Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2078, sondan 4159. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 49. ayetidir. İsrâ Suresi 49. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 45 ve toplam ebced değeri ise 4128 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Geneli içinde Kur’an, inkârcıları Allah’ın birliğini tanımaya; adalet, dürüstlük, insaf ve merhamet gibi ahlâk ilkelerine uygun davranmaya; bencillikten kurtularak başkalarının haklarını da kendi menfaatleri kadar önemli görmeye davet ediyor; aksi halde en büyük yargılama günü olan âhirette günah ve haksızlıklarının hesabını mutlaka vereceklerini bildiriyordu. Oysa putperestlerin ileri gelenlerinin bilhassa öldükten sonra yeniden dirilmeyi ve âhiret hayatını inkâr etmelerinin temelinde kötülük ve haksızlıklarında ısrar etme ihtirasları vardı. Onlar, bu ihtiraslarının önüne geçerek kötülüklerden kendilerini uzak tutacakları yerde yaptıklarının hesabını verecekleri âhireti inkâr etme yolunu seçiyor; akıllarınca öldükten sonra artık yeni bir var oluşun imkânsızlığını kanıtlamaya çalışıyorlardı.
Mehmet Okuyan
Şöyle dediler: “Biz kemik ve ufalanmış toprak olmuşken mi yepyeni bir varlık olarak mı diriltilecekmişiz?”
(Müşrikler:) “Biz kemikler haline gelip (dağıldıktan), toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?” (demektedir).
Bir de onlar:
“Sahi biz, bir kemik yığını, kokmuş toz toprak olmuşken mi; yepyeni bir hilkat, yepyeni bir yaratılışla mı, biz mi diriltileceğiz?” diyorlar.
Ve dediler ki: “(Biz) bir kemik yığını ve ufalanmış bir toprak hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltilecek kimseleriz?”
İnkarcılar, “Biz mezarda çürüyüp kemik ve toz yığını hâline geldikten sonra mı,sahiden bu hale geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?” dediler.
(Kâfirler bir de): “(Ne yani) biz (kabirlerimizde) kemik haline geldikten ve toprak olup ufalandıktan sonra, diriltilerek yaradılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?” dediler.
Ve bir de “Biz kemik yığınına dönüşmüş ve ufalanıp toprağa karıştıktan sonra yeni bir yaratılışla tekrar diriltileceğiz öyle mi?” diyorlar. 13/5, 17/97...99, 23/35, 36/78-79
Bir de tutmuş diyorlar ki: “Ne yani, şimdi biz kemik yığınına dönüşüp oradan da toza toprağa karıştıktan sonra yepyeni bir yaratılışla tekrar diriltilecek mişiz, öyle mi?”
Bir de şöyle dediler: “Sahi, biz kupkuru kemik yığını ve ufalanmış toz haline geldiğimiz zaman, biz mi yeniden yaratılıp dirileceğiz! (bu olacak iş değil! )” [36, 78-79; 79, 10-12]