Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2137, sondan 4100. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 108. ayetidir. İsrâ Suresi 108. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 35 ve toplam ebced değeri ise 1294 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Zemahşerî’ye göre 107. âyetin başında putperestlikte inat eden Araplar’a hitap edilmekte; onlara, Peygamber’in görevinin ilâhî kelâmı tebliğ etmekten ibaret olduğu, artık inanıp inanmamanın kendilerine bırakıldığı; iman ederlerse bundan kendilerinin yarar göreceği bildirilmektedir. “Bundan önce kendilerine ilim verilen kimseler”den maksat ise Kur’an’dan önceki kitaplar hakkında az-çok bilgisi olan, vahiy ve din konularında mâlûmat sahibi Araplar’dır (II, 378). Bunların, Ehl-i kitap’tan iken ihtidâ etmiş bazı müminler olduğu söylenmişse de (Kurtubî, X, 347) bu sûrenin indiği Mekke’de kayda değer bir Ehl-i kitap topluluğu bulunmadığına göre bu görüş isabetli görünmemektedir. Taberî ise bunların Kur’an inmeden önce karşılaşılan az sayıdaki Ehl-i kitap müminleri olduğu kanaatinde olup, onların Kur’an’ı duyduklarında onun Allah’tan geldiğini anlayarak saygıyla yere kapanmışlardır (XV, 180, 181). İslâmî kaynaklarda bu müminlere “Hanîfler” denmektedir.
Mehmet Okuyan
Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz) ki O’nun vaadi mutlaka yerine getirilmiştir.” derler.
Ve: “Rabbimizi acizlikten, kusurlardan tenzih ederiz. Onun verdiği söz, mutlaka gerçekleşir.” derler. (Allah’ın sözünde durmaması, -hâşâ- onun acizliğini ve kusurlu olduğunu gerektirir ki; O, böyle bir şeyden çok münezzehtir.)
107,108. De ki: "Kuran'a ister inanın, isten inanmayın, O'ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar" ve "Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz'in sözü şüphesiz yerine gelecektir" derler.
Ve derler ki: “Rabbimizi tenzîh ederiz; gerçekten Rabbimizin (kitablarımızda haber verdiği üzere âhir zaman peygamberi hakkındaki) va'di, doğrusu yerine getirilmiş oldu.”
Mustafa İslamoğlu İsrâ Suresi 108. Ayet Açıklaması
[2338] Zımnen: Allah’ın insanla konuşmasının ne muhteşem bir imkân olduğunu fark eden birine düşen, O’nun huzurunda secdeye kapanmaktır. Âyette kesinleştiği ifade buyurulan “Rabbimizin sözü” Allah Rasûlü’nün gönderileceği müjdesidir. “Müjde” anlamına gelen İncil’in müjdelediği odur. Onun İncil’de “Ahmed” olarak müjdelendiğini Kur’an haber verir (61:6). Luka İncili’ndeki evdokıa kelimesinin İncil’in orijinal dili olan Âramca’daki karşılığı “Ahmed” olarak tesbit edilmiştir (bkz: 61:6, not 10). Allah Rasûlü’nün Tevrat ve İncil’de müjdelendiği A‘râf 157’de de dile getirilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve derler ki, «Rabbimizi takdis ve tenzih ederiz. Rabbimizin vaadı hakikaten fiile çıkarılmış oldu.»