Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1944, sondan 4293. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 43. ayetidir. Nahl Suresi 43. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 60 ve toplam ebced değeri ise 3410 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وما ارسلنا من قبلك الا رجالا نوحي اليهم فسـلوا اهل الذكر ان كنتم لا تعلمون
Mekke müşrikleri “Allah, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi?” diyerek (İsrâ 17:94) kendileri gibi bir insanın peygamber olarak gönderilmesini kabul edilebilir bulmuyor, olsa olsa bir melek gönderilmesi gerektiğini ileri sürüyorlardı. Halbuki Allah Teâlâ sadece Hz. Muhammed’i peygamber olarak seçmemişti; daha önce de yalnızca insanlardan peygamber seçmiş ve görevlendirmişti (bk. Yûsuf 12:109). Âyette “Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara sorun” buyurulmak suretiyle müşriklerin doğru inanç konusundaki samimiyetsizliğine işaret edilmiştir. Çünkü onların, önceki devirlerde de insanlar arasından peygamberler gönderilip gönderilmediğini, “bilgi sahibi olanlara” sorup öğrenme imkânları varken, bunu yapmadan Hz. Muhammed’in peygamberliğini peşinen inkâr etmişlerdir.Tefsirlerde çoğunlukla buradaki “bilgi sahibi olanlar”la Ehl-i kitap âlimlerinin kastedildiği belirtilir. Gerçi bu sûrenin indirildiği Mekke’de kayda değer bir Ehl-i kitap topluluğu yoktu; ancak Mekkeliler’in ticaretle meşgul oldukları ve bu münasebetle Ehl-i kitap âlimlerinden bilgi almalarının mümkün olduğu bilinmektedir. Ayrıca özellikle böyle konularda bilgilerine başvurmak üzere Ehl-i kitap mensuplarının yaşadığı bölgelere gitme imkânları da vardı. Nitekim Kehf sûresinin nüzûl sebebiyle ilgili rivayetlerde anlatıldığına göre, müslümanların sayısının çoğalması üzerine müşrikler, Hz. Muhammed’in peygamber olup olmadığı hususunda kendilerini aydınlatacak bilgiler almaları için, Nadr b. Hâris ile Utbe b. Muayt’ı Medine’deki yahudi âlimlerine göndermişlerdi (fazla bilgi için bk. İbn Âşûr, XV, 242-244).
Buradaki “bilgi sahibi olanlar”la Mekke müşrikleri arasındaki kültürlü kişiler de kastedilmiş olabilir. Çünkü onların arasında başta Hz. Nûh ve Hz. İbrâhim olmak üzere geçmiş peygamberler hakkında mâlûmat sahibi olanlar vardı.Âyetten alınması gereken en önemli ders, başta dinî meseleler olmak üzere bir konuda yeterli bilgiye sahip olmayanların o hususta ehil olanlara, yani konunun uzmanlarına sormaları gerektiği; bir konuda doğru ve yeterli bilgi edinmeden görüş ileri sürmenin veya iş yapmanın yanlış olduğudur.
Mehmet Okuyan
43,44. Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Apaçık delilleri ve (ilahî) kitapları bilmiyorsanız, [zikr] (Vahiy) ehline sorun!Kendilerine indirileni insanlara açıklaman (ilan etmen) için ve düşünsünler diye sana da [zikr]i (Kur’an’ı) indirdik.
Benzer mesajlar: Yûsuf 12:109; Enbiyâ 21:7.,Benzer mesajlar: Yûnus 10:94; Enbiyâ 21:7.,Bu ayet Nisâ 4:65, 105, En‘âm 6:114 ve Nahl 16:64. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Bu ayette bir kapalılığın açıklanmasından değil, bir hakikatin gizlenmemesinden ve bütün insanlara duyurulmasından söz edilmektedir. Mekkeli müşrikler ayetleri anlayamamaktan şikâyet etmiyorlardı ki ayetlerin bu anlamda açıklanmasına ihtiyaç duyulsun. Onların problemi vahyin insanlara ilan edilmesi, duyurulması, gizlenmeyip açıklanmasıydı.,Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:187; Yûsuf 12:2; İbrâhîm 14:4; Zuhruf 43:3.
Bayraktar Bayraklı
Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, Kur'ân'ı bilenlere sorunuz!
1- “İnsandan” anlamı verdiğimiz “ricalen” sözcüğü, sözcük olarak erkekler, adamlar demektir. Ayetin bağlamı dikkate alındığında, müşriklerin “neden melek değil de insan bir nebi” itirazlarına cevap verildiği görülmektedir. Dolayısı ile ayette yer alan “adamlar,” sözcüğü “insan” anlamındadır. 2- Allah'ın öğütlerinden haberdar olan, Kitap Ehli'ne sorun.
Ahmet Akgül
Biz senden evvel de; kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (dişilerden, cinnlerden, meleklerden peygamberler) göndermedik. Eğer (bir konuyu) bilmiyorsanız zikir (ilim, irfan ve Kur’an) ehline sorun (ki cevabını söylesinler).
Andolsun ki, senden önce de gönderdiğimiz ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler erkeklerdendi. Bu konuda yeterli bilgiye sahip değilseniz, sorun önceki vahyi bilenlere.
Senden önce de, kesinlikle kendilerine vahiy gönderdiğimiz, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, liyâkatli, güvenilir erkekleri peygamber olarak görevlendirdik. Eğer bilmiyorsanız, Allah'ın kutsal kitaplarda vahyettiği bilgilere vakıf olanlara sorun.
(Ey Rasûlüm!) Senden önce de, kendilerine vahiyde bulunduğumuz erkeklerden başkasını Peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız, Tevrat ve İncil âlimlerine sorun.
43, 44. Senden önce, kendilerine vahyettiğimiz, mucizeler ve kitaplarla teyid ettiğimiz bazı erlerden (melekler değil) başka göndermedik. Eğer siz bilmiyorsanız, ehl-i zikirden (ilim ve keşif ehlinden) sorun. Seninle de, insanlara açıklamak üzere ve düşünmeleri için onlara inen Kur’anı gönderdik.
(Ey Resul!) Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız, zikir ehline sorun!
Bkz. 12:109, 21:7Ayette geçen “ehl-i zikir”, “zikir ehli” demektir. Allah’ın indirdiği kitabın adı “zikir” dir. “Ehli zikir” de o kitapta bulunan Allah’ın öğretileriyle eğitilmiş, dürüst ve güvenilir olmuş gerçekleri bilen kişi demektir.Burada özellikle vurgulanan peygamberlerin erkek ya da dişi olup olmadıkları değil, ölümlü birer insan olup olmadıklarıdır. Çünkü inkârcılar iki de bir “Allah peygamber olarak bir melek gönderseydi ya” deyip duruyordu. Sanki peygamber melek olsaydı inanacaklardı.
Diyanet İşleri (Eski)
43,44. Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler.
(Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun.
(Ey Resûlüm!) Senden önce de, kendilerine vahyeder olduğumuz erkeklerden başkasını (peygamber) göndermedik. (Ve siz ey müşrikler!) Eğer bilmiyorsanız o hâlde ehl-i zikre (iyi bilenlere) sorun!
Senden öncede birtakım adamlara vahyederek, onları da (kendi toplumlarına) göndermiştik. Eğer (bu konuları) bilmiyorsanız zikir ehline (vahiy kültüründen haberdar olanlara) sorun.
(Cami’ul Beyan c.14 s.109’da Taberi’nin rivayeti esasınca İmam Muhammed Bakır (a.s) bu ayetin tefsirinde şöyle buyurmuştur. “Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun” ayetinde işaret edilen zikir ehli, biz Ehl-i Beyt’iz.”)
Mahmut Kısa
Ey Muhammed! İnkârcılar, senin diğer insanlar gibi fâni bir insan olmanı gerekçe göstererek Peygamberliğine itiraz ediyorlar. Oysa Biz senden önce de, kendilerini vahiyle desteklediğimiz ölümlü adamlardan başkasını elçi olarak göndermedik. Zira onlar, bütün hal ve hareketleriyle müminlere önder ve örnek olacaklardı. Ey insanlar! Eğer bu gerçeği bilmiyorsanız, Allah’ın ayetlerini iyi bilen dürüst ve güvenilir insanlara, yani zikir ehline sorun. Onlar da şâhitlik edeceklerdir ki:
(Ey Muhammed!) Biz, senden önce de ancak (senin gibi) kendilerine vahyettiğimiz erkek (kimse)leri,1 elçi olarak gönderdik. (Ey kâfirler!) Eğer bunu bilmiyorsanız, bilenlere2 sorun.
1 Peygamberler hep erkeklerden gönderilmiştir. Allah Peygamberlik yükünü kadınlara yüklememiştir. Ama kadınlardan bazılarını muhatap kabul ederek vahiy göndermiştir. Hz. Meryem ve Hz. Mûsa’nın annesi gibi... Bunlara gönderilen vahiyler kitap niteliğinde din koyan vahiyler değildir. Bk. (Mâide: 111, Yûsuf: 109, Nahl: 68, Kasas: 7, Şura: 47)2 Yani, Tevrât’ı ve İncil’i bilen Yahûdî ve Hıristiyanlara, Kur’an’ı bilenlere veya ilim sahibi kimselere... Konuyla ilgili olarak Bk. (Yûnus: 94, Enbiyâ: 7)
Muhammed Esed
[EY MUHAMMED,] Biz senden önceki çağlarda da, kendilerine vahyettiğimiz [ölümlü] adamlardan başka kimseyi [elçi olarak] göndermedik; 45 bu konuda yeterli bilgiye sahip değilseniz, vahyedilmiş önceki kitaplara 46 bağlı kimselere sorun,
Senden önce kendilerine vahyederek elçi olarak gönderdiklerimiz de senin gibi adamlardan başkası değildi. Eğer bilmiyorsanız önceki vahiylerin mensuplarına sorun. 12/109, 21/7, 39/71
[2126] Âyet, peygamberlerin erkek ya da dişi olup olmadıklarıyla değil, ölümlü birer insan olup olmadıklarıyla ilgilidir. Çünkü bu âyet melek peygamber talep edenlere bir cevap olarak gelmiştir (Krş: 21:7. Benzer bir âyet için bkz: 12:109 ve not 108). Parantez içi açıklamamız Taberî’ye dayanır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve senden evvel de resûl olarak göndermedik, ancak kendilerine vahyeder olduğumuz erkekleri gönderdik. İmdi, ehl-i zikrden sorunuz eğer siz bilmiyor iseniz.
Senden önce de, gönderdiğimiz elçiler, kendilerine vahyettiğimiz bir kısım adamlardan başka bir varlık değildiler. Eğer bu konuları bilmiyorsanız ilim adamlarına sorunuz.