Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3281, sondan 2956. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 29. ayetidir. Kasas Suresi 29. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 109 ve toplam ebced değeri ise 7280 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (2) س (4) م (8) bulunuyor.
Arapça Metin
فلما قضى موسى الاجل وسار باهله انس من جانب الطور نارا قال لاهله امكثوا اني انست نارا لعلي اتيكم منها بخبر او جذوة من النار لعلكم تصطلون
Mûsâ, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm”[414] dedi.
Hz. Mûsâ’nın Medyen’de kayınpederinin yanında çalışarak sekiz mi yoksa on yılı mı tamamladığı Kur’an’da açıkça belirtilmemiş olmakla birlikte müfessirler, bazı rivayetlere ve peygamberlerin “ahde vefa” ilkesine bağlılıklarına dayanarak on yılı tamamladığını söylemektedirler (Şevkânî, IV, 164; Elmalılı, V, 3728; İbn Âşûr, XX, 111). Mûsâ, belirlenmiş olan süreyi tamamladıktan sonra ailesiyle birlikte Mısır’a gitmek üzere yola çıkmış, yolda giderken Tûr tarafında uzakta parlayan bir ateş görmüştür (Tûr hakkında bilgi için bk. Meryem 19:52). Tefsirlerde bu olayın soğuk bir kış gecesinde ve Mûsâ’nın yolunu kaybettiği bir sırada meydana geldiği, kendisine yol gösterecek birini bulmak ümidiyle ateşin bulunduğu yere gittiği kaydedilmektedir (bilgi için bk. Tâhâ 20:9-10; Taberî, XIX, 132 vd.; Şevkânî, IV, 122).
Mehmet Okuyan
Musa, o süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca, [Tûr] (Sînâ Dağı) tarafından bir ateş görmüştü. Ailesine “(Siz burada) bekleyin! Bir ateş gördüm. Umarım ki ondan size bir haber veya ısınmanız için ateşten bir kor getiririm.” demişti.
Hz. Musa ailesiyle birlikte Medyen’den ayrılmış, muhtemelen Mısır’a doğru yola çıkmıştı. Çünkü 33. ayette de belirtildiği gibi, Hz. Musa risalet öğretileriyle oraya gönderildiğinde “onlardan bir kişiyi öldürdüğünü, bu nedenle de öldürülmekten korktuğunu” söylemektedir. Hz. Musa’nın, kardeşi Hz. Harun’a da peygamberlik verilmesi isteğini “Bu görevi benden al, ona ver” şeklinde anlamak hatalıdır. Onun bu isteği [vezîr] ve [rid’] yani “yardımcılık”tır
Buradaki dağın Sînâ Dağı olduğunun delili Mü’minûn 23:20 ve Tîn 95:2’dir
Benzer mesajlar: Tâhâ 20:10; Neml 27:7.
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ, süreyi tamamlayınca ailesi ile birlikte yola çıktı. Tûr Dağı tarafından bir ateş gördü. Ailesine, “Siz burada bekleyin; ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber yahut tutuşmuş bir odun getiririm de ısınırsınız.” dedi.
Mûsâ, süresini tamamlayınca, ailesi ile yola çıktı. Tûr tarafında bir ateş fark etti. Ailesine: “Bekleyin. Ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir haber veya ısınmanız için bir ateş getiririm.” dedi.
Böylelikle Musa, vaktâki süreyi tamamlayıp (Hz. Şuayb’ın kızını almış ve) ailesiyle birlikte (Mısır’a doğru) yola koyulunca, Tûr tarafında bir ateş görüp (duraklamıştı) . Ailesine: 'Durun, gerçekten bir ateş gördüm; umarım ondan ya (hayırlı ve yararlı) bir haber, ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm' deyip (oraya yönelmişti).
Derken Musa, o müddeti bitirince ailesiyle yola düştü ve Tur tarafında bir ateş gördü. Âilesine, siz durun dedi, gerçekten de bir ateş görüyorum ben, gideyim de orada birisi varsa yoldan haber alayım, yahut da ısınmanız için bir kor getireyim size.
Derken Musa o müddeti bitirince, Mısır'a gitmek üzere ailesiyle yola düştü ve Sînâ Dağı'nın yamacında, Tûr'da bir ateş gördü. Ailesine: “Siz durun,” dedi. “Ben orada bir ateş gördüm, size oradan belki bir haber, yahut en azından ısınmanız için bir kor parçası getiririm.”
Mûsâ, sonunda, süreyi doldurup ailesi ile yola çıkınca Tur'un yamacında gözüne, dostluk parıltısı saçan, yüreğini ısıtan bir ateş ilişti. Ailesine:
“Siz burada bekleyin, gözüme, dostluk parıltısı saçan, yüreğimi ısıtan bir ateş ilişti. Belki size oradan bir haber veya alevli bir eğsi-köz getiririm. Ocak tüttürmenize vesile olur, ısınırsınız.” dedi.
Musa süreyi tamamlayıp ailesiyle beraber yola çıkınca Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: "Siz bekleyin. Ben bir ateş gördüm. Umarım oradan size ya bir haber veya ısınmanız için bir ateş koru getiririm."
Böylelikle Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte yola koyulunca, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine: 'Durun, gerçekten bir ateş gördüm; umarım ondan ya bir haber ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm.' dedi.
Mûsa, (on senelik hizmet) müddetini bitirince ve (evlenmiş olduğu) ailesiyle (Mısır tarafına) yola çıkınca Tûr tarafından bir ateş gördü. Ailesine dedi ki, siz durun. Ben bir ateş gördüm; umarım ki, oradan (şaşırdığımız yolu gösterecek) size bir haber getiririm, yahud o ateşten bir parça (kor); belki ateş yakar ısınırsınız.
Musa, süreyi bitirip ailesini götürünce, Tur dağı tarafından bir ateş ile tanıştı. Ailesine: “Bekleyin. Çünkü ben bir ateş ile tanıştım. Umarım ondan, ya bir haber getiririm veya ısınasınız diye kor bir parça ateş getiririm.” dedi.
İmdi, Musa doldurunca gününü, ailesiyle yola çıktı, Tûr dağından yana bir ateş görüp, ailesine dedi ki: «Ben bir ateş gördüm, ya ondan sizlere salık alırım, ya da bir eğsi getiririm, ısınırsınız»
Musa, (aralarında konuşulan) süreyi tamamlayıp (evlenmiş olduğu) ailesiyle (Mısır'a doğru) yola çıkınca, Tur'un (sağ) tarafında ateş türü bir şey gördü. Ailesine: “Siz burada kalın, ben ateş gibi bir şey gördüm (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm” dedi.
Hz. Musa’nın Hz. Şuayb’ın yanında kaldığı sekiz yıllık zaman onun için tam bir tekâmül dönemi olmuştur. Adeta Hz. Şuayb’ın yanında eğitim görerek Mısır’da vereceği mücadelenin ön hazırlığını yapmıştır. Allah’ın surette tecelli eden nurunun bir ateş şeklinde gözükerek Musa’ya seslenmesi, keyfiyeti bilinmeyen, doğrudan kalbe inen ve ruha hitap eden bir sestir. Yaşananlar farklı olsa da vahyin başlangıcında Hz. Muhammed için Nur Dağı ne ise Hz. Musa için Tur Dağı da odur.
Diyanet İşleri (Eski)
Musa süreyi doldurunca, ailesiyle birlikte yola çıktı. Tur tarafından bir ateş gördü. Ailesine: "Durunuz, ben bir ateş gördüm; belki oradan size bir haber yahut tutuşmuş bir odun getiririm de ısınabilirsiniz" dedi.
Sonunda Musa süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafından bir ateş gördü. Ailesine: Siz (burada) bekleyin; ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber yahut ısınmanız için bir ateş parçası getiririm, dedi.
Musa, o süreyi bitirip ailesiyle birlikte yola çıkınca Tur'un yamacında bir ateş gördü ve ailesine, "Burada dur, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir haber veya bir ateş koru getiririm de onunla ısınırsınız," dedi.
Artık Musa süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafından bir ateş gördü. Ailesine: "Siz (burada) bekleyin; ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber, yahut ısınmanız için o ateşten bir parça getiririm" dedi.
Vaktâ ki Mûsâ, artık eceli ödedi ve ehlile yola çıktı Tur canibinden bir ateş hissetti, ehlile durun dedi: ben bir ateş hissettim, ümid ederim ki size ondan bir haber getiririm veya o ateşten bir eksi, belki bir ocak yakar ısınırsınız
Artık Musa müddetini bitirince aailesiyle yola çıkdı. Tuur yanından bir ateş hissetmişdi o. Aailesine dedi ki: «(Siz burada) eğlenin. Çünkü ben bir ateş gördüm. Olur ki size ondan bir haber, yahud (ocak yakıb) ısınmanız için bir ateş parçası getiririm».
Nihâyet Mûsâ, süreyi tamamlayıp âilesiyle yola çıktığında, Tûr (Dağı) tarafından bir ateş fark etti. Âilesine: “(Siz burada) durun; doğrusu ben bir ateş fark ettim; belki oradan size bir haber yâhut ısınasınız diye ateşten bir parça getiririm” dedi.
Musa (çalışmak için anlaştığı süreyi) tamamladığında, ailesi ile birlikte yola çıktı ve Tur dağının yanında bir ateş görünce, ailesine “(Burada) Bekleyin. Bir ateş gördüm, oradan size belki bir haber veya bir parça ateş getiririm de sizde onunla ısınırsınız” dedi.
Musa taahhüdünü yapıp müddetini bitirince ailesiyle Mısır/a döndü; yolda Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki ben gelinceye kadar burada durun. Uzaktan bir ateş gördüm, olabilir ki ondan yolumuza ait bir haber veya ısınmanız için bir parça ateş getiririm?
Böylelikle Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte yola koyulunca, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine, “Siz durun, gerçekten ben bir ateş gördüm. Umarım ondan size ya bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getirici olurum” dedi.
Böylece Mûsâ, Şuayb’ın kızıyla evlenip orada uzun yıllar kaldı. Nihâyet, üzerinde anlaştıkları süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte Mısır’a dönmek üzere yola koyulunca, kutsal Sînâ dağının yamacında parlayan bir ateş gördü. Hava soğuk ve karanlıktı, üstelik yollarını kaybetmişlerdi. Bunun için ailesine, “Siz burada bekleyin!” dedi, “Ağaçların arasında bir ateş ilişti gözüme! Gideceğimiz yönle ilgili size oradan bir haber getireyim, ya da hiç değilse bir parça köz getireyim ki, ateş yakıp ısınabilesiniz.”
Musa Süre’yi doldurduğunda ailesi ile yola çıktı.
Tûr’un yanından bir ateş fark etti / duyumsadı.
Ailesine dedi ki:
-“Durun! Ben, bir ateş fark ettim.
Umarım ben, oradan size bir haber veya ısınmanız için Ateş’ten bir parça getiririm”.
(Sonunda) Mûsa, süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca,1 dağ tarafında bir ateş gördü. Ailesine: “Siz (burada) durun! Gerçekten ben bir ateş gördüm, (gidip) size oradan ya bir haber ya da ısınabileceğiniz bir kor parçası getireyim.” dedi.2
1 Musa (a.s.) ailesiyle birlikte yola çıkınca nereye gittiği beyan edilmiyor. Bazıları Mısır’a demişler. Lâkin 33. ayetteki, “Ey Rabbim! Ben onlardan birisini öldürdüğüm için onların da beni öldürmelerinden korkuyorum.” ifadesi buna ters düşer. Bazıları Kudüs’e doğru demişler ki bu doğruya daha yakındır. (Elmalılı)2 Aynı konu için Bk. (Neml: 7, Tâ Hâ: 10)
Muhammed Esed
VE MUSA, sonunda, bu süreyi doldurup da ailesiyle birlikte [çölde] yola çıktığında Sina Dağı'nın yamacında bir ateş gördü; 23 [ve] yanındakilere: “Siz durun,” dedi, “ben [orada] bir ateş gördüm; size oradan belki bir haber, 24 yahut [en azından] ısınmanız için (bir tutam) tutuşmuş odun getiririm”.
Nihayet Musa belirlenen süreyi tamamlayıp ailesi ile birlikte yola koyulunca, Sina dağının sağ yamacında bir ateş gördü ve ailesine: – Siz burada durun ben bir ateş gördüm belki oradan izleyeceğimiz yol güzergâhını öğrenir veya yakıp ısınmanız için oradan size bir ateş koru getiririm. 27/7
NİHAYET Musa belirlenen süreyi tamamlayıp da yakınlarıyla birlikte yola koyulunca, gözüne (Sina) Dağı’nın[3395] yamacından (şavkıyan) ateş türü cazip bir şey[3396] ilişti. Ailesine dedi ki: “Siz bekleyin, gözüme ateş türü cezbedici bir şey ilişti; belki size ondan bir haber ya da ateşten bir köz getiririm de, bu sayede ısınırsınız!”
Mustafa İslamoğlu Kasas Suresi 29. Ayet Açıklaması
[3395] Görkem ve gösterişinden dolayı “ulu dağ” anlamına gelen Tûr’un adı 23:20’de Seynâ/Sînâ olarak geçmektedir (Krş: 2:63, not 117).
[3396] Ânestu’ya verdiğimiz mâna için bkz: 20:10, not 10.
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki, Mûsa o müddeti bitirdi ve ailesiyle yola çıktı. Tûr tarafından bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: «Durunuz, ben şüphe yok ki bir ateş gördüm, olabilir ki, ondan size bir haber getiririm veya o ateşten bir parça, umulur ki ısınırsınız.»
Mûsâ müddeti tamamlayıp ailesiyle Mısır tarafına doğru yolda giderken, dağ tarafında bir ateş fark etti. Ailesine: “Durun, dedi, ben bir ateş fark ettim. Gideyim belki yol hakkında bir bilgi alır, veya bir ateş koru getiririm de ateş yakıp ısınma imkânı bulursunuz. ” [20, 10] {KM, Çıkış 3, 1}
Musa, süreyi bitirip ailesiyle yola çıkınca Tur'un (sağ) yanında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: "Siz durun, ben bir ateş gördüm, belki ondan size bir haber getiririm, yahut bir ateş koru (getiririm) de ısınırsınız."
Musa süreyi doldurunca ailesiyle yola çıktı. Tur tarafında bir ateş farketti. Ailesine dedi ki, “Siz burada kalın. Bir ateş gördüğüme eminim. Belki oradan size bir haber getiririm. Bel ki de ateşin korundan getiririm de ısınırsınız.”
Musa, süreyi doldurunca ailesi ile birlikte yola çıktı. Tur tarafından bir ateşe gözü ilişti. Ailesine dedi ki:-Durun, ben bir ateş gördüm. Belki ondan size bir haber veya ısınmanız için bir kor parçası getiririm.
Musa süreyi tamamlayıp da ailesiyle birlikte yola çıktığında, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine “Siz durun,” dedi. “Ben bir ateş gördüm. Belki size bir haber getiririm; yahut o ateşten bir kor getiririm de ısınırsınız.”
Mûsa süreyi bitirip ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafından bir ateş fark etti. Ailesine dedi ki: "Bekleyin, bir ateş fark ettim. Belki ondan size bir haber getiririm, belki bir ateş koru getiririm de ısınırsınız."
pes ol vaķt kim tamām eyledi mūsā müddeti daħı yüridi evi ķavumı-y-ıla gördi ŧūr ŧaġındın od eyitti evi ķavunmına “eglenüñ bayıķ ben gördüm od. ola kim ben getürem size andan bir ħaber yā bir pāre igsü yā od oddan ola kim siz isinesiz.
Pes ol vaḳt ki Mūsā düketdi ol müddeti. Daḫı yürüdi evi ḫalḳıyla. Ṭūr ṭaġıyanında bir od gördi. Evi ḫalḳına eyitdi: Oturuñuz bunda. Ben bir od gör‐düm. Ola kim ben size andan bir ḫaber getürem, yā bir pāre od getürem si‐ze. Ola kim siz ıṣınasız anuñ bile.