığı halde çatallı-çatalsız veya çatal kökten çıktığı halde tek gövde üzerinde boy veren hurma ağaçları vardır. Bunlar aynı sudan sulandığı halde, biz onların meyvelerini birbirinden güzel farklı renk ve tatlarda yaratmışızdır. Bunda da, aklını kullanan bir toplum için nice ayetler/deliller vardır. 6/99-141, 23/19, 39/21
Ve (aynı) dünyada birbirine komşu (fakat bitki örtüsü ve doğal zenginlik açısından birbirinden farklı)[1937] kara parçaları, asma bahçeleri, ekinler, aynı kökten (çıktığı hâlde) çatal çatal ya da çatal kökten (çıktığı hâlde) tek gövde üzerinde yükselen hurma ağaçları… (Hepsi de) aynı suyla sulanırlar;[1938] fakat Biz onların her birine farklı bir lezzet vermişizdir. Elbet bütün bunlarda, (olaylar ve eşya arasında) bağ kuracak akla sahip bir topluluk için bitmez tükenmez[1939] mesajlar vardır.[1940]
[1937] Âyet, aynı özden fışkıran çeşitlilik ve aynı amaca hizmet eden farklılığa vurgu yapmaktadır. Bir yandan Allah’ın yaratışındaki farklılıkların aslında bir zenginlik olarak anlaşılması gerektiğine dikkat çekerken, öte yandan bu zenginliğin kaynak ve hedef, illet ve amaç açısından birliğine dikkat çekmektedir. Pasajın tamamında öne çıkan bu tema göz önüne alındığında, parantez içi açıklamaların gerekliliği anlaşılacaktır.
[1938] Kesrette vahdet hakikatinin harika bir izahı: Tek suyla beslenen çok çeşitli ürün… Aynı ırmaktan sulanan sayısız lezzet… Belki de “Allahu ekber”in en güzel tefsiri.
[1939] Le-âyâtin’deki belirsizlik hedef dile böyle yansımıştır.
[1940] Yukarıdaki açıklamalarda da yer aldığı gibi, bu pasajın tümüne hâkim olan tema çeşitliliğin mahlukatın yasası olduğu hakikatidir. Bu tema, âyetlerin ilk muhataplarının hem iç hem de dış gündemlerini çok güzel yansıtıyor: İnsanlar hak ve hakikat dururken neden göz göre göre inkâra saplanırlar? Allah inkâra ve sapmaya neden izin vermiştir? Aynı ailenin iki çocuğundan biri hakikate yüzünü dönerken diğeri neden inatla sırtını döner? Neden, neden? Bu ve buna benzer soruların cevap anahtarlarını taşır bu pasajlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve yeryüzünde birbirine yakın kıt'alar vardır ve üzüm bağları vardır ve ekinler ve asılları muhtelif ve gayr-ı muhtelif hurmalıklar vardır ki, hepsi de bir su ile sulanır ve bazılarını bazıları üzerine yenmesi hususunda üstün kılıyoruz. Muhakkak ki bunda âkilâne düşünen bir kavim için deliller vardır.
Dünyada birbirine komşu parçalar, üzüm bağları, ekinler, dallı veya dalsız hurma ağaçları vardır ki, hepsi aynı su ile sulanmaktadır. Bununla beraber yemede biz onların bazısını bazısından daha üstün, daha kaliteli kılarız. Elbette bunlarda aklını kullanan kimseler için alacak nice dersler, nice ibretler vardır.
Arzda birbirine komşu kıt'alar, üzüm, bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır; bunların hepsi bir su ile sulanır ama ürünlerini birbirinden üstün yaparız. Şüphesiz bunda, aklını kullanan bir toplum için ayetler vardır.
Yeryüzünde birbirine komşu toprak parçaları, üzüm bağları, ekinler, çatallı, çatalsız hurmalar vardır. Hepsi de bir su ile sulanır ama yeme konusunda birini ötekinden üstün kılarız. Bunda, aklını kullanan bir topluluk için ayetler vardır.
[*] Toprak parçaları anlamı verdiğimiz kelimenin Arapçası kıtadır. "Birbirine komşu kıtalar" çevirisi de doğrudur.
Şaban Piriş
Yeryüzünde, hepsi de aynı su ile sulanan, birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, bir kökten sürgün verip tek başına yada kümeler halinde boy veren ekinler, hurma ağaçları vardır. Fakat onları şekil ve lezzetçe birbirinden farklı kılmışızdır. Düşünen toplum için bunda da deliller vardır.
Yeryüzünde birbirine komşu kıt'alar (5), üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır ki, bunların hepsi bir suyla sulanır; fakat Biz onlara birbirinden farklı tatlar veririz. Aklını kullanan bir topluluk için bunda âyetler vardır.
(5) Modern teorilere göre, kıt’aların tamamı, yerkabuğunda birbirine komşu levhaların üzerinde bulunmaktadır. Çok uzun çağlar önce ise kıt’alar birbirinin “kapı komşusu” idiler; sonra kayarak birbirlerinden ayrıldılar. Halen de bu kayma devam etmektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeryüzünde birbirine sırt vermiş komşu kıtalar, üzümlerden bahçeler, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır ki, bir tek suyla sulanırlar. Biz bunların, yemişlerde bir kısmını diğer bir kısmına üstün kıldık. Bütün bunlarda aklını çalıştıran bir topluluk için elbette ki ibretler vardır.
daħı yirde pārelerdür biribiri yanında olıcılar daħı bostānlar üzümlerden daħı ekinden daħı ħurma aġaçlarından bir dipden daħı bir dipden degül śuvarınılur bir śu- y- ıla. daħı artuķ eylerüz bir nicesini bir nice üzere yimiş içinde. bayıķ şunuñ içinde nişānlardur bir ķavma kim anlarlar.
Daḫı yirde pārelerdür biri biri yanında olıcılar, daḫı bostānlar, üzümlerden,daḫı ekinden, daḫı ḫurmā aġacından. Bir dipden daḫı bir dipden degül ṣuvarınılur bir ṣu‐y‐ıla. Daḫı artuḳ eylerüz bir nicesin bir nice üzere yemişiçinde. Pes şunuñ içinde nişānlardur bir ḳavm[e] kim añlarlar.