Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2425, sondan 3812. ayet; 20. sure ve Tâhâ Suresinin 77. ayetidir. Tâhâ Suresi 77. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 69 ve toplam ebced değeri ise 5340 olarak hesaplanmıştır. Tâhâ Suresinin toplam ebced değeri 387758 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طه hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (1) ه (1) bulunuyor.
Arapça Metin
ولقد اوحينا الى موسى ان اسر بعبادي فاضرب لهم طريقا في البحر يبسا لا تخاف دركا ولا تخشى
(Firavun’un imana yanaşmaması üzerine) Mûsâ’ya, “Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır’dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç” diye vahyettik.
Hz. Mûsâ’nın Allah’ın lutfuyla İsrâiloğulları’nı Firavun’un zulmünden kurtarması ve bunun için denizin ortasından yol açılması mûcizesine Kur’an-ı Kerîm’in değişik yerlerinde farklı ifadelerle değinilmiştir (Firavun’un kimliği, boğulması, âyetteki “deniz” ile nerenin kastedildiği hakkında bk. A‘râf 7:135-136; Yûnus, 12:90-93; Ömer Faruk Harman, “Firavun”, DİA, XIII, 118-121).
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki Musa’ya “Kullarımla birlikte geceleyin yola çık; yetişilmesinden korkmaksızın ve (boğulmaktan) endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç!” diye vahyetmiştik.
Hz. Muhammed’in Mescid-i Aksâ’ya doğru İsrâsı ve Medine’ye hicreti ile Hz. Musa’nın ve adamlarının yolculuğu açıkça benzeşmektedir. Dahası her iki peygamberdeki “gece” motifleri de bir başka ortak yön olarak tanımlanabilir.,Benzer mesajlar: Şu‘arâ 26:52, 61; Duhân 44:23.
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ'ya şöyle vahyetmiştik: “Kullarımla beraber geceleyin yola çık ve onlara denizin ortasında kupkuru bir yol tutuver; arkanızdan yetişirler diye korkup kaygılanma!”[317]
[317] İsrâiloğullarının kurtuluşu, ğâşiye ve hevâ kelimeleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 301-315.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki, Mûsâ'ya: “Kullarımla geceleyin yola çık; onlara denizde kuru bir yol aç. Arkanızdan yetişecekler diye korkma, Allah'a olan bağlılığını kaybetme!” diye vahyettik.
Yemin olsun ki, Biz Musa’ya: “(Sana tâbi olan) Kullarımla birlikte geceleyin yürüyüp yola çık, (sahile vardığında asanla) vur, denizde onlar için (mucize olarak) kuru bir yol (geçiş tüneli) aç; (Firavun’un arkandan) yetişmesinden de korkma, (boğuluruz diye de) endişeye kapılma!” diye vahyetmiştik. (O da sözümüzü yerine getirmişti.)
Andolsun ki biz Musa'ya, kullarımla geceleyin yola çık, onlara denizde kuru bir yol aç, düşmanların yetişmelerinden, denizde boğulmadan korkma diye vahyetmiştik.
Andolsun ki biz Musa'ya, kullarımla geceleyin yola çık, onlara denizde kuru bir yol aç, düşmanların yetişmelerinden ve denizde boğulmaktan da korkma diye vahyetmiştik.
Andolsun biz Mûsâ'ya:
“Kullarımla birlikte geceleyin yola çık. Firavun'un size yetişmesinden endişe etmeden, asânı vurarak onlara denizde kuru bir yol aç. İçin titreyerek boğulmaktan ve Firavun'dan korkma.” diye vahyettik.
Andolsun ki Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yürüt ve (düşmanlarının) yetişmelerinden korkmaksızın ve endişeye kapılmaksızın onlar için denizden kuru bir yol aç" diye vahyetmiştik.
Andolsun, biz Musa'ya vahyetmiştik: 'Kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan.'
Gerçekten Mûsa'ya şöyle vahy ettik: “- Kullarımla geceleyin yürü (Mısır'dan çık) de (asanı vurarak) onlara denizde kuru bir yol yap; böylece (Firavun tarafından) yetişilmekten korkmazsın ve (boğulmaktan) endişe de etmezsin.
Biz Musa’ya kesinlikle vahyettik ki: “Geceleyin kullarım (olan İsrailoğullarını) götür. Onlar için denizde kuru bir yol aç. Ne onların size yetişmesinden korkacaksın ne de denizde boğulmaktan ürkeceksin.”
Andolsun ki; Musa'ya şöyle vahyettik: “Kullarımı geceleyin yürüt. Denizde onlara kuru bir yol aç. (Düşmanların yetişmesinden) korkma (ve boğulmaktan da) endişe etme!”
And olsun ki Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yürüt, denizde onlara kuru bir yol aç, batmaktan ve düşmanların yetişmesinden korkma, endişe etme" diye vahyettik.
Andolsun ki biz Musa'ya: Kullarımla birlikte geceleyin yola çık da (size) yetişilmesinden korkmaksızın ve (boğulmaktan) endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç, diye vahyetmiştik.
Gerçekten Musa'ya şöyle vahyettik: "Kullarımla geceleyin yürü (Mısır'dan çık) de (asânı vurarak) onlara denizde kuru bir yol aç; (artık firavun tarafından) yetişilmekten korkmazsın ve (boğulmaktan) endişe de etmezsin."
Andolsun ki biz Musâya: «Kullarımla geceleyin yola çık da — (düşmanların) yetişme (sin) den korkmayarak, (boğulmanızdan da) endîşe etmeyerek — onlara denizde kuru bir yol aç» diye vahy etmişizdir.
And olsun ki Mûsâ'ya şöyle vahyetmiştik: “Kullarımı geceleyin (Mısır'dan) yola çıkar; (size) yetişilmesinden korkmadan ve (boğulmaktan) endişe etmeden, denizde onlara kuru bir yol (açmak) için (asân ile denize) vur!”
Biz, Musa/ya vahiy ettik: Kullarımla gece yola çık, onlar için denizde kuru bir yol aç, Firavun/un size yetişmesinden korkma, boğulmadan da perva etme.
Şüphesiz biz Musa'ya, “(Size) Yetişilmesinden korkmadan ve endişeye kapılmadan kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir ve onlara denizde kuru bir yol aç” diye vahyettik.
Sihirbazların şehit olmalarından sonra, bütün İsrail Oğulları Mûsâ’ya iman etti. Firavunun baskı ve işkenceleri altında geçen uzun bir mücâdele döneminin ardından, Mûsâ’ya şöyle vahyettik: “Gerek İsrail Oğulları’ndan, gerek Mısırlılardan, ayetlerime iman eden kullarımla birlikte Filistin’e gitmek üzere Mısır’dan gizlice bir gece yola çıkın ve Kızıldeniz’e kadar yürüyün. Sahile vardığınızda, karşı kıyıya geçmek için onlara asân ile denizde kuru bir yol aç. Firavun size yetişip hepinizi kılıçtan geçirecek diye korkma, denizde boğuluruz diye de hiç endişe etme!”
Yemin olsun, Biz Mûsa’ya: “(İnanan) kullarımı geceleyin yürüyüşe geçirmesini, yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan onlara denizde kuru bir yol açmasını.” vahyettik.
VE GERÇEK ŞU Kİ, [zamanı gelince 60] Musa'ya: “Kullarımla beraber geceleyin yola çık ve onlara denizin ortasında kupkuru (güvenli) bir yol tutuver; arkanızdan yetişirler diye korkup kaygılanma” 61 diye vahyettik.
Andolsun ki biz Musa’ya: – Kullarımı geceleyin yürüt denizde onlar için kuru bir yol aç. Firavun’un sizi yakalamasından ve boğulmaktan korkma! Diye vahyetmiştik. 2/50, 7/138, 10/88...90, 26/60...66
VE DOĞRUSU Biz Musa’ya şöyle vahyetmiştik: “Kullarımla birlikte geceleyin yola koyul, onları denizin ortasında kuru bir yola vur; arkanızdan yetişirler diye endişe etme, hepsinden öte (Allah’tan gayrı kimseden) korkma!”[2602]
[2602] Haşyet, havften farklı olarak (fark için bkz: 10:62, not 83) sıradan bir korkudan daha çok insanın varoluşsal ürpertisidir ve yalnızca Allah’a karşı duyulmalıdır. Hz. Musa’nın ‘isrası’ da budur. Zımnen Hz. Peygamber’e hicreti bir alternatif olarak göstermeyi amaçlar ki, Habeş hicreti belki de bu işaretin alınmasıyla gerçekleşmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve andolsun ki, Mûsa'ya şöyle vahyettik: «Kullarım ile beraber geceleyin yürü ve onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmazsın ve havf eder olma.»
Biz Mûsâ'ya şöyle vahyettik: Kullarımla geceleyin Mısır'dan yola çık. Asanı vurarak denizde onlara kuru bir yol aç! Firavun'un size ulaşmasından ve boğulmanızdan endişe edip korkmayın! [26, 52; 44, 23]
Andolsun biz Musa'ya: "Kullarımı geceleyin (Mısır'dan çıkarıp) yürüt; (asanla suya) vur, denizde onlar için kuru bir yol (aç). (Fir'avn'ın sana) yetişme(sin)den korkma, (boğulmaktan) endişe etme." diye vahyetmiştik.
Musa’ya şunu bildirmiştik: “Kullarımızla birlikte geceleyin yola çık. Onlara denizde kuru bir yol aç. Sana yetişmelerinden de korkma; endişeye kapılma.”
Musa'ya: -Kullarımı geceleyin yola çıkar, onlara denizde kuru bir yol aç, (batmaktan ve düşmanların yetişmesinden) korkma, endişen olmasın! diye vahyetmiştik.
Musa'ya “Kullarımla gece vakti yola çık,” diye vahyettik. “Denize vur da onlara kuru bir yol açılsın. Yakalanmaktan endişeniz olmasın, boğulmaktan da korkmayın.”
daħı bayıķ viribidük vaḥyi mūsā’ya kim “gitgil gice ya'nį mıśrdan ķullarum ile ya'nį benį isrāyil. pes ur anlaruñ içün yol deñiz içinde ķuru. ķorķmayaśın irmeklikden daħı ķorķmayasın” ya'nį ġarķdan.
Taḥḳīḳ biz vaḥy eyledük Mūsāya ki: Al git benüm ḳullarumı, didük. Pesvur deñizi anlar‐çun ḳuru yol olur. Deñizde düşman yitişmekden ḳorḳma,ġarḳ olmaḳdan daḫı ḳorḳma.